Ya bizim barışımız?


12.11.2020 - Bu Yazı 1858 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son sözü başa çekelim; insanlar ölmeden, şehirler yıkılmadan, kitleler dört bir yana savrulmadan Karabağ sorunu çözülemez miydi? Sayısını bilmediğimiz binlerce asker ve sivili toprağa gömdükten sonra yıkılmış şehirlere ve yerlerinden edilen insanların yüzlerine bakarak her iki tarafın da sorması gereken soru bu: Tarihin bağrındaki feci anıları diriltmeden, birlikte yaşamayı seçerek barışı inşa edemez miydik?

Tarih daha feci koşullarda barışı inşa etmeyi başaran hikâyelerinden mahrum değildir. 9 Kasım’da Rusya’nın ağırlığını koyarak sağladığı ateşkes anlaşmasında yer alan maddeler, Karabağ’ın statüsü dışında daha önce belirlenen çözüm parametrelerinden çok da farklı değil.

Ermenistan süreci zamana yayarak Karabağ ve işgal altındaki rayonlarda statükoyu kalıcı hale getirmeye çalıştı.

Buna karşın Azerbaycan petrol gelirleriyle askeri kapasitesini artırdıkça savaşı tek çıkış yolu haline getirdi. Buna Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Kafkasya’ya dalma hevesleri eklenince savaş halklara tam anlamıyla dayatılmış oldu.

Ermenistan’ın Batı yanlısı Başbakanı Nikol Paşinyan’ın AGİT’in arabuluculuğunda tarafların güçlü bir uluslararası destekle el sıkışabileceği çözüm parametrelerini unutuvermesi, üstünü üstlük Batı blokuna güvenip Rusya’nın gölgesinden çıkabileceğini sanması, Rusları sinir eden siyasetine rağmen Kremlin’in 1992-1994’den farklı davranmayacağını zannetmesi Erivan adına ciddi hesap hatalarıydı. Rusya lideri Vladimir Putin’in öncelikleri de yanlış okundu. Azerbaycan’la enerji ve askeri yanlarıyla stratejik boyutlar kazanmış ilişkilerini, BM kararlarına “işgal altındaki topraklar” diye geçmiş rayonlar için heba etmeyeceği ta başından belliydi. Dahası savaş Ermenistan topraklarına sıçramadığı sürece Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (CSTO) “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” ilkesini çalıştırmayacağını vurguladı. Yani açık ya da gizlice silah verse de Ermenistan’la askeri ittifakın Karabağ ve işgal altındaki rayonları kapsamadığını belirtti.

Beri taraftan Moskova, Türkiye’nin Kafkasya’da maceralara çıkmasına ve Suriye’den cihatçı taşımasına seyirci kalamayacağını da gösterdi.

Sonuç; Ermenistan, Ermenilerin geleceğini güvence altına alabilmek için tuttuğu toprakları kaybetti.

Azerbaycan lideri İlham Aliyev siyaseten çocuklarına, hatta torunlarına yetecek bir zafer kazandı.

Rusya kısmen hayal kırıklığına uğrattığı kısmen mutlak bir hezimetten kurtardığı Ermenistan’ı jeopolitiğin gerçekliğiyle kendisine yeniden mahkûm etti.

Yine Rusya, Sovyetlerden kalma Gebele üssünden çekilerek veda ettiği Azerbaycan’a tekrar asker sokmuş oldu. Putin bu sonuçtan dolayı Erdoğan’a teşekkür etmiyorsa nezaketsizlik yapıyordur!

Rus medyasında zafer payesini Türkiye’ye veren yorumlardan geçilmese de kanaatimce Rusya’nın ağabeyliği acı derslerle teyit edildi.

***

9 Kasım’da varılan ateşkes anlaşmasının detaylarına gelince;

- Ağdam bölgesinin yanı sıra kuzeyde Ermenistan sınırındaki Kazah bölgesine bağlı topraklar 20 Kasım'a kadar Azerbaycan'a iade edilecek.

- 15 Kasım'a kadar Kelbecer, 1 Aralık’a kadar 5 km derinliğindeki koridor hariç Laçın bölgesi Azerbaycan'a devredilecek.

- Anlaşma 5-7 Kasım’da Azerbaycan’ın kontrolüne geçmiş olan Şuşa'yı etkilemeyecek.

- Rusya Karabağ dahilinde ve Laçın koridorundaki temas hatlarında 1960 asker, 90 zırhlı ve 380 araç ve özel teçhizattan oluşan barış gücü konuşlandıracak. (Saatler içinde konuşlanma başladı.)

- Rus barış gücü bölgede 5 yıl kalacak. Taraflar 6 ay öncesinden aksi tutum bildirmezse 5 yıllığına otomatik uzatma olabilecek.

- 3 yıl içinde Laçın koridorunda Karabağ’ın başkenti Stepanakert’i (Hankendi) Ermenistan'a bağlayacak yeni bir yol inşa edilecek.

- Mülteciler ve iç göçmenler BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin kontrolünde Karabağ ve rayonlardaki topraklarına geri dönecek. (Ermeni Azerbaycanlı ayrımı yapılmadan hem 1990’lar hem de son savaşta yerlerinden olanlar kast ediliyor.)

- Ermenistan, Azerbaycan'ın batı bölgeleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında ulaşım bağlantılarını sağlayacak. Bu bağlantı üzerindeki kontrolden Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) Sınır Muhafız Birimi sorumlu olacak.

***

Anlaşmada Karabağ’ın stratejik ikinci büyük kenti Şuşa’da durumun değişmeyeceği belirtilirken Ermenilerin 44 günlük savaşta önemli ölçüde çekildiği Cebrail, Füzuli, Zengelan ve Kubatlı’dan açıkça bahsedilmeyip tarafların mevcut askeri pozisyonlarında kalacağı vurgulanıyor.  

Karabağ için hayati önem arz eden Laçın koridoru ile Ermenistan üzerinden Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan arasında açılacak ulaşım hatlarında kontrol Rusya’da olacak. Her iki taraf da Rusya’nın eline bakacak.  

1999-2001 arasındaki müzakerelerde toprak değişiminin yanı sıra işgal edilmiş topraklardan çekilmeye karşılık Karabağ’ın özerk statüsünün tanınması ve uluslararası barış gücü konuşlandırılması gibi öneriler tartışılmıştı. 2016’daki çatışmalardan sonra Rusya tam olarak bugün hayata geçirdiği planı önermişti: Ermenistan işgal ettiği topraklardan çekilsin, araya Rus barış gücü girsin ve Karabağ Ermenilerinin güvenliği sağlansın. Bu plan uygulansaydı belki Şuşa, Karabağ Ermenilerinin kontrolünde kalacaktı.

Ermenistan’ın çekileceği bölgelerde Ermeni yerleşim alanları inşa edilmişti. Sığınmacıların geri dönüş hedefi de dikkate alındığında yerelde bir direnç gelişebilir.

Ermenistan’da isyanla karşılaşan Paşinyan’ın alaşağı edilmesi halinde Erivan tarafında da anlaşmanın uygulanmasına yönelik güçlükler çıkabilir. Tabii Rusya faktörü sürecin gidişatında etkili olmaya devam edecektir.  

Karabağ’ın statüsüne dair boş kâğıt da çatışma potansiyeli arz ediyor. Pazarlık özerk bölgeden başlayıp özerk cumhuriyet ve bağımsız cumhuriyete kadar uzanıyordu. Önceki çözüm kriterinde statünün referandumla belirlenmesi önerilmişti. Aliyev de özerk bölge statüsünden bahsetmişti. Ancak zafer konuşmasında, "Bu anlaşmada Karabağ'ın statüsü hakkında tek bir kelime yoktur. Ne oldu Paşinyan? Cehenneme gitti statü, olmayacak" diye kestirip attı. 

***

Anlaşmanın garantörü olarak Rusya taraflar üzerindeki etkisini geleceğe taşıyor. Bunu Türkiye ile diyalogda kalarak ama oyuna da fazla ortak etmeden yaptı. Aynı şekilde Minsk çerçevesini kullanıyor gibi hareket etti ama diğer iki eşbaşkan ABD ve Fransa’yı işin içine fazla karıştırmadı. Şuşa’nın el değiştirmesinin hemen ardından maddeleri taraflara kabul ettirerek Karabağ’ın tamamen düşmesini de önlemiş oldu. Şuşa’nın düşüşünden hemen sonra bir Rus helikopterinin Azerbaycan güçlerince vurulması Moskova’ya sonuç alma şansı verdi.

Sonradan statü pazarlıkları nereye varır bilinmez ama Azerbaycan’ın “Karabağ’ı tamamen alarak toprak bütünlüğünü sağlama” hedefi belirsiz bir geleceğe ötelendi. Bu açıdan “gururlu bir başkomutan” tavrından ziyade kendini çocuksu bir coşkuya kaptıran Aliyev’in, Paşinyan’la el kol hareketleri eşliğinde dalga geçerek yaptığı zafer konuşmasının arka planında bir kara delik duruyor. Bu coşkunun etkisi biraz geçince Azerbaycanlı muhalif cephe Aliyev’e “Neden Şuşa’da durdunuz, tüm Karabağ’ı almadınız, neden toprak bütünlüğümüze Rusları ortak ettiniz” sorularını sormaya başlayacaktır.  

Rus barış gücü hem savaşın yeniden başlamasının önünde bir bariyer hem de Karabağ’ın mevcut haliyle korunmasının garantisi. Kafkasya’da en son 2008’de Tshinval’deki Rus barış gücüne saldırı olduğunda Rusya, Gürcistan’ı sadece Güney Osetya’dan değil Abhazya’nın Kodor Vadisi’nden de çekilmek zorunda bırakmıştı. 2008 kendini hâlâ hatırlatan önemli bir derstir. 

Ermenistan halkı ve siyasetiyle büyük şok yaşıyor. Ateşkes ilan edilinceye kadar Şuşa’nın dahi hâlâ ellerinde olduğuna inandırılan halkın asla hazır olmadığı bir sonuç. “Kaynaklarımız tükendi” diyen Paşinyan kararın komuta kademesinin oluruyla alındığını belirterek baskıyı savuşturmaya çalışıyor. Karabağ lideri Haraik Harutyunan da Şuşa’dan sonra bütün Artsakh’ı (Karabağ) kaybetmemek için ateşkesi kabul ettiklerini söylerken sonuçtan Ermenistan ordusunun zayıflığını ve savaştan kaçan subayları sorumlu tuttu. Her halükarda Ermenistan siyaseti türbülansa girdi. Erivan’da yarın ne olacağını kimse bilemez.

***

Türkiye’nin kazancı rölatif. Kuşkusuz Erdoğan zaferin paydaşı olarak bunu nüfuz ve siyasi kazanımlara tahvil edecektir.  

Fakat Türkiye’nin maceracı dış politikalarının bir sonucu olarak Rusya, Suriye ve Libya’dan sonra Azerbaycan topraklarına da asker sokmuş oldu. Rus sınır muhafızları güney sınırlarından sonra kuzeydoğu sınırından da Türkiye’ye selam veriyor olacak.  

Askeri planlama, stratejik taktik, İHA ve SİHA desteğiyle sahadaki güç dengesini bozan Ankara’nın elinde teselli babından iki sonuç var:

Birincisi Türkiye’nin ateşkesi gözleme merkezinde olma ihtimali. Bu konu ayrı bir mutabakatla belirlenecek. Rus tarafı barış gücünde Türkiye’nin olmayacağını, gözlem merkezinin de Karabağ'ın dışında kurulacağını söylüyor.

İkincisi Türkiye’ye Ermenistan bağlantılı Azerbaycan ve Orta Asya koridoru açılacak.

Biri sus payı, ötekisi destan!

Nahçıvan’dan Azerbaycan’a öngörülen şey Laçın’dekine benzer bir koridor-yol değil; Ermenistan’ın belirleyeceği geçiş hatları. Kontrol yine Ruslarda olacak. Laçın koridoru ile Nahçivan hattı birbirine sigortalanmış gibi.  

Önceki müzakerelerde Ermenistan’ın Meghri bölgesinden Nahçıvan’a yol verilmesi Laçın koridoruna karşılık Bakü’nün en önemli talebiydi. Bu aynı zamanda Türkiye’nin Orta Asya düşlerini süsleyen bir koridordu. Fakat bu uygulamada Türkiye’nin düşlerine hizmet eder mi? Bu biraz Rusya’nın işleri nasıl götürmek istediğine biraz da Ermenistan ile Türkiye ilişkilerinin nasıl şekilleneceğine bağlı.

***

Bu savaşın gelecek stratejilere yansımaları da olacaktır. İddialı çıkışlarına rağmen beklentilerinin altında kalan Ankara’nın dondurulmuş çatışma bölgelerinde savaşın kilidi açtığına dair çıkarımlarının altını çizmek lazım. Bunun Rusya’yı endişelendirecek boyutları var. Belli ki Türkiye’nin Rusların hassasiyet gösterdiği Karadeniz havzası ve Kafkasya’ya ilgisi kesilmeyecek. Bu da Moskova’yı yakın çevre ve arka bahçe stratejisini yeni dinamikler ışığında gözden geçirmeye itebilir.  

Kuşkusuz Türkiye bu savaşla birlikte Azerbaycan üzerinde bir nüfuz kapasitesine kavuştu. Aliyev bundan böyle her adımında bir gözüyle Moskova’ya diğer gözüyle Ankara’ya bakmak durumunda.

Beri taraftan ateşkes anlaşmasının oluşturacağı yeni durumun Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkilerine etkisi de önem kazanacak. Şimdilik ilişkileri tanımlayan tek kelime; düşmanlık. Erdoğan 2009’da Erivan’la ilişkileri normalleştirmeye dönük protokolü çöpe atarken Ermenistan’ın işgal altındaki topraklardan çekilmesi şartını koşmuştu. Bütün stratejik hesaplar, tarihsel arka plan, BM kararları bir kenara Ankara’nın bu savaştaki rolüyle Ermenilerle ilişkilerde 1915 yarasının üzerine kalın bir tabaka daha eklenmiş oldu. Meseleye biraz da karşı taraftan bakılmalı. Ayrıca Ermenistan daha fazla Rus kapısına itildi.

Çok feci sonların ardından da barışa illaki bir kapı vardır. Her hal ve koşulda zorlanması gereken bir kapı. 

Facebook Yorumları

reklam
30.11.2020
Diplomasiyi öldürmenin en pervasız yolu
26.11.2020
Pro-aktif olmadı belki pro-pasif kurtarır!
23.11.2020
Erdoğan’ın adamı Kahire ve Paris’te ne satıyor?
12.11.2020
Ya bizim barışımız?
9.11.2020
Biden’dan kurtarıcı çıkarmak!
7.11.2020
Amerikalılar belasını bulmuş vesselam
28.10.2020
Paty'nin kesik başı ve Müslüman fedai!
26.10.2020
Libya hezimetinde ikinci taksit
25.10.2020
Bir savaş daha kapıyı tıklarken
19.10.2020
Batırmayan bataklık!
18.10.2020
Kafkasya’da el elden üstündür oyunu
12.10.2020
Masanın azizliği!
9.10.2020
Kıbrıs’a kayyım ve terörize siyaset
5.10.2020
Kafkas savaşına dair ahiret sualleri
2.10.2020
‘Kızıl Kürdistan’da Türk-Ermeni savaşı!
28.09.2020
Kapan
24.09.2020
Jeffrey’nin Kürdistan yolculuğu
21.09.2020
Libya üzüyor, herkes üzüyor!
19.09.2020
Arap çölünde barış illüzyonu
14.09.2020
Düşmanlıkta da bir numara
11.09.2020
Şam’a Rus çıkarması ne anlama geliyor?
7.09.2020
Fransız dönüşündeki kılçıklı taraflar
6.09.2020
Moskova’dan verilen Kürt mesajı
1.09.2020
Libya’daki ortaklara neler oluyor?
29.08.2020
Hamas, İsrail-Emirlik aşkı ve kuşatma hevesleri
24.08.2020
Üç beş hezimet, bir tatlı rüya
20.08.2020
Sahi Erdoğan kime çalışıyor?
14.08.2020
Yedi film birden korku seansı
7.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
6.08.2020
Beyrut’un ölümü ve Lübnan’ın dirilme şansı
3.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
20.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
15.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
13.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
2.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
29.06.2020
Rus zehirlenmesi
23.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
15.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
11.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
8.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
4.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
1.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
28.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
25.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
21.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
18.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
16.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
14.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
11.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
8.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
7.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
4.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
30.04.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
25.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
20.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
17.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
13.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
10.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlibde hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiyeyi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullahın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
1.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
27.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
17.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
10.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
7.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
30.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
23.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
15.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
13.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
6.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
29.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
21.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
11.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
8.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
6.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
2.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
27.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
18.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
6.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
20.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
10.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
13.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
31.12.2018
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
26.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
25.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
20.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
1.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
7.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
24.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
23.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
7.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
19.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
3.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
6.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
26.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
22.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
16.3.2017
Gürültü hasılatı
10.3.2017
Menbic Düzeni’nden Rakka’ya: Uygunsuz adım marş marş!
9.3.2017
Menbic’te oyunu bozan oyun ve bayrak savaşı
4.3.2017
Bab’tan sonra Menbic tuzağı
2.3.2017
Beyaz ile siyah inci arasındaki Kürt kaderi
28.2.2017
İyi Şii kötü Şii!
26.2.2017
İran-Türkiye gerilimi ekonomiyi vuruyor
24.2.2017
Kürt’ü seven Kürt’ü döven!
22.2.2017
Kürtlere göre Rakka’da Türkiye olmayacak
20.2.2017
El Bab’ı aşmadan Rakka inandırıcı mı?
19.2.2017
Erdoğan’ın vadettiği ordu milli mi hayalet mi?
17.2.2017
Fırat’ın fısıldadıkları
13.2.2017
Golan’ın Çerkesleri: Ateş hattında hayat
12.2.2017
Rakka’yı Suriye’siz kurtarmak!
10.2.2017
Suriye’de ABD’ye Mehmet olmak!
9.2.2017
Türk'ün eliyle Rus ruleti: Cihatçıyla cihatçıyı temizlemek!
3.2.2017
Trump’ın levhasız yolu
2.2.2017
Savaş kendini dayatırsa Kürtler ne yapacak?
29.1.2017
İD’in PYD’den gizli talebi: Kürt İslam devleti
26.1.2017
Şam’dan Kamışlı’ya: Özerklik gerilimi
23.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si (1)
21.1.2017
Halep bir Pirus zaferi mi?
14.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si
28.12.2016
El Bab ateşi halkı yaktığı gibi hükümeti yakmıyor
26.12.2016
Sıradaki İdlib Emirliği; ibretlik bir miras
25.12.2016
Ankara’nın boynu artık kıldan ince
23.12.2016
Halep’ten sonra Türk’ün senaryosu
21.12.2016
Mahşerin üç atlısı!
20.12.2016
Suikastı Moskova’nın nasıl okuduğu önemli!
19.12.2016
Hezimetten Türk usulü zafer çıkarmak!
11.12.2016
Şeyh Maksud’daki Kürt düğümü
8.12.2016
Türk'ün Türk'le, Türk'ün Rum'la imtihanı
6.12.2016
Halep ateşi niçin Türkiye’yi yakıyor?
1.12.2016
Dua kardeşliğinde son perde
30.11.2016
Salih Müslim’i yakalama kararı Türkiye’ye ne getirir?
26.11.2016
El Bab! Felaket Kapısı!
24.11.2016
Asya’nın NATO’sunda Türk’ün yeri
20.11.2016
Şengal ikinci bir Kandil olur mu?
12.11.2016
Menbic taktiği Rakka için de geçerli
11.11.2016
Trump dünyanın sonu mu?
8.11.2016
Bu kez Rakka’nın gazabı!
6.11.2016
Halep cehenneminde yakıcı kartlar
3.11.2016
'Hacı' Bekir'in ekseni kaybediyor!
28.10.2016
Rojava’yı kemiksiz Esad’a teslim etmek! Öyle mi?
22.10.2016
Musul’dan sonra nasipse Rakka! Amma velakin fakat…
18.10.2016
Musul’a beş kala!
14.10.2016
Musul’u ne yapsak? Musullulara bıraksak! Birlikte kurtarsak! Parçalasak! Dağıtsak!
8.10.2016
Dicle’dir kalkanın adı paşam! Ama bu Musul o Musul değildir!
5.10.2016
Korkunun İdaresi
10.9.2016
Türk müdahalesi Kürt-Arap ittifakını bozar mı?
4.9.2016
TÜRKİYE’NİN KENDİNİ SÜRÜKLEDİĞİ TUZAK
24.8.2016
İran’la balayı ne vaat ediyor?
14.8.2016
Rusya ile ikinci baharın diyeti: Suriye
31.7.2016
İnce ayar Kürt hesabı
3.7.2016
IŞİD Türkiye'nin komşularıyla barışını mı hedef aldı?
15.6.2016
Son nakavt Erdoğan’a
7.6.2016
‘Değerli Yalnız’ın Afrika fethi!
28.5.2016
Rakka’ya doğru yol temizliği
26.4.2016
ROJAVA, AVRUPA’DA ‘DİPLOMATİK’ AĞINI GENİŞLETİYOR
16.4.2016
Türkiye’nin İD’e karşı ilk hamlesi fiyasko
7.4.2016
Bu bir veda değildir!
13.3.2016
KÜRT HESABI!
11.3.2016
ABD Kürtleri terk mi ediyor?
20.2.2016
Türkiye’nin umutsuz Azez savaşı
2.2.2016
Cenevre'nin ahı Rojava'dan çıkıyor!
4.1.2016
'Beyaz IŞİD'in aynasından...
2.1.2016
Düşman kardeşliği!
23.12.2015
Bir kayıp hikayesi: Şii Türkmenler-5
22.12.2015
IŞİD'e karşı Sünni direnişi-4
21.12.2015
Kerbela'dan Samarra, Tıkrit ve Beyci'ye...
20.12.2015
Ali Ekber Tugayı: Şii-Sünni-Hıristiyan ittifakı
19.12.2015
IRAK'IN IŞİD İLE SAVAŞI-1: Kerbela; IŞİD eliyle yeniden...
18.12.2015
Suud şakası: Aşırıların aşırılıkla savaşı
15.12.2015
Bağdat'ın şifreleri
11.12.2015
Suudilerin elinin değdiği hamur
8.12.2015
Bağdat'tan dönen Musul hesabı!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive