Cafer Solgun



Bookmark and Share

‘Kendine demokrat’ halleri…


22.10.2020 - Bu Yazı 5771 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkçe’de “kendine Müslüman olmak” diye bir tabir var. Birinin sadece kendini esas almasını, paylaşma, empati duygu ve erdeminden yoksun olmasını, bencil, benmerkezci olma halini ifade eden bir tabir. Türkiye toplumunda oldukça yaygın bir davranış şeklini ifade ediyor aynı zamanda. Bu, rahatlıkla “kendine demokrat olmak” şeklinde de okunabilir.

Özeleştiri, muhasebe yapma, kendi geçmişi ve yaşam pratiğiyle yüzleşme yetenek ve cesaretinden yoksun olanların en genel ve sıkça rastlanan tutumu oluyor bu.

Özeleştiri yapmak yerine aslında “faili” kendisi olan hatalarını, yanlışlarını dahi sağa sola yamamaya gayret ederler. Genellikle edep ve adap ölçülerinden de bihaber olduklarından terbiyesizleşmeleri, çamurlaşmaları işten bile değildir.

Akıllı ve kurnaz sanırlar kendilerini. Aslında sadece sahtekardırlar. İçten pazarlıklıdırlar. Dürüstlük, içtenlik öylelerinin kitabında sadece gereğinde başvurulacak “rol kesme” numaralarıdır.

Siyasette de karşılığı vardır bu “toplumsal” hasletimizin ve herhalde “kendine demokrat olmak” deyince belli bir yaşta olanların aklına hemen Süleyman Demirel gelecektir. Malum, Demirel sadece usta bir demagog değil aynı zamanda bir “kendine demokrat” timsalidir.

12 Eylül faşizmini izleyen yıllarda siyasi yasakların kalkması gündeme geldiğinde, Demirel “yasak karşıtı bir demokrat siyasetçi” kimliğiyle arz-ı endam etmişti. Darbelere karşıydı, yasaklara karşıydı, demokrasi ve özgürlük istiyordu, vs. Demirel’i gayet iyi tanıyan Aziz Nesin bile adamın başına saksı düştüğüne ve artık demokrat olduğuna kanaat getirmişti. O derece…

Yasaklar kalktı, Demirel diğer yasaklı siyasetçiler gibi el altından yönettiği partisinin açıktan başına geçti, bir süre sonra başbakan oldu, sonra da cumhurbaşkanı. Ve Demirel bu sürecinde yeniden “bildiğimiz Demirel” haline geliverdi. Ona göre demokrasi; “Seçimler oluyor mu? Oluyor? İşbaşında bir hükümet var mı? Var. Meclis açık mı? Açık” idi. Hak ve özgürlükler ile ilgili ölçüsü, kendisinin memleketin başında olması ile sınırlı bir “kendine göre” ölçü idi.

Diğer siyasetçiler çok mu farklı?

Günümüz siyasetçilerine bakın. Tarihi perspektifte çok da uzun olmayan bir geçmişte AKP ve lideri Recep Tayyip Erdoğan ne idi, ne oldu? Düne kadar egemen devlet anlayışıyla, müesses nizamla “demokrasi” diyerek, “özgürlük” diyerek mücadele eden parti ne zaman ki “egemen” oldu, ağızlarını “devletimiz” diyerek açar kapatır oldular. Hak, hukuk, özgürlük, barış, adalet sözcükleri de bu dönemde kırk kez düşünüp bir kez telaffuz edilen sözcükler haline geldi; aman, ne olur ne olmaz denilerek…

“Kendine demokrat” olmak deyince bilumum renkleriyle “muhalefet” yapanların çoğunun anlayış ve yaklaşımı da farklı değil.

En “hak, hukuk, adalet” diye bağıranlara biraz yakından bakın…

Aslında tipik inkar ideolojisinden beslenmiş Türk milliyetçisi olduğu ve Kürtlere karşı hiç de sempati beslemedikleri halde sırf “maksat muhalefet cephesi geniş olsun” diye Kürtlere “gaz” verdiklerini ama Kürtlerin hakkı, hukuku ile ilgili bir çift anlaşılır söz söylemeye dahi dillerinin varmadığını görürsünüz…

İçten içe Alevi düşmanı oldukları, Alevilere karşı içleri nefretle kararmış olduğu halde, sırf “Aleviler de bir kitle neticede” diye Alevileri kendilerinin uzak durduğu sokaklara davet etmek için yarıştıklarını, ama Alevilerin hakları için, yaşadıkları haksızlıklar için kıllarını dahi kıpırdatmadıklarını görürsünüz…

Hak ihlalleri, mağduriyetler, haksızlıklar “kullanışlı” olmaları ölçüsünde radarlarına takılır.

Kürtler, Aleviler, solcular (“ulusolcular” değil) böylelerinin gözünde birer “muhalefet yapma aracından” ibarettir.

Başkaca bir kıymet-i harbiyeleri yoktur.

Muhtemelen kendi kapalı devre karanlık ortamlarında çok “akıllı”, “uyanık”, “kurnaz” filan olduklarını düşünüyor, birbirlerini takdir ediyorlardır. Devekuşu misali kafalarını toprağa gömdükleri için aslında bütün çıplaklıklarıyla gözler önünde olduklarının da farkında değiller.

Devekuşu demişken, bilinen bir sözdür; devekuşu yüke gelince “ben kuşum”, uçmaya gelince ise “ben deveyim” dermiş.

Anlayan anlar da… Anlamayana davul zurna da çalsan faydasız…

***

Bu son “davul” yazım. Yüreği aynı duygu ve duyarlılıklar için çarpan okurlarla elbet yollarımız kesişmeye devam edecek.

Sağlıcakla kalın…

Facebook Yorumları

reklam
23.11.2020
Gündemler, gölgeler, gerçekler
22.10.2020
‘Kendine demokrat’ halleri…
12.10.2020
Gizli tanık öyle diyor: Kobanê olayları aslında ‘Kobanê olayları’ değilmiş!
2.09.2020
Çukur, porno, ırkçılık…
26.08.2020
‘Madem benim gibi düşünmüyorsun’
15.08.2020
Yetmez, ama yeter!
21.04.2020
Çıkan çıktı... Ya geride kalanlar?
16.04.2020
Hangisi ‘millet’ hangisi ‘alt tabaka’?
8.04.2020
Virüs ayrım yapmıyor, ama…
1.04.2020
‘Olmaya devlet cihanda…’
19.03.2020
Koronavirüs: İlginç zamanlar…
5.03.2020
‘Şehitler tepesi’ daha fazla dolmasın...
26.02.2020
Tuz koktu, hatta çürüyor…
20.02.2020
Dersim’de hâkim kanaat: Gülistan Doku öldürüldü ve gizlice gömüldü
11.02.2020
Deprem sonrası Elazığ Seko Mahallesi’nden insanlık halleri…
5.02.2020
Sayın Kınık, kalkın o koltuktan!
22.01.2020
Ortadoğu: Mevzunun özü…
16.01.2020
Kaos ve istikrarsızlık Ortadoğu’nun ‘kaderi’ mi?
8.01.2020
38 ağladığımız, yandığımız, öldüğümüzdür…
25.12.2019
Kanayan vicdanımız: Roboski
18.12.2019
Gömlek değiştirdik bile diyemeden...
13.12.2019
Alevilerin eşit yurttaşlık haklarını tanıyın!
27.11.2019
Bir gelecek tasavvurunuz yoksa…
20.11.2019
Toplu intihar vakalarının düşündürdükleri
13.11.2019
En kötüsü çaresizliktir insan hallerinin...
6.11.2019
Egemen gündem, öteki gündem...
24.03.2020
‘Bize bir şey olmaz abi!’
25.7.2018
'Kontrol'lü mü? 'Tiyatro' mu? 'Darbe' mi?
9.4.2017
Sahi ne oldu o ‘ruh’?
17.2.2017
“Evet” ya da “Hayır” derken...
2.2.2017
Hayırlısı...
27.12.2016
Bir yılbaşı anısı...
3.11.2016
‘Tebligatınız var’
23.10.2016
O sesin sahibi...
28.9.2016
“Günlerden Bir Gün”ün kısa hikayesi-2
27.9.2016
“Günlerden Bir Gün”ün kısa hikayesi-1
14.7.2016
‘İç barış’ derken?
12.7.2016
Barış, iç barış, teslimiyet
9.7.2016
Bayram ve tatil bitti hayat devam ediyor
7.7.2016
Bayram halleri
5.7.2016
İyi bayramlar
2.7.2016
Madımak katliamını düşünmek…
30.6.2016
Söz konusu olan hayatımız, geleceğimizdir
28.6.2016
AB çöksün, biz yeniden kuralım’
25.6.2016
‘Milli iradeye’ de mi ‘kayyım?’
23.6.2016
Çok mu ‘cesurlar’?
18.6.2016
Liseliler ne diyor siz ne diyorsunuz?
16.6.2016
Tuhaf ve düşündürücü işler
14.6.2016
Tahrikçi kim acaba?
12.6.2016
Diktatörlük... Psikolojik harp... Ne alakası varsa?!
9.6.2016
Tehlikeli acizlik
7.6.2016
Irkçılığın laboratuvar sonuçları
5.6.2016
Medyadaki tırşıkçılar-2
2.6.2016
Medyanın tırşıkçıları
31.5.2016
Darbeler bastırıldı, sıra ‘üst akıl’da!
29.5.2016
Rezilliğe paravan olanlar
27.5.2016
Olanları ve olacakları CHP de görüyor (mu?)
25.5.2016
‘Dur bakalım şimdi ne olacak?
19.5.2016
Sorun HDP değil parlamentonun saygınlığı
14.5.2016
Kılıçdaroğlu’na saldırıyorlar, ama…
10.5.2016
Demokrasinin asgari eşiğinde…
7.5.2016
Belliydi…
5.5.2016
38 hâlâ kanıyor…
4.5.2016
‘Bakalım millet ne diyor?’
30.4.2016
‘Naaptın İsmail abi ya?’ diyorlar. Neden ki?
29.4.2016
Gündem çarpıtma mı gündem oluşturma mı?
24.4.2016
AKP’nin çarkları ve kutuplaştırma
21.4.2016
‘Cadı avı’
19.4.2016
Kansız bir gökyüzü için... Adalet...
17.4.2016
CHP artık ‘sert’ olacakmış. Yani?
12.4.2016
Ensar Vakfı paniği… Neden?
10.4.2016
Yazıklar olsun!
9.4.2016
12 Eylül’ün izindeler…
5.4.2016
Devlet uyumuyor. Uyutmuyorlar ki…
2.4.2016
‘Darbe mi olacakmış? Ne zaman?’
1.4.2016
Ortaya karışık
26.3.2016
‘Gelecek’ çocuklarımız değilse eğer…
24.3.2016
‘Bu adamın ne işi var oralarda?’
22.3.2016
Yapmayın…
20.3.2016
‘Olmasaydı sonumuz böyle’
18.3.2016
Korku büyürken…
15.3.2016
Kaos, istikrar, Survivor ve ‘işler yolunda’
13.3.2016
Yaparsınız, gücünüz var…
8.3.2016
Sahi, nereye kadar?
5.3.2016
Yapabilirsiniz, evet, ama nereye kadar?
4.3.2016
Meselemiz nedir; anlamayan kaldı mı?
1.3.2016
Evet ortalık ‘karıştı’…
23.2.2016
Türkiye nereye?
20.2.2016
Neden yalnız ve ‘hedefteki ülke’ olduk?
18.2.2016
Baykal’ın ‘bayram değil seyran değil’ çıkışı
16.2.2016
Savaş mı? ‘One minute’!
13.2.2016
Sahibinin sesi medya ve Cizre
9.2.2016
Cizre’de ne oldu, ne oluyor?
6.2.2016
Davutoğlu’nun tutumu ya da tutumsuzluğu...
4.2.2016
Sur’u Toledo yapmak?
2.2.2016
Korucular ‘muhatap’ olursa...
31.1.2016
Devlet ‘rutin dışına’ çıkarsa ne olur?
28.1.2016
‘Rutin dışı’ devlet...
23.1.2016
Zaman beklediğimizdir...
21.1.2016
Bu ‘farkın’ bedelini çok ağır ödüyoruz
19.1.2016
‘Adalet’ isteyince de ‘hain’ oluyor muyuz?
16.1.2016
Devlet suç işler mi?
15.1.2016
Di vî karî de şaşiyek heye
12.1.2016
Boğmak istediğiniz o çığlık utancınız olacak
9.1.2016
‘Kürt’ deyince…
7.1.2016
Duygusal kopuş...
2.1.2016
Sıkıntı...
31.12.2015
‘Dûr bî nure’ ya da yeni yıl yazısı
30.12.2015
DTK’dan ‘öz yönetim’ çıkışı ve kanayan tarih
24.12.2015
Bir bakalım neler oluyor...
22.12.2015
Dışarıda ‘yaptık oluyor’ olmuyor
20.12.2015
Celal Şengör’e açık mektup
16.12.2015
‘Yapıyoruz ve oluyor’ körlüğü
10.12.2015
Demokrasi ‘bahşedilen’ değil kazanılandır
8.12.2015
Yurtta ve cihanda aktif kutuplaşma, yüksek tansiyon
5.12.2015
Bu kafayla da Türkiye yönetilir, ama...
3.12.2015
‘Önce biraz zor gelecek ama…’
2.12.2015
Elçi’mizi yitirdik, umudumuz ağır yaralı
29.11.2015
Gazetecilik sınavı
28.11.2015
Rusya ile kriz: ‘Şükür’ mü?
22.11.2015
Toprak
19.11.2015
‘Biz birlikte Türkiye’yiz’!
17.11.2015
İçimizdeki IŞİD’le yüzleşmezsek…
14.11.2015
Mavi…
11.11.2015
Bu seçimler eşit, adil ve serbest miydi?
9.11.2015
Teşhis ve umut…
4.11.2015
‘Sen kazandın ama biz haklıydık’
2.11.2015
Bugün 2 Kasım
31.10.2015
Sandık kayyumları…
29.10.2015
Darbe hukuku ve büyüyen umut…
28.10.2015
Darbeye karşı direnmek meşru bir haktır
26.10.2015
Umut, direnen insanlığımızdır
24.10.2015
Kerbela… Unutulmayan, unutulamayan, unutturulmayan
22.10.2015
‘Söyle bakalım…’
19.10.2015
Belki bir umut daha...
17.10.2015
AKP ve IŞİD’in ortak hedefi: Kürtler
14.10.2015
Devletin sorumluluğu
12.10.2015
Yüzsüz, pişkin ve arsızlar
11.10.2015
Dipteyiz. Var mı ötesi?
8.10.2015
Bir duyan varsa eğer...
5.10.2015
‘Seninle görüşeceğiz!’
3.10.2015
Bu neyin paniği?
30.9.2015
Bir ‘u’ şeklimiz eksikti, o da tamam!
28.9.2015
Sorgulamazsan ‘kaderin’ olur…
23.9.2015
AKP’nin kanlı miladı: Roboski…
22.9.2015
Seçim hükümeti mi operasyon hükümeti mi?
16.9.2015
‘Dur bakalım seçim olacak mı?’
14.9.2015
Ay… Cemile…
12.9.2015
Öcalan neden konuşmuyor?
9.9.2015
Hiçbir şey bir anda başlamadı…
7.9.2015
HDP’li bakanlar istifa etmeli
5.9.2015
‘Tayyip’in askerleri’ne ne oldu?
3.9.2015
‘Bana dokunmayan yılan’ iyidir mi sanıyorsunuz?
2.9.2015
‘Önce solcular için geldiler, bir şey demedim…’
1.9.2015
Türkiye, Saray’ın çiftliği olacak mı?
31.8.2015
38’in askerleri...
26.8.2015
Anaların ahını alan…
24.8.2015
1 Kasım’da test edilecek olan...
23.8.2015
HDP neden önemli?
19.8.2015
Bu psikolojiye teslim olmayalım
17.8.2015
Ya yine boyun eğmezsek?
16.8.2015
Bir saniye bile terk edemiyorlar
12.8.2015
Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun sorumluluğu
11.8.2015
Yok OHAL değil bunlar!
5.8.2015
Davutoğlu’nun ikilemi
3.8.2015
Hakikatlerimizi çürütmeyelim
30.7.2015
Kamu düzenini korumak…
26.7.2015
Bu filmi gördük, tekrar görmek istemiyoruz
22.7.2015
Suruç’ta katliam… Bu kez unutmayalım
20.7.2015
Herkes sorumluluğunu bilirse...
18.7.2015
Bir gün, günlerden bayram olsa...
8.7.2015
Davutoğlu ve AKP’nin ahlakı
7.7.2015
Siyasetin sorumluluk sınavı
4.7.2015
Nicedir kuşatılmışız…
30.6.2015
‘AKP bu dersi anlamazsa’
27.6.2015
Tansiyonu düşürelim, normalleşelim. Peki nasıl?
24.6.2015
Yeni bir MC mi?
22.6.2015
Anlaşıldı, ‘size rahat yok’ diyorlar
21.6.2015
Yarın Babalar Günü ya da uzaklara ağıt…
17.6.2015
Kitap, ‘bomba’, zaman ve liderlik
15.6.2015
'Galiba hata yaptık'!
14.6.2015
AKP’nin densiz yalakaları
8.6.2015
HDP barajı yıktı, AKP ikilemiyle baş başa
6.6.2015
Geçmişi değil geleceği oyluyoruz
5.6.2015
Sözüm AKP seçmenine…
4.6.2015
Bu, bir kararlılık tatbikatıdır
2.6.2015
DERSİM’DE SONUÇLAR BELLİ
1.6.2015
ELAZIĞ’DA HDP SÜRPRİZ YAPACAK
30.5.2015
Gerçekler hamasetle sıvanabilir mi?
27.5.2015
İtibar meselesi ya da kabahatin büyüğü
27.5.2015
Aleviler oylarını paylaşıyor
25.5.2015
Aleviler hep CHP’li miydi?
23.5.2015
7 Haziran sınavı
20.5.2015
‘İşkilli büzük dingilder’
19.5.2015
HDP barajı yıkıyor
16.5.2015
Diktatörlerin davası
14.5.2015
Zamane diktatörleri
11.5.2015
O, yani Kenan Evren…
6.5.2015
Psikolojik harp zamanlarından günümüze…
4.5.2015
‘Bunlar Ermeni’den ‘bunlar Zerdüşt’e...
2.5.2015
Böyle olmak zorunda değildi, ama...
29.4.2015
Adaletin sefaleti
27.4.2015
Adaletiniz yoksa...
25.4.2015
Yüzleşmek mi unutmak mı?
22.4.2015
AKP'nin unuttuğu...
21.4.2015
Dün 'hain" bugün 'paralel'
19.4.2015
AKP ne vaat ediyor?
16.4.2015
Erdoğan'ın girdabı...
13.4.2015
Asıl mevzuyu unutmayalım
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive