Erol KATIRCIOĞLU



Bookmark and Share

Seküler kesim siyaseti ve CHP


17.11.2016 - Bu Yazı 939 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İçinde bulunduğumuz çağın bir “kimlik savaşları” çağı olduğunu çokça yazdım. Nasıl ki tarihte imparatorluklar yerlerini ulus-devletlere bırakmışlarsa, tıpkı onun gibi ulus-devletler de yerlerini “kimlik toplumlarına” bırakacaklar gibi gözüküyor. İçinde yaşadığımız çoğu kez “milliyetçilik” ya da “mülteciler” sorunu gibi görünen olaylar ise aslında bu gidişin işaretleri.

2008 ekonomik kriziyle baş etmeye çalışan Batılı ülkeler, bunu yaparlarken, farkında olmadan böyle bir yolu da tetiklediler. Her ne kadar bu ülkelerde kimlik sorunları uzunca bir zamandan beri yaşanıyordu yaşanmasına ama 2008 krizinde, özellikle toplumun seçilmiş temsilcilerinin, krizle baş ederken onları seçmiş yoksul kitleler yerine zengin şirketlere destek olmaları “temsili demokrasinin” de altını oymuştu.

Bu gidişten Türkiye’nin etkilenmemesi mümkün değildi ve nitekim 2010 yılından sonra AKP’nin de bu gidişten etkilenerek kendi kimliği olan “Siyasi İslam’a” ciddi bir dönüş yaptığını biliyoruz. Böylelikle de Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, toplumda farklı kimliklerin varlığına rağmen, ordunun, “seküler kimliğin” arkasında durmasıyla sağlanmış bir siyasi düzen yavaş yavaş çökmeye başladı. Sonuçta, toplumdaki temel kimlikler, yani, “siyasi İslam”, “Kürtler” ve “sekülerler” kendi siyasi partilerinde buluştular. Tabii, toplumun kimlikleri etrafında toplanmasıyla oluşan seçmen davranışı, sandıkta, toplumun “ortak iyi”sinin bulunmasına değil, egemen olan kimliğin “ortak iyi”sinin diğerleri karşısında güçlü olmasına yol açan bir mekanizmaya dönüştü. Böylelikle de Türkiye’de de “kimlik savaşları” başlamış oldu.

Yukarıda kısaca değindiğim gelişmelerin en önemli sonuçlarından biri “seküler kimliğin” başına gelenlerdir diyebiliriz. Çünkü “kimlikçi siyasetin”, “sandığı” toplumdaki kimlik nüfuslarını ölçen bir araca dönüştürmesi, “sekülerlerin” toplumda bir azınlık olduğunun açıkça görülmesine yol açtı. Geçmişte ülkeyi hep yönetmiş olduklarından dolayı kendilerini toplumda “çokmuş gibi” algılamış olan bu kesim bu durumda büyük bir hayal kırıklığı yaşamaya başladı. Gezi, bu hayal kırıklığına bir ilk tepkiydi ama devamında bu hayal kırıklığının geçmesini sağlayacak bir siyasi gelişmeye de yol açmadı.

Türkiye’nin seküler kimliğinin partisi doğal olarak CHP’dir. O nedenle de ülkedeki sekülerlerin nüfus içindeki paylarını bu partinin aldığı oy oranıyla ilişkilendirirsek yüzde 25-30 arasında bir karşılıkları olduğunu söyleyebiliriz. Bu oranın, çağımızın kimlik savaşları ortamında bir iktidar durumuna işaret etmediği ise ortada. Öte yandan, AKP’nin Türk milliyetçileriyle birlikte yüzde 40-60 arasında oy alabiliyor olması bu partinin her zaman iktidar olma potansiyeline sahip olduğunu göstermekte. Çıplak gerçek bu.

Bu gerçek bu kadar “çıplak” olmasına karşın gerçeğin tümü olmadığı gibi sabit de değildir. Çünkü bu gerçek karşısında “irade” diye “siyaset” diye insana özgü bir güç var ve ancak bu güç o “çıplak” gerçeği değiştirebilir. Demek istemem “siyasi İslam” karşısında sekülerlerin yapmaları gereken böyle bir “irade” ve böyle bir “siyaset” üretmeleri gerekliliği.

Peki ama bu nasıl olacak? Şimdiye dek neden siyaset yaptıklarını bile açıkça ifade edememiş, nerede durdukları dahi belli olmayan bir toplum kesimi nasıl böyle bir irade ve siyaset ortaya koyabilir ki? AB yanlısı mı, Batılı mı, demokrat mı, sosyal demokrat mı, ulusalcı mı Kemalist mi olduğuna dahi karar verememiş bir toplum kesimi, ne dediğini ve ne istediğini bilen ve din gibi güçlü ideolojiyi de arkasına alarak siyaset yapan bir kesime karşı nasıl bir siyaset üretebilir ki?

Nitekim üretemiyor da! Bugün CHP’nin bir siyasi parti olarak seküler kitleyi etkilemek ve onları yönlendirmek yerine, bu kitlenin içindeki farklılıklardan etkilenerek yönetilen bir parti görünümünde. Siyaseten gidiş-gelişleri de bundan. Bir gün liberal, ertesi gün devletçi; bir gün demokrat, ertesi gün ulusalcı vs. Örneğin daha dün öğleden önce, AKP’nin “Başkanlık anayasa teklifiyle” ilgili “CHP’nin kapısının açık olduğunu” belirten bir açıklama, öğleden sonra “Başkanlık sistemi önerisinin geçeceği bırakın kapıyı bir anahtar deliği bile yoktur” denilerek değiştirilebilmekte.

Oysa CHP’ye oy vermekten başka bir çıkışları olmayan kitlelerin “liderliğe” ihtiyaçları var.  Bu nedenle de CHP yönetiminin “etkilenen” olmaktan çıkarılıp “etkileyen” olması gerekiyor. Ama yönetimin etkileyen olabilmesi için de etkileyecek bir siyasi vizyona, bir siyasi iradeye ihtiyacı var. Bunun da çerçevesi belli. Yalnızca “seküler” kitlelere değil, toplumun diğer kimliklerine ve tabii özellikle de “Kürtlere” sahip çıkarak özgürlükçü ve demokrat bir siyaset üretmesi gerekiyor. AKP ne der, bizi de kriminalize eder mi gibi korkuları bir kenara bırakıp tüm toplumun güvenini sağlayarak AKP’nin bu “kimlikçi” siyasetine son vermek mümkün. Bütün bu nedenlerle seküler kesim içinde siyaset yapanların biraz daha cesur, biraz daha siyasi olmaları gerekiyor.

http://www.gazeteduvar.com.tr/analiz/2016/11/16/sekuler-kesim-siyaseti-ve-chp/

Facebook Yorumları

reklam
8.12.2017
Channel N'in hikayesi
24.11.2017
Bu tablodan Erdoğan çıkar
17.11.2017
Atatürk'e dönmek bizi kurtarır mı?
11.11.2017
Kürtleri siyasetten dışlamaya çalışmak nafiledir
21.10.2017
Sandık, süreç ve demokrasimiz
13.10.2017
Sizlere ihtiyacımız var
29.9.2017
Toplumun ezilen kesimi: Sekülerler
8.9.2017
Siz de 'Mertçe konuşun'
1.9.2017
Yine CHP üzerine
25.8.2017
CHP yine kaçak dövüşüyor
17.8.2017
Erdoğan’ın kimlikçi siyasetinin sonu
12.8.2017
Dümdüz gidiyoruz
5.8.2017
Buradan nasıl çıkarız?
29.7.2017
Sanmayın ki aptalız!
21.7.2017
Uçurumun kenarında
14.7.2017
CHP çıtayı çok yükseğe koydu
7.7.2017
Yeni bir siyaset geliyor
29.6.2017
Gandi olmak kolay mı?
24.6.2017
Adalet Yürüyüşü ve seküler kesim siyaseti
16.6.2017
AKP'lilerin anlayamadıkları
10.6.2017
Neden beceremiyoruz?
2.6.2017
Demokrasi yalnızca sandık değildir!
1.6.2017
Demokrasi yalnızca sandık değildir!
25.5.2017
AKP'nin hikayesi bitti mi?
18.5.2017
2019’a giderken
11.5.2017
Size söylüyorum müslümanlar size!
5.5.2017
Doğu ve batı arasında
22.4.2017
Referandum, CHP ve zombileşme süreci
14.4.2017
Burası Ortadoğu değildir
7.4.2017
İslamcı siyaset geç kaldı!
1.4.2017
Yeni siyaset nasıl olmalı?
23.3.2017
Newroz kutlamalarının söyledikleri
9.3.2017
İnanmak rahatlatıcıdır
3.3.2017
AKP kadroları başarısız
25.2.2017
Kimlik savaşları
17.11.2016
Seküler kesim siyaseti ve CHP
7.9.2016
Cemaatler ve demokrasi yan yana gelebilir mi?
25.8.2016
Alaşağı etmek
11.8.2016
Yenikapı mitinginin düşündürdükleri
27.7.2016
Umutlanmalı mı?
21.7.2016
Kimlik siyaseti darbeyi davet eder
14.7.2016
Kimlikleşme çağı ve yeni siyaset
1.7.2016
İngiltere’de kopan tel
23.6.2016
Laik kesim nefreti
15.6.2016
Erdoğan’ın ‘Dava’sı
9.6.2016
CHP değil CHP’ye oy verenlere
2.6.2016
Muhalefet etmenin maliyeti
26.5.2016
Yeni bir Cumhuriyet hayali
19.5.2016
Laik kesimin siyasi bir tahayyülü var mı?
11.5.2016
Yükselen karanlığa en iyi cevap: Türkiyelileşme
8.5.2016
''Muasır Medeniyet''ten ''Müslüman Milliyetçiliğe''
28.4.2016
İslamcı siyaset neden laikçi siyasete benziyor
23.4.2016
Altan Tan haklı ama...
13.4.2016
Cumhurbaşkanı bütün bunları biliyor
6.4.2016
Kim yalan söylüyor?
30.3.2016
Dolu dizgin nereye?
24.3.2016
Newroz: Kışın ve zulmün sonu
9.3.2016
‘Kanal N’nin hikayesi
1.3.2016
Pervasızlıklara prim vermeyelim
24.2.2016
Bölünmüşlük, kimlikçi siyaset ve CHP
16.2.2016
Savaşa karşı cephe siyaseti
11.2.2016
AKP’ye gönül ve oy vermişlere
3.2.2016
Demokrasi Bloku hemen şimdi
27.1.2016
Değişen koşullar ve HDP
20.1.2016
Batı düşmanlığı yeniden
13.1.2016
Hepimiz özgür olmadıkça hiçbirimiz özgür sayılmayız
5.1.2016
Bu ülkede gerçek bir anayasa yapılabilir mi?
29.12.2015
Bölgesel özerklik stratejisi
23.12.2015
‘Laik ve modernlerin’ siyasete dönüşleri bir gereklilik
16.12.2015
CHP'ye bir öneri
8.12.2015
Türkiyelileşme out mu?
2.12.2015
Hukuk yoksa her şey meşrudur
25.11.2015
Meşruiyet çizgisini aşan devlet
18.11.2015
AKP’nin Kürt korkusu
10.11.2015
Tek bir kimliğin iktidarı sorunları çözemez
4.11.2015
Kimliğin zaferi bir zafer midir ?
27.10.2015
Cemaatçi ‘biz’den toplumsal ‘biz’e
21.10.2015
Kimlik siyaseti bir çıkmazdır kurtuluş değil
13.10.2015
IŞİD cevabı da kabak adı vermedi mi?
7.10.2015
Sorunu yaratan devlettir, çözmesi gereken de odur
30.9.2015
Vicdanın sesini dinlemek
23.9.2015
Testiyi kırmış Erdoğan
16.9.2015
Yeni ve yaratıcı eylem biçimleri bulma
9.9.2015
Savaş değil ileri demokrasi!
3.9.2015
Müslümanların hayal kırıklıkları üzerine
26.8.2015
Partizancılık çıkar bir yol mudur?
19.8.2015
İktidar medyasına cevabımdır
12.8.2015
Öcalan’ın sözleri ortadayken savaş neden?
5.8.2015
Oyunu açığa çıkarmak
29.7.2015
ABD ve AB Çözüm Sürecine Katılmalı
22.7.2015
Suruç’un düşündürdükleri
14.7.2015
Yeniden seçim olasılığı üzerine
7.7.2015
Müslüman gerillalar
30.6.2015
Çözüm sürecini ciddiye alın!
16.6.2015
Cumhurbaşkanı ne söylüyor?
10.6.2015
Koalisyon nasıl mümkün olabilir?
3.6.2015
HDP neden yükseliyor?
27.5.2015
Müslümanlar bu adalesizliği görmüyor mu?
20.5.2015
HDP’ye saldırıların anlamı üzerine
13.5.2015
Bu liberallere ne oldu?
6.5.2015
İslami kimlik siyasetinin çıkmazı
15.4.2015
‘Aldatıldım!’dan sonra TSK
8.4.2015
Erdoğan ‘aldatıldı’ysa vesayet rejimini kim yıktı?
31.03.2015
Hız tutkunlarına
17.03.2015
Ülkenin vatandaşı mıyız yoksa şirketin çalışanı mı?
13.03.2015
Neden HDP?
25.02.2015
Ateşe doğru...
18.02.2015
Yerel kalkınma ve özerklik
11.02.2015
Arınç’ın feryadı
03.02.2015
HDP, SYRİZA, PODEMOS, SINN FEIN
28.01.2015
Erdoğan'ın çağrısı: İslam medeniyeti
13.01.2015
Temsili demokrasinin can çekişmesi
07.01.2015
Kabile toplumundan demokrasiye
31.12.2014
Yeni Türkiye Kürtler olmadan mümkün mü?
23.12.2014
Partilerin içine gömülen kimlikler
17.12.2014
Kimliklerin karşısında eriyen demokrasi
11.12.2014
CHP - HDP ittifakı olabilir mi?
02.12.2014
Siyaseti yükseltmek
25.11.2014
Çözüm süreci ve kimlik taleplerinin anlamsızlaştırılması
18.11.2014
Oyunu bozan kavram: Türkiye siyaseti
11.11.2014
Kimlik siyaseti ve demokratik siyaset -II
05.11.2014
Kimlik siyaseti ve demokratik siyaset -I
29.10.2014
Sert devlet, esnek siyaset
21.10.2014
‘Anlamsızlaştırmak’
14.10.2014
Müslümanlar bu işi beceremeyecekler
07.10.2014
Şaşılan hükümet
30.09.2014
Yara alan çözüm süreci
16.09.2014
Çok- kimlikli demokrasi artı özerklik:Çözümün anahtarı bu
02.09.2014
‘Yeni’ olan ne ?
30.08.2014
Kurultay CHP'ye çare mi?
20.08.2014
Barış ve özgürlük arayışı yine bize düşüyor
13.08.2014
Seçim üzerine
05.08.2014
Liberal ve demokrat kalemlere dair
29.07.2014
Hangisi gerçekten ‘yeni’?
22.07.2014
AKP ‘yeni Türkiye’nin’ partisi ise, HDP ‘yepyeni Türkiye’nin’ partisidir
16.07.2014
AKP’den ‘Liberal’, CHP’den ‘solcu’ parti çıkmaz
08.07.2014
Sayıların demokrasisi
01.07.2014
Neden HDP?
24.06.2014
HDP muhalefete değil iktidara aday
17.06.2014
AKP ve İslam siyaseti
10.06.2014
Devletleşen AKP
03.06.2014
Kutuplaşma derinleşiyor mu?
28.05.2014
Yeni siyasi sayfa
20.05.2014
Soma olayı ve bölünmüşlüğümüz
13.05.2014
Yeni bir kerteriz noktası: HDP
06.05.2014
‘Halk ihtilali’ ve demokrasimiz
29.04.2014
Cumhurbaşkanı seçimi ve solun bir kesimi
22.04.2014
HDP, solcular ve demokratlar
16.04.2014
AKP’nin başarısı ve eksik demokrasi
08.04.2014
Zehirli bir siyaset alanı olarak demokrasimiz
01.04.2014
Çatışmacı bir kimlik siyasetine devam
25.03.2014
Seçim sonrası
18.03.2014
Hangi parti sürpriz yapacak?
11.03.2014
‘Mücadele hep bize mi düşer usta?’
28.02.2014
Siyasi İslam’ın sıkıntısı
21.02.2014
Kime oy versek?
17.02.2014
Cemil Çiçek ne söylemiş oldu?
09.02.2014
Serbestiyet.com’a veda
07.02.2014
Ya cemaat değilse?
30.01.2014
‘Yetti artık!’ diyebilmek
24.01.2014
Zoraki birlik
21.01.2014
Hükümet mi Cemaat mi?
17.01.2014
Kimlik siyasetleri ve radikal demokrasi
11.01.2014
‘Hayır’mıdır ‘şer’midir?
29.12.2013
Demokrasiyi konuşmadan yolsuzlukları konuşmak mümkün mü?
21.12.2013
Rüşvetler ve eksik demokrasi
14.12.2013
‘Katılımcılık’ şart!
30.11.2013
Türkiyelileşme siyaseti üzerine yeniden
15.11.2013
İktidarlaşan AKP
09.11.2013
Türkiyelileşme siyaseti
30.10.2013
AKP’nin de Türkiyelileşmesi gerekmez mi?
12.10.2013
Demokrasi paketi ve kültürel kimlikler
28.09.2013
Devleti değiştirmeden iktidar olmak
06.09.2013
'Ya onlardansınız ya da bizden!' siyaseti
28.07.2013
Gezi ve laik kesim siyaseti
12.07.2013
Evli evine köylü köyüne
02.07.2013
Komplo
20.06.2013
Gezi'den yükselen talep: Katılımcı bir demokrasi
02.05.2013
Barış ve demokrasi
27.04.2013
Çözüm sürecinin getirdiği çözülmeler
20.04.2013
CHP’de siyaset
18.04.2013
Şiddet siyasetinin kaynağı
13.04.2013
‘İstanbul sorunu’ için de demokrasi
11.04.2013
Biraz daha cesaret!
06.04.2013
Gerçek mağdurlar: Laikler ve CHP
30.03.2013
‘Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım’
28.03.2013
Yeni bir başlangıç için
23.03.2013
Aranan muhalefet bulunmuştur
21.03.2013
İktidar, tutanaklar ve medya
16.03.2013
Başkanlık sistemi ve demokrasimiz
14.03.2013
Yerelleşmemiş bir toplumda başkanlık sistemi olur mu
09.03.2013
İmzalı, tuğralı arabalar konusu
07.03.2013
Bu mudur demokrasi dediğiniz
02.03.2013
Havada demokrasi kokusu var
28.02.2013
AKP’li olmak
21.02.2013
Başbakan’ın açtığı yol
16.02.2013
Seslerini duyamadıklarımız
14.02.2013
Siyaset yelpazesi değişiyor mu
09.02.2013
Ya AKP farkında mı
07.02.2013
Enternasyonal CHP
02.02.2013
Laik kesim gerçeği
31.01.2013
CHP’nin sorunu ne
26.01.2013
CHP’de yol ayrımına doğru
24.01.2013
Sermayenin ve siyasetin değişimi
19.01.2013
Şirket üniversiteleri konusu
17.01.2013
Eğitim hizmeti satmak domates satmaya benzemez
12.01.2013
Savaş patikasından barış patikasına
10.01.2013
Koç-Ülker kardeşliğinin anlamı
05.01.2013
‘Yeni’nin ayak sesleri
29.12.2012
Başbakanın konuşması üzerine
27.12.2012
Temsili demokrasi neyi temsil ediyor
22.12.2012
Güvensizlik duygusu
20.12.2012
Taraf
15.12.2012
Normalleşme süreci
13.12.2012
Başkanlık mı koalisyon hükümetleri mi
06.12.2012
Siz de özür dileyin öyleyse
01.12.2012
Türkiye siyaseti yapmak
29.11.2012
Hakkâri’de iki gün
17.11.2012
Bir kere daha İDO
15.11.2012
Ya grevdekiler kendi kararlarıyla grevdeyseler
10.11.2012
Bir sergi dolayısıyla
08.11.2012
Adalet, hemen şimdi!
03.11.2012
Barışmaktan başka bir yol var mı sahiden
01.11.2012
Alternatif kutlamanın ortaya koyduğu
25.10.2012
Yine İDO meselesi
20.10.2012
Kürt sorunu ve Sisyphus efsanesi
18.10.2012
AKP ve aydınlar
13.10.2012
Yerellik ve demokratlık
11.10.2012
Biz mi medeniyetleri buluşturacağız
29.09.2012
‘Statü’
27.09.2012
Ölümlere devam
22.09.2012
Grup hakları ve demokrasi
20.09.2012
TÜSİAD vesilesiyle AKP siyasetinin çıkmazı
15.09.2012
İslamcı siyasetin çıkmazı
13.09.2012
Orta sınıflar pes mi ettiler
30.08.2012
Farklı zamanları mı yaşıyoruz ne
28.08.2012
Savaş, çatışma ve ekonomi bilimi
25.08.2012
Ne bekliyorlar
23.08.2012
Parantezi kapatmak
18.08.2012
Samimiyetsizlik ve siyasetsizlik
17.08.2012
Medyaya baskı kimlik siyasetini aydınlatıyor
11.08.2012
Solun boşluğu ve İslami siyaset
09.08.2012
Demokrasi ve Kuruçeşme Arena
04.08.2012
Demokrasinin ve cehennemin arasında
28.07.2012
Muhalefet, ama nasıl
26.07.2012
Kürt sorununda siyaset ve siyasetsizlik
21.07.2012
‘İkinci’ SHP
19.07.2012
AKP’nin limanına doğru
14.07.2012
Gerçek rakip Has Parti mi?
12.07.2012
Geleceği olmayan gelecek
07.07.2012
Gerçek bir demokrasiye doğru
05.07.2012
Vesayet rejimi yıkılırken
30.06.2012
Çatışma mı, uzlaşma mı yoksa çekişme mi
28.06.2012
Cemaat’e düşen
21.06.2012
‘Genç Kürtler’ rahatsız mı
16.06.2012
Cemaat meselemiz
14.06.2012
‘Hırs kuleleri’
09.06.2012
‘Kimlik’ değil ‘kimliksizlik’ siyaseti ve sol
07.06.2012
Muhalefet boşluğu ve sol
02.06.2012
Demokrasiyi savunmak
31.05.2012
‘Herkesin başbakanı’ olmak ya da olamamak
26.05.2012
‘İleri’, ‘daha ileri’nin ‘gerisi’ mi
24.05.2012
Sol siyasete bu ülkede de ihtiyaç var
19.05.2012
‘Her şey mümkün’
17.05.2012
Siyasi ‘şiddet’ üzerine
12.05.2012
28 Şubat’ı Müslümanlar (mı) yaptı
10.05.2012
Sol ‘da mı sorumlu’, yoksa sol ‘asıl sorumlu’ mu
05.05.2012
Yıkalım putları!
03.05.2012
Kimlik siyasetinin yarattığı bunalım
28.04.2012
Bizde sol siyaset var mı
26.04.2012
Her şeyin bir fiyatı var mı
21.04.2012
İDO bunu yapabilir mi
19.04.2012
İnananlar mı ancak kardeştir
14.04.2012
Siyaset de hamasi laflarla yapılmaz
12.04.2012
CHP’nin sınırı ‘laik kimlik’
07.04.2012
Sahiplenilmemiş laik kesim ve CHP
05.04.2012
Böyle bir ‘zemin’de 12 Eylül
31.03.2012
Yeni stratejinin başarı koşulları
29.03.2012
Ah bu liderin etrafındakiler!
24.03.2012
‘Şiddet’le ‘demokrasi’ arasında
22.03.2012
Bu anlayıştan çözüm çıkmaz
17.03.2012
Başbakan’ın balıkları
15.03.2012
AKP’nin yarattığı ‘biz’
10.03.2012
CHP’nin laik kimlikle imtihanı
08.03.2012
Kimlik siyasetinin açmazı
03.03.2012
Adalet ve Terakki Partisi mi
01.03.2012
İslami kimliğin çözülüşü
25.02.2012
Kemalistlerle Kemalciler
23.02.2012
Eski rejimin çeperlerinde
21.02.2012
Özel Yetkili Mahkeme’nin miadı doldu
18.02.2012
‘Soruşturma kazası’nın anlattıkları
16.02.2012
Kürt sorununun önlenemeyen yükselişi
11.02.2012
‘Yeni dönemin’ beklenmeyen sonu mu
09.02.2012
Medya ve özgürlükler
04.02.2012
Kimlik siyasetine devam
02.02.2012
‘Eksik demokrasi’, ‘aksak piyasa’
28.01.2012
Anayasa, demokrasi ve meşruiyet meselesi
21.01.2012
Krizin tohumları
19.01.2012
Hrant için...
14.01.2012
Neden sol?
12.01.2012
‘Hâkim durumu kötüye kullanmak’
07.01.2012
‘Dün’, ‘yarın’ ve ‘bugün’
05.01.2012
Toplumu yorumlamak
31.12.2011
‘Devlet’ mi, daha ‘köklü demokrasi’ mi
29.12.2011
Soluğu kesilmişlik
24.12.2011
Tartışmaya katkı
22.12.2011
Yeniden yapılanması gereken devlet
17.12.2011
İktisatta ‘güç’ kavramı ve kriz
15.12.2011
Radikalizmin çağrısı
10.12.2011
Şike, hayali ihracat ve Dersim
03.12.2011
‘Mutlak demokrasiye’(!) doğru
01.12.2011
Bıktıran ‘sol’ eleştirisi
26.11.2011
Mağdurları konuşmak
24.11.2011
Başbakanın konuşmasındaki iki konu
19.11.2011
Demokrasinin krizi
17.11.2011
Bu demokrasiyle değil
10.11.2011
Bulunamayan Kürt sorunu
05.11.2011
Otoriterliğin eşiğinde
03.11.2011
Obama’dan Erdoğan’a
29.10.2011
Sıra tarihin enkazını kaldırmakta!
27.10.2011
Gerçek kardeşlik
22.10.2011
Temsili demokrasinin bunalımı ve biz
20.10.2011
Çözüm istiyoruz, intikam değil!
15.10.2011
‘Bir Zamanlar Anadolu’da’
13.10.2011
Şimdi değilse ne zaman
08.10.2011
Yeni anayasayı toplum yapacak siz değil
06.10.2011
CHP barıştan yana mıdır
01.10.2011
Güvenmek’ çözücüdür
29.09.2011
Sorun ilişiklerin tarihinde
24.09.2011
‘Kilitlenmişlik’
22.09.2011
Güç siyaseti
13.09.2011
Ayrışan ‘biz’
10.09.2011
Barış siyaseti
08.09.2011
Demokrasi siyaseti ve farklılıklar
03.09.2011
Kimlikler, Kürtler ve demokrasimiz
01.09.2011
Mağduriyetin diğer bir biçimi: Tüketici olmak (2)
29.08.2011
Çözümün adı ‘demokrasi siyaseti’
27.08.2011
Mağduriyetin diğer bir biçimi: Tüketici olmak
25.08.2011
Başlangıcın başında
20.08.2011
Sandığı keşfetmek
18.08.2011
Siyaset yeniden
28.07.2011
Demokrat bir siyaset ihtiyacı
23.07.2011
Kürtlerden Türklere geçmek
21.07.2011
Silvan’ın düşündürdükleri
16.07.2011
Kimlikler dünyası ve yeni bir demokrasi
14.07.2011
Normalleşen toplum
09.07.2011
Siyaset değişirken
02.07.2011
‘Çatışmacı’ değil ‘çekişmeci’ bir demokrasi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları