Üretici fındık fiyatı bekliyor

20.8.2018 - Bu Yazı 239 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Üretici fındık fiyatı bekliyor

 Türkiye, bir taraftan ekonomik darbe olarak nitelendirilebilecek dolar operasyonunu savuştururken, diğer yandan günlük hayat paniğe mahal vermeden devam ediyor.

Günlük hayatın bir parçası olan fındık hasadı bugünlerde harmana inmiş, piyasa fiyatının oluşması bekleniyor. Ürün fiyatı oluşmayınca fındığını emanete verenlerin sayısı artıyor. Emanete fındık vermek, dolaylı yoldan fındık tekellerine ürünü teslim etmek anlamına geliyor.

Aslında bugün gelinen noktada hem tüccar, hem ihracatçı hem de üretici devletin, dolayısıyla TMO’nun fiyat açıklamasını ve ürün alımını bekliyor.

TMO’nun açıklayacağı fiyat piyasayı yönlendirmede çok önemli bir referans olacaktır. Bu nedenle fiyatın hem üretici hem de ihracatçıyı memnun edecek bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerekiyor.

**

Bugün fındıkla ilgili tartışılan sorunlar 20-30 yıl öncesinde tartışılan sorunlarla aynı. Yani, halen tarımın diğer alanlarında olduğu gibi fındık üretiminde ve sanayisinde de ev ödevleri yapılmamıştır.

Fındık üretim tekeline sahip bir ülke olmamıza rağmen ürünün fiyatlandırmasını becerip yönetememiş; verim, kalite ve gelir noktasında ideal bir yapı kuramamışız.

Konu ile ilgili zaman zaman benzer sorunlar dile getirilmiş ama yapısal çözümler uygulamaya konulamamıştır.

**

Fındıkla ilgili bazı tespitleri tekrar etmekte fayda görmekteyim.

Birincisi, fındık fiyatı Hamburg borsasında değil Türkiye’de belirlenmektedir.

İkincisi, fındık fiyatını büyük tüccarlar (tekelci güç demek daha doğru) belirlemektedir. Tüccarların, fiyat belirlerken rekolte tahminlerini bahane edip, hatta bazı yıllar sipariş rekolte tahminleriyle, fiyatları baskıladıklarına da şahit olmuşuzdur.

TMO’nun piyasaya girmesi fiyatın belirlenmesinde önemli etken olmuş/olmaktadır.

Fındıkla ilgili bir başka önemli gerçek ise; fındığın iç piyasa fiyatı ile ihracat gelirinin paralel seyretmesidir.

İhracat fiyatının düşüklüğü sadece sattığınız fındık miktarını artırmakta, toplam ihracat gelirini ise azaltmaktadır. Yüksek ihraç fiyatı ise toplam geliri artırmaktadır.

Örneğin; fındık üretiminin düştüğü (don olduğu) yıllarda düşük rekolte beklentisi fiyatları artırmış, fındık ihracat geliri de tavan yapmıştır. Yani ihracat gelirimiz yöneticilerin politikalarıyla değil, doğa olaylarıyla zaman zaman tavan yapmıştır.

Bunun anlamı fındık dış talep esnekliğinin düşük olduğudur. Toplam ihracat gelirini artırmak istiyorsanız fındık fiyatlarını belirli düzeyin üzerinde tutmalısınız.

İhracat gelirlerinin değil, sattığı ürün miktarının yüksekliğiyle övünen bir anlayışın fındık sektörüne yön vermeye çalışması bugünkü istikrarsızlıkların temel nedenidir.

**

Toplum çıkarına göre fındık fiyatlarını belirlemeliyiz.

Toplum çıkarı; fındık ihracatından olabildiği ölçüde yüksek gelir elde edilmesini ve üreticileri tatmin edecek bir fiyatın verilmesini gerektirmektedir.

Serbest piyasa ekonomisinde alıcı ve satıcılar tek başlarına fiyatları etkileyemeyecek kadar çok sayıdadır. Oysa fındıkta alıcılar az sayıdadır (oligopol). Bunun için arz-talep dengesini kontrol etmek gerekiyor.

Ayrıca arz esnekliği son derece düşük talep esnekliği çok daha yüksektir. Bu nedenle üreticilerin fındığı piyasada verilen fiyattan satmama şansı ve imkânı yok gibi (acil paraya ihtiyacı vardır, fındığı stoklama imkânı yoktur v.s.).

Dolayısıyla, dengeli bir piyasa fiyatı için düzenleyici bir kurumun devreye girmesi zorunlu.

Fiskobirlik yönetsel zafiyeti nedeniyle bu rolü gereği gibi yerine getirememiştir. TMO ise geçici bir çözümdür.

Yakın tarihte, fındık fiyatlarının tamamen piyasa kartellerine bırakıldığı dönemlerde fiyatların nasıl yerlerde süründüğüne, maliyetlerin altında bir fındık fiyatı oluştuğuna şahit olmuşuz.

**

Sonuç olarak; işçiliği, nakliyesi, gübrelemesi, bakımı gibi maliyetleri dikkate alındığında üreticinin fındıktan asgari ölçüde yararlanabilmesi için TMO’nun açıklaması gereken alım fiyatının en az 15 lira olması gerektiğini söyleyebiliriz.

Zaten kurlardaki artış da dolar cinsinden ihracat fiyatlarını düşürecektir. Dolayısıyla 15 liralık fındık fiyatı, ürünü hammadde olarak kullanan sanayiciler için de makul bir fiyattır.

Tabii ki bu durum (TMO’nun fiyat verip fındık alması) kısa dönemli bir çözümdür. Mutlaka uzun dönemli, regülatör bir kurumla istikrarlı bir fiyat ve üretim politikası altyapısı dizayn edilmelidir.

Ahmet Ulusoy & Yeni Şafak

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Uğur Gürses: Yarım saatte 1763 kişinin 'yarı fiyatına' döviz almaya koştuğu yerde ahlaki çöküntüden bahsedilir
...
  
Üretici fındık fiyatı bekliyor
...
  
Trump'tan otomotiv üreticilerine ABD şartı
ABD başkanlığını 20 Ocak'ta devralacak olan Donald Trump, ABD'de faaliyet gösteren otomotiv firmalar...
  
EPDK, elektrik tavan fiyatını düşürdü
Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurumu (EPDK), dün aldığı kararla serbest piyasaya satılan e...
  
...
  
Yüksek fındık rekoltesi haberleri aldatıcı
Basın toplantısı düzenleyen Düzce Ziraat Odası Başkanlığı, Fındık Tanıtım Grubu ve Karadeniz İhraca...
  
Bahçeli’den Davutoğlu’na: Senden bozkurt değil ancak fındık kurdu olur
Almanya’da ziyaretlerde bulunan Bahçeli, Davutoğlu’nun ‘milliyetçiliği öğreteceğiz’ sözlerine, “Sen...
  
Mart'ta en çok karnabaharın fiyatı arttı
İTO, Mart'ta perakende fiyatı en fazla artan ürünün yüzde 44,14 ile karnabahar olduğunu bildirdi....
  
...
  
...


EN ÇOK OKUNANLAR