Beril DEDEOĞLU

Star Gazetesi



Bookmark and Share

Almanya Avrupa’yla, AB Almanya’yla, Almanlar iktidarla sıkıntıda


20.6.2018 - Bu Yazı 105 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Almanya, Avrupa’nın ortak iltica politikasını hazırlıyor; bu çaba ise hem Almanya hem de AB’de büyük gerginliklere yol açıyor. 

AB ülkelerindeki tartışmaların iki boyutu bulunuyor. Biri, ortak iltica politikasının Almanya tarafından hazırlanıyor olmasıyla ilgili. Her ne kadar Almanya’nın mülteci politikası birçok devlete göre sıkı ise de AB’nin Almanya’dan çok daha katı mülteci politikası uygulayan ülkeleri var. Dolayısıyla İspanya gibi daha makul uygulamaları bulunan ülkelerle Macaristan gibi son derece sınırlayıcı politikaları bulunan ülkelerin tek bir modelde anlaşmaları kolay gözükmüyor. Almanya’nın AB için hangi gruba yakın bir öneri getireceği öngörülemediği gibi, Almanya’nın neden kendisine vazife çıkardığı da bilinemiyor. 

Avrupa’nın en temel sorunlarından birisi olan mülteciler konusunda Almanya’nın AB kaptanlığı rolünü başöğretmenlik mertebesine taşımaya çalıştığı açık. Ancak, AB üyelerinin buna razı olacaklarının garantisi yok. 

  

Ortak politika olur mu?

AB’deki tartışmaların ikinci boyutu ise, tek ve ortak bir mevzuatın ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmamasıyla ilgili. Zira AB’ye gelen mültecilerin büyük kısmı, güney ülkelerine ayak bassalar da, oralarda kalmayıp kuzey ülkelerine iltica başvurusunda bulunuyorlar. Dolayısıyla Yunanistan ve İtalya, İtalya’nın tabiriyle “paspas” ülke durumunda olurlarken, kapı Almanya ve komşularında bulunuyor. 

AB’nin kuzey ülkeleri mülteci politikalarını sıkılaştırdıkça, AB topraklarına ayak basıp iltica talep edenler, Güney ülkelerine yöneliyorlar. Hal böyle olunca, AB’nin kuzeyi mültecileri adeta güneye süpürmüş oluyor. 

Meselenin Almanya’da da büyük tartışmalara ve hatta hükümet krizine yol açtığı belirtilmeli. Muhafazakar koalisyonun içinde, iltica politikasının sertleştirilmesini savunanlar ile daha katı politikaların Almanya’da halihazırda yaşayanları mağdur edeceğini savunanlar karşı karşıya gelmiş durumda. 

Geçmiş yıllara oranla Avrupa ve hatta Almanya’ya mülteci başvurularında azalma olmasına rağmen bu gerilimin yaşanma nedeni ise koalisyon içindeki kişisel çekişmeler olarak değerlendiriliyor. 

 

Dostluk nasıl ifade edilir?

Almanya’daki iktidar içi çekişmelerin tek konusu mülteciler de değil. 1999-2006 yılları arasında Almanya dış istihbarat servisi BND’nin Avusturya’da casusluk faaliyetlerinde bulunduğu ortaya çıktı. 2006 sonrasında “dost” ülkelerde istihbarat faaliyetlerinin sınırlandırılmasıyla ilgili yasa çıktıktan sonra, faaliyetlere son verildiği ileri sürülüyor. 

Almanya, neredeyse kendi uzantısı durumundaki Avusturya’da bunları yaptıysa, başka yerlerde neler yapmaz. Ayrıca “dost”larında casusluk yapmaktan vazgeçtiğini düşünmek için de bir neden yok. Gayet tabi, Almanya açısından “dost” konusu da epeyce tartışmalı. Mesela Türkiye Almanya için dost mu? 

Dost ise casusluk faaliyetlerinde sınırlama yapılış olmalı; ama Türkiye’den bakınca bu pek hissedilmiyor. Kimse 15 Temmuz ve sonrasındaki Almanya tutumunu unutmadı. Türkiye’de bizzat darbeye katılmış, silah kullanmış kişilerin bu ülkede bulunduruldukları, terör örgütü üyelerinin Almanya’da rahatça yaşadıkları düşünülürse, sadece “dost” ülke konusunun değil, iltica politikasının da sorgulanması gerekebilir. 

Koalisyon hazır eline kalem almış ortak iltica politikası hazırlarken, darbeye kalkışanları ve teröre başvuranları da mülteci kapsamı dışına alıverse de biz de şu “dost ülke” ile mülteci kavramlarının içinin neyle doldurulduğunu görebilsek. 

Facebook Yorumları

reklam
19.9.2018
Ayağımıza kurşun sıkmanın ne alemi var?
14.9.2018
AB fırsatında Rusya desteğini aramak
12.9.2018
İdlib çığlığı
7.9.2018
‘Dört ülke İstanbul’da toplanmalı’
5.9.2018
ABD, uluslararası örgütleri sevmiyor
31.8.2018
Oyunun adı: “Barış istiyorsan, savaşa hazır ol”
30.8.2018
İdlib: bazıları için tercih, bazıları için fırsat
24.8.2018
Bunlar Trump’ın iyi günleri
22.8.2018
Suudi Arabistan da ‘Trumplaştı’
15.8.2018
Barış bir niyettir, istenirse olur
10.8.2018
İran’ı cezalandırmanın da cezası olabilir
8.8.2018
Suikastçıların fanilasını kim veriyor?
3.8.2018
ABD neden bu kadar kızgın?
1.8.2018
Bağcı kovulmasa da üzüm yense
27.7.2018
Ulusal hukuk, evrensel hukuktan üstün mü oluyor?
25.7.2018
Irkçılık ve iki dünya arasına sıkışanlar
20.7.2018
Ticaret savaşlarında yeni bir aşama
18.7.2018
Top Trump’ın sahasında
13.7.2018
NATO’nun “birlik” gerekçesi Türkiye
11.7.2018
NATO zirvesi: Türk dış politikası için fırsatların tespiti
6.7.2018
“Öteki dünya”nın tıpasını çıkarınca, mültecilik sorun olur
4.7.2018
Dera’dan yeni sürgünler
27.6.2018
Yeni dönemde dış politika
22.6.2018
Trump’ın İsrail sevdası, ABD’yi 'insan hakları'nın dışına taşıyor
20.6.2018
Almanya Avrupa’yla, AB Almanya’yla, Almanlar iktidarla sıkıntıda
15.6.2018
Yan yana gelen bayraklar
8.6.2018
Putin’in Avrupa’yı ikna girişimi
6.6.2018
Münbiç’te anlaşma, Suriye için uzlaşma
1.6.2018
Hangi söz doğru, kim gerçeği söylüyor?
30.5.2018
Küresel krizden çıkış arayışları
25.5.2018
Fildişi Sahilleri örneği ve Afrika politikasının önemi
23.5.2018
ABD dünya ekonomisinin polisi
18.5.2018
Filistin için yeni girişim ihtiyacı
16.5.2018
Ayı yavrusunu severken öldürür
11.5.2018
Trump aslında kimi cezalandırıyor?
4.5.2018
Kore yarımadası yeni sistemin habercisi
27.4.2018
Fransa ABD’yi yeni oyun kurmaya zorluyor
25.4.2018
Macron’un Trump ilgisi
20.4.2018
Erken seçimlerin dış politikaya etkileri
18.4.2018
Uluslararası hukukun iflası
13.4.2018
ABD-Rusya: sanal restleşme, gerçek risk
11.4.2018
Yeni soğuk savaş inşasında kat çıkılıyor
6.4.2018
Almanya ne ima ediyor?
4.4.2018
Fransa'ya da ne oluyor?
30.3.2018
Rus diplomatlar neden “istenmeyen kişi” ilan ediliyor?
28.3.2018
AB-Türkiye zirvesi: En kötünün iyisi, iyinin kötüsü
23.3.2018
Dış Basında Afrin harekatı
21.3.2018
Suriye kaç bin dolar eder?
16.3.2018
Tillerson’ı değiştirmek için İran yeterli bir neden mi?
14.3.2018
Ne kadar savaş, o kadar silah
9.3.2018
BM’nin sivil kayıp hassasiyeti!
7.3.2018
Mali'den Suriye’ye hep aynı yöntem
2.3.2018
‘Senin teröristin benim dış politika aracımdır’
1.3.2018
Suriye’de pazarlığa bağlı ateşkes
23.2.2018
Afrin manipülasyonu kimi test ediyor?
16.2.2018
Suriye için uluslararası müdahaleye mi hazırlanılıyor?
14.2.2018
Yoksa her şey İran-İsrail mücadelesi yüzünden miydi?
9.2.2018
Biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü mü olmak gerekiyor?
7.2.2018
Zeytin Dalı, sadece askeri bir mücadele değil
2.2.2018
Türk-Fransız ilişkilerini bozma girişimi
31.1.2018
Soçi’nin değişen yüzü, değiştirdiği yüzler
26.1.2018
ABD’den gelen hangi ses dinlenecek?
24.1.2018
Dünya’nın bakışı ve ısınan diplomasi
19.1.2018
ABD, Suriye’de sınır ordusu kuruyor mu, kurmuyor mu?
17.1.2018
ABD’ninki matematik değil, aritmetik
12.1.2018
Trump kazara barışa yol açtı
10.1.2018
Önce Avrupa, sonra AB ile normalleşme
5.1.2018
Trump Moskova’ya yerleşir mi?
4.1.2018
İran’ı 'mecburen' içe döndürecek gösteriler
29.12.2017
2018’de dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak
27.12.2017
Avusturya’nın tehlikeli icraatı
22.12.2017
Trump’ın esnaf zihniyeti
20.12.2017
İngiltere’den Trump’a: Rusya kabloları koparabilir
15.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı en fazla Rusya’ya yaradı
13.12.2017
ABD-Rusya zımni uzlaşısı: 2009’a geri dönüş
8.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı
6.12.2017
Türkiye Projesi
1.12.2017
Trump ABD politikalarından haberdar mı?
30.11.2017
ABD ile Rusya’nın Avrupa’sı
24.11.2017
Suriye’nin kazananı
22.11.2017
Dış müdahalede yeni yöntemler
17.11.2017
Rakka’da kirli pazarlık
15.11.2017
Trump’ın Ortadoğu Barış Planı varmış
10.11.2017
Musk’ın ziyareti Trump’ın ziyaretinden önemli
8.11.2017
ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde darbeli model
3.11.2017
Böyle saça böyle tarak
1.11.2017
Trump’ın geleceği savaş çıkarmasına mı bağlı?
27.10.2017
Salman’ın ılımlı İslam tasarımı
20.10.2017
Almanya, Irak’ın bütünlüğünden yanaymış
18.10.2017
ABD ne yapmaya çalışıyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları