Cendere


18.4.2019 - Bu Yazı 426 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Rusların kendilerini sabitlediği söz, Erdoğan’ın taahhüdüdür. Başka bir seçeneği tartıştıklarına dair bir bilgi bulunmuyor. Putin’in Türkiye hesabı büyük. S-400’le NATO’ya çomak sokuyor. Bir NATO üyesine Patriot’u gölgede bırakan bir sistemi satmak başlı başına sükse!.. Trump da stratejik ortaklığı kurtarmak için belki esnek bir yaklaşım sergileyebilir. S-400’te çark imkânı yaratmak için Türkiye’ye bir iki yerde manevra alanı açmayı deneyebilir... Hükümetin Türkiye’yi düşürdüğü durum gerçekten bir cendere.

Ateş bacayı sarmış; kayıtlı, kayıtsız bütün diplomasi feveran ediyor. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Washington’daki Amerikan-Türk İş Konseyi (ATC) vesilesiyle Türk-Amerikan ilişkilerindeki yaklaşan çarpışmayı önlemek için dil döküyor.

Savunmada bir eli NATO konseptiyle ABD’ye zimmetliyken diğer elini Rusya’ya kaptıran ülkenin içine düşürüldüğü çaresizlik.

Rusya’ya S-400 siparişi verilirken bu meselenin Türkiye’yi NATO’dan kopma noktasına getireceği aşikardı.

Hangi mantıkla hareket edildi? Türkiye’nin stratejik vazgeçilmezliğine mi bel bağlandı? Ya da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Amerikan bakanları nezdindeki kişisel kredisine mi?

Erdoğan defalarca “Bu iş bitmiştir. Bu egemenlik hakkımızdır” dedi. Hatta “Geri dönüşümüz olamaz. Kimse tükürdüğümüzü yalamamızı beklemesin. Ruslarla ortak S-500’leri yapacağız belki” ifadelerini kullandı. Geri dönüş yok ama bir şeylere dönüş için kapılar çalınıyor.

Alt perdedeki tavır, Kalın’ın sözleriyle, “Rusya ile diyaloğumuz üçüncü bir ülkeyi hedeflemiyor. NATO üyesiyiz. ABD ile stratejik ortaklığımıza değer veriyoruz.”

Bir de Akar’ın dervişane tavrı var: “Patriot teklifi dikkatli şekilde incelenmekte, konunun yapıcı diyalogla çözülebileceğini düşünüyoruz. Bu süreçte itidal ve sabır bekliyoruz.”

Mantık fantastik; hem NATO’nun imkânlarından yararlanalım hem de ittifakın ‘düşman’ diye kodladığı Rusya ile ortaklığımıza askeri-stratejik boyutlar katalım! Kulağa pek hoş geliyor!

‘Ulusal egemenlik’ denildiğinde herkese ‘eyvallah’ demek düşer. Fakat milli iradenin bir kısmını bu işin tabiatı gereği devrettiğimiz NATO kanadı da ittifakın mantığıyla konuşuyor:

“Egemenlik haklarınıza saygı duyarız ama güvenliğimizi tehlikeye sokan S-400’e göz yumamayız.”

Bağımsızlık söylemini lakırdıyla tüketen restleşme diline rağmen hükümet, NATO’dan kopmak ya da ABD ile bozuşmak istemiyor. Bunu göze alamazlar. Alsalar da bağımsız bir iradenin gerektirdiği bütüncül bir siyasi duruş yok. Bu duruşa payanda olacak bir ekonomi ve teknik altyapı da yok.

***

Şimdi Türkiye’ye F-35’lerin verilmemesi ve üretim zincirinden çıkarılması dahil cezalandırıcı önlemler gündemde. Son olarak Kongre üyeleri, Yaptırımlar Yoluyla Amerikan Hasımlarına Karşı Koyma Yasası’nı (CAATSA) Türkiye’ye karşı işletme çağrısı yaptı.

Bunun karşısında hükümet, Washington’da ‘S-400 anlaşmasını çöpe atamayız ama ABD ile ilişkileri kurtaracak formüller bulabiliriz’ aklıyla nabız yokluyor. Bir esnetme hamlesi olarak bir iki seçenek konuşuluyor.

Akar ‘alınacak ama F-35 ve S-400 farklı yerlere yerleştirilecek ki iki sistem birbirini etkilemesin’ yaklaşımını dillendirmiş. Yani NATO unsurları ülkenin doğusuna (Malatya), Rus unsurları batısına (İstanbul-Ankara).

İkinci yaklaşım ‘alırız ama çalıştırmayız’ mantığıyla gidiyor.

Amerikalılar bunu da yemezse sıradaki yaklaşım; ‘S-400’ler Azerbaycan veya Katar’a konuşlandırılır.’

Rusların kendilerini sabitlediği söz, Erdoğan’ın taahhüdüdür. Başka bir seçeneği tartıştıklarına dair bir bilgi bulunmuyor. Putin’in Türkiye hesabı büyük. S-400’le NATO’ya çomak sokuyor. Bir NATO üyesine Patriot’u gölgede bırakan bir sistemi satmak başlı başına sükse! Rekabet koşulları yaratan ve kendine piyasa açan bir hamle. Moskova Uluslararası İlişkiler Üniversitesi Askeri-Siyasi Araştırmalar Merkezi Direktörü Dr. Aleksey Podberezkin’in parmak bastığı gibi bu daha başlangıç: “S-400 ile ilgili olarak Pantsir, Top ve Buk gibi kısa ve orta menzilli hava savunma sistemlerinin tedarik edilmesi gerekecek. S-400 sisteminin satın alınması hikâyenin sonu değil daha başlangıcı.”

S-400’ün NATO’yu tehdit etmeyeceğine dair izahatlar, ABD Dışişleri Danışmanı John Sitilides’in de dillendirdiği gibi, Washington’ın kaygılarını gidermiyor:

– S-400, NATO savunma sistemine entegre edilemez.

– Ruslar S-400 üzerinden hayalet uçak F-35 dahil NATO sistemlerine sızabilir. Geçmişte Rumların edindiği ama Türkiye’nin baskısıyla Yunanistan’a taşınıp köreltilmiş olan S-300’ler ABD için Rus sistemini inceleyip çözmek için bir fırsattı. Ama Amerikalılar S-400’ü inceleme şansını görmüyor.

– Amerikan firmalarının rekabet gücünün zayıflatılmasına izin verilemez.

Ara formüller işlemezse geriye ne kalıyor? Onun cevabını da Kalın’a tevdi edelim:

“İş bu noktaya gelirse, yani Kongre’nin uygulanacak yaptırım tasarılarına (gelirse), elbette başkan Trump’ın bu konudaki muafiyet sağlama yetkisini kullanmasını bekliyor olacağız.”

Trump bunu neyin karşılığında yapacak? Kuşkusuz Amerikan kurulu düzeninin temel önceliği Türkiye’yi daha fazla uzaklaştırmak değil Rusya’nın önünde bir bariyer, Orta Doğu ile Avrupa arasında bir tampon, Doğu Akdeniz’de güvenli bir liman olarak tutmaya devam etmektir. Trump da bu stratejik ortaklığı kurtarmak için belki esnek bir yaklaşım sergileyebilir. S-400’te çark imkânı yaratmak için Türkiye’ye bir iki yerde manevra alanı açmayı deneyebilir. Malum ABD ile gerilimler sadece S-400 ile sınırlı değil. Burada özellikle Fırat’ın doğusuna Türkiye’nin sokulması ‘teskin edici ya da ayartıcı bir seçenek’ olarak tartışılıyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’in sınır hatlarına Türk askerinin yerleşmesi konusunda bir formülü Kürtlere kabul ettirmeye çalıştığı söyleniyor.

S-400’ten vazgeçilmesine karşılık Fırat’ın doğusu kartı tutar mı? Türk-Amerikan ilişkileri fabrika ayarlarına dönerken Türk-Rus ilişkileri ne yöne gider? Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde bir Rus sürprizi çıkar mı? Her şey mümkün.

***

Olasılıklar bir yana, Washington’daki temaslarda da olası bir çark kapısı aralanmışa benzemiyor. Bir kere Albayrak’ın finans çevreleriyle buluşması ‘gelmiş geçmiş en kötü sunum’ olarak ekonomistlerin kaydına girdi. Oval Ofis’teki tek kişilik ağırlama ise Albayrak’a eşlik eden medya tarafından ‘başarı göstergesi’ olarak pazarlansa da ‘ikili kanalı’ açık tutmanın ötesinde bir şeye yaramayabilir. Beyaz Saray’ın servis ettiği görüntü oturma düzeni ve hazırun bakımından çarpıcıydı, bence sonuca dair de fikir veriyordu. Albayrak’ın sağında Halkbank ve İran’a yaptırımlar nedeniyle Türkiye’nin tepesinde ‘Demokles’in Kılıcı’ kesilen Hazine Bakanı Steve Mnuchin, solunda Trump’ın damarı Jared Kushner oturuyordu. Trump ise ‘Bak evladım’ edasında kendi masasında. Trump muadili olmasa bile ‘el verdiği’ alt düzey konukları şömine başında ağırlayabiliyor. Bunu Suudi Veliaht Prensi’yle buluşmasından da çok iyi biliyoruz. Wall Street Journal kulis bilgisi olarak “Görüşme S-400 kördüğümünden çıkılmasını sağlayamadı” tespitini aktardı. Ankara teknik bir heyet oluşturulmasını da öneriyor ama Pentagon sözcüsü Eric Pahon bu konuda şunu söylemiş: “Türkiye ile her seviyede tutumumuz net: S-400, F-35 programı ve NATO’nun güvenliği için tehdittir.”

Kişisel kanaatim, finans dünyasındaki kilidi açabilselerdi ve ekonomiyi doğrudan etkileyecek dış tepkilerden emin olsalardı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı vermeme oyununu sürdüreceklerdi. Hükümetin Türkiye’yi düşürdüğü durum gerçekten bir cendere. İçinde her şey var ama dilden düşürmedikleri bağımsızlıktan ve milli idareden eser yok. Sürekli kart kullanmaktan, kart olmaya tenzil eden bir gidişat. Hepsi bu.

Facebook Yorumları

reklam
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
1.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
27.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
17.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
10.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
7.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
30.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
23.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
15.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
13.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
6.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
29.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
21.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
11.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
8.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
6.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
2.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
27.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
18.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
6.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
20.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
10.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
13.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
31.12.2018
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
26.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
25.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
20.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
1.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
7.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
24.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
23.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
7.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
19.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
3.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
6.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
26.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
22.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
16.3.2017
Gürültü hasılatı
10.3.2017
Menbic Düzeni’nden Rakka’ya: Uygunsuz adım marş marş!
9.3.2017
Menbic’te oyunu bozan oyun ve bayrak savaşı
4.3.2017
Bab’tan sonra Menbic tuzağı
2.3.2017
Beyaz ile siyah inci arasındaki Kürt kaderi
28.2.2017
İyi Şii kötü Şii!
26.2.2017
İran-Türkiye gerilimi ekonomiyi vuruyor
24.2.2017
Kürt’ü seven Kürt’ü döven!
22.2.2017
Kürtlere göre Rakka’da Türkiye olmayacak
20.2.2017
El Bab’ı aşmadan Rakka inandırıcı mı?
19.2.2017
Erdoğan’ın vadettiği ordu milli mi hayalet mi?
17.2.2017
Fırat’ın fısıldadıkları
13.2.2017
Golan’ın Çerkesleri: Ateş hattında hayat
12.2.2017
Rakka’yı Suriye’siz kurtarmak!
10.2.2017
Suriye’de ABD’ye Mehmet olmak!
9.2.2017
Türk'ün eliyle Rus ruleti: Cihatçıyla cihatçıyı temizlemek!
3.2.2017
Trump’ın levhasız yolu
2.2.2017
Savaş kendini dayatırsa Kürtler ne yapacak?
29.1.2017
İD’in PYD’den gizli talebi: Kürt İslam devleti
26.1.2017
Şam’dan Kamışlı’ya: Özerklik gerilimi
23.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si (1)
21.1.2017
Halep bir Pirus zaferi mi?
14.1.2017
Suriyelilerin Suriye’si
28.12.2016
El Bab ateşi halkı yaktığı gibi hükümeti yakmıyor
26.12.2016
Sıradaki İdlib Emirliği; ibretlik bir miras
25.12.2016
Ankara’nın boynu artık kıldan ince
23.12.2016
Halep’ten sonra Türk’ün senaryosu
21.12.2016
Mahşerin üç atlısı!
20.12.2016
Suikastı Moskova’nın nasıl okuduğu önemli!
19.12.2016
Hezimetten Türk usulü zafer çıkarmak!
11.12.2016
Şeyh Maksud’daki Kürt düğümü
8.12.2016
Türk'ün Türk'le, Türk'ün Rum'la imtihanı
6.12.2016
Halep ateşi niçin Türkiye’yi yakıyor?
1.12.2016
Dua kardeşliğinde son perde
30.11.2016
Salih Müslim’i yakalama kararı Türkiye’ye ne getirir?
26.11.2016
El Bab! Felaket Kapısı!
24.11.2016
Asya’nın NATO’sunda Türk’ün yeri
20.11.2016
Şengal ikinci bir Kandil olur mu?
12.11.2016
Menbic taktiği Rakka için de geçerli
11.11.2016
Trump dünyanın sonu mu?
8.11.2016
Bu kez Rakka’nın gazabı!
6.11.2016
Halep cehenneminde yakıcı kartlar
3.11.2016
'Hacı' Bekir'in ekseni kaybediyor!
28.10.2016
Rojava’yı kemiksiz Esad’a teslim etmek! Öyle mi?
22.10.2016
Musul’dan sonra nasipse Rakka! Amma velakin fakat…
18.10.2016
Musul’a beş kala!
14.10.2016
Musul’u ne yapsak? Musullulara bıraksak! Birlikte kurtarsak! Parçalasak! Dağıtsak!
8.10.2016
Dicle’dir kalkanın adı paşam! Ama bu Musul o Musul değildir!
5.10.2016
Korkunun İdaresi
10.9.2016
Türk müdahalesi Kürt-Arap ittifakını bozar mı?
4.9.2016
TÜRKİYE’NİN KENDİNİ SÜRÜKLEDİĞİ TUZAK
24.8.2016
İran’la balayı ne vaat ediyor?
14.8.2016
Rusya ile ikinci baharın diyeti: Suriye
31.7.2016
İnce ayar Kürt hesabı
3.7.2016
IŞİD Türkiye'nin komşularıyla barışını mı hedef aldı?
15.6.2016
Son nakavt Erdoğan’a
7.6.2016
‘Değerli Yalnız’ın Afrika fethi!
28.5.2016
Rakka’ya doğru yol temizliği
26.4.2016
ROJAVA, AVRUPA’DA ‘DİPLOMATİK’ AĞINI GENİŞLETİYOR
16.4.2016
Türkiye’nin İD’e karşı ilk hamlesi fiyasko
7.4.2016
Bu bir veda değildir!
13.3.2016
KÜRT HESABI!
11.3.2016
ABD Kürtleri terk mi ediyor?
20.2.2016
Türkiye’nin umutsuz Azez savaşı
2.2.2016
Cenevre'nin ahı Rojava'dan çıkıyor!
4.1.2016
'Beyaz IŞİD'in aynasından...
2.1.2016
Düşman kardeşliği!
23.12.2015
Bir kayıp hikayesi: Şii Türkmenler-5
22.12.2015
IŞİD'e karşı Sünni direnişi-4
21.12.2015
Kerbela'dan Samarra, Tıkrit ve Beyci'ye...
20.12.2015
Ali Ekber Tugayı: Şii-Sünni-Hıristiyan ittifakı
19.12.2015
IRAK'IN IŞİD İLE SAVAŞI-1: Kerbela; IŞİD eliyle yeniden...
18.12.2015
Suud şakası: Aşırıların aşırılıkla savaşı
15.12.2015
Bağdat'ın şifreleri
11.12.2015
Suudilerin elinin değdiği hamur
8.12.2015
Bağdat'tan dönen Musul hesabı!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive