Burhanettin DURAN

Sabah



Bookmark and Share

G-20 Zirvesi ve ABD ile gündem


1.12.2018 - Bu Yazı 65 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dünya liderleri G-20 zirvesi için Buenos Aires'te toplandı.

G-20, 2008 küresel krizinden sonra liderler düzeyinde toplanıyor.
Amacı, krizin etkilerini azaltmak ve yeni krizleri önleyecek reformlara öncülük etmek.
İlk dönemdeki başarısına rağmen son yıllarda G-20 zirveleri ekonomik reform açısından sönük geçmekte.
ABD ve Çin arasındaki dengelenme süreci netleşmedikçe, AB ülkeleri önemli yapısal sorunlarına çözüm bulmadıkça, ve Batılı ülkeler bölgesel güçlerin önceliklerine saygı göstermedikçe G-20'nin daha etkili olması mümkün görünmüyor.
Bu zirvenin ekonomik gündemi korumacı politikalar, ABDÇin arasında karşılıklı misillemelerle sürdürülen ticaret savaşı ve İran yaptırımları olacak.
Zirveler siyasi konular açısından hareketli.
Liderler için ikili görüşme imkanı vermesi açısından kullanışlı.

***

Arjantin'deki zirveye Veliaht Selman Kaşıkçı cinayetinden sonra büyük zarar gören uluslararası itibarını toparlamak amacıyla katılıyor.
Ancak ABD, Çin, Rusya ve Türkiye liderlerinin ikili görüşmeleri dünya gündemi açısından daha kritik.
Özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının kaderi bu zirvedeki görüşmelerle belirlenecek.
Başkan Trump'ın Çin ile gerginliği bir süreliğine de olsa yumuşatması bekleniyor.
Yine liderlerin acil gündemlerinden birisi Karadeniz'i ısıtan Rusya-Ukrayna gerginliği olacak.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroşenko NATO'dan bölgeye savaş gemileri göndermesini isterken Rusya, Kırım'a S-400leri yerleştiriyor.
Bu gerginlik aşılsa bile Avrupa ve NATO için "Rusya'nın yayılması tehdidiyle" yüzleşme aciliyetini artırıyor.

***

Zirvedeki muhtemel görüşmelerden birisi de Erdoğan ile Trump arasındaydı.
Resmi görüşmelerini iptal eden Trump ile görüşme olur mu bu satırlar yazılırken belli değildi. Şurası net ki Washington ile Ankara arasında sıcak bir gündem var:
Kaşıkçı cinayeti, İran yaptırımları, Suriye, Menbiç, Fırat'ın Doğusu ve YPG.
Brunson kararı sonrasında Washington- Ankara hattında beklenen iyileşme henüz gerçekleşmedi.
Aksine Menbiç'teki tıkanıklık ve Fırat'ın Doğusunda kurulan gözlem noktaları Ankara'ya ciddi rahatsızlık veriyor.
3 PKK elebaşına ödül koyulması bu gözlem noktası adımının verdiği rahatsızlığı gidermekten uzak.
Washington'un gözlem noktalarını Türkiye'yi DEAŞ'tan korumak şeklinde açıklaması ise tümüyle komik.
Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan DEAŞ mazeretini tanımadığını çok açık belirtti:
"Suriye'de DEAŞ yoktur. Sadece DEAŞ görüntüsü altında bu ülkeyi vebölgeyi karıştırmak için yedekte bekletilen, eğitilen, donatılan, varlıklarınısürdürmelerine izin verilen birtakım küçük çeteler vardır. Bölgenin petrolünü işletmek için DEAŞ bahanesiyle işgallerini sürdüren diğer terör örgütleri ve onları destekleyen güçler, bulundukları yerlerden çıkarlarsa mesele kendiliğinden çözülecektir."

***

Ankara için, YPG'nin geleceği en öncelikli mesele.
Bu konuda ABD, Türkiye ile çalışmadıkça ikili ilişkiler gerginlikten kurtulamaz.
Son MGK'dan çıkan Suriye'de "emrivakilere izin vermeme, gerektiği takdirdemeşru müdafaa hakkını kullanma" kararlılığı Washington'a bir mesajdı.
Halbuki Washington'daki kurumlar Türkiye'ye verdikleri sözleri tutmadıkları gibi ikircikli adımlar atıyorlar.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri YPG konusunda Türkiye ile ABD arasındaki ihtilafı çözecek "yaratıcı çözümler" arayışındayken Savunma Bakanlığı yeni gözlem noktaları oluşturuyor.
Tel Abyad karşısına gözlem noktası dikilmesini Türkiye kamuoyu YPG'yi koruma hamlesi olarak görüyor.
Washington bir an önce YPG kontrolündeki bölgelere ilişkin politikasının yol haritasını Ankara ile paylaşmalı.
Yeniden güveni inşa etmeli.
Süreç amacı belli olmayan jestlerle yürütülemez.
Olumlu bir niyetle atılacak taktik adımlar bile iki ülke arasındaki zedelenmiş güveni tamir edemez.

Facebook Yorumları

reklam
G-20 Zirvesi ve ABD ile gündem
Kim kime “tuzak” kuruyor?
Trump, Suudi Arabistan’a daha çok zarar veriyor
İttifaklarda son durum
Rusya ile işbirliği rahatsız edeceğine...
CHP’nin iddialı ittifak arayışı ve suni gündem
YPG’yi “Suriyelileştirmek” mümkün mü?
Ortadoğu’da hırsın ironileri
Cumhuriyet’i icraat ile kutlamak
Yeni bir hikâye Riyad’ı kurtarır mı?
Cumhur İttifakı ve ideolojik ayrışma tartışması
Cumhur İttifakı nereye?
Kaşıkçı skandalında Ankara’nın dört seçeneği
Pompeo, Veliaht’ı kurtarabilir mi?
Bence Putin gülümsüyordur
Brunson sonrası Washington ile ilişkiler
Kaşıkçı skandalı ve bölgesel düzen
Riyad’ın başı fena dertte
Erdoğan’ın referandum çıkışı
Trump’ın nobranlığı kalıcı
Türbülans döneminde öncü siyaset
Normalleşme ve Merkel’in zorlu görevi
New York’tan Berlin’e stratejik notlar
Erdoğan ve Trump’ın BM yaklaşımı
İdlib mutabakatı stratejik bir eşik
Bölgesel denklemde Soçi görüşmesi
İttifak ama nasıl?
İdlib krizi etrafında üç konu
Tahran Zirvesi’nin sonuçları
Üçlü zirve ve İdlib’in kaderi
Bişkek’te bir öneri, bir uyarı
“Hayal kırıklığı” duymak kimin hakkı?
Macron’un önerisi ve açmazı
Yeni “stratejik ortak” bulmak
Trump’ın azlinden bize ne?
‘Batı ittifakı’ mı dediniz?
Erdoğan’ın uyarıları ve Avrupa’nın rolü
Trump etkisi ve ABD dışı dünyanın tavrı
Ekonomik savaş, Türkiye ve dünyanın yeni kaosu
“Rasyonel akıl” lazım ancak..
ABD ile ilişkilerde “stratejik fırtına” dönemi mi?
Alternatiflerin dünyası
Evanjelist yük ve tehdidin yıkıcılığı
Muhalefetin derin krizi
İran’a Trump kıskacı
Zirve’nin bölgemize etkileri?
Endişelerin odağında Trump-Putin zirvesi
15 Temmuz’un kurucu rolü
Trump, Rusya ve NATO’nun geleceği?
Yeni bir devrin başlangıcı
“Tevazu” kaybı, yerel ile imtihan
CHP’nin dilemması, Millet İttifakı’nın hali
Batı medyasının muhalefete kötülüğü
Geçmiş ve gelecek beş yıl
Seçmenden stratejik dersler
Seçim günü aktivizmi ve demokrasinin kalitesi
Menbiç’te iyi bir başlangıç
Kandil operasyonu ve İran’ın hırsı
G-7 Zirvesi’ndeki gerilim ve bizim seçimler
Avusturya ne yaptığının farkında mı?
Seçimlere giderken PKK ile mücadelede yeni ivme
Son haftanın kapışma konusu
HDP’yi marjinallikten kurtarmak!
Polemikler kaçınılmaz da, kime yarar?
Beyannamelerde 15 Temmuz ve FETÖ kriteri
Popülizmin en tehlikelisi
Bu defa farklı, daha “güzel bir başlangıç”
Parçalı gündem ve aday listeleri
“Kudüs nöbeti”ni devralmak...
Kudüs, işgal altında oldukça...
Kim ön alıyor kim savunmada?
Çok bilinmeyenli seçimlerin sürprizleri
Erdoğan’ın manifestosunun kodları
CHP’nin en son seçeneği, İnce...
Seçim döneminde Erdoğan’ın dış seyahatleri
Gül sonrasında Kılıçdaroğlu’nun planı
Erken seçimler, Batı ve “demokrasi” tartışması
Gül’ün bozulan hesabı...
Muhalefetin bütün seçenekleri masada
Partilerin zorlukları kolaylıkları
Bu defa, türbülans olmadan seçim
Yüz beş füze ve Macron’un küçük “zaferi”
Kontrollü gerilim devam eder
Suriye’deki “bilek güreşi”nin geleceği ve Türkiye
Dindarlar ve muktedirliğin anlamı
Eksen ve milli menfaat
Ankara Zirvesi ve Batı’nın iki kaygısı
Üçlü zirve öncesi dengeler...
Rusya-İran odaklı türbülans ve Türkiye
Avrupa-Türkiye ilişkisi yeni bir düzleme oturmalı
Yeni bölgesel jeopolitik boşluk ve Türkiye
Afrin nelerin önünü açtı?
Avrupa, Ankara’nın kararlılığını anlamazsa...
Trump yönetimi bütünleşirken...
Dini hayatın yenilenmesi kaçınılmaz
Devlet, “din operasyonlarına” göz yumamaz!
Selman’ın hamleleri ve üç bloklu Ortadoğu
Muhalefetin üç paradoksu
“Afrika açılımı” ve yeni Türk kimliği
Erdoğan’ın Afrika turu ve “yarı canlı ejderha”
Erdoğan’ın iki kritik hamlesi...
“Suriye İç Savaşı 3.0” aşamasına gelinir mi?
“Seçim ittifakının” getireceği bloklaşma?
ABD ile zorlu bir “normalleşme” süreci
Amerikalılarla görüşmek artık sonuç verir mi?
Gerilimde yeni aşama ve Stavridis’in uyarısı
Suriye’de yeni denklemin ayak sesleri mi?
ABD’nin yeni YPG hamlesi
Erdoğan’ın Vatikan ziyareti ve Avrupa’nın geleceği
CHP’nin marjinalleşmesi kimi ilgilendirir?
YPG’yi kabullendirmeniz mümkün değil
ABD’nin Suriye’de iki tercihi...
NATO’ya kim zarar veriyor?
Erdoğan-Trump görüşmesi ve “güvenli hat” önerisi
YPG meselesinde yeni aşama
Erdoğan ve Bahçeli neyin peşinde?
İran’ın geleceği ve Türkiye’nin tercihi?
İran’daki türbülans nereye gider?
“Yeni Osmanlıcı” derken Türkiye’yi “İranlaştırmak”
Sudan’daki sevgi selinin nedeni
Bencil süper gücün nafile tehditleri...
ABD ile üç tarz-ı siyaset
Kudüs zirvesi ve Suud’un meşruiyet kaybı
Trump’tan Putin’e yeni hediye...
Erdoğan’ın Lozan’ı “güncelleme” önerisi
Ey Trump, barışı katlediyorsun!
Kudüs krizi hesapları bozar
Davanın seyri
Batı, Rusya ve İran’dan fazlasını verebilir mi?
Trump’ın telefonu yeni bir adım mı?
Zirvedeki uzlaşma ve ABD’nin tepkisi?
15 Temmuz’un suçunu yüklenmek
Körfez’deki kutuplaşma ve Türkiye’nin politikası
Yeni bir Atatürkçülük mü geliyor?
Bölge kaynarken Washington’a uyarılar...
Suud’un “sancılı” dönüşümü
Dünya, yeni Deaş’a hazır olmalı...
AK Parti’nin geleceğinin kodları
2019’a doğru “cephelerde” durum
Bölgeye “ılımlı İslam” dalgası mı geliyor?
“Şii militanlar terk etsin” mi dediniz!?
Deaş sonrası PKK’nın geleceği
Kimin eli güçlendi: İran’ın mı Türkiye’nin mi?
Avusturya seçimleri ve 2019 öncesinde esecek “Batıcılık” rüzgârı
İlişkilerde yeni meydan okuma: Trump’ın İran
Krizi aşmanın yolu
Washington, Ortadoğu’yu Moskova’ya mı bırakıyor?
Türkiye-İran işbirliğinin geleceği var mı?
Rusya ve İran’la işbirliği derken Avrasya eksenine mi
Kürt milliyetçiliği ile yüzleşmek
Referandumun iki kritik sonucu
Berlin’den Erbil’e “Yeni” dönem
Barzani Referandum ve Erdoğan’ın hayal kırıklığı
Referandum ve bölgenin kaderi
Yeni sayfa açma zorunluluğu...
Referandum ve Barzani’nin “kaderi”
Hangi “Türkiye politikası” baskın çıkacak?
“Milli ve yerli” söyleminin içini kim dolduracak?
Türkiye değil, “Yeni AB” tartışması...
Kapıyı Erdoğan’a kapattırmak!
Erdoğan’ın işi “havalı mı?”
“Adalet” kavramını taşıyabilmek!
Barzani referandumu ve AK Parti-MHP “mutabakatı”?
“Erdoğan varken asla...” Ne demek?
Fırat Kalkanı’nın yıldönümünde gidişat...
Merkel Trump’ın yolunda mı?
CHP ve “ittifak” kurma zorluğu
Hem dönüşüm hem direniş
AK Parti’nin iki riskli alanı
“Akıncı Üssü” davası ve FETÖ’yü anlatmak
İstikrarsızlık dalgası ve Türkiye
“El-Kaide tehdidi” ve ABD’nin bitmeyen aymazlığı!
FETÖ ile mücadelenin seyri
İsrail’in hırsı
Dört meydan okuma
Artan gerilimin tehlikesi
Yeni kabinenin 2019 gündemi
15 Temmuz ve saldırı altında olma bilinci
15 Temmuz’un üzerine titremek
9 Temmuz’u 15 Temmuz ile yarıştırmak!
Hamburg ile İstanbul arasında...
Gerilimin odağında G-20 Hamburg Zirvesi
Avrupa’nın Erdoğan “derdi”
Suriye’de gidişat ve S-400 füzeleri meselesi
Bayram sonrası 15 Temmuz öncesi...
Körfez’in vahim hatası
Suud’da veliaht değişimi
Obama’nın izinde Trump ne yapabilir?
Katar krizinin gidişatı ve öğrettikleri
CHP’nin yürüyüşü ve ‘20 Temmuz darbesi’ söylemi
Bölgesel güçlerin büyük sınavı kapıda
Onurlu bir uzlaşma için verilen destek
Katar krizi ve Ortadoğu’ya “Trump etkisi”
Londra Köprüsü’nden Katar’a terör ile mücadele
Trump, İran’ı çevreleyebilir mi?
DEAŞ sonrasının kavgası yaklaşıyor
Merkel’in “endişesi,” Avrupa’nın “kaderi”
AB ile de “ihtiyatlı iyimserlik”?
Trump’ın Ortadoğu turu ve Brüksel Zirvesi
AK Parti’nin geleceği, Erdoğan’ın yolu
Anahtar “Dinamizm ve Değişim” ısrarında
Zirvenin ardından Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği
Zirve öncesi Trump’a iki zıt öneri
Erdoğan-Trump zirvesi hâlâ önemli ama...
Obama’dan Trump’a kalan tercih
Trump’ın tercihi ne olmalı?
Soçi’den Washington’a satranç hamleleri
Yeni Delhi’de “dünya 5’ten büyüktür”
Mayıs ayının sıcak gündemi
Son etaba giderken partiler
16 Nisan sonrası dış politika
Artık sonuç değil süreç önemli
Sonuçlara hangi pencereden bakmalı?
Kampanyanın son durağında “üniter yapı” mesajı
17 Nisan ve sonrası
Suriye’deki gidişat ve Türkiye’nin tercihi
Füze saldırısı bir başlangıç mı?
Kimin “kontrollü” darbesi?
‘Hayır’cıların korkusu: Gizli ‘evet’çiler
“Zor kararlar zor seçimler...”
Son on beş gün...
‘Hayır’cılar tüm kozlarıyla sahada
ABD ve Rusya YPG’yi koruyabilir mi?
Asıl soru, “ya hayır çıkarsa?”
Gözlerini 15 Temmuz’a diktiler
Batı’nın Türkiye politikası değişmek zorunda
Hollanda ile kriz ve Avrupa’nın geleceği?
CHP’nin yeni “korku” siyaseti
AB’nin referandum tavrı
Milli Kültür Şûrası izlenimleri
Erdoğan, karargâh ve 28 Şubat
“Kurtuluş Savaşı” söylemi kime yarar?
Kritik soru: Neden şimdi?
Yumuşama ve “şahıs değil sistem” söylemi
Kampanyalarda etkili dil hangisi?
Bölgede sağduyunun sesi olmak
Körfez’le işbirliğinin imkân ve sınırları
“Rakka müzakereleri” neyin habercisi?
CIA direktörünün Türkiye ziyaretinin anlamı
Referandum sürecinde “Erdoğan” faktörü
Erdoğan’ın hassasiyeti
Merkel’in derdi ve hatası
Trump’a nasıl bakmalı?
ABD’nin Suriye’ye “Acil Dönüş” Hamleleri
Erdoğan’ın Doğu Afrika seyahati
Referandum: Gelen dünyanın kaosunu karşılamak
Trump’a Türkiye yolunda kurulabilecek tuzaklar
Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş ve “beka” meselesi
Trump’ın tercihi: Rusya mı Çin mi?
Trump’lı ABD’nin yeni rolü
Obama’nın mirası, Trump’ın farkı
“Avrupa’nın geleceğini” Londra’da tartışmak
Irak’la yeni dönem arayışı
Terörle mücadelede kritik yıl
Reina katliamı ve “hayat tarzı” tartışması
2017’nin siyasi falı
Ateşkesten Astana barış sürecine...
Rusya ve ABD arasında dengeyi bulmak
El Bab kararlılığı
Suikastın gölgesinde “Astana Süreci”
PKK’nın intihar saldırıları ve yanılgısı
Suriye’de “ateşkes” Irak’ta “sıcak” dönem mi?
Batı’ya mı Avrupa’ya mı “Elveda”?
Avrupa’da liderlik krizi ve İtalya
Halep düşerse...
“Cumhurbaşkanlığı sistemi”nin kurucu misyonu
Önümüzdeki 10 ay kritik!
Suriye’deki mücadelenin matematiği değişecek!
Avrupa Parlamentosu’nun anlayamadığı...
Erdoğan’ın Batı ile “hayal kırıklığı”?
Avrupa ile nereye?
Değişen “hükümet sistemi” mi “rejim” mi?
AB ne yaptığının farkında mı?
Trump’ın Ortadoğu’ya ve Türkiye’ye etkisi
Trump’ın zaferi dünyayı nasıl etkiler?
Trump şimdiden yaptı yapacağını!
HDP bu noktaya nasıl geldi?
Almanya anlamamakta ısrarcı!
Bölgeyi sıcak bir kasım bekliyor
CHP’nin “beka” söylemi tutmaz!
Peki ya Türkiye’nin geleceği nerede?
Bölgenin geleceği sekülerizm mi?
Neden “yeni güvenlik” politikası?
Musul operasyonu ve Deaş sonrası dönem
Neden yeniden başkanlığı tartışıyoruz?
“Yeni Irak” Türkiye’yi çok ilgilendirir!
Erdoğan Erdoğan’dır; ne Abdülhamit ne Mustafa Kemal!
Halep krizi nereye gidiyor?
Amerikan karşıtlığı kimin sorunu?
Washington’daki dağınıklık bir fırsat olabilir
Müttefik mi yerel partner mi?
Türkiye Suriye’de nereye kadar ilerler?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.