SENDİKA TARİHİMİZİN ÇINARI HİLMİ GÜNER VEFAT ETTİ


4.2.2019 - Bu Yazı 1353 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 SENDİKA TARİHİMİZİN ÇINARI HİLMİ GÜNER VEFAT ETTİ

1977 Sonbaharı.

Beyazıt’tan Laleli’ye doğru iniyoruz, hedefimizde şimdi yer ile yeksan olan Koska Kıraathanesi var her zaman ki gibi çay içip siyasetten, edebiyattan filan konuşacağız.

Yine yer ile yeksan olmuş Koska Helvacısın önünde adımla hitap eden ve koluma yapışan biri oldu, kafamı kaldırdım baktım Hilmi Abi, Hilmi Güner, amcamın bacanağı.

Halimi hatırımı sordu ama ben pek bir yakınlık göstermiyorum. Devletin eğitim sisteminin dayatması ve içinde yaşadığım sosyoloji beni sağ/muhafazakâr bir cendereye hapsettiği ve cendereden çıkmak için çabalar içinde olduğum günlere denk gelmesine rağmen siyasi kamplaşmanın serleştiği günlere yaşadığımız günlerin tesiriyle olsa gerek bu yakınlık göstermeme sebebim.

Karşımdaki DİSK’in yönetim kurulu üyelerinden, 12 Mart’ta hapis yatmış komünist/ateist/ aşırı solcu sıfatları ile etiketlenen Hilmi Güner.

Benim yakınlık göstermemem fayda etmedi ve Koska Helvacısının hemen arkasında bulunan Kent Oteline yarım saat sonra gelme sözünü de almayı ihmal etmedi.

Mecburen Koska Kıraathanesinde çay içtikten sonra verdiğim söz gereği gittim.

Gidiş o gidiş, çok değer verdiğim bir arkadaşlığın/dostluğun başlangıcı oldu o gidiş.

Sadece benimle kalmadı ki kurduğu arkadaşlık, Koska Kıraathanesindeki arkadaş çevremin hepsi ile arkadaş oldu diyebilirim.

Ortak bir paydası vardı o çevremle, okuma ve öğrenme açlığı içerisinde olan bir avuç gençtik ve Hilmi Abi’de bu hastalığa 13-14 yaşlarında tutulmuştu ve bu hastalık onu ömrü boyunca bırakmadı.

13-14 yaşında Karabük Çırak Okuluna geldiğinde tutulmuştu bu hastalığa. Sabah ders gören öğrenciler öğleden sonraları fabrikada çalışırlarmış, işte bu çalıştığı yerdeki ustabaşısı sayesinde olmuş bu hastalığa tutulması.

Victor Hugo’nun Sefiller romanını okuyormuş ustabaşısı, belki de ezilenlerden ve doğrulardan yana olmanın hayatı boyunca devam eden siyasi çizgisi bu romanı ustabaşısından alarak okumasıyla başlamıştı.

Farklı bir okuldur Karabük Çırak Okulu, Köy Enstitüleri kadar gündeme gelmemiş olsa da Türkiye’nin sanayileşme sürecinde çok kalıcı izler bırakmıştır ancak sosyologların ilgisine pek mazhar olamamıştır, belki de mezunlarının çoğunlukla cumhuriyetin/devletin iyi çocukları olarak hayata devam etmelerinin payı olması sebebiyledir.

Okulun adın da çırak yazdığına bakmayın usta/uzman yetiştirtilme projesidir aslında bu okul ve de başarılı da olmuştur. Mezunları Karabük’te siyasette yapmışlardır ama umumiyetle sağ partilerde.

Hilmi Güner bu çizginin dışında olmuştur hep.

Demokrat olmak hep siyasi çizgisinin baskın tarafı olmuştur.

Çok erken vefat eden bir arkadaşım hep sorardı” Benim oyumla iktidara gelen bir adamı nasıl asarlar diye intihara kalkışmış Hilmi Güner doğru mu” diye. 60 İhtilali ile alakalıydı bu soru.

Bunu kendisine hiç sormadım/soramadım bunun sadece bir şehir efsanesi olduğunu düşündüğüm için sormadım sanırım. Yaşamayı iştahla seven birine böyle bir şeyi yakıştıramadığım için soramadım.

Muhtemelen siyasetçilerin asılmasına koyduğu tepkinin etrafı tarafından abartılmasıydı.

Maden-İş Sendikası 1964 yılında Karabük Demir-Çelik fabrikalarında başarı bir çalışmayla toplu sözleşme hakkı elde eder. Bu çalışmanın içerisindedir, kendisini pek öne çıkarmayı sevmese de bu Karabük sendika tarihini bilenler bu gerçeği bilirler.

Devlet tankıyla tüfeği ile gelmese de savcısı ile emniyet güçleri ile müfettişleri ile gelerek Maden-İş’in toplu sözleşme yetkisini alır ve tabiri caizse Maden-İş’i Karabük’ten siler.

Bu süreçteki çalışmalarının başarısın neticesinde Maden-İş Başkanı Kemal Türkler tarafından Maden-İş’e davet edilir ve başkan vekili olur. Henüz DİSK kurulmamıştır.

Bu davetin diğer bir sebebi de muhakkak ki okuma hastalığı sayesinde ulaştığı entelektüel kapasite ve hep ezilenlerden yana olmasıydı.

Mahcup bir şekilde de olsa 15-16 Haziran 1970’deki işçi hareketinin planlayıcılarından biri olduğunu söylerdi doğruları anlatmak isterken.

Sahip olduğu ve geliştirdiği entelektüel kapasite daha sonraları Kemal Türkler’le de ters düşmesine sebep olacaktır. Bu süreçte hayatta sahip olacağı tek mal varlığını edinecektir DİSK yöneticisi arkadaşlarıyla. Yönetici arkadaşları ile sendikal çizgisi farklılaşsa da komşuluk ilişkilerini bir hayat dersi verircesine sağlıklı yürütmeyi de başarabilecektir.

Kemal Türkler ile ters düşmesinden sonra genç yaşta emekli olur, 14 yaşından beri sigortalı olması emekli olabilmesini sağlamıştır. Geçinmek için bir gelire ihtiyacı olması emekli olmasına sebep olmuştur.

Sonra zamanın İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil’den danışmanlık teklifi alır ve 12 Eylül darbesine kadar Kotil’in sosyal işler danışmanlığını yürütür.

Arkadaş olduğumda bu görevindeydi, arkadaşlarımın çoğuyla arkadaş olmuştu. Kendisini ziyarete gittiğimde arkadaşlarımla da karşılaştığım çok olmuştur.

12 Eylül’den sonra bir emekli maaşı ile İstanbul’da geçinmenin ne kadar zor olduğunu yaşayanlar bilir ancak bu zorlu günleri de eşinin terzilik mesleğini bir çalışan olarak icra etmesiyle geçiştirmeyi başarırlar.

Bu yokluk yıllarından sonra tekrar açılan DİSK’ e dönme ihtimali varken bunu aklının ucuna bile getirmez. Sendikacılığı kafasında bitirmiştir ve eğer sendikacılığa dönerse para için sendikacılık yapıyor yaftasına hiçbir şekilde tahammül edemeyeceğini bildiği için almıştır bu kararı.

Siyasetten ise kopmaz SODEP/SHP il yönetiminde görev alır. Yönetim kuruluna bir gün Yaşar Kemal’i de davet eder. Ancak Bir kişi yarım yamalak gazeteden takip etmiştir İnce Memed romanını. “Ne olur ki İnce Memed’i bile  okumayanların partisinden ” diye de zaman zaman sitem ederdi.

**

Türkiye’nin sendikacılık tarihinde mühim bir yer almış biri olarak siyasi çizgisini ise sanırım sık sık sorduğu şu sorudan çıkarabiliriz.

“Sosyal demokrat olduğun için mi CHP’lisin yoksa CHP’li olduğu için mi sosyal demokratsın?”

CHP ile olan ünsiyeti sanırım yatılı olarak okuduğu Çırak Okulunda kurulmuş ve bir daha bozulmamıştı. CHP’yi en sert bir şekilde irdeleyen ve eleştiren yapısı çoğu kişiyi yanıltsa da CHP ile olan ünsiyetini hiç kaybetmemişti.

CHP’nin sosyal demokrat bir parti olmasını canı gönülden isterdi ulusalcı çizgi ile hiç uyuşamazdı. Öyle ki Beşiktaş CHP teşkilatına sosyal demokrasi düşüncesinin ileri gelenlerinden Kautsky’nin portresinin asılmasına sebep olmaktan büyük keyif alırdı.

Marksizmden gelip CHP’li olanlarla da Kautsky’i yeteri kadar bilmedikleri için dalga geçmekten de geri durmazdı.

 Marksizmden gelip sosyal demokrat olan ya da olmaya çalışan bir partiye üye olduktan sonra Marksist jargonla Kautsky’i dönek olarak tanımlayanlarla sadece dalga geçilir tespitinin bir neticesiydi bu dalga geçmesi.

60’lı yıllarda TİP’e üye olup olmadığını bilmiyorum ama Çetin Altan’ın bağımsız milletvekili adaylığını desteklediğini ve koşuşturduğunu biliyorum.

**

“İnsanlarla tanışma hastalığım var benim. “ derdi.

İnsanlarla hemen kaynaşır sohbeti koyulaştırırdı.

İnsanlar hakkında verdiği yargılarda ise pek yanılmazdı.

Bugünlerde kalleşliğin her çeşidini gördüğüm görmeye devam edeceğimi bildiğim bir kişi hakkında beni defalarca uyarmış ancak ben bu uyarasını ciddiye almamıştım. Haklı çıktığı için biraz da kızgınım.

**

Son iki yıldır gönlü kırıldığı için Akçakoca gelmiyordu ben İstanbul’a gittiğim de bir türlü denk gelemedik ve görüşemedik.

Telefonla arada görüşüyorduk, hala okumak yeni bir şeyler öğrenmek peşindeydi. Okuduğumuz kitaplar hakkında konuşuyorduk, kitaplar tavsiye ediyorduk birbirimize.

**

Ve Hilmi Güner uzun bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra 4 Şubat günü vefat etti.

Türkiye’de ki işçi hareketlerinin bir sayfası daha kapandı.

Bir dostumu kaybetmenin hüznü içerisindeyim.

Sevenlerinin başı sağ olsun.

 

 

 

 

Facebook Yorumları

reklam
4.2.2019
SENDİKA TARİHİMİZİN ÇINARI HİLMİ GÜNER VEFAT ETTİ
28.9.2018
DEPOLİTAZYONDA YENİ AKIM, EVDE ALKOLLÜ İÇKİ ÜRETMEK
17.11.2017
AYDIN İHANETİ
15.6.2017
Zeytinlikler, Faruk Özlü ve Akçakoca
27.5.2017
Katagalugan Cumhuriyeti ve Anayasası
23.3.2017
22 MART'TA BAROLAR BİRLİĞİNCE AKÇAKOCA'DA DÜZENLENEN PANELDEN NOTLAR
31.7.2016
Hep Haklı Çıkabilmenin Mağrurluğunu
19.7.2016
İhtiyacı Olunduğu Kadar Demokrat Olmaktan
12.6.2016
DİMİTRİ
31.5.2016
Gezi ve Yaşanacak Hayatı Olanlar
26.4.2016
Türkiye'nin En Doğusu Trabzon
3.4.2016
Yeni Organik Aydınlar Yetiştirmek Meselesi
1.1.2016
Zimmi Bir Destek Ancak Bu kadar Aleni Olabilir
2.6.2015
Demirtaş’ın rakibinin adı da Selahattin ve de Düzce’den
15.4.2015
Bolu Ermenileri Akçakoca üzerinden göç edebildiler mi?
23.03.2015
Mahalli tarih çarpıtmaları
06.01.2015
OSB için alınan yol bir arpa boyu bile değildir
11.12.2014
Akbaş Mahmut, gerçekten Akçakoca’yı zapt etti mi?
21.08.2014
Akçakoca’da muhalefet nerede?
12.08.2014
Cüneyt Yemenici seçimde fark yaratamadı
20.07.2014
SOMUNCU BABA ve TÜRK-İSLAM SENTEZİ
06.03.2014
Akçakoca için nasıl bir şehirleşme?
26.02.2014
Başkan adayları, projeler ve kent konseyi
18.02.2014
Başörtüzsüz Akçakoca (!)
13.02.2014
Kent Konseyi genel sekreteri kim? bilen var mı?
09.02.2014
“Fikrimgeldi” zihniyeti yerine stratejik plan
24.01.2014
Acımasız işveren
07.01.2014
Fikret Albayrak CHP parti programının uyuşturucu tuzakları ile ilgili bölümünden bihaber
04.01.2014
BONZAİ ve DİĞER UYUŞTURUCULAR MESELESİ
24.12.2013
Fikret Albayrak'tan şehircilik hakkında inciler(!)
19.12.2013
OSB Panelinden arta kalan notlar
13.12.2013
OSB’yi TARTIŞABİLMEK
05.12.2013
Türkan Yaman Albayrak ‘ın Belediye Meclisi Listesinde İlk Beşte Yer Alır
19.11.2013
Dershaneler Meselesi
10.11.2013
BEHEY! ÖMER FARUK ŞİRAN BEY! (Düzce İl Spor Müdürü)
07.11.2013
Akçakoca’da yurtlar, evler ve üniversite öğrencileri
24.10.2013
Başkan beyin uyguladığı sansürün araştırması biter mi?
14.10.2013
Başkan beye basın danışmanı gerekli
02.10.2013
AKÇAKOCA’NIN HAYBEDEN DEMOKRATLARI
24.09.2013
7. AKÇAKOCA BELEDİYESİ PALAMUT BRİÇ TURNUVASI ÖNCESİNDE
17.09.2013
Başbakan, marina, sky Tower otel ve belediyecilik
02.09.2013
Su meselesine AK Gençlik mim koymuş
13.08.2013
Sky Tower otel ve laikçi kesimden gelen timsah gözyaşları
23.07.2013
Başşkan Bey ve “Gezi gençlerini anlamak lazım” Meselesi
18.07.2013
ENVER YAPICI
09.07.2013
VEEEE, BAŞROLDE OSMAN ÇAKIR
05.07.2013
MELİKKÖY YAYLASINDA KARDEŞLİK FESTİVALİ
24.06.2013
Gezi Parkı Direnişi Ruhu ve Akçakoca’ya Sıfır Etkisi
14.06.2013
Başşkan bey ve gezi parkı direnişi
09.06.2013
Akçakoca Ticaret ve Sanayi Odası Adına Yapılan Bedbaht Operasyonu Kimler Yaptı?
03.06.2013
TAKSİM ve AKÇAKOCA
28.05.2013
Kuzu postuyla dolaşan kurtlar
21.05.2013
AHH BE KAŞIKOĞLU! *
16.05.2013
Düzce İl Spor Müdürü Ömer Faruk Şiran’ı adalete ve nezakete davet ediyorum
04.05.2013
DÜZCE’DE 1 MAYIS
17.04.2013
YİTİK FENOMENLERİN PEŞİNDE
30.03.2013
Barışa Karşı Çıkmak Zorunda Olan Ömür Boyu Görevliler
24.03.2013
Sakin Şehir Olmak İsterken OSB Kurulmasını da İstemek Saçmalığı
17.03.2013
Akçakoca ‘da AKP’nin Belediye Başkanı Adayı Kim Olur?
01.03.2013
İFTİRA
23.02.2013
Sinop Şehrinin Ruhuna Elveda Mı?
16.02.2013
Metin Feyzioğlu’nun e-mail Mesajı*
09.02.2013
METİN FEYZİOĞLU
02.02.2013
EMITT Fuarına Katılmak, Boşa Çekilen Kürek Gibidir
23.01.2013
KELLE VERGİSİ
09.01.2013
ÇOK SALLAMA ! BAŞŞKAN BEY
06.01.2013
ABUKLUK BELGESİ
29.12.2012
Ayıptır, ayıp!
22.12.2012
Geç SOL Şeride, Bas Gaza.
17.12.2012
AKP Akçakoca İlçe Teşkilatı ve Yerel Siyasetsizlik
09.12.2012
MUHALİF DURUŞ ve MÜPTEZELLER
15.07.2012
Belediye Başkanımız Ödüle(!) Doymuyor.
27.06.2012
FAKK Hakkında
17.06.2012
AKÇAKOCA BALIKÇI BARINAĞI SÖKÜLSÜN YAYGARASI
06.06.2012
KÜRTAJ MÜSEBBİPLERİ *
01.06.2012
Hüseyin Çelik Ve Kırım Hanı
25.05.2012
İDRİS NAİM ŞAHİN ve YILMAZ ÖZDİL
12.05.2012
Akçakoca’da” FİKRET ALBAYRAK KENT KONSEYİ” seçimini Adnan Yaman Nasıl Kazandı?
19.04.2012
DERİN BELEDİYECİLİK ve FİKRET ALBAYRAK
05.04.2012
12 Eylül 1980’i Yargılamak ve 12 Eylül 2012 Gururlusu olmak.
19.03.2012
FİKRET ALBAYRAK’A BİR ÖNERİM VAR
01.03.2012
POYRAZ FIRTINASI UYARISI ve FİKRET ALBAYRAK
07.02.2012
ÖZDİLCİKLER KAÇA AYRILIR?
19.01.2012
ULUDERE, DÜZCE, YILMAZ ÖZDİL ve ÖZDİLCİK’ler
02.01.2012
Fikret Albayrak ve Husumeti
25.12.2011
Akçakoca Kent Konsey 2. Temsilciler Kurulu Toplantısında Neler Söyledim
16.12.2011
AKÇAKOCA SINIFTA KALDI, ŞİMDİ İFTİHARA GEÇME VAKTİ
12.12.2011
DÜZCE, AKP'NİN ÜVEY EVLADI
05.12.2011
AKP, CHP'LİLEŞİYOR MU?
25.11.2011
En Çok Gerçeklerden Korkanlardan Korkarım
17.11.2011
Barış Her Zaman İyidir, Kurtla Kuzu Arasında Dahi Olsa
03.11.2011
Akçakoca İmam-Hatip Lisesinin TOKİ'ye Taşınması Adaletsizliktir.
24.10.2011
Yine, Yeniden Akçakoca Belediye Başkanının Açıklamaları Hakkında
17.10.2011
Neden? Ayrımcılık, Akçakoca'da Her Kesimden Kabul Görüyor.
10.10.2011
Rögar Kapağı Önünde Bekleşenler
25.09.2011
TBMM Yeni Yasama Dönemi Başlarken
19.09.2011
AKRABALIK HER ŞEYDEN ÖNCE GELİR; AKÇAKOCA BELEDİYESİNDE
11.09.2011
Yoksa()! Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak CHP'li değil mi?
26.08.2011
Akçakoca Kent Konseyi Kışlık Kent Konseyi mi?
09.08.2011
Kılıçdaroğlu İkinci Defa Genel Başkan Olarak Atanmayacaktır.
25.07.2011
MUHALEFET VE YENİ ANAYASA
18.07.2011
Ulusalcı Düşünceyi Öğrenmek İçin Ernest RENAN
13.07.2011
Yerel Haber Gazetesi ve Akçakoca
06.07.2011
Cemil Çiçek ve TBMM Başkanı Seçimi.
29.06.2011
Canı Yanınca Siyasi Yargı(!)
21.06.2011
FİKRET ALBAYRAK ve ÇEVRECİLER
14.06.2011
Düzce'de Kürt Seçmenler Kime Niye Oy Vermedi?
10.06.2011
"SEVDİĞİNİ SÖYLEDİĞİN ASIRLIK ÇINARI KESMEK"
02.06.2011
27 MAYIS ve KÜRT SÜRGÜNLERİ
26.05.2011
Halkın Değil, Partilerinin Milletvekili Adayları
11.05.2011
Ulaşımsız Turizm(!)
03.05.2011
AKÇAKOCA STRATEJİK PLANI YAPILMASI HAKKINDA
26.04.2011
" Devrimci Sosyal Demokrat Ulusalcılar"
21.04.2011
SOLCU OLMANIN DAYANILMAZ KOLAYLIĞI
12.04.2011
DÜZCE CHP YÖNETİCİLERİ ÇOK ŞANSLI YA ZONGULDAK CHP YÖNETİCİLERİ
09.04.2011
EMEKTEN YANA POLİTİKALAR MEVSİMİ
05.04.2011
DÜZCE CHP'DE ÖN SEÇİM
02.04.2011
TÜSİAD'IN DOZER OLMA GÖREVİ
30.03.2011
DEMİREL'İN TAVASSUTU
27.03.2011
"İMAMIN ORDUSU" KİTABI
24.03.2011
DEMİREL'İN ŞAPKASINDAN ÇIKANLAR
22.03.2011
TEZVİRAT
18.03.2011
NÜKLEER TEHLİKE
12.03.2011
İÇİNİZDEKİ İRLANDALILAR
08.03.2011
AKÇAKOCA SAHİL PROJESİ BU YIL BAŞLAYAMAZ
28.02.2011
AYDINLIK GAZETESİ YENİDEN ÇIKARKEN
21.02.2011
HER EVE EN AZ 600 TL
13.02.2011
SAHİL DÜZENLEME PROJESİ
03.02.2011
KENTGES ve AKÇAKOCA
17.01.2011
DÜZCE İLİNİN PARÇASI OLABİLMEK
28.12.2010
TURİZM ve VİZYON
12.12.2010
Akçakoca'nın Olmayan Otelleri
02.12.2010
AKÇAKOCA ve BÖLGE PLANI (yeni yazı)
29.11.2010
BİLMİYORUM.
09.11.2010
GÖNLÜM ÖNDER SAV EKİBİNDEN YANA
26.10.2010
FACEBOOK
15.10.2010
Turizm Stratejisi 2023
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive