Berrin Sönmez

gazeteduvar.com.tr



Bookmark and Share

Kriz ve bütçe gündeminde muhalefetsizlik


10.11.2020 - Bu Yazı 2103 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Naci Ağbal’ın Merkez Bankası Başkanlığı'na getirilmesi ve sonrasında Berat Albayrak krizi deprem, bütçe ve ABD seçimlerini gündemin alt sıralarına düşürdü, pazar akşamı. Gözler piyasalara çevrildi ister istemez. Hani anayasa kitapçığı fırlatılması gibi bir etki ihtimali akıllara gelmedi değil. Lakin bakansız ekonomide Türk Lirası'nın değer kazanması hatta altının bile az miktar da olsa düşmesi ilginçti.

Üst düzey politikacı ve kamu yöneticilerine usulüyle istifa etme şansı dahi tanımadığı anlaşılan tek karar vericili sistem nedeniyle garip açıklamalarla görevinden ayrıldığını söyleyen ikinci kişi oldu Albayrak. Ancak benzer şekilde ilk istifa-msı açıklamayı yapan Süleyman Soylu, iki saat içinde kararından döndürülmüşken damat için reyizin parmağını oynatmayışı da ayrı mesele. Blöf siyaseti her zaman işe yaramıyormuş denebilir belki. Belki de azil yerine kendisine böyle bir yöntem dayatılmış olabilir. Her neyse zamanla çıkar açığa ama bundan böyle iktidar partisinde suların durulması, kolay olmayacaktır. Fakat Berat Albayrak yerine bütçe gündemi dikkate alınıp Naci Ağbal’ın Merkez Bankası Başkanı olmadan önce ifa ettiği son görevindeki performansı konuşulmalı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı görevindeyken hazırlanan 11’inci Beş Yıllık Kalkınma Planı'ndan toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesinin çıkarılması, görev ve sorumluluk bilinci açısından anayasa ve yasalara mı sözlü talimatlara mı bağlı olduğu şeklinde, değerlendirilmesi için başlı başına yeterlidir. Ancak bununla kalmadı tabii ki; görüşülmekte olan 2021 yılı bütçesindeki tüm falsolar da Naci Ağbal ve ekibinin görev bilinciyle yakından ilişkili olarak ele alınmalı. Evet, bir sistem sorunu, bir sistem krizidir. Tek karar vericinin iradesidir ama hiçbir sistem sorunu da üst düzey görevlilerin, görev bilincinden azade düşünülemez.

Örneğin kadın üniversitesi, 2021 yıllık planında kendisine yer buldu. Anayasa eşitlik ilkesini amir iken, uluslararası sözleşmelere atılan imza ile devlet ayrımcılıkla mücadele görevini üstlenmişken kadın üniversitesiyle ayrımcılığın pekiştirilmesine karar verildi ve plana dahil edildi. Büyük ihtimalle inanmadığı, gerekli görmediği, kendi kızı olsa/varsa göndermeyi düşünmeyeceği kadın üniversitesine, anayasa eşitlik öngördüğü dediği halde ‘hayır’ demeyen başkanın Merkez Bankası'nda herhangi bir talimata hayır diyebilme ihtimali olmadığı çok açık. Şimdiye kadar Merkez Bankası'nın bağımsızlığı üzerine az çok tartışma yürütülüyordu ama bundan böyle bağımsızlık ihtimalini konuşmak bile lüks olacak.

Eski Türkiye, yeni Türkiye karşıtlığı -artık pek kullanmasa da- bir dönem dilinden düşmezdi Erdoğan’ın. Bundan böyle muhalefetin de eski AKP yeni AKP tanımını kullanması şaşırtıcı olmaz. Gerçi Berat Albayrak’ın istifasına ekonomi yönetimi açısından, haddinden fazla önem atfetmek olur ama neyse ki Millet İttifakı partileri, kendi gölgelerinden korktukları için gündemi derinleştirmeyi bile başaramıyorlar. Muhalefetin siyasi basiret sorunu nedeniyle Ak Parti içindeki kaynama gündemde geniş yankı uyandıramazken iktidar medyası Muharrem İnce’yi, Muzaffer Özdağ’ı her vesileyle ekranlara taşıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, bakansız kalıp kalmadığı bile muallakta tutulurken böylesi bir iktidar krizi yerine iktidarın medyası, CHP ve İyi Parti'nin iç sorunlarını gündemin başköşesine oturtuyor rahatlıkla. İktidar bloku, bu iki partiyi ve HDP’yi hep aynı kefeye koyduğu halde onların muhalefet bloku olarak görünmekten kaçınması, Plan Bütçe Komisyonu'nda gerçekleşen bütçe sunumlarına da yansıdı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın bütçe sunumu sırasında, İstanbul Sözleşmesi gündeme taşınabilirdi. EŞİK- Eşitlik için Kadın Platformu olarak Sözleşme’ye taraftar tüm milletvekillerinin, İstanbul Sözleşmesi yazılı maskeler takmasını talep etmiştik. Birçok açıdan kritik öneme sahipti böyle bir eylemde tüm vekillerin ortaklaşması. Öncelikle Fuat Oktay’ın İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik birtakım hazırlıkları koordine eden kişi olması bakımından önemliydi. Ayrıca EŞİK Platformun konuya ilişkin görüşlerini iletmek için gerçekleştirdiği randevu talebine duyarsız, sessiz kalan Fuat Oktay protesto edilerek parlamenterler, sivil toplumun iktidarca işitilmeyen sözünü duyurmuş olacaktı.

Ve tabii belki bir kerecik olsun gündemi belirleyen iktidar değil de muhalefet kanadı olacaktı. Önce söz verip sonra türlü bahanelerle karar sorumluluğunu birbirlerine atarak iktidarın yönlendirdiği gündemin peşinde savrulmayı seçtiler. Tam da bütçe sunumu günlerinde iktidar medyası HDP’yi PKK terörüyle özdeşleştirecek baskınlar yapıyordu, il başkanlıkları binalarına. Aynı haber bültenlerinde İyi Parti, Muzaffer Özdağ’ın, Buğra Kavuncu hakkındaki iddiaları nedeniyle FETÖ ithamıyla anılıyordu. Ve CHP de yeni parti oluşumları ihtimali medya diliyle abartılarak, iktidarca köşeye sıkıştırılmaktaydı. Kedi bile köşeye sıkıştığında kaplan kesilir ama bizim muhalefet, blok olarak görünmekten korkmaya devam etti.

Diğer yandan biliyoruz tabii ki ‘Millet İttifakı zarar görür’ iddialarının bahaneden ibaret olduğunu. Siyasete egemen eril zihniyet, İstanbul Sözleşmesi hakkında verilecek bir kararın Türkiye’nin geleceğine dair karar vermek anlamına geldiğini idrak edemiyor. Kadın sorunu olarak görüyor ve daha kötüsü kadın sorunlarını toplumsal ve siyasal mesele olarak değil magazin gündemiymiş gibi değerlendiriyor. İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasıyla hükümet bütçesi arasındaki ilişkiyi kurmaktan aciz olmasalar gerek ama eril akıllı ve köhnemiş siyaset anlayışıyla maluller, orası kesin. Çünkü kadını, siyasetin öznesi saymayan zihniyet ancak kadın sorunlarını siyasetin ana konusu değil tali mesele sayar. İstanbul Sözleşmesi dahil saldırı altında olan bütün kadın kazanımlarına yönelik iktidar tutumunu, asıl sorunu perdelemek için kullanılan araç olarak görüyorlar hâlâ. Akıllarınca kadın o kadar ikincil konumda ki eşit yurttaşlık hakkını aşındırmayı hedefleyen tüm saldırılar, ekonomi gibi ‘gerçek sorunları’ gizlemek için gündeme taşınmış kabul ediliyor. Kadın sorunları parlamentoda konuşulmak zorunda kalınırsa da vekiller arasında iş bölümü yapılmış gibi gösterilip, bir iki istisnayla sadece kadın vekillerin dile getirmesi bekleniyor.

Nitekim Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesinin sunumu sonrasında her zamanki tablo tekrar hayata aksetti. Kadın vekiller şahane tespitlerle sorunları dolu dolu dile getirirken erkek vekiller pek az istisnayla sınıfta kaldı yine. Bakanın sunduğu bütçe raporunu hem kadının statüsü hem de eril şiddetle mücadele yönünden eleştirmeyi ve tabii ki milletvekillerinin konuşmalarına atıf yapmayı düşündüğüm halde yazının hacmini daha fazla büyütmemek için bu konuyu haftaya bırakmak iyi olacak. Bitirirken sadece şu kadarını söylemekle yetineyim: Kamu kaynaklarından kadın eşit pay almadan kadına yönelik ayrımcılık bitmeyeceği gibi şiddetle de gerçek anlamda mücadele edilmiş olmayacaktır. Bu bir demokrasi sorunu aynı zamanda ve demokrasi hiçbir zaman iktidarların değil muhalefetin çabasıyla gerçekleşir. Bilmem anlatabildim mi…

Facebook Yorumları

reklam
25.11.2020
Kadını suçladığınızda erkek kendine gelmez Sayın Soylu
23.11.2020
Kadının payına düşen: Mecliste yok sayılma camide şiddete uğratılma
10.11.2020
Kriz ve bütçe gündeminde muhalefetsizlik
3.11.2020
Depremde kaçınılması gereken ilk şey
2.11.2020
Vesayetin resmini bakanlar çizdi
27.10.2020
Sınır ötesi kadın buluşması ve yeni eksen
25.10.2020
Muhalefetin ‘yeni bir hikaye’ yazma şansı var ama…
18.10.2020
Ayet eşit gelenek ikincil sayar kadını
13.10.2020
Devlet kız çocukları için üç maymunu oynadı
9.10.2020
Ali Edizer kolay asıl Süleyman Arslan azledilmeli
5.10.2020
Yerelde seçim usulüne son veriliyor olabilir mi?
29.09.2020
Sarkisyan: Azerbaycan şaka yaptığımızı sanıyordu
27.09.2020
Operasyonda kahvaltı korkusunun payı olmalı
15.09.2020
CİMER listesinde Fahrettin Altun’la köşe kapmaca
13.09.2020
Kırk yıl geçmiş ama hiçbir şey geçmemişken…
8.09.2020
Fuat Oktay yeni Nur Serter mi?
6.09.2020
KONDA Ağustos Barometresi: Dindar kadının modernleşmesi ve erkeklik krizi
1.09.2020
Ölümlerden ölüm, tecavüzlerden tecavüz beğen!
30.08.2020
Zaferin yıldönümünde kadın kurtuluş savaşı ihtiyacı
25.08.2020
Yaşamın adı 'kahır'dı kadın için
16.08.2020
Noktalı virgül sonrası cümleyi aile tamamlarken…
9.08.2020
Metne perende attırarak satır arası okumak
4.08.2020
Yıkılan aile değil ailedeki eril hegemonya
28.07.2020
CHP, KADEM ve kadınların siyaseti
26.07.2020
Saadet Partisi'nin İstanbul Sözleşmesi'yle imtihanı
21.07.2020
İstanbul Sözleşmesi neden tartışılıyor?
12.07.2020
Ayrıştıran sistemle gelen ortaklaşma potansiyeli
5.07.2020
Yaşam hakkını 'oy'latmayı aklınızdan çıkarın!
30.06.2020
Covid-19 pandemisi: Hükümetlere insanlık bilinci testi
28.06.2020
Dinlerin öğretemediği insanlığı pandemi de hatırlatamadı
16.06.2020
İstismar affı marjinalleşen siyasi aklın ürünü
14.06.2020
İktidarın akademisi ve savunmasız bırakılan çocuklar
7.06.2020
Sorun Türklerin kimlik siyaseti ihtiyacı
2.06.2020
On yılını unutturacak ilaç hayal eden kadın
26.05.2020
Hızlanan siyasette kadın politikalarına DEVA olur mu?
12.05.2020
Çağın medeniyet eşiği: Toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi ve İstanbul Sözleşmesi
10.05.2020
Darbe, kültürel iktidar, İstanbul Sözleşmesi
5.05.2020
İktidardan tecavüzcülere bayram müjdesi
3.05.2020
'De facto diktatörlüğü' yükselten sacayağı: Din-akademi-gongo
28.04.2020
Erbaş’ın sözü İlahî hükümmüş! Pes!
26.04.2020
Yaratanın mağfireti yaratılmışa merhametten geçer
21.04.2020
Cinayet mahallinde karantina ve İstanbul Sözleşmesi
12.04.2020
İnfaz paketinden canlı tutanakla madde on dokuz
31.03.2020
Cinsel istismara af teşebbüsünde Romanlar 'araç' kılınıyor
29.03.2020
Cinsel suçlar 'kapsam dışı' aldatmacası
16.03.2020
İktidarın kadın politikasına DEVA olabilir
10.03.2020
Rengârenk coşkulu isyanımız korkutuyor
8.03.2020
KONDA Nafaka dosyası: Toplum mühendisliğine cevap
3.03.2020
Kültürel terör kavramı yeni Baas yöntemi olmalı
1.03.2020
İdlib şehitleri parti içi mesele mi?
18.02.2020
Linç değil alkış gelince yükselen umut
11.02.2020
Yeni deliller de haram icadına elverişli değil
5.02.2020
Şiddet seviciler yasa yapıcılara karş
3.02.2020
Kızılayla gelen AKP Kızılayla gider
28.01.2020
İslam ve Sol Çalıştayının ardından
27.01.2020
TÜİK eşitlik karşıtı lobinin mi emrinde?
21.01.2020
AKP liberalizmi, laiklik, feminizm
19.01.2020
Din-devlet kıskacında muhalefet
14.01.2020
Erken evliliklerle mücadelede stalkingin önemi
12.01.2020
Yargı, Anayasa ve yasadan emir alıyor olsaydı…
7.01.2020
Çocuğun cinsel istismarının affı olmaz
5.01.2020
Yasaya uymayan görevli genelgeye uyar mı?
30.12.2019
Kanal İstanbul mu, II. Enver mi?
23.12.2019
Bir AKP sorunu olarak Şehir ve BİSAV
18.12.2019
Yasa ve anayasaya rağmen İçişleri Bakanı hakkı
16.12.2019
Retorik ve sağ siyasetin karanlık yüzü
10.12.2019
Kadınları değil katilleri durdurun!
8.12.2019
Hayatta kalanın başarı öyküsü: A.A. için adalet
4.12.2019
Emine Erdoğan, eril şiddet ve Akitle mücadele
2.12.2019
Saadet Partisi nereye?
26.11.2019
Kadın örgütlerine terör ithamı, istismarcıya af
25.11.2019
Çakıcı affı: Suçu, eril şiddeti ve trafik terörünü teşvik
20.11.2019
Kayyım politikası pilot bölge uygulaması gibi
18.11.2019
Abdülhamit Gül: Kadın kazanımlarından geri adım atılmayacak
12.11.2019
Kandil, düalizm, devletçilik
11.11.2019
Vahdetten düalizme giden yol: Kandil
5.11.2019
Önleyici tedbir kararlarına itiraz kadınları öldürüyor
29.10.2019
Pekin+25 ve Cumhuriyet değerleri ışığında kadının konumu
27.10.2019
Yargı reformuyla cinsel istismar yasallaştırılıyor
22.10.2019
İstanbul Sözleşmesi ve Emine Bulut kararı
21.10.2019
Boşama ve boşanma, düşen n ile açılan gedik
15.10.2019
Savaş çığırtkanlığıyla nafaka karşıtlığı iç içe
13.10.2019
Savaşın emrinde din, soykırıma Nobel
8.10.2019
Nafakada restorasyonla geçmişi canlandırma isteği
6.10.2019
Biraderlik dayanışmasını pekiştiren ‘Kız Kardeşler’
1.10.2019
Şüpheden mağdur yararlanmalı
22.09.2019
Yargı reformu paketinden kötü sürpriz çıkar mı?
23.08.2019
Terör bahanesiyle kolektif ceza
13.08.2019
Kutsadığınız aile hangisi?
11.07.2019
Ümmet kim? Parçalanan ne?
2.07.2019
Neden kavram ataerki cinayeti olarak değişmeli?
24.03.2020
Karantinada ekonomik tedbirler ve eril şiddetle mücadele
22.03.2020
Salgınla mücadelede bile göçmenlere yer yok
11.07.2019
Ümmet kim? Parçalanan ne?
2.07.2019
Neden kavram ataerki cinayeti olarak değişmeli?
25.06.2019
İstanbul’un seçiminde dindar kadınların rolü
18.06.2019
Beka tutmadıysa FETÖ ithamı cepte
29.05.2019
Açlık grevi hakkında söylenmeyenleri söyleme zamanı
23.05.2019
Müzeyyen Boylu’nun çocukları nerede?
21.05.2019
Allah kadını dövün demiyor
16.05.2019
İYİ Parti'nin sessizliği
9.05.2019
İmamoğlu kolları sıvadığında
30.04.2019
İçinde sığınma evi geçmeyen bir sığınma evi çığlığı
23.4.2019
Bodrum, Bodrum Kadın Dayanışması ve KöyBox
18.4.2019
Kışlar var baharlar içre
4.4.2019
Biraz da dertleşelim
2.4.2019
Şiddet dili out sükûnet ve güleryüz in
28.3.2019
İmama küsüp camiye gitmemezlik yapmayın
19.3.2019
Hıristiyan terörist ve Ayasofya
14.3.2019
Dindar algıda EŞcinsellik terörü(!)
26.2.2019
Uygur’un ve Kürt’ün çile kardeşliği
19.2.2019
Çift hukukluluk tehlikesi kapıda mı?
14.2.2019
Erken evlilik lobisine dinden bakış
12.2.2019
Medya hukuk siyaset kıskacında kız çocuğu
5.2.2019
Kadınsız yerellerde bağımsız kadın meclisleri
29.1.2019
Sivil toplum, demokratik yönetişim, Turan Hançerli
24.1.2019
Kadınlar belediye başkanı olmalı! Çünkü…
22.1.2019
İktidarların beden politikası ve başörtülü kadın
15.1.2019
'Belediyeleri Kadınlarla Sınamak'
10.1.2019
Birine mansıp birine cezaevi
4.1.2019
Eşcinsellere şiddeti reva gören dindarlık
27.12.2018
Boşanma, nafaka, erken evlilik aynı tezgahın ürünü
25.12.2018
Çocuk koruma yerine şiddet savunuculuğu
20.12.2018
Psikolojik şiddet politikasıyla seçime doğru
18.12.2018
Kadın beyanı karşıtlığında Dilipak aşaması
13.12.2018
Kent yaşamı için kadınlar ve hak savunucuları
29.11.2018
‘Şehrin anası, analar’ devrini açma zamanı
27.11.2018
Sosyo-klinik arıza olarak eşitlik ve adalet karşıtlığı
22.11.2018
Kendimizi emanet edemediğimiz hukuk
20.11.2018
Basit bir ziyaret mi misyon-vizyon sorunu mu?
16.11.2018
Avrupa Ordusu, kime yarar?
15.11.2018
Yeni mücadele alanı uzlaştırmaya direnmek
13.11.2018
İktidarın kadınlara uyguladığı psikolojik şiddet
8.11.2018
Ya saymayı bilmiyorsunuz…
6.11.2018
Hanife’nin katilleri saymakla bitmez!
1.11.2018
İstihdam, ekonomik eşitlik, nafaka
30.10.2018
Yasama maratonu ve nafaka karşıtlarının ikna turları
25.10.2018
Ret edilen EYT önergesinin düşündürdükleri
23.10.2018
Hanımlar beyleri ikna edecek, marş marş!
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
17.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
3.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
25.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
15.3.2017
Arkamdaki yadigâr olsun
11.3.2017
Sürdürülebilir politik ortaklık sahici kadınlarla mümkün
8.3.2017
Haydi kadınlar politik ortaklığa!
4.3.2017
OHAL şartlarında Dünya Kadınlar Günü
1.3.2017
Her darbeyle yeniden darp edilmiş vurgun yemiş nesiller ülkesi
26.2.2017
EVET veya HAYIR’ın kısa formülü
23.2.2017
Seçim vetoları gibi
18.2.2017
Evetin soruları hayırın cevapları
12.2.2017
Halkın aklıyla alay etmede devlet aklı
8.2.2017
Bu sefer insanlar ölmedi ama siyasette insanlıktan eser yok
4.2.2017
Pozitif ayrımcılık: Hem zehir hem şifa
1.2.2017
Kadına yönelik şiddetle mücadelede paranın izini sürmek
28.1.2017
Bakanlığın sayısını unuttuğu kadınlar
25.1.2017
Darbecilerin anayasasına makyaj referandumu
22.1.2017
Sahi bu neyin kavgası?
19.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar 5
14.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar 4
12.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar-3
7.1.2017
Şehîdê min ê ezîz! Mekanê te cennet be. Welat minetdarê te ye
4.1.2017
Yıldızları söndürmüş fırtınanın soluğu
31.12.2016
Emek verelim sevgiye barışa
29.12.2016
Kırk yamalı bohçaya astar (2)
24.12.2016
Kırk yamalı bohçaya astar
17.12.2016
Çocuk istismarından evlilik kitabına uzanan geniş bir yelpazede eril distopya
14.12.2016
Şehit değil aşık olmalı gençler
11.12.2016
Bilim din politika fark etmez ataerki her yerde dipdiri
8.12.2016
Kaç yıl geçti siyasi mizahtan uzak
4.12.2016
Yoksullara eğitim yardımı değil yoksulluğu istismar
1.12.2016
Küresel oyunlar değil yerel acılar öncelenmeli
27.11.2016
Son ümit kırıntısı: Bu yasayı onaylamayın Sayın Cumhurbaşkanı
23.11.2016
Adalet Komisyonu'na açık öneri
21.11.2016
TBMM'de gece yarısı tecavüz baskını
16.11.2016
Galeyan demokratik katılım sayılır mı? Kısas hükmü idamı gerektirir mi?
13.11.2016
Hayaline cihan değer: Demokrasi ve barış için güçlü toplumsal talep
9.11.2016
Grup toplantısının düşündürdükleri: HDP yine nöbete
6.11.2016
Yeter artık
2.11.2016
Çocuk istismarı 'kalın fırçalarla' çizilecek konu değil ama...
30.10.2016
Doğan çocuğun adı: Cumhuriyet
27.10.2016
Savaş, yoksulluk, istismar kıskacında çocuklar
23.10.2016
Mum kimin yanan Kerkük
20.10.2016
Siyasetin utanç günlüğüne eklenen yeni sayfa
16.10.2016
İnsanlık onuru = İnsan hakları hukuku
13.10.2016
Sorunun erkek tarafı çözümün de parçası olmalı
9.10.2016
Yine bir cinsel istismar davası
6.10.2016
Ne zafer ne hezimet Lozan sadece bir antlaşma - 2
2.10.2016
Ne zafer ne hezimet Lozan sadece bir antlaşma
26.9.2016
Vesayetin tezgahına düşülüyor
18.9.2016
Kadınlara verilen sözler
16.9.2016
Halime Hala: Türkülerde yaşayan bir memleket hikayesi
15.9.2016
Muhafazakârlık ve dindar muhafazakâr
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive