BOLU ERMENİ KATLİAMI


19.01.2020 - Bu Yazı 2242 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 1

 BOLU ERMENİ KATLİAMI

“Bolu'daki Ermeniler, Ereğli ve Karasu Rumları ile koordineli olarak çalışmaya ve Türk Müslüman nüfusunu ortadan kaldırmaya yönelik eylem hazırlıklarına başladılar.”

Bu iddiadaki tarih aralığı nedir?

30 Ekim 1918 Mondros ateşkes anlaşması ve 13 Ağustos 1920’de Bolu Ermenilerinin katli arası.

Eğer biraz tarih bilinci varsa tarihe nasıl bakmak gerektiğini biliyorsanız bu cümlenin baştan aşağı yalan olduğunu bir tarih inşa etme çabası olduğunu görebilirsiniz.

Eğer milli mücadele tarihi açıp okunursa 2. Düzce Bolu isyanlarının 8 Ağustos-23 Eylül tarihli arasında gerçekleştiğini ve bastırıldığını öğrenmek her zaman mümkündür.

Bu isyan bölgeyi kontrol altına almış olan XX. Kolordu komutanı Ali Fuat Cebesoy’un anında müdahalesi ile kısa zamanda bastırılır ve 14 Ağustos 1920’de Yüzbaşı Şerif Bey Bolu’yu isyancılardan geri alır.

 Resmi Cumhuriyet tarihimize göre Bolu ve civarında XX. Kolordu güçleri var buna rağmen Bolu Ermenileri Ereğli ve Karasu Rumları ile işbirliği yaparak Türk Müslüman nüfusu ortadan kaldırmaya çalıştılar gibi bir cümle nasıl kurulur ve yazılır ki?

Doçent Doktor Mehmet Süme 1914 yılındaki Ermeni nüfusunun yaklaşık 1220 civarında olduğunu tahmin ediyor.

Farklı kaynaklarda Bolu’daki Ermenilerin 2 mahallede 250 ile 360 haneden oluştuğu bilgileri de unutmayalım.

Ermeni tehcirinden sonra bu nüfusun 1000 civarında olduğunu var sayarsak, tehcirden bitap düşmüş Bolu Ermenilerinin Zonguldak ve Karasu Ermenileri ile koordineli olarak Türk Müslüman nüfusu ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını iddia etmek bir tarih inşa etme bir aklanma çabasından başka bir şey olamaz.

XX. kolordu güçlerinden başka Aznavur isyancılarının da kol gezdiği bölgede Ermenilerin ciddi militer güçler oluşturduğunu iddia etmek tarih bilimine aykırı olmasını bırakın ayıptır ayıp.

Küçük/ kaçak Ermeni silahlı gruplar oluşmuş olabilir ancak etraftaki bırakın düzenli Ankara yanlısı birlikleri İstanbul hükümeti yanlısı  isyan güçlerini ve bu birliklerin uzantısı çeteleri de unutmayalım.

**

Gığmes Hopyan 1887 Bolu doğumlu bir Ermeni, 13 Ağustos 1920 tarihinde gerçekleşen Bolu Ermeni katliamından İstanbul’da olduğu için kurtulur. Ancak kardeşi Tokyar Hopyan ve onun hamile eşi ve daha birçok yakını 13 Ağustos 1920 tarihindeki katliamda öldürülür.

Kardeşinin ismini verdiği oğlu Tokyar Hopyan’ın toparladığı anılarında 13 Ağustos 1920 günü katliamın yapıldığını açık seçik anlatır.

“Yıl 13 Ağustos 1920’ydi. Topal Osman çetesinin Bolu Ermeni mahallesini yakması ve kaçanları kurşunla katletmesinin unutulmaz tarihiydi.”

Katliamı yapan Topal Osman ve çetesidir ancak Topal Osman’ın Giresunlu Topal Osman ile bir alakası yok burası belli

Bu Topal Osman çetesinin kim olduğu ile alakalı bir bilgi yok akademik araştırmalarda ve bu araştırmalar 13 Ağustos 1920 tarihinden itibaren sessizliğe ve belirsizliğe bırakıyorlar kendilerini.

Topal Osman çetesinin kimlerden oluştuğu ile alakalı bir tahminim ise var.

1. Düzce ayaklanması sırasında isyancı güçler Düzce hapishanelerini boşaltmışlardır, bu çetenin bu boşaltılan mahpuslardan oluşması kuvvetle muhtemeldir. Hapishanelerin boşaltılması ile katliamın yapılması arasında geçen süre 8 ay kadardır. Boşaltılan mahpusların tekrar hapishanelere konduğuna dair hiçbir kayıtta yoktur.

Bolu Ermeni katliamını yapan güçlerin 2. Düzce Bolu İsyanı ile iltisaklı güçler olduğunu çok belli eğer tarihlerde bir sapma yoksa.

14 Ağustos günü 1920 günü Bolu’yu isyancılardan geri alan Yüzbaşı Şerif Beyin ise bu katliam sonrası neler yaptığına dair bir bilgi ise araştırmacılar tarafından mühim(!) bulunmadığı için olsa gerek aktarılmıyor.

13 Ağustos 1920 tarihinden itibaren olanlar ise klişe bir şekilde şu şekilde anlatılır:

Osmanlı İmparatorluğunun zor döneminde başta Cafer Bey çetesi  olmak üzere Bolu'ya gelen çetecilerle müşterek hareket eden, komitacılık faaliyetlerine katılan Ermeniler, Bolu halkının tepkisi ve çatışmalar sonucunda çıkan yangın sonucu oturdukları mahalleleri tamamen yok olmuş, çoğu Bolu'yu terk ederek at yaylası üzerinden Akçakoca'ya kaçarak, oradan da İstanbul'a göçmüşlerdir.

Bolulu Ermenilerin işbirliği yaptığı iddia edilen Caferbey çetesi ile hiçbir bilgi bugüne kadar gün yüzüne çıkmamıştır.

“Bey” olarak tanımlandığına göre mülki bir geçmişi ya da mahalli etkinliği olan bu kişinin 14 Ağustos 1920 günü Bolu’yu geri alan Yüzbaşı Şerif Bey tarafından cezalandırıldığına dair bir kayıtta yok.

At Yaylası üzerinden Akçakoca’ya oradan da İstanbul’a göç etmeleri iddiası ise hazin ve komik bir iddia.

1920 yılında Akçakoca’nın nüfusu 2.000 kişi civarında.

İddia “çoğu” kelimesi ile ifade edildiğine göre en az 500-600 kişilik bir göç olmuş olmalıdır Akçakoca’ya.

2000 nüfuslu bir yerde fazladan 500-600 kişinin iaşesi ve deniz yoluyla nakliyesi muhakkak ki bir kayıt gerektirir ancak böyle bir kayıt yoktur.

Çünkü bu ezber/klişe bir yalandır.

Gığmes Hopyan’ın anlattığı gibi Bolu Ermenilerinin çoğu 13 Ağustos 1920 tarihinde katledilmiş olmalıdır. Katledilenlerin en az 600’ün kadın ve çocuklardan oluştuğu da göz ardı edilmemesi gereken acı bir gerçektir.

Kurtulabilen çok az kişi Akçakoca üzerinden İstanbul’a kaçmış olabilir ancak “çoğu” demek ve ezberi bıkmadan usanmadan söylemek bir tarih inşasına iman etmektir.

**

30 yıl kadar önce Akçakoca’nın tarihini yeniden inşa etme görevini yüklenmiş olan Kenan Okan ile sohbet ederken şöyle bir cümle kullanmıştı.

“Bolu isyanı ile alakalı elimde öyle belgeler var ki ancak bunları açıklamam çünkü Bolu’nun birçok önde gelen aileleri bundan zarar görür.”

Ğığmes Hopyan’ın anılarını okurken bu cümle sık sık aklıma geldi.

Ne vardı ki bu belgelerde de önde gelen aileler zarar görmüş olsun?

Kenan Okan’ın ulaşabildiği bu belgelere tarihçiler ulaşamıyor olabilirler mi, ulaşmak mı istemiyorlar ya da ulaştıkları halde yayınlamak mı istemiyorlar?

Tarihçilerin ulaşamadıkları belgelerin başında ise Genelkurmay Başkanlığının itirazı neticesinde açıklanmayan 1924 yılından önceki tapu devirleri vardır.

İleride bu tapu kayıtları açıklandığında ise Topal Osman ve Caferbey isimlerinin Ermeni mallarının yeni sahipleri olarak tespit edilirse sanırım kimse şaşırmaz.

 

**

Akçakoca’da birkaç Düzce ve Konuralp’de de ise çok daha fazla Ermeni ailelerin yaşadığı kayıtlarda hep var.

Ancak bunların akıbetleri ile alakalı hiçbir bilgi de yok.

Düzce’deki Ermeni nüfus Düzce Türk Müslüman ahalisi karşısında çok az olduğu için işbirlikçi güçler uydurularak Türk Müslüman ahaliyi yok etme senaryosuna dâhil edilmeye bile layık görülmemişler ve yok sayılarak unutturulmaya çalışılmışlardır.

Düzce ve Akçakoca’da ki bu ailelerin de akıbetleri meçhuldür.

**

Peki, tüm bu unutturmaya çalışmalar klişe yalanlar niçin tekrar tekrar anlatılır.

Bunun cevabını Aytek Soner Alpan’ın anlatımıyla Ernest Renan’dan dinleyelim.

“Renan’ın bu çalışmasında üzerine en fazla konuşulan önermesi ulus kavramına ilişkin “benzetmeyi bağışlayın” diyerek yapmış olduğu tanımdır.

 Renan’a göre “Ulus, her gün yenilenen bir plebisittir.”

 Kanımca Renan burada önemli bir noktaya parmak basmaktadır.

Renan, ulus dediğimiz fenomenin objektif koşulların alt alta yazılması ile ortaya çıkıp “işlemediğini”, söz konusu fenomenin tarihsellikle malul olduğunu ve toplumun kolektif bilincinin sürekli yeniden organize edilmesine dayandığını anlatmaktadır.

Bu noktada ulusal bilinç, egemen ideoloji ve rıza kavramsallaştırmalarına Renan’ın söylediklerinin üzerinden yürünerek de ulaşılabilmektedir.

Burada, ulusal bilincin yeniden üretilmesi, başka bir deyişle ulusal bütünlük için bir rızanın gündelik bazda ve sürekli üretilmesi gerektiği yönünde bir vurgu yapılmaktadır.

Böyle bir rızanın üretilmesinin öncelikli koşullarından biri başarılı bir hafıza yönetimidir.

Toplumsal hafızayı egemenlik altına almak ve biçimlendirmek, hem ulus inşasının hem de ulusal bütünlüğün kurulması, savunulması ve egemen ideoloji etrafında gündelik biçimde mobilize edilmesi için egemen sınıf açısından elzemdir.” 

**

Çok sık terennüm edilen bir önermedir:

“Tarihi tarihçilere bırakalım.”

Peki, tarihçiler bazı mevzulara hiç girmiyorlarsa ne yapalım?

Diyelim ki, kocaman bir yalan olsa da Bolu Ermenileri At Yaylası üzerinden Akçakoca’ya oradan da İstanbul’a göç etmiş olsunlar.

Topal Osman ve Caferbey’in kim olduğunu araştırmadaki engel nedir?

**

Bu yazı bir tarih yazımı değildir, tarihin bilerek yanlış yazılması ve inşa edilmesi ile alakalı bir yazıdır ve birçok yanlışı ihtiva da edebilir.

Ancak bu yanlışlıkların hiç biri Bolu Ermenilerinin At Yaylası üzerinden Akçakoca’ya oradan da İstanbul’a göç ettikleri yalanın içerdiği kötü niyeti taşımamaktadır.

 

 YAZIYA EK

KATLİAMI YAPANLARIN AKIBETİ

“2 Eylül 1920’de Bolu Jandarma Komutanlığı’na atanan Binbaşı Rüştü, Ankara’ya çektiği telgrafta; bölgede bulunan bütün isyancı reislerinin hükümetin emrine girdiklerini ve herhangi bir kovuşturma yapılmadığı takdirde milli hükümete itaat edeceklerini, bu konuda 40 elebaşı ile af niteliğinde bir antlaşma yapıldığını bildirmiştir. “

Kısacası Topal Osman çetesi ve diğer failler affedilmiş olup haklarında bir soruşturma yapılmamıştır.

Facebook Yorumları

reklam
19.01.2020
BOLU ERMENİ KATLİAMI
28.10.2019
AŞÇI EFENDİ
9.10.2019
KARADENİZ CANAVARLAR TARAFINDAN TALAN EDİLİRKEN SİYASETÇİLERİMİZDEN TIK YOK *
23.08.2019
BUNCA YIILIK SADAKAT İŞE YARAMADI, AKÇAKOCA MHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI SEÇTİĞİ İÇİN CEZAYA BIRAKILDI.
23.08.2019
BUNCA YIILIK SADAKAT İŞE YARAMADI, AKÇAKOCA MHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI SEÇTİĞİ İÇİN CEZAYA BIRAKILDI.
4.2.2019
SENDİKA TARİHİMİZİN ÇINARI HİLMİ GÜNER VEFAT ETTİ
28.9.2018
DEPOLİTAZYONDA YENİ AKIM, EVDE ALKOLLÜ İÇKİ ÜRETMEK
17.11.2017
AYDIN İHANETİ
15.6.2017
Zeytinlikler, Faruk Özlü ve Akçakoca
27.5.2017
Katagalugan Cumhuriyeti ve Anayasası
23.3.2017
22 MART'TA BAROLAR BİRLİĞİNCE AKÇAKOCA'DA DÜZENLENEN PANELDEN NOTLAR
31.7.2016
Hep Haklı Çıkabilmenin Mağrurluğunu
19.7.2016
İhtiyacı Olunduğu Kadar Demokrat Olmaktan
12.6.2016
DİMİTRİ
31.5.2016
Gezi ve Yaşanacak Hayatı Olanlar
26.4.2016
Türkiye'nin En Doğusu Trabzon
3.4.2016
Yeni Organik Aydınlar Yetiştirmek Meselesi
1.1.2016
Zimmi Bir Destek Ancak Bu kadar Aleni Olabilir
2.6.2015
Demirtaş’ın rakibinin adı da Selahattin ve de Düzce’den
15.4.2015
Bolu Ermenileri Akçakoca üzerinden göç edebildiler mi?
23.03.2015
Mahalli tarih çarpıtmaları
06.01.2015
OSB için alınan yol bir arpa boyu bile değildir
11.12.2014
Akbaş Mahmut, gerçekten Akçakoca’yı zapt etti mi?
21.08.2014
Akçakoca’da muhalefet nerede?
12.08.2014
Cüneyt Yemenici seçimde fark yaratamadı
20.07.2014
SOMUNCU BABA ve TÜRK-İSLAM SENTEZİ
06.03.2014
Akçakoca için nasıl bir şehirleşme?
26.02.2014
Başkan adayları, projeler ve kent konseyi
18.02.2014
Başörtüzsüz Akçakoca (!)
13.02.2014
Kent Konseyi genel sekreteri kim? bilen var mı?
09.02.2014
“Fikrimgeldi” zihniyeti yerine stratejik plan
24.01.2014
Acımasız işveren
07.01.2014
Fikret Albayrak CHP parti programının uyuşturucu tuzakları ile ilgili bölümünden bihaber
04.01.2014
BONZAİ ve DİĞER UYUŞTURUCULAR MESELESİ
24.12.2013
Fikret Albayrak'tan şehircilik hakkında inciler(!)
19.12.2013
OSB Panelinden arta kalan notlar
13.12.2013
OSB’yi TARTIŞABİLMEK
05.12.2013
Türkan Yaman Albayrak ‘ın Belediye Meclisi Listesinde İlk Beşte Yer Alır
19.11.2013
Dershaneler Meselesi
10.11.2013
BEHEY! ÖMER FARUK ŞİRAN BEY! (Düzce İl Spor Müdürü)
07.11.2013
Akçakoca’da yurtlar, evler ve üniversite öğrencileri
24.10.2013
Başkan beyin uyguladığı sansürün araştırması biter mi?
14.10.2013
Başkan beye basın danışmanı gerekli
02.10.2013
AKÇAKOCA’NIN HAYBEDEN DEMOKRATLARI
24.09.2013
7. AKÇAKOCA BELEDİYESİ PALAMUT BRİÇ TURNUVASI ÖNCESİNDE
17.09.2013
Başbakan, marina, sky Tower otel ve belediyecilik
02.09.2013
Su meselesine AK Gençlik mim koymuş
13.08.2013
Sky Tower otel ve laikçi kesimden gelen timsah gözyaşları
23.07.2013
Başşkan Bey ve “Gezi gençlerini anlamak lazım” Meselesi
18.07.2013
ENVER YAPICI
09.07.2013
VEEEE, BAŞROLDE OSMAN ÇAKIR
05.07.2013
MELİKKÖY YAYLASINDA KARDEŞLİK FESTİVALİ
24.06.2013
Gezi Parkı Direnişi Ruhu ve Akçakoca’ya Sıfır Etkisi
14.06.2013
Başşkan bey ve gezi parkı direnişi
09.06.2013
Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odası Adına Yapılan Bedbaht Operasyonu Kimler Yaptı?
03.06.2013
TAKSİM ve AKÇAKOCA
28.05.2013
Kuzu postuyla dolaşan kurtlar
21.05.2013
AHH BE KAŞIKOĞLU! *
16.05.2013
Düzce İl Spor Müdürü Ömer Faruk Şiran’ı adalete ve nezakete davet ediyorum
04.05.2013
DÜZCE’DE 1 MAYIS
17.04.2013
YİTİK FENOMENLERİN PEŞİNDE
30.03.2013
Barışa Karşı Çıkmak Zorunda Olan Ömür Boyu Görevliler
24.03.2013
Sakin Şehir Olmak İsterken OSB Kurulmasını da İstemek Saçmalığı
17.03.2013
Akçakoca ‘da AKP’nin Belediye Başkanı Adayı Kim Olur?
01.03.2013
İFTİRA
23.02.2013
Sinop Şehrinin Ruhuna Elveda Mı?
16.02.2013
Metin Feyzioğlu’nun e-mail Mesajı*
09.02.2013
METİN FEYZİOĞLU
02.02.2013
EMITT Fuarına Katılmak, Boşa Çekilen Kürek Gibidir
23.01.2013
KELLE VERGİSİ
09.01.2013
ÇOK SALLAMA ! BAŞŞKAN BEY
06.01.2013
ABUKLUK BELGESİ
29.12.2012
Ayıptır, ayıp!
22.12.2012
Geç SOL Şeride, Bas Gaza.
17.12.2012
AKP Akçakoca İlçe Teşkilatı ve Yerel Siyasetsizlik
09.12.2012
MUHALİF DURUŞ ve MÜPTEZELLER
15.07.2012
Belediye Başkanımız Ödüle(!) Doymuyor.
27.06.2012
FAKK Hakkında
17.06.2012
AKÇAKOCA BALIKÇI BARINAĞI SÖKÜLSÜN YAYGARASI
06.06.2012
KÜRTAJ MÜSEBBİPLERİ *
01.06.2012
Hüseyin Çelik Ve Kırım Hanı
25.05.2012
İDRİS NAİM ŞAHİN ve YILMAZ ÖZDİL
12.05.2012
Akçakoca’da” FİKRET ALBAYRAK KENT KONSEYİ” seçimini Adnan Yaman Nasıl Kazandı?
19.04.2012
DERİN BELEDİYECİLİK ve FİKRET ALBAYRAK
05.04.2012
12 Eylül 1980’i Yargılamak ve 12 Eylül 2012 Gururlusu olmak.
19.03.2012
FİKRET ALBAYRAK’A BİR ÖNERİM VAR
01.03.2012
POYRAZ FIRTINASI UYARISI ve FİKRET ALBAYRAK
07.02.2012
ÖZDİLCİKLER KAÇA AYRILIR?
19.01.2012
ULUDERE, DÜZCE, YILMAZ ÖZDİL ve ÖZDİLCİK’ler
02.01.2012
Fikret Albayrak ve Husumeti
25.12.2011
Akçakoca Kent Konsey 2. Temsilciler Kurulu Toplantısında Neler Söyledim
16.12.2011
AKÇAKOCA SINIFTA KALDI, ŞİMDİ İFTİHARA GEÇME VAKTİ
12.12.2011
DÜZCE, AKP'NİN ÜVEY EVLADI
05.12.2011
AKP, CHP'LİLEŞİYOR MU?
25.11.2011
En Çok Gerçeklerden Korkanlardan Korkarım
17.11.2011
Barış Her Zaman İyidir, Kurtla Kuzu Arasında Dahi Olsa
03.11.2011
Akçakoca İmam-Hatip Lisesinin TOKİ'ye Taşınması Adaletsizliktir.
24.10.2011
Yine, Yeniden Akçakoca Belediye Başkanının Açıklamaları Hakkında
17.10.2011
Neden? Ayrımcılık, Akçakoca'da Her Kesimden Kabul Görüyor.
10.10.2011
Rögar Kapağı Önünde Bekleşenler
25.09.2011
TBMM Yeni Yasama Dönemi Başlarken
19.09.2011
AKRABALIK HER ŞEYDEN ÖNCE GELİR; AKÇAKOCA BELEDİYESİNDE
11.09.2011
Yoksa()! Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak CHP'li değil mi?
26.08.2011
Akçakoca Kent Konseyi Kışlık Kent Konseyi mi?
09.08.2011
Kılıçdaroğlu İkinci Defa Genel Başkan Olarak Atanmayacaktır.
25.07.2011
MUHALEFET VE YENİ ANAYASA
18.07.2011
Ulusalcı Düşünceyi Öğrenmek İçin Ernest RENAN
13.07.2011
Yerel Haber Gazetesi ve Akçakoca
06.07.2011
Cemil Çiçek ve TBMM Başkanı Seçimi.
29.06.2011
Canı Yanınca Siyasi Yargı(!)
21.06.2011
FİKRET ALBAYRAK ve ÇEVRECİLER
14.06.2011
Düzce'de Kürt Seçmenler Kime Niye Oy Vermedi?
10.06.2011
"SEVDİĞİNİ SÖYLEDİĞİN ASIRLIK ÇINARI KESMEK"
02.06.2011
27 MAYIS ve KÜRT SÜRGÜNLERİ
26.05.2011
Halkın Değil, Partilerinin Milletvekili Adayları
11.05.2011
Ulaşımsız Turizm(!)
03.05.2011
AKÇAKOCA STRATEJİK PLANI YAPILMASI HAKKINDA
26.04.2011
" Devrimci Sosyal Demokrat Ulusalcılar"
21.04.2011
SOLCU OLMANIN DAYANILMAZ KOLAYLIĞI
12.04.2011
DÜZCE CHP YÖNETİCİLERİ ÇOK ŞANSLI YA ZONGULDAK CHP YÖNETİCİLERİ
09.04.2011
EMEKTEN YANA POLİTİKALAR MEVSİMİ
05.04.2011
DÜZCE CHP'DE ÖN SEÇİM
02.04.2011
TÜSİAD'IN DOZER OLMA GÖREVİ
30.03.2011
DEMİREL'İN TAVASSUTU
27.03.2011
"İMAMIN ORDUSU" KİTABI
24.03.2011
DEMİREL'İN ŞAPKASINDAN ÇIKANLAR
22.03.2011
TEZVİRAT
18.03.2011
NÜKLEER TEHLİKE
12.03.2011
İÇİNİZDEKİ İRLANDALILAR
08.03.2011
AKÇAKOCA SAHİL PROJESİ BU YIL BAŞLAYAMAZ
28.02.2011
AYDINLIK GAZETESİ YENİDEN ÇIKARKEN
21.02.2011
HER EVE EN AZ 600 TL
13.02.2011
SAHİL DÜZENLEME PROJESİ
03.02.2011
KENTGES ve AKÇAKOCA
17.01.2011
DÜZCE İLİNİN PARÇASI OLABİLMEK
28.12.2010
TURİZM ve VİZYON
12.12.2010
Akçakoca'nın Olmayan Otelleri
02.12.2010
AKÇAKOCA ve BÖLGE PLANI (yeni yazı)
29.11.2010
BİLMİYORUM.
09.11.2010
GÖNLÜM ÖNDER SAV EKİBİNDEN YANA
26.10.2010
FACEBOOK
15.10.2010
Turizm Stratejisi 2023
0 1
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive