Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...


2.7.2018 - Bu Yazı 877 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yalanların kelimeleri gerçektir. Gerçeği "ayak bağı" olarak gören gazetecilik, gerçeğin kendisini olmasa da, kendi gerçeğini inşa eder.

Guy de Maupassant, kuleyi görmekten kurtulduğu tek yer olduğu için hemen her gün Eiffel Kulesi'ne gittiğinden bahseder.

Medyamız da o misal. Hâlini göremediği, görmek istemediği içeriden, dışarıya püskürttüğü iddialarla "ışıl ışıl" bir tükenmişlik yaşıyor.

Yaklaşık dokuz yıl önce yayına başlayan T24'te çok az yaptığımız bir şeyi yapacağım bugün. Kendimizden bahsedeceğim ve içimizden birinden, Hazal Özvarış'tan.

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdikten sonra  gazeteciliğe başladığı T24'te bir dönem yazı işleri müdürlüğünü de üstlenen Özvarış'ın T24'te yaptığı medya söyleşileri kitap oldu. 
Aşağıda, Bağımsız Gazetecilik Platformu P24'ün, ücretsiz olarak dağıtmak üzere "Kayıp Medyanın İzinde" başlığıyla yayımladığı bu kitaba yazdığım önsözü paylaşıyorum.

Kitapta bir araya getirilen söyleşilerde medya kulesinin her katına, her katmanına dair çarpıcı tanıklıkları, gerçeğe sadakatin mesleği olan gazeteciliğin gerçeği "ayak bağı" olarak gören bir yapıya hangi dinamiklerle evrildiğini bir arada göreceksiniz.

Kitap için büyük bir emek harcayan P24, kısıtlı imkânlarıyla, medya tarihimiz için en büyük söyleşi külliyatını ifade eden (837 sayfa) bu kitabı mesleğimize kazandırdı.

Ve Hazal Özvarış; yalanların üzerinde yükselen o kuleler ne kadar gölgelese de, alanında emsalsiz gördüğüm her söyleşisinde bizi bir kez daha gazeteciliğe inandırdı. 

Daha fazla uzatmadan sözü "Kayıp Medyanın İzinde" için yazdığım önsöze bırakıyorum.

                                   * * *

Şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...

Doğru ile yanlış arasında seçim yapmak, insanın insan olma serüveninin temel meselesi sayılır. Herkes doğru ya da yanlış bu seçimi yapar ve tercihlerinin sonucunu yaşar.

Gazetecilikte doğru ile yanlış arasında seçim yapmak sürekli bir mesaidir, her seferinde "şüphenin yararı"nı kanıtlayan bir mesai.

İzleyen sayfalarda başlayan medya söyleşilerine çekeceğiniz toplam çizgisinin altına düşen en büyük başlık bu.

Hazal Özvarış'ın, gazeteciliğin her fasılda aşındırılan imkânlarını bize her söyleşi boyunca uzun uzun hatırlattığı mülakatlarını, muhataplarını odağa koyarak okuduğunuzda "şüphenin yararı" bir alt metin olarak karşınıza çıkıyor.

Gazetecilik, gazetecinin gerçekle kurduğu ilişkinin de vasıtasıdır. Gazetecilerin, özellikle medya elitlerinin gerçekle kurduğu ilişki gerçeğin ne kadarına tekabül eder?

Soru önemli, cevap doğurgan.

Doğurgan, zira gazetecinin gerçekle kurduğu ilişki gerçeğin kendisine tekabül etmese de ayrı bir gerçeği haber veriyor.

Bu kitapta okuyacağınız söyleşiler işte o ayrı gerçeklerin hikâyelerinin de peşine düşüyor. 

Gazetecinin gerçekle kurduğu ilişki objektif gerçeğin kendisini değil de, gazetecinin subjektif tercihlerini yansıttığında tarihten güncelliğe karşılaştığımız sonuç aynıdır; kızan, küsen, hüküm veren, infaz eden, döven bir "gazetecilik..." Gerçeği değil; ardındaki sebep ne olursa olsun gazetecinin gerçeğini yansıtan bir "gazetecilik..."

Böyle bir gazeteciliğin yöneldiği sonuçlar insanın doğayla savaşına benzer, "kazanıldıkça kaybedilen" bir savaşa...

Evet; editörlerin, yazarların, patronların, velhasıl medya elitlerinin önümüze koyduğu "gerçeklerin" ardında ne var? Gazetecilik, arzunun tasarımı olabilir mi?
İnsanların zaaflarıyla da idare edilmelerinin kamusal bir meslek olan gazetecilikte ürettiği sonuçlar ne? 
Medya dünyasında hangi ihtimal ve ilkeler tüketildiğinde gerçek gizleniyor, eğilip bükülüyor, porsiyonlara ayrılıyor, çarpıtılıyor? 
O ihtimaller ve prensipler neden, ne karşılığında veya neyin sonucu olarak tüketiliyor?
Noktalar geriye doğru birleştirildiğinde yolun başı nasıl görünüyor?

Bir dönem yazı işleri müdürlüğünü de üstlendiği T24'te yayımlanan söyleşilerinde Hazal Özvarış'ın peşine düştüğü bu sorular, bizi söyleşileri okurken tanık olacağımız ikinci boyuta götürüyor. 

Mülakatların toplu fotoğrafında bir "dönem kitabı" var. Siyasal baskılar, medya sermayesinin baskıyı davet/korkuyu kabul ettiren ve gazeteciliği araçsallaştıran çarpık yapısı, kişisel zaaflar, ideolojik takıntılar... Biri, birkaçı ya da hepsi; nedeni ne olursa olsun bu kitapta gazetecilik pratiğinin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı yıllarındaki alabildiğine geniş açıdan fotoğrafını, o pratiğin sorgulanmasını, cevapları ve o cevapları köşe bucak arayıp soruşturan sorular refakatinde bir dönemin etraflı muhasebesini okuyacaksınız.

Türkiye'de gazetecilik pratiği, daima sorunlu oldu. Ancak, Türkiye, AKP iktidarıyla geçmişin siyasi, bürokratik, iktisadi baskı odaklarının girişimleri ve ideolojik şartlanmaların kısıtlarında icra edilen gazeteciliğin dışında bir tecrübe de yaşadı. Aşina olduğumuz bütün bu kısıtların pek de aşina olmadığımız ölçülerde alabildiğine dayatıldığı bu dönemi karakterize eden gelişme, iktidar medyasının inşa süreci ve hacmi oldu. 

Bir başka deyişle, geçmişte medyayı hedef alan baskılar AKP iktidarı döneminde daha önce görülmemiş bir derinlik ve yaygınlık kazandı; geçmişte "iktidar medyası" olarak nitelenen alan AKP iktidarı döneminde daha önce görülmemiş bir hacim kazandı.

Medyanın bütün iktidar imkânları eşliğinde baskı altına alınmasıyla yetinilmeyen, Türkiye tarihinde görülmemiş büyük el değiştirmelerin kurgulanmasıyla yeni bir medya mimarisi inşa edilen bir dönemden bahsediyorum. Elinizdeki kitap, böyle bir "dönem"in çarpıcı kayıtlarını da içeriyor.

Bir dönemin geniş açıdan fotoğrafı, dedim. Hem söyleşilerin derinliğinde, hem de muhatapların yelpazesinde genişleyen bir açıdan söz ediyorum. Nitekim, iktidarın inşa ettiği medyada tecrübesi olanları da, kendisini "muhalif medya"da veya muhalif tarafta görenleri de, gazeteciliğe herhangi bir mahalleden bakmamaya çalıştığını düşünenleri de, kendi geçmişinin, icra ettiği gazeteciliğin muhasebesini/özeleştirisini yapanları da okuyacağınız bir söyleşi külliyatı var elinizde.

Bir dönem kitabı, evet; "bir dönemin bir cephesi"yle yetinerek eksik kalmayan, yeri geldiğinde tanıklıklar, yeri geldiğinde sorgulamalar eşliğinde medyanın üç boyutlu fotoğrafını kadrajına alan bir dönem kitabı.

Ve soru sormanın da topyekûn saldırıya uğradığı bir dönemin kitabı... Medya elitlerinin gerçeklerle kurduğu ilişki, bu ilişkinin nedenleri ve sonuçları, odaklandığı dönemde gazeteciliğin hedef olduğu baskılardan sonra bu nokta, elinizdeki kitabı okumaya dair üçüncü boyutu önümüze koyuyor.

Söyleşileri okurken, soru sormanın haysiyetine sahip çıkan bir gazeteciliğe tanık olacaksınız. Gazetecilik, "rahatsız etmek"le de lanetllenmiş bir meslekse, Hazal Özvarış, o lanetten sakınmayan bir cesaret, dayanıklılık, hazırlık ve hünerle yapıyor işini.

Söyleşi yapmanın, eğitim dışında insanın doğasından gelen boyutları da olduğunu düşünüyorum. Odaklandığı konuda savaşkan bir zekâ, söyleşi yapılan insanlarla eşit ilişki kurabilme, mülakat esnasında çıkan zorluklarla baş edebilecek zihinsel hünerlere sahip olma, hangi görüşte olursa olsun muhataplarıyla en azından hatta kalabilecek bir güven ilişkisi kurma… Hazal Özvarış'ın, mesaisinde bu özellikleri sergileyen bir gazeteci olarak yaptığı söyleşiler, P24'ü bu mülakatları bir kitapta bir araya getirerek gazetecilik literatürüne toplu olarak kaydetmeye motive etti.

Özvarış'ın, tamamına yakınında günlerce hazırlık ve kazı yaptıktan sonra, akademik boyutta bir titizlikle ortaya koyduğu bu söyleşiler, uygulamalı gazeteciliğin iyi bir örneği olarak gazetecilik okulları ve aday gazeteciler açısından referans değerinde çalışmalar olma özelliğini de taşıyor. 

Doğru sonuçlar ortaya koymayan, tahrip, tahrik ve tahrif eden bir gazetecilik pratiği, bir "geçmiş zaman rivayeti"ymişçesine unutulmaya bırakılabilir mi?

Gazeteciliğe hep geç kalmış Türkiye'de noktaların geriye doğru dikkatle birleştirildiği bu söyleşilerden çıkan cevap, hayır.

Hayır, zira hafızaya çağrılarak hesaplaşılmamış bir mazi orada artakaldıkça, geçmişten farklı bir geleceğimiz olamaz. Gazeteci, mesleğine, "ne oluyorsa başka türlü olamadığı içindir" gibi bir anlayışın mesafesinden bakamaz.

Gazetecilik ne vaat eder?

Özvarış, peşine düştüğü içeriden bilgiler ve tanıklıklarla ikna ediyor ki; sorunun cevabı, ne kadar zihnimizi başka ihtimallere kapatan tapındığımız tecrübelerimizden, ideolojik ön kabullerimizden, velhasıl "kendimiz"den ibaretse, gerçekle kurduğumuz ilişkinin vasıtası olarak gazeteciliği o kadar araçsallaştırmış oluruz. Ve cevap ne kadar"kendimiz"den ibaret olursa, "şüphenin yararı"nı o kadar unuturuz.

Söyleşilerin mutfağına dair bu yazı, medya mülakatları dizisine katılmayı kabul eden gazeteci, yazar ve yöneticilere ilişkin olarak bir hakkaniyet kaydı da gerektiriyor. Katılımcılar, son onayını verdikleri metinlerin T24'te yayımlanmasından sonra, kendi çevreleri de dâhil olmak üzere, yer yer yoğun tepkilere ve tartışmalara konu oldular. Bu sonucu öngörmelerine rağmen okuyacağınız söyleşileri verenler, açıklamalarıyla bu kitabın ortayaçıkmasına kıymetli katkılar sağlamış oldular.

Evet; gazeteciler için hiçbir görüş ve inanç gazetecilikten kıymetli olamaz. 

Hazal Özvarış'ın, her söyleşi boyunca yıllara uzanan mülakatları, bunu da gösteriyor bize. Dünyanın en anlık mesleği olmasına karşın gazetecilikte zamanın "şimdi"den ibaret olamayacağını, mesleğimizde öğretilmiş çaresizlik ve imkânsızlıklara aldırmayıp her söyleşide kanıtlayarak...

Facebook Yorumları

reklam
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
2.2.2017
Türk diplomatı öldüren terörist ABD'de 35 yıl hapsedildi; ya bizim katillerimiz?
24.1.2017
Aranızda sırıtıyor musunuz?
1.11.2016
Gerçeğe inanmak çok güç olduğunda yalan gereklidir!
9.10.2016
Bu ülke sizi 34 yıldır öldürüyor, hatıranız önünde utanarak eğiliyoruz!
11.9.2016
Yalnızca tek bir kuşağın özgür yaşamasına izin verebilseydik eğer...
1.9.2016
Uzun ince bir yolda 7 yıl...
3.8.2016
Cemaat itirafçısı Savcı Sarıkaya 'Enver Arpalı cinayeti'nin faili olarak da sorgulanmalı!
30.7.2016
Generallere başbakanla eşit oy hakkı veren bir askeri düzen; 20 soruda YAŞ neydi, ne oldu, ne oluyor?
25.10.2015
Arınç ve Gül "Erdoğan'la buraya kadar" dedi; AKP'de ne oluyor, neler olabilir?
1.10.2015
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatının 'aşağılık' sözünü aynen iade ediyoruz!
21.7.2015
Bugün 'ortak tavır' çağrısı yapan Davutoğlu, dün Kılıçdaroğlu'nun Kobanê önerisine ne demişti?
26.6.2015
Diyelim ki HDP dağdan geldi, peki bağdaki AKP ne yaptı ve artık ne yapamayacak?
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
22.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları