Elif ÇAKIR

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Evet, sistem değişiyor!


12.1.2017 - Bu Yazı 329 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AK Parti’nin hükümet sistemi değişikliğini öngören “Anayasa Değişikliği Teklifi” Meclis’te görüşülmeye başlandı. 338 oy ile maddelerin tek tek görüşülmesine geçildi.

Yani...

Türkiye, Erdoğan liderliğindeki AK Parti’nin daha ilk kurulduğu andan itibaren ajandasına olan, yine AK Parti’nin iktidara geldiği tarihten bu yana da gündeminde olan “Başkanlık Sistemi”ne geçiyor.

Görünen tablo bu.

Sistem değişiyor. Adının “başkanlık” mı “cumhurbaşkanlığı” mı olduğunun bir önemi yok.

Türkiye’nin bundan sonraki kaderini etkileyecek olan ‘Anayasa Değişikliği Teklifi”nin içeriğinden ziyade sanırım Meclis’te yapılacak son oylamaya kadar, “AK Parti’de fire olur mu, olmaz mı”, “MHP’de fire olur mu” gibi işin magazin kısmına odaklanmış olacağız.

Hala Türkiye’nin neden bir “sistem değişikliğine” ihtiyacının olup olmadığını bilmiyoruz.

Bilmiyoruz derken AK Parti tabanı da dahil kamuoyunu kastediyorum.

Sistem değişikliğini öngören teklifi Meclis’e getiren hükümet de, mevcut ve fakat ‘yasal olmayan’ durumun yasal bir zemine kavuşmasına öncülük eden MHP de “kararı millet versin” diyor.

Ancak kararı verecek olan ‘millet’ sistem değişikliğinin ülkeye ve kendisine ne kazandıracağını bilmiyor. Yapılacak referandumda neyi oylayacağını, neye ‘Evet’ diyeceğini bilmiyor!

AK Parti’ye yakın araştırma şirketi olan ANAR’ın ortaya koyduğu veriler bunu somut bir şekilde doğruluyor.

TBMM Genel Kurulu’nda ‘işin sahibi’ olarak söz alan hükümet yetkililerinin konuşmalarına bakıldığı zaman aslında onların da ‘ne olduğunu’ anlatamadıkları görülüyor. Ya “Anayasa Değişikliği Teklifi”ndeki maddelere kendileri de inanamadıkları için tam olarak savunamıyorlar ya da savunamıyorlar!

Oysa “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” modelini içeren paket ortaya çıktığından bu yana teklife dair çok ciddi sorunlar/sorular var!

Mesela Türkiye’nin bugüne kadar en büyük sorunlarından birisi olan, hatta yaşanılan pekçok sorunun müsebbibi olan ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesi değişen yeni Anayasa’da yok!

Teklifi yazanlar da, savunanlar da “kuvvetler ayrılığı Anayasamızın şurasında yer alıyor” diyemiyorlar!

Mesela, normalde, TBMM, vatandaşların tamamının kanaatlerini yansıtan bir merci kabul edilir ve meşruiyetin yegane kaynağı olarak kabul edilir. Bütün erkler, egemenliğini kullanma meşruiyetlerini TBMM’den alırlar.

Anayasa Değişikliği Teklifi”ne göre, Cumhurbaşkanı, halk tarafından seçildiği için egemenliği TBMM ile ilişkilenmeden direkt kullanma hakkına sahip görünüyor.

Oysa, Cumhurbaşkanı, doğrudan halk tarafından seçilmekle birlikte toplumun tamamından oy alamayacağına göre, egemenlik meşruiyetini toplumun tamamının yansıdığı TBMM’den almak durumundadır.

TBMM’de bu “madde” nasıl ve neye göre oylanmış olacak? Milletin önüne bu değişiklik geldiğinde neyi oyladığını bilerek mi “Evet” oyu verecekler?

Burada bir parantez açalım...

AK Parti’ye yakın bir araştırma şirketi olan ANAR’ın anket sonuçlarına bakarsak AK Parti tabanı dahil seçmenin büyük bir bölümü Anayasa paketi ve referandumda oylayacağı ‘Başkanlık Sistemi’nin ne olduğunu bilmiyor.

Şöyle ki:

Yeni Anayasa paketi hakkında ‘Hiçbir bilgim yok” diyenlerin oranı yüzde 36.

“Çok az biliyorum” diyenlerin oranı yüzde 28.

“Biraz öğrendim ama..” diyenlerin oranı yüzde 14.

Oysa nereden bakılırsa son üç yıldır ‘Başkanlık Sistemi’ ve ‘yeni anayasa’ AK Parti hükümetinin gündeminde.

Buradan şu sonucu çıkartmak mümkün: AK Parti hükümeti ne olduğunu anlatamadı!

Parantezi kapatalım ve devam edelim...

Yine Anayasa Değişikliği Teklifi’ne göre, Cumhurbaşkanı ‘halk tarafından seçildiği’ için, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları ve üst düzey kamu görevlilerini, yöneticilerini atama ve görevlerine son verme yetkisini veriyor. Bu durumda, üst düzey kamu yöneticileri ile başkan yardımcıları ve bakanlar, atanma ve görevden alınma prosedürleri itibariyla eşitlenmiş oluyor. Cumhurbaşkanının bu kararları TBMM’nin onayına sunulmuyor yani TBMM bütün bu atamalarda devre dışı bırakılıyor.

Peki, bu durumda TBMM’nin varlığı tartışmalı hale gelmez mi?

Bir örnek daha verelim ki en önemlilerinden birisi de budur...

HSYK’nın üyelerinin yarısını Cumhurbaşkanı atayacak diğer yarısını da Cumhurbaşkanının TBMM’de çoğunluğu kazanmış olan partisi atayacak. Yani aslında HSYK üyelerinin tamamı Cumhurbaşkanı tarafından atanmış olacak. Peki bu durumda HSYK içerisinde nasıl çoğulcu bir yapı sağlanmış olacak? Yargı nasıl bağımsız olacak?

Bizim ‘Başkanlık Sistemi’ dediğimiz şey, devletin kurumsallaşması değil miydi?

Evet, Burhan Kuzu’nun bize yıllardır anlattığı şekliyle “devletin kurumsallaşması” idi. Yani devlet kurumsallaştığı zaman ha devletin başına Kemal Kılıçdaroğlu gelmiş ha Recep Tayyip Erdoğan, fark etmeyecekti!

Peki, TBMM’de görüşülen Anayasa Değişikliği teklifi bunu sağlıyor mu bizlere?

Tamam, parlamenter sistem ile olmuyor. Olmadığını gördük. Devletin kurumsallaşması, ülkemizde istikrarın sağlanması için bu hastalıklı sistemin değişmesi gerekiyor. Kabul. Ancak iki yıl sonra ‘Bu sistem olmadı, aceleye geldi” dememek de gerekiyor.

Facebook Yorumları

reklam
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
17.3.2017
Hollanda seçimlerinde Türkiye ayarı!
15.3.2017
Hamaset dozunda kalmalı
14.3.2017
Misilleme
10.3.2017
Gelecek kaygısı
8.3.2017
Nihayet CHP muhalefet yapmayı öğreniyor
3.3.2017
Siyaset, ahlak, siyasetçi ve seviye
1.3.2017
20 yıl önce 20 yıl sonra...
28.2.2017
‘Milletimizle gönül diliyle konuşacağız…’
22.2.2017
1 Mart Tezkeresi iyi ki geçmemiş!
21.2.2017
CHP değişiyor mu?
17.2.2017
Bu duruşu hiç bozmayın Kemal Bey!
15.2.2017
Bir ihtimal daha var
14.2.2017
Milletin hakemliğine saygı
7.2.2017
Trump’ın öreceği duvar ve başını çarptığı duvar
3.2.2017
Meclis’te CHP yerine Saadet Partisi olsaydı
2.2.2017
Senatör Schumer’in gözyaşları ve Yargıç Donnelly’nin kararı!
31.1.2017
Kadirşinaslık sınavıdır bu
27.1.2017
Halk oylamasına sadece 17 gün kalmıştı...
25.1.2017
Referandum yolunda bir kaostan kurtulma hikayesi!
24.1.2017
ABD’de Trump dönemi!
18.1.2017
CHP Meclis kürsüsünü işgal edeceğine…
13.1.2017
Başkanlık sistemi ve Erdoğan!
12.1.2017
Evet, sistem değişiyor!
10.1.2017
Numan Kurtulmuş’un zamanlı ‘Suriye’ açıklaması!
4.1.2017
Hayatlarını mı kaybettiler, şehit mi oldular?
3.1.2017
Yılın saatinde ‘sözün bittiği yerde’ olmak!
28.12.2016
AK Parti nasıl bir ‘başkanlık sistemi’ vaat etmişti?
27.12.2016
Başkanlık tamam da kuvvetler ayrılığı nerede?
23.12.2016
Zamanlaması sahiden manidar suikast!
16.12.2016
‘Şehit cenazelerinde bir araya geliyorsunuz da…’
14.12.2016
FETÖ’nün ÖSYM yalanı: Soru yazacak hoca yok!
13.12.2016
Özel Yetkili Mahkemeler nasıl kaldırıldı?
12.12.2016
FETÖ 2010’da HSYK’yı nasıl ele geçirdi?
9.12.2016
FETÖ’nün şantaj yapacağı o devlet büyüğü: 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
8.12.2016
“Gülen’e koruma polisi verenleri konuşmayalım mı?”
4.12.2016
Başkanlık sistemi bizim önerimiz değil, neden Meclis’e birlikte getirelim
2.12.2016
Gereği yine ve asla yapılmayacak güzel ülkem!
30.11.2016
Davutoğlu Türkeş’le ne konuştu?
29.11.2016
‘Bahçeli kurttur, Erdoğan’a tuzak kuruyor’
25.11.2016
Referansımız sağlam kesin bilgi yayalım!
24.11.2016
Neymiş: Geri adım varmış!
16.11.2016
Bahçeli’nin masasında iki değil üç taslak var
15.11.2016
“Devlet Bahçeli ‘pozitif muğlak’ bir strateji yürütüyor!”
11.11.2016
“Oyunuzu bana verin, APO’yu ancak ben asarım!”
9.11.2016
MHP: İdam Öcalan’ı da kapsasın talebimiz olmadı!
8.11.2016
Üzgünüm..
4.11.2016
Şayet MHP iktidarda olsaydı
2.11.2016
Diyarbakır’ın Gültan Kışanak sessizliği
26.10.2016
Milliyetçi Hareket Partisi’nde ‘ihraçlar’ kapıda!
25.10.2016
İtirafçı yargıçlar delil dosyasında...
21.10.2016
“Bahçeli’nin siyasi tuzak kurduğunu düşünmüyoruz”
19.10.2016
Soru: Devlet Bahçeli’nin konuşma metnini kim yazıyor?
18.10.2016
Bahara referandum var… Nisan olmazsa mayısta…
14.10.2016
Ne dersiniz?
11.10.2016
Tamam… Diyelim ki Adil Öksüz kaçmadı!
7.10.2016
Müezzine atılan tekme ile hemşireye atılan tekme
5.10.2016
Cumhurbaşkanı’na ‘at izi it izine karıştı” sözünü söyleten hadise!
30.9.2016
Sen
28.9.2016
FETÖ ikinci bir kalkışmaya mı hazırlanıyor?
23.9.2016
Dünyayı rahatsız eden lider: Erdoğan!
21.9.2016
Yargı Fethullahçı Terör Örgütü’nden temizlenebildi mi?
20.9.2016
Hemşire Ayşegül Terzi
9.9.2016
Yıllar sonra ‘pardon’ denmesin!
7.9.2016
Maturidi inanç sistemini topluma kim anlatacak?
6.9.2016
10 yıl sonra başka bir FETÖ ile karşılaşmamak için
3.9.2016
Sahi neler oluyor?
31.8.2016
Biz kesinlikle normalleşiyoruz!
26.8.2016
‘Gülen ABD’de değil de keşke Moskova’da olsaydı!’
24.8.2016
Selahattin Bey bu bildiriyi imzalar mı?
23.8.2016
Haydi Selahattin Demirtaş, edi bese!
20.8.2016
PKK iç savaş çıkartabilir mi?
18.8.2016
‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!’
16.8.2016
Hey gidi günler hey!
5.8.2016
Bir vatandaşı olarak Cumhurbaşkanıma mektubumdur!
3.8.2016
Ortalık dağınık kusurumuza bakmayın…
2.8.2016
TSK’yı FETÖ’den temizlemek mümkün mü?
29.7.2016
‘Senaryo aynı aktörler aynı imam farklı’
27.7.2016
ABD yönetiminin mikrofonu: Eric Edelman!
26.7.2016
ABD’nin Fethullah Gülen’le işi bitti mi?
20.7.2016
Meğer alçaklıklarının önceden ilanıymış: Balyoz, Suga, Çarşaf, Sakal, Ergenekon
17.7.2016
Adnan Menderes’in hesabının görüldüğü gece!
13.7.2016
Mısır ile kavga etmemiz için bir nedenimiz yokmuş!
12.7.2016
Kime inanalım?
6.7.2016
Samet Kuşçu’yu tanıyalım
5.7.2016
Yakın tarih öyküleri
1.7.2016
‘Şimdi bakın, şöyle enteresan bir durum var tabi!’
29.6.2016
Şu bizim tuhaf yargımız!
28.6.2016
Hükümettir hakkıdır, aldanır, aldatılır
22.6.2016
Bahçeli’nin tutmayan hesapları
19.6.2016
Yargının elindeki balyoz
16.6.2016
‘Ama onlara önerimiz; artık safınızı ortaya koyun!’
15.6.2016
AK Parti’nin de bir Altan Tan’ı olsaydı…
10.6.2016
Terörün sorumlusu Kemal Kılıçdaroğlu mu?
9.6.2016
Terörü gündemimizden çıkarmak
7.6.2016
Oysa her şey çok daha farklı olabilirdi...
6.6.2016
Benim cici statükom!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.