Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Koalisyon mu tekrar seçim mi?


18.7.2015 - Bu Yazı 1841 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 7 Haziran seçimlerinde seçmen hiçbir partiye “tek başına iktidar” imkânı tanımadı. Bu tablo aynı zamanda seçmenlerin TBMM çatısı altında bulunan siyasi partilere “uzlaşma” çağrısının en net ifadesidir. İkincisi, seçmenlerin siyasi partilere verdiği “performans karnesi”dir. Bu karnede notu düşük olan siyasi partiler, zayıf oldukları dersleri “tekrar gözden geçirme” veya o derslere “daha iyi çalışma” imkânı bulurlar. Aksi de söz konusudur. Seçmenlerin karnesini hiç dikkate almadan ve kendisini yenilemeden yola devam etmek isteyen siyasi partiler de olabilir. Nitekim Türkiye Siyasi Tarihi, seçmenin verdiği “performans karnesi”ni hiç dikkate almayan, bu nedenle baraj altında kalan ve tarihin çöp sepetine atılan “zamanın büyük partileri” ile dolu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, hükümeti kurma yetkisini Başbakan Davutoğlu’na vermesiyle Ankara kulisleri hareketlendi. İlk görüşme CHP ile gerçekleşti. Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu başkanlığında bir araya gelen heyetler, iki saate yakın bir görüşme yaptı. Çok sıcak bir ortamda gerçekleşen bu görüşmede, her iki parti de karşılıklı jestler yaptı, hassas konulara girilmedi. Görüşmedeki sıcaklık ve sonrasında yapılan açıklamalar, iki siyasi partinin de koalisyona istekli olduğunu gösteriyor.

Davutoğlu’nun ikinci durağı MHP’ydi. MHP ile yapılan görüşme de iki saate yakın sürdü. Ancak bu görüşme, sıcak bir ortamda geçmesine rağmen Bahçeli’nin “koalisyon içinde yer almak istemiyoruz” tavrı nedeniyle boşa düştü.

İbrenin Ak Parti-CHP koalisyonuna döndüğünü söylemek mümkün.

Öte yandan Ak Parti’nin HDP ile de görüşeceği, ancak koalisyon kurmak istemediği açık.

Günün sonunda, iki kuvvetli seçenek ön plana çıkıyor.

1-Ak Parti-CHP Koalisyonu

2-Tekrar Seçim

Ak Parti-CHP koalisyonunun avantajları, dezavantajları:

Ak Parti’nin 13 yıllık iktidarı boyunca CHP’nin çok partili döneme kadar olan sürede “80 yıllık travmalara” yol açan uygulamalarına yönelik çok sert itirazları ve eleştirileri oldu. Bu eleştiri ve itirazlar, Yeni Türkiye ile Eski Türkiye ayıracının mütemmim cüzüydü. Ak Parti, Yeni Türkiye’yi inşa ederken, Türkiye’ye, özellikle kendi tabanına Eski Türkiye’nin kötülüklerini anlattı. Bu çok doğru bir yöntemdi. Zira eğer “yeni” bir iddianız varsa bu iddianızın “eski” olan ile arasında belirgin farklar olması gerekir. Diğer bir deyişle, yeni; eskinin “eskiliğini” “işe yaramazlığını” gösterdikçe “yeni” olur. Yani yeniyi yeni yapan eskidir. Ak Parti de doğal olarak gerçekleştirdiği değişimi, reformları, açılımları, ezcümle bütün yenilikleri “eskiyle” mukayese ederek kamuoyuna anlattı. Bu anlatım, CHP tabanında, bir “öfkeye” neden oldu. Bugüne kadar gerek fiziken, gerekse zihnen iktidarda olan ve kendisini laik cumhuriyetin sarsılmaz bekçisi olarak ilelebet iktidarda kalacak gören bu kesim, 2002’den sonra iktidardan uzaklaştı. Bu “iktidarsızlık” hali, toplumsal ayrışma kutuplaşma ve öfke yarattı. Gezi benzeri yerlerde sokağa taşan ve kendisini argo ve şiddete dönüştürerek gösteren bu öfke zamanla büyüdü. Muhafazakâr kesim, Ak Parti hareketi ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedef tahtasına konuldu.

Buradan hareketle Ak Parti-CHP koalisyonu, bu öfkeli kesimde bir rahatlama ve gevşeme yaratabilir. Kendisini (haklı veya haksız) “dışlanmış hisseden” ve bu dışlanmışlığı gayri-meşru yöntemlere başvurarak bastırmak isteyen kitlenin yeniden demokrasi sınırları içerisine girmesine ve Türkiye’nin ana damarı olan Muhafazakârları içselleştirmesine neden olabilir. Öte yandan Ak Parti-CHP koalisyonu, sert Kemalizm ve katı laikliğin yumuşamasına ve/ya Ak Parti’nin Muhafazakâr-Demokrat kimliği potasında erimesine de vesile olabilir.

Tabi, bütün bunlar aynı zamanda bazı riskleri de içinde barındırmaktadır. Eğer Ak Parti, bu süreci iyi yönetemezse, bir sonraki seçimde “oy kaybı ve parti içi ayrışma” gibi sonuçlarla karşılaşabilir. Diğer dezavantaj ise, CHP’nin Paralel Yapı ile olan ilişkisi ve CHP içerisinde birden fazla aklın varlığıdır.

Tekrar Seçimin avantajları ve dezavantajları:

Ak Parti, 13 yıl sonra ilk kez kendi seçmeninden sarı kart yedi. 2001’den bu yana kendisini destekleyen Kürtlerin, (bilhassa Dindar Kürtlerin) 3’te 2’sini kaybetti. Bu kayıp, şüphesiz “kalıcı bir kaybı” ima etmiyor. Seçmenler, Ak Parti’ye “hatalarını telafi edersen sana geri dönerim” mesajı verdi. Dolaysıyla Ak Parti, eğer hatalarıyla esaslı bir yüzleşme gerçekleştirir, neden oy kaybettiğine dair kapsamlı ve realist bir muhasebe yapar, dil ve üslup değişikliğine gider ve kendisini yenilerse, Tekrar Seçim’de yeniden tek başına iktidar olur. / Haziran’dan sonra yapılan kamuoyu araştırmaları, siyasi istikrarsızlığın seçmeni memnun etmediğini, Ak Parti’ye ders vermek isteyen kitlenin bir bölümünün de pişmanlık duyduğunu gösteriyor.

Öte yandan Ak Parti, olası bir Tekrar Seçim’de, “kampanya hatasına” tekrar düşmemeli. Örneğin, İşçi, Memur, Asgari Ücretli gibi görece dar gelirli kesimlere kesenin ağzını açmalı. Diğer partilerin vaatlerinin neden olmayacağını esas alan bir propaganda hatasına düşmeden, kendi programını, yapacaklarını ve vaatlerini anlatacağı bir propaganda ve kampanya süreci yürütmeli. Seçimin öznesi Ak Parti olmalı.Kürtler üzerine de çok esaslı bir çalışma yapılmalı. Bölgede HDP dışında kalan bütün siyasi ve sivil oluşumlara kucak açılmalı, ciddi temaslar kurulmalı. Dindar Kürtler, medrese çevreleri, Azadi Hareketi, Öze Dönüş, Mazlum-Der, Hüda-Par, Türkiye KDP’si gibi bütün sivil ve siyasi oluşumlarla temas kurmalı. Doğu ve Güneydoğu’da gösterdiği adayları büyük oranda değiştirmeli. Kürtlerin yoğun yaşadığı Batı illerinde Kürt adaylar göstermeli. Kürtlerin kültürel, kimliksel ve tarihsel hassasiyetlerini esas alan bir söylem ve dil geliştirmeli.

Bu yenilikleri yapan bir Ak Parti’nin erken seçimde tek başına iktidar olması kaçınılmaz bir sonuçtur.

Dezavantaj ise, Ak Parti’nin seçmenin verdiği mesajları dikkate almadan, esaslı bir yüzleşme yapmadan ve yeni aday, yeni dil, yeni söylem ve yeni seçim kampanyası belirlemeden Tekrar Seçim’e girmesidir. Bu değişiklikleri yapmadan Tekrar Seçim’e girecek bir Ak Parti, 7 Haziran’da elde ettiği oy oranının altında kalır.

Facebook Yorumları

reklam
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
31.8.2016
‘PKK koridoru’ mu? ‘Kürt koridoru’ mu?
16.1.2016
90'larda kulağının üzerine yatmış 1128 akademisyenin hazin sonu
12.1.2016
İslamcı Kürtler neden aktörleş(e)medi?
9.1.2016
İslamcı Türklere göre 'Anadolu' neresidir?
25.12.2015
Demokratik Hendek Partisi
22.12.2015
HENDEKLERİN DEMOKRASİ PARTİSİ
1.12.2015
DEVLETSİZLİK MESELESİ ÜZERİNE NOTLAR…
10.11.2015
Halkla müzakere, PKK’yla mücadele
4.11.2015
KÜRTLER AK PARTİ’YE NEDEN DÖNDÜ?
26.10.2015
HAMDOLSUN KUTUPLAŞTIK.!
25.10.2015
Hamdolsun kutuplaştık!
20.10.2015
ERDOĞAN VE BARZANİ NEDEN HEDEFTE?
13.10.2015
Defans yapmaktan atak yapmayı unutan Ak Parti…
30.9.2015
KAMU GÜVENLİĞİ NE İŞ YAPAR?
18.9.2015
EY AK PARTİLİLER! NE OLDU SİZE?
15.9.2015
BU KİMİN SAVAŞI?
10.9.2015
KÜRTLER, EDİ BESE (YETER ARTIK) DEMELİ
8.9.2015
Söylem üreten Ak Parti, icraat yapan Ak Parti’nin gerisinde mi kaldı?
27.8.2015
AK Parti Kürtleri nasıl geri kazanır?
19.8.2015
TEK GECELİK KÜRT DOSTLARI
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
4.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
18.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları