Berrin Sönmez

gazeteduvar.com.tr



Bookmark and Share

Siyasetin sağı solu


19.9.2018 - Bu Yazı 90 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Bizde sol, 'aman bölünmeyelim, birlik olalım, tek parti çatısı altında toplanalım' refleksiyle küçülürken, sağ bölünerek çoğalıyor. Ama ne gam sol aydının en önemli derdi kültürel hegemonya zaten. Sol ama özellikle sosyal demokrasi, ekonomik ve insani krizler karşısında getirdiği alternatiflerle güçlenir teorik olarak. Pratik bambaşka.

Sol yanı kırık siyasi yelpazenin aşırı büyümüş sağ kanadıyla, tek ayak üstünde sekerken sıkça tökezleyen çocuklar gibiyiz nicedir.

Son moda gemi metaforuyla söylersek sancak yönünden batacak denli yana yatmış haldeyiz. Ekonomik kriz filan hak getire asıl sorun dengesizlik. Soldaki boşluk, sağdaki aşırı yüklenme batırır bizi olsa olsa. Gemiyi iskeleye salimen yanaştırmanın yolu geminin iskele yanına ciddi bir yükleme yapmaktan, sağlam temelli sol parti kurup güçlendirmekten geçiyor. Ancak hayaller ve gerçekler bambaşka.

Siyasetin sağı, istiap haddini aşmışken şimdi sağda yeni parti gündemde Adana’da yapılacağı duyurulan 20 Ekim tarihli ‘Süleyman Demirel’i Anma ve Anlama’ toplantısının yeni bir parti oluşumu için ilk adım sayılacağı açık. Ancak Demirel ruhu ve ‘böyük Türkiye’ hayaliyle ‘Anadolu ateşi’ yakma kısmı biraz sorunlu.

İktidarın gıda genelgesiyle 90’lar manzarasını tamamlama eğilimi yetmezmiş gibi ancak 60’ların toplumuna hitap edebilecek yeni bir sağ partiyle siyasi arena eskileşmeye devam edecek gibi. Hem politikalar hem partiler giderek eski günlere meylediyor. Belli başlı toplumsal sorunlar çözülmedikçe her daim yeni veçheye bürünürken akla sadece eski politikaların gelmesi çok tuhaf. Denenmiş ve zararları tüm toplumca açık bir şekilde görülmüş, hukuk dışı yollardan başkası gelmiyor sağ siyasetin aklına. Yeni bir siyasi akıl üretilemeyişi siyasi yelpazedeki dengesizliğin sonucu. Başta söylediğim gibi tek ayak üzerinde sekmekten kaynaklanıyor.

Sol aydınlar genellikle iktidar alternatifi değil ama iktidar erozyonu niyetine hep sağdaki bölünmeyi destekler. Ancak sonuçta her bölünmeden sonra sağ oylar, farklı partilere dağılmış bile olsa toplamda yükselir. Benzer politikalar, benzer vaatler, benzer çekincelerle tıpkısının aynısı mevcut sağ partilerden bir ona bir buna yönelik seçmen. İYİ Parti mesela HDP hakkında AKP ve MHP ile aynı tutuma sahip. Kürt siyasetini terörle özdeşleştirerek  dışlama eğilimini bırakmadı. Kurulduğu günden bu yana siyasete iyi bir şey katma, yeni bir soluk getirme yönünde fark yaratamadı. MHP’den ayrılmış kişilerin Kürt sorunu konusunda daha medeni bir milliyetçilik anlayışıyla demokratik tutum takınması mümkünken seçilen dışlayıcı politika, yazık ki devletçilikle eklemlenmiş milliyetçiliğe oy verenlerin sayısını yükseltmeye hizmet etti. Farklılık arayan seçmen de aynı politikalara oy verir hale getirildi. Şimdi eski Adalet Partisi canlansa da politik yaklaşım aynı kalacağından, gidişattan hoşnutsuz birkaç seçmen daha sakıncalı bulduğu politikaya oy verir hale gelecek ve toplamda sağ oyların biraz daha yükselmesi sonucu doğacak.

Bizde sol, ‘aman bölünmeyelim, birlik olalım, tek parti çatısı altında toplanalım’ refleksiyle küçülürken, sağ bölünerek çoğalıyor. Ama ne gam sol aydının en önemli derdi kültürel hegemonya zaten. Sol ama özellikle sosyal demokrasi, ekonomik ve insani krizler karşısında getirdiği alternatiflerle güçlenir teorik olarak. Pratik bambaşka. Zaten bütün dünyada sağ yükselişte olduğu için sosyal demokrasiye seçmenin oy vermeyeceği kaygısı baskın. Fikir tembelliği zirvede ve güneşin, dünyanın bir ucunda batarken diğerinde yükselişini de hatırlamıyor kimse. Sosyal demokrasi çağı batıda bitiyorken bizde yükselmesi imkansız değil. Sağ siyasetin politik muhafazakarlıkla insanları bezdirip, ekonomiyi çökerttiği ortamda ‘neden olmasın’ diyebilmek yeter belki.

Gerçekten eşitlikçi yeni bir siyasi akla kavuşmak, kadınların siyasete eşit katılımını görmek ve tüm sosyal sorunlara müzakereci demokrasiyi mümkün kılarak çözüm üretmek hayal olmamalı. Ama CHP gibi devletçi bir partiyi sol sayarak mümkün değil tabii.

Ve elbette Kürt milliyetçiliğini sol sayarak da bu ülkede sadece milliyetçiliğin yükselmesine hizmet edileceğini anlamak gerekiyor. Ezilenlerin hakkını savunmak için ezilenleri solcu saymak hayli tuhaf zaten. HDP’ni meşru siyasi parti olmaktan ve aldığı oylardan kaynaklanan siyaset yapma hakkını savunmalı ve desteklemeliyiz elbette. Ancak ürettiği politikaların milliyetçilik üzerine olduğunu da görmek gerek. Türk milliyetçilerinin olduğu kadar Kürt milliyetçilerinin de siyaset yapma hakkı olduğu için HDP, üzerinde siyaset yapma imkanlarını kısıtlayan baskılara karşı çıkmak tek başına sol politika üretmek anlamına gelmiyor. Keşke solcular, devletçi CHP ile milliyetçi HDP arasında tercih yapmak sağın bölünmesinden medet ummak yerine başka bir açılım yaratsa.

Facebook Yorumları

reklam
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
17.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
3.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
25.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
15.3.2017
Arkamdaki yadigâr olsun
11.3.2017
Sürdürülebilir politik ortaklık sahici kadınlarla mümkün
8.3.2017
Haydi kadınlar politik ortaklığa!
4.3.2017
OHAL şartlarında Dünya Kadınlar Günü
1.3.2017
Her darbeyle yeniden darp edilmiş vurgun yemiş nesiller ülkesi
26.2.2017
EVET veya HAYIR’ın kısa formülü
23.2.2017
Seçim vetoları gibi
18.2.2017
Evetin soruları hayırın cevapları
12.2.2017
Halkın aklıyla alay etmede devlet aklı
8.2.2017
Bu sefer insanlar ölmedi ama siyasette insanlıktan eser yok
4.2.2017
Pozitif ayrımcılık: Hem zehir hem şifa
1.2.2017
Kadına yönelik şiddetle mücadelede paranın izini sürmek
28.1.2017
Bakanlığın sayısını unuttuğu kadınlar
25.1.2017
Darbecilerin anayasasına makyaj referandumu
22.1.2017
Sahi bu neyin kavgası?
19.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar 5
14.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar 4
12.1.2017
Kırk yamalı bohçaya astar-3
7.1.2017
Şehîdê min ê ezîz! Mekanê te cennet be. Welat minetdarê te ye
4.1.2017
Yıldızları söndürmüş fırtınanın soluğu
31.12.2016
Emek verelim sevgiye barışa
29.12.2016
Kırk yamalı bohçaya astar (2)
24.12.2016
Kırk yamalı bohçaya astar
17.12.2016
Çocuk istismarından evlilik kitabına uzanan geniş bir yelpazede eril distopya
14.12.2016
Şehit değil aşık olmalı gençler
11.12.2016
Bilim din politika fark etmez ataerki her yerde dipdiri
8.12.2016
Kaç yıl geçti siyasi mizahtan uzak
4.12.2016
Yoksullara eğitim yardımı değil yoksulluğu istismar
1.12.2016
Küresel oyunlar değil yerel acılar öncelenmeli
27.11.2016
Son ümit kırıntısı: Bu yasayı onaylamayın Sayın Cumhurbaşkanı
23.11.2016
Adalet Komisyonu'na açık öneri
21.11.2016
TBMM'de gece yarısı tecavüz baskını
16.11.2016
Galeyan demokratik katılım sayılır mı? Kısas hükmü idamı gerektirir mi?
13.11.2016
Hayaline cihan değer: Demokrasi ve barış için güçlü toplumsal talep
9.11.2016
Grup toplantısının düşündürdükleri: HDP yine nöbete
6.11.2016
Yeter artık
2.11.2016
Çocuk istismarı 'kalın fırçalarla' çizilecek konu değil ama...
30.10.2016
Doğan çocuğun adı: Cumhuriyet
27.10.2016
Savaş, yoksulluk, istismar kıskacında çocuklar
23.10.2016
Mum kimin yanan Kerkük
20.10.2016
Siyasetin utanç günlüğüne eklenen yeni sayfa
16.10.2016
İnsanlık onuru = İnsan hakları hukuku
13.10.2016
Sorunun erkek tarafı çözümün de parçası olmalı
9.10.2016
Yine bir cinsel istismar davası
6.10.2016
Ne zafer ne hezimet Lozan sadece bir antlaşma - 2
2.10.2016
Ne zafer ne hezimet Lozan sadece bir antlaşma
26.9.2016
Vesayetin tezgahına düşülüyor
18.9.2016
Kadınlara verilen sözler
16.9.2016
Halime Hala: Türkülerde yaşayan bir memleket hikayesi
15.9.2016
Muhafazakârlık ve dindar muhafazakâr
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.