Cafer Solgun



Bookmark and Share

Bir yılbaşı anısı...


27.12.2016 - Bu Yazı 499 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sayımlarda istedikleri “nizamda” durmayı kabul etmiyor, “komutanım” demiyor, “Atatürkçülük eğitimi” derslerine katılmıyor, “asker değil, siyasi tutukluyuz” diyorduk. Dayak, “operasyon” günlük hayatımızın “olağan” bir parçasıydı. 12 Eylül darbesi olmuştu. “İçeride” idik, Davutpaşa Sıkıyönetim Cezaevi’nde. 

Binbaşı Adnan, 1980 yılını geride bırakıp 1981 yılına gireceğimiz gün bizzat geldi sabah sayımına. Her halinden belli idi, o gün bizi “dize getirmek” için yeni bir şey bulmuş olmalıydı. Ellerini arkasında kavuşturmuş vaziyette, sert bakışlarıyla her birimizi süzdü. Askerler saydı bizi, adama tekmil verdi. O da “Hala kurallara uymuyorlar mı?” diye sordu. “Hayır komutanım!” diye cevapladı onu sayımı alan subay. Tehdit dolu bir ifadeyle kafasını sallayarak önümüzde ileri geri yürümeye başladı. Haydi yahu, saldıracaklarsa saldırsınlar uzatmadan diye düşünmeye başlamıştık biz de, ne zevk alıyordu ki böyle uzatmaktan… Birkaç arkadaş kıkırdamaya başlamıştı Adnan’ın artistik hallerini izlemeye dayanamayıp. Bu gidişle bizi dövecekleri yoktuysa bile döverlerdi herhalde, “Ne gülüyorsunuz ulan” deyip. Bizden önceki dört koğuştan ses seda çıkmamıştı, demek ki “operasyon” yoktu. Ama her an gülmemek için dudaklarını ısıran arkadaşlar yüzünden “piyango” bize vurabilirdi pekala…

Neyse ki adam üzerimizde ne etki yaratmak istiyorduysa “yeterlidir” kanısına varmış olmalıydı ki, az sonra boğazını temizleyip çatlak sesiyle konuştu. “Eğer kurallara uymuyorlarsa” dedi, “bunların televizyonlarını alın!”. Nöbetçi subayı “Emredersiniz komutanım!” diye koğuşu çınlatırken Adnan elleri arkasında pozisyonunu bozmadan rap rap rap yürüyüp çıktı koğuştan. Askerler de peşinden… Adnan’ın yeni buluşu buymuş demek…

Eee? Televizyonları almadılar? Kahvaltıdan sonra kendimiz televizyonları götürüp kapı önüne koyduk. Elindeki silah sürekli üstümüze çevrili nöbetçi asker hafif panikledi, “Ne oluyor lan? Ne yapıyorsunuz?”. Meseleyi söyleyince de “Komutanımm!” diye bağırdı. Nöbetçi çavuş fırladı geldi, “Ne var lan ne oldu?” Askerin cevabını beklemeden kapı önüne konulan TV’leri görünce anladı durumu. Anladı ama o da ne yapacağını bilemedi. “Durun! Bekleyin!” dedi gitti.

Haydaa…Ne bekleyecektik ki… “Kurallara uymuyorsanız TV’lerinizi alacağız” demişti Binbaşı Adnan. E, buyurun alın işte… Operasyonlarda isteksiz hali dikkatimizi çeken bir asteğmen vardı, nöbetçi subayı oymuş o gün. Az sonra çavuşla beraber geldi. “Ne oldu?” diye sordu. Sabah sayımındaki “TV’lerinizi alacağız” mevzusunu bir de ona hatırlattık, biliyordu aslında. “Biliyorum” diye sözümüzü kesti zaten ve devam etti, “Ama yani yanlış yapıyorsunuz”. Cevap vermedik. Koğuşlarımıza döndük. Kapıyı açıp TV’leri aldılar.

TV’lerimizi almasınlar diye kurallara uyacak değildik herhalde. O kadar dayak yiyip de kurallara uymuyorduk, TV’ler gitmesin diye mi uyacaktık? Bu Adnan cidden enteresan bir adamdı.

Ama ne yalan söyleyeyim, bu işe bozulmamış da değildik yani. Sonuçta o tek kanallı, siyah beyaz televizyon bizim için haber ve eğlence aracı idi. Haberler çatışma, ölüm, yok oldular, bittiler haberleri olsa da… Ankara’da Erdal Eren’i asarak öldürmüşlerdi en son… “Eğlence” dediğim ise, dizi filmlerdi tabii. Mc Millian ve Karısı, Dallas, Flamingo Yolu gibi Amerikan dizileri. Bir de gündemde Nesrin Topkapı vardı o günlerde. Ünlü dansöz TRT’nin Yılbaşı özel eğlence programına çıkacaktı. Eğlenecek halimiz yoktu ya, yine de hayat devam ediyordu işte ve henüz televizyonları haberler dışında kapalı tutmak gibi “örgütsel” ve de “ideolojik” hassasiyetlerimiz yoktu.

O yılbaşı gecesi kendi kendimize “özel” bir program yaptık. Marifetli komüncülerimiz kuruyemişler, meyveler hazırlamıştı. Şarkılar, türküler, skeçler… Her birimizde bir sürü marifet, yetenek varmış meğerse. Tabii ki en çok Binbaşı Adnan’lı skeçlere güldük.

Belki yarın ölecektik herhangi birimiz, belki bir daha “dışarı” çıkamayacaktık. Ülkemiz koyu bir faşizm cenderesindeydi ve biz o faşizmin karargahlarında tutsak gençler idik. Yarın başımıza ne gelir bilmiyorduk, ama bildiğimiz bir şey vardı elbette ve o da, bu faşizmin ülkemizin “kaderi” olmadığı ve olamayacağı idi…

26 Aralık 2016

Facebook Yorumları

reklam
17.2.2017
“Evet” ya da “Hayır” derken...
2.2.2017
Hayırlısı...
27.12.2016
Bir yılbaşı anısı...
3.11.2016
‘Tebligatınız var’
23.10.2016
O sesin sahibi...
28.9.2016
“Günlerden Bir Gün”ün kısa hikayesi-2
27.9.2016
“Günlerden Bir Gün”ün kısa hikayesi-1
14.7.2016
‘İç barış’ derken?
12.7.2016
Barış, iç barış, teslimiyet
9.7.2016
Bayram ve tatil bitti hayat devam ediyor
7.7.2016
Bayram halleri
5.7.2016
İyi bayramlar
2.7.2016
Madımak katliamını düşünmek…
30.6.2016
Söz konusu olan hayatımız, geleceğimizdir
28.6.2016
AB çöksün, biz yeniden kuralım’
25.6.2016
‘Milli iradeye’ de mi ‘kayyım?’
23.6.2016
Çok mu ‘cesurlar’?
18.6.2016
Liseliler ne diyor siz ne diyorsunuz?
16.6.2016
Tuhaf ve düşündürücü işler
14.6.2016
Tahrikçi kim acaba?
12.6.2016
Diktatörlük... Psikolojik harp... Ne alakası varsa?!
9.6.2016
Tehlikeli acizlik
7.6.2016
Irkçılığın laboratuvar sonuçları
5.6.2016
Medyadaki tırşıkçılar-2
2.6.2016
Medyanın tırşıkçıları
31.5.2016
Darbeler bastırıldı, sıra ‘üst akıl’da!
29.5.2016
Rezilliğe paravan olanlar
27.5.2016
Olanları ve olacakları CHP de görüyor (mu?)
25.5.2016
‘Dur bakalım şimdi ne olacak?
19.5.2016
Sorun HDP değil parlamentonun saygınlığı
14.5.2016
Kılıçdaroğlu’na saldırıyorlar, ama…
10.5.2016
Demokrasinin asgari eşiğinde…
7.5.2016
Belliydi…
5.5.2016
38 hâlâ kanıyor…
4.5.2016
‘Bakalım millet ne diyor?’
30.4.2016
‘Naaptın İsmail abi ya?’ diyorlar. Neden ki?
29.4.2016
Gündem çarpıtma mı gündem oluşturma mı?
24.4.2016
AKP’nin çarkları ve kutuplaştırma
21.4.2016
‘Cadı avı’
19.4.2016
Kansız bir gökyüzü için... Adalet...
17.4.2016
CHP artık ‘sert’ olacakmış. Yani?
12.4.2016
Ensar Vakfı paniği… Neden?
10.4.2016
Yazıklar olsun!
9.4.2016
12 Eylül’ün izindeler…
5.4.2016
Devlet uyumuyor. Uyutmuyorlar ki…
2.4.2016
‘Darbe mi olacakmış? Ne zaman?’
1.4.2016
Ortaya karışık
26.3.2016
‘Gelecek’ çocuklarımız değilse eğer…
24.3.2016
‘Bu adamın ne işi var oralarda?’
22.3.2016
Yapmayın…
20.3.2016
‘Olmasaydı sonumuz böyle’
18.3.2016
Korku büyürken…
15.3.2016
Kaos, istikrar, Survivor ve ‘işler yolunda’
13.3.2016
Yaparsınız, gücünüz var…
8.3.2016
Sahi, nereye kadar?
5.3.2016
Yapabilirsiniz, evet, ama nereye kadar?
4.3.2016
Meselemiz nedir; anlamayan kaldı mı?
1.3.2016
Evet ortalık ‘karıştı’…
23.2.2016
Türkiye nereye?
20.2.2016
Neden yalnız ve ‘hedefteki ülke’ olduk?
18.2.2016
Baykal’ın ‘bayram değil seyran değil’ çıkışı
16.2.2016
Savaş mı? ‘One minute’!
13.2.2016
Sahibinin sesi medya ve Cizre
9.2.2016
Cizre’de ne oldu, ne oluyor?
6.2.2016
Davutoğlu’nun tutumu ya da tutumsuzluğu...
4.2.2016
Sur’u Toledo yapmak?
2.2.2016
Korucular ‘muhatap’ olursa...
31.1.2016
Devlet ‘rutin dışına’ çıkarsa ne olur?
28.1.2016
‘Rutin dışı’ devlet...
23.1.2016
Zaman beklediğimizdir...
21.1.2016
Bu ‘farkın’ bedelini çok ağır ödüyoruz
19.1.2016
‘Adalet’ isteyince de ‘hain’ oluyor muyuz?
16.1.2016
Devlet suç işler mi?
15.1.2016
Di vî karî de şaşiyek heye
12.1.2016
Boğmak istediğiniz o çığlık utancınız olacak
9.1.2016
‘Kürt’ deyince…
7.1.2016
Duygusal kopuş...
2.1.2016
Sıkıntı...
31.12.2015
‘Dûr bî nure’ ya da yeni yıl yazısı
30.12.2015
DTK’dan ‘öz yönetim’ çıkışı ve kanayan tarih
24.12.2015
Bir bakalım neler oluyor...
22.12.2015
Dışarıda ‘yaptık oluyor’ olmuyor
20.12.2015
Celal Şengör’e açık mektup
16.12.2015
‘Yapıyoruz ve oluyor’ körlüğü
10.12.2015
Demokrasi ‘bahşedilen’ değil kazanılandır
8.12.2015
Yurtta ve cihanda aktif kutuplaşma, yüksek tansiyon
5.12.2015
Bu kafayla da Türkiye yönetilir, ama...
3.12.2015
‘Önce biraz zor gelecek ama…’
2.12.2015
Elçi’mizi yitirdik, umudumuz ağır yaralı
29.11.2015
Gazetecilik sınavı
28.11.2015
Rusya ile kriz: ‘Şükür’ mü?
22.11.2015
Toprak
19.11.2015
‘Biz birlikte Türkiye’yiz’!
17.11.2015
İçimizdeki IŞİD’le yüzleşmezsek…
14.11.2015
Mavi…
11.11.2015
Bu seçimler eşit, adil ve serbest miydi?
9.11.2015
Teşhis ve umut…
4.11.2015
‘Sen kazandın ama biz haklıydık’
2.11.2015
Bugün 2 Kasım
31.10.2015
Sandık kayyumları…
29.10.2015
Darbe hukuku ve büyüyen umut…
28.10.2015
Darbeye karşı direnmek meşru bir haktır
26.10.2015
Umut, direnen insanlığımızdır
24.10.2015
Kerbela… Unutulmayan, unutulamayan, unutturulmayan
22.10.2015
‘Söyle bakalım…’
19.10.2015
Belki bir umut daha...
17.10.2015
AKP ve IŞİD’in ortak hedefi: Kürtler
14.10.2015
Devletin sorumluluğu
12.10.2015
Yüzsüz, pişkin ve arsızlar
11.10.2015
Dipteyiz. Var mı ötesi?
8.10.2015
Bir duyan varsa eğer...
5.10.2015
‘Seninle görüşeceğiz!’
3.10.2015
Bu neyin paniği?
30.9.2015
Bir ‘u’ şeklimiz eksikti, o da tamam!
28.9.2015
Sorgulamazsan ‘kaderin’ olur…
23.9.2015
AKP’nin kanlı miladı: Roboski…
22.9.2015
Seçim hükümeti mi operasyon hükümeti mi?
16.9.2015
‘Dur bakalım seçim olacak mı?’
14.9.2015
Ay… Cemile…
12.9.2015
Öcalan neden konuşmuyor?
9.9.2015
Hiçbir şey bir anda başlamadı…
7.9.2015
HDP’li bakanlar istifa etmeli
5.9.2015
‘Tayyip’in askerleri’ne ne oldu?
3.9.2015
‘Bana dokunmayan yılan’ iyidir mi sanıyorsunuz?
2.9.2015
‘Önce solcular için geldiler, bir şey demedim…’
1.9.2015
Türkiye, Saray’ın çiftliği olacak mı?
31.8.2015
38’in askerleri...
26.8.2015
Anaların ahını alan…
24.8.2015
1 Kasım’da test edilecek olan...
23.8.2015
HDP neden önemli?
19.8.2015
Bu psikolojiye teslim olmayalım
17.8.2015
Ya yine boyun eğmezsek?
16.8.2015
Bir saniye bile terk edemiyorlar
12.8.2015
Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun sorumluluğu
11.8.2015
Yok OHAL değil bunlar!
5.8.2015
Davutoğlu’nun ikilemi
3.8.2015
Hakikatlerimizi çürütmeyelim
30.7.2015
Kamu düzenini korumak…
26.7.2015
Bu filmi gördük, tekrar görmek istemiyoruz
22.7.2015
Suruç’ta katliam… Bu kez unutmayalım
20.7.2015
Herkes sorumluluğunu bilirse...
18.7.2015
Bir gün, günlerden bayram olsa...
8.7.2015
Davutoğlu ve AKP’nin ahlakı
7.7.2015
Siyasetin sorumluluk sınavı
4.7.2015
Nicedir kuşatılmışız…
30.6.2015
‘AKP bu dersi anlamazsa’
27.6.2015
Tansiyonu düşürelim, normalleşelim. Peki nasıl?
24.6.2015
Yeni bir MC mi?
22.6.2015
Anlaşıldı, ‘size rahat yok’ diyorlar
21.6.2015
Yarın Babalar Günü ya da uzaklara ağıt…
17.6.2015
Kitap, ‘bomba’, zaman ve liderlik
15.6.2015
'Galiba hata yaptık'!
14.6.2015
AKP’nin densiz yalakaları
8.6.2015
HDP barajı yıktı, AKP ikilemiyle baş başa
6.6.2015
Geçmişi değil geleceği oyluyoruz
5.6.2015
Sözüm AKP seçmenine…
4.6.2015
Bu, bir kararlılık tatbikatıdır
2.6.2015
DERSİM’DE SONUÇLAR BELLİ
1.6.2015
ELAZIĞ’DA HDP SÜRPRİZ YAPACAK
30.5.2015
Gerçekler hamasetle sıvanabilir mi?
27.5.2015
İtibar meselesi ya da kabahatin büyüğü
27.5.2015
Aleviler oylarını paylaşıyor
25.5.2015
Aleviler hep CHP’li miydi?
23.5.2015
7 Haziran sınavı
20.5.2015
‘İşkilli büzük dingilder’
19.5.2015
HDP barajı yıkıyor
16.5.2015
Diktatörlerin davası
14.5.2015
Zamane diktatörleri
11.5.2015
O, yani Kenan Evren…
6.5.2015
Psikolojik harp zamanlarından günümüze…
4.5.2015
‘Bunlar Ermeni’den ‘bunlar Zerdüşt’e...
2.5.2015
Böyle olmak zorunda değildi, ama...
29.4.2015
Adaletin sefaleti
27.4.2015
Adaletiniz yoksa...
25.4.2015
Yüzleşmek mi unutmak mı?
22.4.2015
AKP'nin unuttuğu...
21.4.2015
Dün 'hain" bugün 'paralel'
19.4.2015
AKP ne vaat ediyor?
16.4.2015
Erdoğan'ın girdabı...
13.4.2015
Asıl mevzuyu unutmayalım
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları