Demiray ORAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

GGŞEÖ üyesiyim


31.5.2015 - Bu Yazı 4886 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ben bir zamanlar yazı yazıyormuşum meğer.

Üstelik telefonumun şarj cihazı arızalanmasaydı, bu pek dramatik gerçeği fark edemeyecektim bile.

Eski şarj aletlerinin ebedi istirahatgâhı olan çekmeceleri karıştırırken karşıma bir not defteri çıktı.

İlk sayfasında nal gibi harflerle kendime hatırlatıyorum: Cuma günü için yazı yazılacak! Tarih MÖ…

Sonra birkaç sayfa o günlerin mühim isimlerinin "yüksek fikirlerinden" alınmış notlar var; şu şunu dedi, öteki ona şöyle cevap verdi, şu şunu yazdı filan…

Sayfayı çevir, yine kendimi uyarıyorum: Salı günü için yazı yazılacak!

Eee tabii, arazi olmaya ne kadar teşne biri olduğumu bildiğim için işi sağlama almaya çalışmışım.

İnsanın kendini bilmesi iyi bir şey elbette ama mevzuumuz o değil.

Neticede, ben bir zamanlar düzenli olarak haftada en az iki gün yazı yazarmışım.

Düşündüm… Sonra ne oldu da elim klavyeye gitmez oldu diye.

Hayat gailesi mi? Mutlaka, birkaç ölçek…

Disiplinsizlik mi? Kendisi maalesef sık sık yaşam biçimim olur… Bir tutam da ondan koy.

Yazmanın manasız gelmesi mi dediniz? Hımmm… Sanırım bazen.

İyi de bu liste böyle uzar gider ve “sevgisiz geçen çocukluk yılları” klişesine kadar uzanır – ki haksızlık etmeyelim yok öyle bir şey yahu…

Peki aslında niçin, niçin, niçin?

Büyüdüğüm mahallede, çocuklara uçurtma yapan bir Hasan Amca vardı.

İlkbahar gelince, gazete kâğıdı başlı, kimi kırmızı kimi yeşil kimi mavi kuyruğu olan şeytan uçurtmaları yapar, 25 kuruşa satar, geçimini öyle sağlardı.

İyi bir adamdı Hasan Amca. Eğer bir çocuk, uçurtmasının ipi kopar ve onu gökyüzüne kaptırırsa hemen yenisini yapardı, üzülmesin diye.

Aynı zamanda kederli bir adamdı Hasan Amca.

Hüzünlü gözlerinden, derin bakışlarından çocuk halimle bile anlardım bunu.

Birisi ona ne zaman “Nasılsın” diye sorsa aynı cevabı verirdi hep: “Nezleli karga keyfindeyim…”

İşte ben de epey bir zamandır nezleli karga keyfindeyim bu memlekette.

Ve asıl bundan yazı yazamıyorum.

Bakmayın bizim gibi gazetede, dergide, internette bir şeyler karalayanların adının önüne öyle kolayından “yazar” titrinin nakşedilmesine.

Aslında ben yazar filan değilim. Misal, yazar Sait Faik’e denir.

Sait Faik yazar ise ben neyim? Ben yazar isem Sait Faik ne?

Demem şu ki, neticede bizim gibiler güncel üzerine fikirlerini yazan insanlardır sadece.

Ben bunu da esprili bir üslupla yapmaya çabaladım hep.

Ama memleket günceli denen şey, bütün tarafların olağanüstü katkısıyla öyle bir haldeki kimsenin benim “ironi oturtması” tadında yazılarıma ihtiyacının da, tahammülünün de olmayacağını düşünüyorum.

Gazeteler- sözüm meclisten içeri- Resmi Gazete’den hallice…

Televizyonlar adeta müebbet RTÜK belgeseli cezasına çarptırılmış kıvamında…

Siyasetçisi, kanaat önderi, köşe yazarı, gazetecisi, münevveri, yani her gün maruz kaldığımız herkes kendisinden acayip emin…

Herkes kendisinden acayip emin olabilmek için geliştirdiği teorilerden daha da emin…

Herkes acayip emin olduğu o teorileri sayasında kendisiyle acayip barışık…

Kimi okusam, kimi dinlesem acayip haklı, acayip ikna edici…

Neticede kimsenin doğru bildiğinden şüphesi yok, dolayısıyla kimsenin benim ama ile başlayacak mızmızlanmalarıma ihtiyacı yok…

Vaziyet böyle olunca…

Karadeniz’e (ve artık 3. Köprü inşaatına) yakın köyümüzde hiçbir topa girmeden, yalnızlar rıhtımı misali takılıyor(d)um bende.

Fakat bunu değiştiren bir şey, daha doğrusu iki şey oldu.

Birincisini girizgâhta anlattım.

Asıl mühimi ise ikincisi.

Ama bunun kesin surette gizli kalması lazım.

Onun için bilhassa yazının sonuna bıraktım.

Nasıl olsa buraya kadar dayanıp okuyan tek tük çıkar, buraya kadar okuyan da zaten bu sırrı tutacak meşreptendir dedim.

Sadede gelirsem, meğer yalnız değilmişim.

Tıpkı benim gibi kendi fikirlerinden acayip emin olmayanlar, acayip inançlı olmayanlar, kimi zaman kararsız kalanlar, hatta hiç utanmadan bazı mühim mevzularda kendisi gibi düşünmeyenleri de anlamaya çalışanlar varmış.

Bunlar, tüm o yüksek fikirlerden gizli gizli şüphe etmeye devam etmiş, biraraya gelmiş ve bir gizli örgüt kurmuşlar.

Adı: Gizli Gizli Şüphe Edenler Örgütü (GGŞEÖ).

Beni uzun zamandır takip ediyorlarmış, sonunda rol yapmadığıma, gerçekten hâlâ şüphe etmeyi sürdürdüğüme kani olup benimle temas kurmuşlar.

Maalesef haklarında hiçbir bilgi veremiyorum.

Eğer bana birileri bu örgüt hakkında soru sormaya kalkarsa da, malum bu yazıda anlatılan her şey hayal mahsulüdür, gerçek olaylarla hiçbir ilgisi yoktur (birazdan aslan iki kere kükreyecek ve film başlayacak…).

Hişşşt! Yaklaş kulağına bişey diycem: Sen onlara ulaşamazsın, gerçekten hâlâ şüphe edebiliyorsan onlar seni bulur!

Facebook Yorumları

reklam
2.3.2016
‘Serbest kötülük ortamı’nı icat ettik / Hep birlikte - Tev bi hev re*
31.5.2015
GGŞEÖ üyesiyim
23.09.2014
Peki aslında hangi takımı tutuyorsun?
13.06.2014
Ne öğrendik bütün yaşadıklarımızdan?
02.04.2014
Kaybederken kazanmak
16.02.2014
Cemaat’in maksadındaki gaye!
13.01.2014
İnadına ‘L’amour’ diyen adam bizimkilerin ahlakını bozar mı?
06.01.2014
Kimdir bu “hukuk devleti” adlı arkadaş?
29.12.2013
“Son taarruz”dan sonraki gün
19.12.2013
Olan biten üzerine serbest stil…
11.11.2013
Eyyy ahali, Romalılar, uzaylılar…
04.09.2013
Ne yapıp edip Erdoğan’dan kurtulmak
19.06.2013
Erdoğan’ı “Bay yüzde 50” olmaktan kurtarın
20.04.2013
Baharı bekleyen kumrular
18.04.2013
Palyaço, demokrasi ve barış
17.04.2013
CHP’nin görevi tehlike
13.04.2013
PKK isyanının en şahane izahı
08.04.2013
CHP’nin görevi tehlike
08.04.2013
CHP barışın yürütmesini durdursun
01.04.2013
Bir ölüm-kalım meselesi olarak ‘Türk’ ifadesi
25.03.2013
Gazeteci
23.03.2013
Barışın çayları bunlar
18.03.2013
Finale kalmak için
16.03.2013
Hepimize özgürlük, hepimize statü
11.03.2013
Türk usulü çözüm modeli
09.03.2013
CHP silah bırakacak mı
04.03.2013
5N 1K 1RT
02.03.2013
Çözüm süreci Türkçesi
23.02.2013
Ve ‘dank’ diye bir ses geldi
18.02.2013
Sıradaki paket gelsin
16.02.2013
Sıradan faşistler – halis Türkler
11.02.2013
Yeni yargı savaşları (2)
09.02.2013
Yeni yargı savaşları
26.01.2013
CHP’nin ulusalcılığı: bir yanım karşı koyar, bir yanım ister
19.01.2013
Benim cennetimin yeni konuğu
14.01.2013
Özel Harp’i temize çekmek
12.01.2013
Tahrik olmak ya da olmamak, bütün mesele bu
07.01.2013
Kürt meselesi aslolarak duygusal bir meseledir
05.01.2013
Bilmem kaçıncı kez umutlanan Türk’ün ruh hâli
31.12.2012
Bazılarına ‘iyi seneler’
29.12.2012
Safları sıklaştırmayın büyükler
24.12.2012
ODTÜ’de bunlar da oldu
17.12.2012
Taraf’ın misyonunu itiraf ediyorum
15.12.2012
Ergenekon ilelebet payidar mı kalsın
08.12.2012
Sirkimize hoş geldiniz
03.12.2012
Roboski fantezisi
01.12.2012
Bir ‘rutin işlem’: Hrant Dink
26.11.2012
Füze değil metro istesem...
24.11.2012
Gereği düşünülse...
19.11.2012
Taktik icabı
13.11.2012
Baba, onlar insanmış ama!
05.11.2012
Kürtlere ‘seçmeli hayat’
03.11.2012
Kuzu şişi ve Kürtleri götürmek
29.10.2012
Ölmeye yatma ‘talimatı’nı aslında kim verdi
27.10.2012
Roboski’nin şiirini yazmaya teşebbüs etmekten...
22.10.2012
AKP’ye her şeyi de, Kürt sorunu deme
20.10.2012
Bir Kürt’ün açlık grevi kaçıncı günde haber değeri taşır
15.10.2012
En yumuşak eleştiriler bu köşede
13.10.2012
Örgüt tarafından ‘kandırılmış’ polis müdürü...
06.10.2012
Medyanın savaş gazı: Şam Fatihi I. Erdoğan
01.10.2012
AK Parti işte ordaydı, peki ne yoktu
29.09.2012
Savaş emri verenler esneyiniz
24.09.2012
Darbe cezalandırıldı fakat mutsuzum
22.09.2012
İnsanlar ölürken Osloculuk oynamak
17.09.2012
Ölüme tapanlar
15.09.2012
En büyük medya patronunun dediği olur
10.09.2012
Acıları yarıştırdım
08.09.2012
Bir Taraf yazısı
03.09.2012
Dürüstlük mü, cesaret mi
01.09.2012
Anıtkabir taş gibi duruyor işte orda!
27.08.2012
Koyu karamsar
25.08.2012
Bodrum’da bir öğleden sonra
13.08.2012
‘Bel altından vurma servisi’ sunar
11.08.2012
‘Kan kardeşliği’ ve ‘kardeş kanı’
06.08.2012
Durun! Siz kardeşten de ötesiniz
04.08.2012
Memleketin bir yerlerinde savaş varken...
30.07.2012
Onlar vatan haini mi, bu adam bunları yaptı mı
28.07.2012
Kuzey - Güney
21.07.2012
CHP ve ‘değişim’: mümkün müdür
16.07.2012
Akp’nin arıza yapmasından ‘pis sırıtış’ çıkaranlar
14.07.2012
Biri tutmuş, biri pişirmiş, Haluk Kırcı da “Hani bana” demiş
09.07.2012
Aldım aldım, ben seni yendim
07.07.2012
Ekip çalışmasıyla, itinayla adam öldürülür
02.07.2012
Uçak krizi: Komşuyu öldürmek
30.06.2012
Şam yolcuları için son çağrı
25.06.2012
Suriye, Uludere ve bir hayal...
23.06.2012
Kandil’e atom bombası atalım mı
18.06.2012
İyi ki bu teğmen kızlarla savaşa girmemişiz
16.06.2012
Seçmeli mi, seçmemeli mi
11.06.2012
Öğrenci tutuklamada son nokta
09.06.2012
Öğrenci süsü verilmiş terörist
04.06.2012
Kürt sorunu: Seviyosan git konuş bence
02.06.2012
AKP’den kopan insan türü
26.05.2012
İdris Naim Şahin’i Sevenler Kulübü
21.05.2012
Tarih kitaplarındaki ‘devlet töreni’ de bitsin
19.05.2012
İlk sen gördün de ne yaptın
14.05.2012
Kafka ters döndü, sevabına düzeltin
13.05.2012
Nerden bileyim...
12.05.2012
‘Leman’ın başında kim olsaydı bunu yapardı?
07.05.2012
Burası Türkiye, burdan çıkış yok
05.05.2012
Üçüncü eski seninle gurur duyuyor
30.04.2012
İşte böyle bir memlekette yaşamak istiyoruz
28.04.2012
e-beyan
23.04.2012
Sınır tanımayan Deniz Gezmiş istismarcıları
22.04.2012
Medya Çevik Bir’i nasıl imana getirdi
16.04.2012
28 Şubat’ı sulandırmak
14.04.2012
28 Şubat: İşbirlikçilere dokunma
02.04.2012
Eğitim: Olmasaydı sonumuz böyle
31.03.2012
En güzel anayasa henüz yazılmamış olandır
26.03.2012
Tansiyoncu geldi
24.03.2012
Beyazın da beyazı AKP beyazı
12.03.2012
‘Atam, dünya kurulalı var gibisin yüreğimde’
10.03.2012
Biz kendi aramızda buna ‘gazetecilik’ diyoruz
05.03.2012
Cezaevlerinde yok ediliş
03.03.2012
Olay Türkiye’de geçiyor
27.02.2012
‘Kahrolsun Kemal- Başbakan Kemal’
25.02.2012
Ben de bu filmden çıkmak istiyorum
20.02.2012
Çeber’in ‘iyi halli’ işkencecileri için geri sayım
18.02.2012
‘Resmin tamamı’: Görenler görmeyenlere söylesin
13.02.2012
Cemaattekilerin ‘cemaat’ demesi yasak mı
11.02.2012
Paralel devlet yapılanması kurulacaksa onu da biz kurarız
06.02.2012
Türk’üm, medeni halimle gurur duyuyorum
04.02.2012
Ya sev ya gelme Paul Auster
30.01.2012
Paul Auster’e son kitabını Ergenekon mu yazdırdı
28.01.2012
Kar ve toplu mezar yağıyor üstümüze
23.01.2012
Memleket haberleri
21.01.2012
Tam AKP’liler en iyisi sussun diyecektim ki...
16.01.2012
Bu dava böyle bitecek
14.01.2012
Takıldım kaldım Uludere’de
09.01.2012
Türkiye’nin 26. Genelkurmay Başkanı mı dediniz
02.01.2012
Yeni yıla girmek istemeyen adam
31.12.2011
Gökten üç bomba düşmüş, üçü de Kürtlerin başına düşmüş
26.12.2011
Haklarını verirken köklerini kazımak
24.12.2011
Ortaya karışık derin devlet nostaljisi
19.12.2011
Bu yazı için maruzatım var
17.12.2011
Tutuk devleti’nden manzaralar
12.12.2011
Fenerbahçe’nin ezeli rakibi: Cemaat Gücü
05.12.2011
Devlet Kürt çocukları ‘sevgi içinde’ büyütecek
03.12.2011
Yargıtay Hrant Dink’i infaz etmelere doyamadı
28.11.2011
Dersim sürgünü esnasında poposuna tokadı yiyen şair
26.11.2011
Van’ı unutmadan unuttuk
21.11.2011
‘İstanbul sermayesinin üç gülü’ ve CHP
19.11.2011
Kılıçdaroğlu’nun en acıklı hikâyesi
14.11.2011
Modern bir ‘asmayalım da besleyelim mi’ hikâyesi
13.11.2011
Van’da ‘provokatör’ var!
07.11.2011
Hepiniz aynısınız
05.11.2011
Türkiye nasıl bölünür derslerinin hocalığını yapmanın belgesi olur mu
29.10.2011
Anadilinde can çekişmek
24.10.2011
Sahibinden milli duruşlu gazete
22.10.2011
Terör örgütünü sevindirmeyelim beyler
17.10.2011
‘Çatlak’ ilerliyor
15.10.2011
Aslında kim diz çöktü
10.10.2011
‘Başbakanlar da ağlar’ demek ne demek
08.10.2011
Bu yazıyı da yazdım, ölsem gam yemem gayrı
26.09.2011
Işınlayın lütfen artık bizi
24.09.2011
Kürtlere ve Türklere mektubumdur
17.09.2011
‘Savaşın’ dediler savaştık, peki ‘barışın’ denince ne yapacağız
12.09.2011
Normal
10.09.2011
Ayı kim?
05.09.2011
Maç bittikten sonra gelen ‘garip’ gol
03.09.2011
Kemal Kılıçdaroğlu kaç model
27.08.2011
Balyozcu ve malyozcu gazeteciler
22.08.2011
Her temasımız iz bıraktı
20.08.2011
Savaş da yaparım, açılım da
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları