Gassaylı mısınız?


19.02.2021 - Bu Yazı 856 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eğer benim gibi haftada bir yazıyorsanız saçınızı başınızı yolabilirsiniz. Rezil olayların birini yazmaya koyulmuşsunuz, üçü-beşi saçılıyor ortalığa aynı gün. Ama, özellikle CB Erdoğan’ın “Çarşamba konuşmamı dinleyin” deyip de sonra tıss diye pas geçmesindeki hikmet başta olmak üzere her dakika inanılmaz şeylerin zuhur etmesi, geçmiş rezaletleri atlamayı gerektirmez. En az iki sebepten: 1) Arşive kalması lazım bunların; 2) Bir korkunçluk orada kalmıyor. Durmadan yavruluyor.

O halde yazalım: Boğaziçi Üniversitesi fiyaskosunun ardından daha nefes alamadan Galatasaray (GS) Üniversitesi rezaleti.

***

Olay kısaca şu: YÖK, GS Üniversitesi’ndeki Fransız hocalar için B2 düzeyinde Türkçe mecburiyeti getirdi; sınavı geçemeyenlerin oturma ve çalışma izinleri iptal edilecek. Sınavı yapacak kurum da, 2007’de kurulan Yunus Emre Enstitüsü. Yani “Sahibinin Sesi.”

BBC Türkçe'nin YÖK yetkililerinden verdiği ve yalanlanmayan bilgilere göre bu karar, "Fransa'daki üniversitelere ve ortaöğretim kurumlarına gönderilen okutmanlardan ve din görevlilerinden B2 düzeyinde Fransızca istenmesi" üzerine alındı. Yetkililer şöyle ilave etmişlerdi:

“Öğretmenlerin bulundukları kültürü kavramalarının önemli olduğunu düşünüyorsanız, mütekabiliyet esasına göre biz de buradaki Fransız öğretmenlerin B2 düzeyinde Türkçe bilmesini istiyoruz, dedik. Karşımızdaki kadar devletiz; aynı şartları talep etmemiz yadırganmamalı. Fransa bu kararını kaldırdığı an biz de vazgeçeriz. Bu, emperyalist ve üstten bir tavırdır.”

Hani derler ya, gidip padişaha el atan haremağası fıkrasındaki gibi özrü kabahatinden büyük, tam o. YÖK yetkililerinin söylediklerini, müzikteki kreşendo usulü yani vahameti gittikçe yükselen biçimde inceleyelim:

***

Birincisi: Strasbourg Üniversitesi Türk Etüdleri Bölümü Başkanı Prof. Samim Akgönül’le konuştum. Fransa’nın bu kararı sadece ilkokul öğretmenleri hakkında ve bunların Fransa milli eğitimi tarafından teftiş edilebilmeleri için. Bunlardan bikaçı ortaokulda da ders verdiği için ortaokullar ancak kısmen/dolaylı olarak giriyor olaya, o kadar. Hele liselerle hiçbir ilgisi yok. Yani, YÖK’ün “ortaöğretim ve üniversite” demesi katmerli bir yanlışlık; yalan dememek için öyle diyeyim.

YÖK yetkilileri “üniversitelere gönderilen” demiş. Fransa, Türkiye’nin Fransa’daki üniversitelere gönderdikleri hakkında karar almış filan değil. Çünkü orada üniversitelere müdahale etmek insanların aklının ucunun tepesinden geçmez. Herkes başkasını kendi gibi bilirmiş; orası Türkiye mi kardeşim? Zihniyetini pat diye bu kadar açığa vurmak zorunda mısın?

***

İkincisi: Fransa’nın gönderdiği öğretmenler burada Türkiye’deki kültürü öğrenmek için maaş almıyorlar. Gelip Fransa’daki dili ve kültürü öğretmek için alıyorlar.

Üstelik, eğer hoca Türkçe bilirse, öğrenci bütün uyarılara rağmen sınıfta başlayabilir Türkçe konuşmaya. Tam da bu sebeptendir ki, iyi Fransızca bilen Türk öğretmenler değil, Türkçe bilmeyip Fransızca bilen Fransızlar istihdam ediliyor okullarda. 1871’de kurulmuş Saint Joseph’teki hocalarım Türkçe bilmedikleri, matematik dersi bile Fransızca yapıldığı ve teneffüste voleybol oynarken dahi Fransızca konuşma şartı olduğu içindir ki ben çatır çatır Fransızca konuşmaya başlamıştım hazırlık sınıfının sonunda (1957). Bu kadar basit. Ama anlamak istemeyenler basit şeyleri de anlayamazlar.

Sadece anlamak istemeyenler değil, tarih okumamışlar için de durum aynı. Onu da öğretelim: GS Üniversitesi’nin temeli olan GS Lisesi, Mekteb-i Sultani adıyla bizzat Sultan Abdülaziz tarafından 1868’de törenle açıldı. Fransızca tedrisat yapmak üzere. Amaç, çökmekte olan imparatorluğu kurtarmak için Batılılaşmak idi. Yani şu anda, bi yandan Osmanlı’ya öykünüyor gözükürken bi yandan da ‘benim baskı politikama müdahale etmesin!’ diye Batı’dan uzaklaşmak isteyen bugünkü AKP-MHP iktidarının tam tersine.  

***

Üçüncüsü: “Karşımızdaki kadar devletiz” ve “Bu, emperyalist ve üstten bir tavırdır” demek nasıl iş yahu? Böyle bir aşağılık kompleksi olabilir mi, olsa da böyle açığa vurulur mu? Ayrıca, üniversiteleri teftiş (ve iğdiş) etmek için 12 Eylül darbecilerinin kurduğu ve şimdi “sivil” iktidarımızın tepe tepe kullandığı YÖK antiemperyalistmiş de biz mi bilememişik?

Bu YÖK acaba duymuş mudur ki, Lozan’a giden Türk heyeti, Osmanlı’nın ‘Aman, Batı tüccarı bizde şeriat kuralları vardır diye ayağını kesmesin, ekonomi canlı kalsın’ diye ayıla bayıla verdiği (ama sanayi devrimi başlayınca imparatorluğu mahveden) emperyalist kapitülasyonları kompleksli olmamak sayesinde kaldırttı? Onu da öğretelim bahaneyle, geçerken:

Lozan’da Batılılar kapitülasyonlardan vazgeçmek istemediler ve Konferans da bu yüzden dağıldı. 2,5 ay sonra yeniden toplandığında Antlaşma’ya şu madde eklendi: “Bağıtlı Yüksek Taraflar, her biri kendi yönünden, Türkiye’de kapitülasyonların her bakımdan kaldırıldığını kabul ettiklerini bildirirler.”

Çünkü bu 2,5 ay içinde, şeriata dayalı hukuk yerine Batılı hukukun alınacağına dair Batılılara kesin güvence vermişti Ankara. Nitekim, Medeni Kanun başta olmak üzere Batı’nın temel yasaları derhal olduğu gibi alındı. Mesela Almanya ve İtalya’dan alınıp tercüme edilen Türk Ticaret Kanunu, Taha Akyol’un Atatürk’ün İhtilal Hukuku’nda belirttiği gibi (s. 548), sadece 20 dakikalık bir müzakereyle. Acele yüzünden, sonuna bir yanlış-doğru cetveli eklenerek.

***

Dördüncüsü: Göçmen çocuklarının kendi dillerinde eğitimi için Fransa 1977’de Cezayir, Fas, Tunus, Portekiz, Türkiye ve Yugoslavya’yla anlaşma yaptı. “ELCO” denilen bu öğretmenler maaşlarını gönderen devletten alıyorlardı. Bunların arasında, sayıları 120-200 arası oynayan Türk devlet memuru da vardı.

Fransa 2020’de bu ülkelerle (bizim MEB’nin imza tarihi 24.08.2020), “Fransız eğitim sisteminin temel ilkelerine uygunluk”u yani laikliği öne çıkaran yeni bir anlaşma yaptı. “EILE” diye anılmaya başlanan bu kişilerin öğretmenlik mesleğinden olması ve denetlenebilmeleri için de B2 düzeyinde Fransızca bilmeleri şartı getirildi. Çünkü, diğer ülkelerinkini bilmem ama, Türkiye’den gönderilenler bir noktadan sonra Türkçe öğretmeyi işin aracı haline getirip, Fransa doğumlu Fransız vatandaşı ilkokul öğrencilerine (“Franco-Türkler) Türk-İslam Sentezi tedrisine başlamışlardı. 

Bu durumda şimdi yapılan nedir, Macron’la didişmede GS Üniversitesi’ni top mermisi olarak kullanmaktan başka?

***

Son olarak gelelim şu mütekabiliyet (karşılıklılık) meselesine. Kreşendomuz icabı en isyan ettirici noktaya, zurnanın zaaaart dediği yere. Onu da öğretelim YÖK’e, sevabına:

1) İlkokullara karşılık GS Üniversitesi. Ne mütekabiliyet ama! Fakat sebebi var: Oradaki ilkokullara teftiş gelmeye başlayacak ya, önceden “pazarlık gücü” sahibi olmak lazım. AKP Gn. Bşk. ve CB Erdoğan’ın ezberlediğimiz taktiği: Önceden el yükseltmek. 

2) Aynen GS Lisesi gibi, GS Üniversitesi’ni de biz açtık ve devlet anlaşması yaparak Fransa’dan hoca istedik. Bu anlaşmada B2 şartı yoktu. Fransa ilkokullara bu şartı koyunca, biz de hani devletiz ya, şimdi GS Üniversitesi’ne koyuyoruz. Mütekabiliyet neymiş de biz bilememişik yahu!

3) S. Akgönül de söylüyor: Kendi vatandaşını mağdur eden mütekabiliyet olmaz. Burada Fransız hocaları çekilmeye zorlamak sadece Türkiyeli öğrenciye zarar verir. Ama diyeceksiniz ki Türkiye bunu yapmaya alışkındır, mesela Yunanistan’la didişeceğiz diye az mı mağdur etmişizdir Rum vatandaşlarımızı?

4) Zurnanın son deliğine gelelim: İnsan haklarında olumsuz mütekabiliyet yasaktır. BM tarafından 27.01.1980’de yürürlüğe konulan ve “objektif statü” oluşturduğu için imzacı olmayan devletleri de bağlayan 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi Md 60/5 tarafından yasaklanmıştır. Çünkü mütekabiliyet kavramı, hukukun henüz oluşamadığı ilkel dönemlerdeki “göze göz, dişe diş” ilkesinin uluslararası hukuktaki izdüşümüdür.  

AKP bundan ne elde eder? 25 milyon GS taraftarının öfkesini, en azından.  

Not: Meğer, Fransa’ya Türkçe öğretmeni diye son gönderdiğimiz 130 kişi Fransızca öğretmeniymiş. Ama ne gam, öğretmen bu; Fransızca öğretebilen Türkçe de öğretir. Üstelik hem çoğu B2’yi geçer, hem orada görgü-bilgi ve Fransızcasını ilerletir, hem de Türkiye’deki Fransızca öğretmeni işsizliğine bi çare bulunmuş olur.

Facebook Yorumları

reklam
19.02.2021
Gassaylı mısınız?
12.02.2021
Boğaziçi fiyaskosunun 12 Eylül temellerinden fışkıran taze filizler
28.01.2021
Kahkahayla ve hıçkırarak Hrant’ı düşünürken
15.01.2021
Yakında antik belge değeri kazanması mümkün bir yazı
7.01.2021
TBMM’deki muhafazakârları gönülden kutlarım
29.12.2020
Son çıkan kayyımcı OHAL kanunu İslamcı örgütlere uygulanmayacak
25.12.2020
Hazırlanın: Şeddeli ve sürekli OHAL geliyor
18.12.2020
Ettikleri kem sözleri sahiplerine aynen iademdir, diyecektim ama…
10.12.2020
Hukukta reform tam gaz: Dersim Vakfı yasağı
3.12.2020
Tanrım beni baştan yarat!
27.11.2020
Erdoğan için kronolojik bir ara bilanço
13.11.2020
Trump ile Erdoğan
6.11.2020
İhracat şampiyonu Yeni Türkiye
21.10.2020
'Her kelimesini alçakça kurgulamış bir uşak bakan' desem başıma bişey gelir mi?
15.10.2020
KKTC’li kardeşim, canını AB’ye atabilmen için bu seçim son fırsatın olabilir
9.10.2020
Milliyetçi-mukaddesatçı iktidarımızdan iki çok önemli istirhamımdır
2.10.2020
Tek yumurta ikizleri: KKTC ve Dağlık Karabağ
24.09.2020
Bir Yunan gazetesindeki hakaret üzerine
19.09.2020
Mussolini’nin Mare Nostrum’u
11.09.2020
Tavşanın suyunun suyu bir Ege sorunları rehberi
29.08.2020
'Loose cannon' diye bir terim duymuş muydunuz?
20.08.2020
Büyük devletler Erdoğan’a niye elleşmiyor?
14.08.2020
Yazması olup da okuması olmayan laikçi ihvana son defa
7.08.2020
AKP’nin Baba Diyalektik’i
1.08.2020
Akademisyen meslektaşım Prof. Ali Erbaş Hoca’yla hasbihal
17.07.2020
Ayasofya-i Kebir Camii: bir geçici bilanço
9.07.2020
Hayde vre malaka!
3.07.2020
Ayasofya’yı cami yapma işinde 15 Temmuz aman kaçmasın
28.06.2020
Laikliğin üç hali
20.06.2020
Zaytung Cumhuriyeti Devleti
13.06.2020
Türkiye’de ırkçılık yok ama, Yeni Irkçılık her zerremizde
5.06.2020
'Fetih' üzerine söylenenler ve düşünceler
29.05.2020
AKP için turnusol: Çav Bella olayı
21.05.2020
Battıkça saldırmanın son bir aylık tarihçesi
14.05.2020
Ölüm tehditleri ve nefret eylemleri karşısında Türk yargısı
8.05.2020
Bir soru: T.C. laik midir teokratik mi?
1.05.2020
Son yerli ve milli şovlar üzerine düşünceler
25.04.2020
Sen kendine yetersin Rejimim!
10.04.2020
Bu zihniyet varken tümümüz koronadan gitmezsek iyidir
3.04.2020
Bektaşi babasının ağzından Rejim’in korona testi
6.03.2020
Günümüzde Türk dış politikası: İç kapının dış mandalı
28.02.2020
Şehitler Tepesi ne taraf oluyor?
21.02.2020
1998 Adana Mutabakatı hikâyesi
14.02.2020
Emperyalizm ve Suriye politikamız
8.02.2020
Erdoğan: Suriye, Suriye toprağından çekilsin!
30.01.2020
Suçu Allah’a yükleyip kurtulmak
24.01.2020
İster inan ister inanma: Son ayın zaytungsal haberleri
16.01.2020
Kayıp ilanı: Türk dış politikası ve T.C. Dışişleri Bakanlığı
10.01.2020
CB Erdoğan’ın Kanal İstanbul ısrarının altında ranttan başka ne var?
28.12.2019
Beladan kaçan TDP’den bela aranan EDP’ye ve Montrö’den Kanal Erdoğan’a
21.12.2019
Son ayın seçilmiş incileri - dedikodular refakatinde
13.12.2019
Almanya’ya son ihracatımız: Üniversiteden hoca attırmak
1.12.2019
Sırtını devlete dayamanın büyük cazibesi ve neticesi
23.11.2019
Bana birbirinden önemli iki şey öğreten hocamın ardından…
15.11.2019
Cumhuriyet nedir, ne değildir?
8.11.2019
Hıristiyan imam-hatip lisesi kapalı tutulmalıdır! paneli
2.11.2019
Eyy Lepuvancılar! olayı ne sonuç verecek?
26.10.2019
Tarihten bir yaprak: Menderes’in Suriye macerası
17.10.2019
Nusaybin’in oraları kim bombalıyor?
10.10.2019
Ceren Hoca cinayetindeki AKP’li prof avukatın cemaziyülevveli
4.10.2019
Bu haberlerin hepsi doğru, ama inanmayı reddediyorum
28.09.2019
Adam gibi adam Rafi kardeşime ağıt
12.09.2019
Bir İngiliz bilimkurgu romanının alla turca çeşitlemesi
6.09.2019
Şu uluslararası hukuk bi olmasa…
25.08.2019
Çok berbat ve çok hayırlı bir musibet karşısındayız
9.08.2019
Oğlan analarına ilanen duyurulur: Fırat’ın Doğusu’na giriyoruz
29.07.2019
Bölücü ve bölücülük derken?
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
5.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
4.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
7.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
30.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
5.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
19.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
5.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
14.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
25.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
28.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
15.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
20.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
21.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
3.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
7.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
5.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
26.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
29.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
17.3.2017
Lale muhabbeti ve Mart Karı üzerine düşünceler
14.3.2017
Erdoğan & Wilders Şti. altın madeni buldu, siyanürle işletiyor
10.3.2017
Almanya tarikiyle Decameron’a avdet…
4.3.2017
Almanya'daki bazı dostlara: Büyük hata içindesiniz
3.3.2017
Hürriyet haberinin düşündürdükleri
24.2.2017
Özdeyişler ve fıkralarla, korkutma’dan korkma’ya AKP
18.2.2017
Dışta İkinci Kıbrıs, içte sürüyle tarikat yolda; bekleyiniz
11.2.2017
Karizmanın yırtılmasına doğru
9.2.2017
Söke söke dönecekler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive