Gazeteci Bağdat’a ‘Kılıç artığı’ diyen profesör ‘muhbir’ çıktı

10.12.2018 - Bu Yazı 370 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Gazeteci Bağdat’a ‘Kılıç artığı’ diyen profesör ‘muhbir’ çıktı

 Bağdat için 'soykırım'ı hatırlatarak 'Kılıç artığı' tabirinini kullanan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yahya Mustafa Keskin'in üniversitede arkadaşlarını emniyete bildiren bir muhbir olduğu öğrenildi.

 Gazeteci ve yazar Hayko Bağdat için ‘soykırım’ı hatırlatarak ‘Kılıç artığı’ tabirinini kullanan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBU) Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yahya Mustafa Keskin’in muhbir olduğu öğrenildi.

6 Aralık’ta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında yazdığı yazı nedeniyle sosyal medyada tehditler alan Bağdat’ın paylaşımına yorum yazan Keskin, “Yiyorsa yargıla da görelim kılıç artığı” dedi.

Bağdat ise karşılık olarak, “Kılıç artığı ne demek biliyor musunuz? Üniversitede bölüm başkanı bir profesör “soykırımdan sağ kalan nesil” olduğum için bunu küfür olarak kullanıyor. Öğrencileri böyle eğitiyor. Ülkemize çok yazık…” cevabını verdi.

MUHBİR PROFESÖR: VATANDAŞLIK GÖREVİNİ YAPTIM

17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarından sonra Gülen Cemaati ile ilgili muhbirlik yapan Prof. Dr. Yahya Mustafa Keskin’in adının ifşa olmasından sonra rahatsızlık duyduğu ortaya çıktı.

Bolu Belediyesi Nikah Salonu’nda 2017 Haziran ayında tanıkların dinlendiği dava duruşmasında Keskin, yaptığı muhbirlik yaptığının ortaya çıktığını söyleyerek, “17-25 Aralık sürecinden sonra devlet yetkililerinin tüm vatandaşlara yönelik ‘örgüt hakkında bildiklerinizi anlatın” demesi üzerine harekete geçtiğini ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini anlattı. “Ancak daha sonra emniyette verdiğim ifademde ismi geçen ve bir kısmı da sanık olan şahısların, sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları paylaşımlar ve ikili görüşmelerimizdeki hal ve hareketlerinden dolayı kendilerinin isimlerini verdiğimi bildiklerini anladım. Emniyetten sızan bu bilgilerin dönemin emniyet müdürü Mustafa Kızılkaya tarafından verildiğini düşünüyorum” ifadelerini kullanan Keskin, adının ortaya çıkmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.

ONLARCA KİŞİNİN ADINI VERDİ, ‘AKLANSINLAR’ DEDİ

Daha önceden devletin yetkili makamlarına bildiklerini anlattığını belirten Keskin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Beyanlarım nedeniyle Hayri Coşkun’un bizim için müfteri çetesi ifadesini kullandığını öğrendim. Bunu hakaret olarak kabul ediyor ve adli olarak gerekeni yapacağımı belirtmek istiyorum. Müfteri çetesi, Allahtan korkmaz, kuldan utanmazlar diyerek bizden bahseden Hayri Coşkun, aleyhine beyanda bulunduğum şahısların neredeyse tamamının da aklandığını söylemiş. Ben Hayri Coşkun, Mehmet Bahar, Kenan Gümüştekin, Arif Duran, Mehmet Yazıcı, Fahrettin Talay, Serkan Çakır, Mehmet Özyalvaçlı gibi şahısların adını verdim. Bunların hangisinin aklandığını da mahkemenin takdirine bırakıyorum. Şahısların aklandığına yönelik iddia sadece Hayri Coşkun’un temennisidir. Bu şahısların beraat etmesinden en çok kendisi mutlu olacaktır. Ayrıca bu tür beyanlarımın akademik olarak bu şahısların önünü kesmeye yönelik olduğu belirtilmiş. Benim böyle bir düşüncem olamaz. Asıl ön kesilmesi konusunda mahir olan grup şu an yargılanan kişilerden oluştuğunu düşünüyorum.”

KENDİ CÜMLELERİNİ TANIDI…

Yahya Mustafa Keskin ifadelerinin devamında kendi cümlelerini tanıyarak şunları belirtti:

“Mehmet Bahar bir gün gelip hakkımda şikayetler olduğunu söyledi. Zarf açıldığında hakkımdaki şikayet dilekçelerinin aynı cümlelerden müteşekkil olduğunu gördüm. Hiçbir zaman dersine girmediğim tarih ve psikoloji bölümüne mensup öğrencilerin bunları yazdığı belirtildi. Benim üniversitedeki varlığımdan rahatsız olan bir grup tarafından bunların yazıldığını anladım. Kendilerine öğrenci süsü verilmiş grupça organize edildiğini gördüm. O dönemin Öğrenci Konseyi Başkanı İlyas Taşkıran’ın gerekirse beyanı alınabilir. Onun da bu işin içinde olduğunu düşünüyorum.”

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Yargıtay, suçun niteliğini değiştirdi; gazeteci Altan Kardeşler ve Ilıcak’a verilen ağır müebbeti bozdu
...
  
Gazeteci İdris Özyol çalıştığı gazetenin önünde saldırıya uğradı
...
  
15 Temmuz'da hayatını kaybeden gazetecinin oğlu: Artık yetti, seçimleri FETÖ'nün kaybettirdiğini söylüyorsunuz daha önce FETÖ mü kazandırmıştı!
...
  
Ali Rıza Özdemir: Linç ve gazetecilik
...
  
AK Parti'den Güneş gazetesine kınama...Bu gazetecilik değildir
...
  
Gazeteci ve ressam Zehra Doğan'a tahliye
...
  
Gazeteci Ayşe Düzkan'ın kızı: Mektup yazmak isteyenlerin bir süre beklemesini rica ediyorum
...
  
Fatih Portakal'a meslektaşlarından destek: Bu, bir gazeteciyi hedef göstermektir; bu sözleri emir telakki edecek bir sürü insan var
...
  
Gazeteci Bağdat’a ‘Kılıç artığı’ diyen profesör ‘muhbir’ çıktı
...
  
Yıldıray Oğur: Karar'ı çıkaran gazeteciler 28 Şubat'ta bile böyle bir ambargoyla engellenmedi
...
  
Kapanan ANKA Haber Ajansı'nın kurucusu Altan Öymen: Ankara gazeteciliği için üzücü gelişme
...
  
Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın oğulları: Babamızın cesedi bize verilmeden bu konu kapanamaz
...
  
Ece Temelkuran: Erdoğan, birçok şeymiş gibi davranabilir; ‘gazetecilerin en iyi arkadaşı' bile olabilir
...
  
Suudi gazetecinin 'kaybolması' gizemini koruyor, işte son detaylar!
...
  
Tutuklu gazeteci Aksoy’un eşi: İddianameyi okuduktan sonra ikimiz de ferahladık
Yirmi beş yıllık meslek hayatımda ilk kez bu kadar sayıda gazeteci arkadaşımın özgürlüklerinden, sev...
  
"FETÖ'nün medya yapılanması" davasında gazetecilere akşam tahliye, gece gözaltı!
hj...


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive