Trump ile Erdoğan


13.11.2020 - Bu Yazı 2513 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Çok sıkı paslaşan, birbirlerine çok benzeyen iki başına buyruk liderden biri, Trump gitti. Hayırlı olsun. Erdoğan ise şu sırada, patlamakta epey geç bile kalmış çok ciddi bir sorunun başlangıç kısmında. Hem rejim hem devlet krizi. Ayrıca, aile.

İki lider birbirine çok benziyor ve bu benzerlik Türkiye’yi çok ilgilendiriyor.  Ben özetleyeyim, yorumunu siz yapın,

1) İkisi de siyasette din’e büyük yer veriyorlar.

Biri Beyaz Saray’dan yürüyerek yakındaki kiliseye gidiyor, İncil’i aksesuar ve kiliseyi de dekor yapıp fotoğraf çektiriyor. Diğeri ise en önemli mesajlarını Ak Saray’dan çok cami çıkışlarında veriyor.

İkisi de dinlerinin en muhafazakar tarikatından kuvvet alıyor: Biri Evanjeliklerden yani ABD’nin en dinci ve muhafazakar kesiminden, diğeri Nakşibendilerden.

Fark şu ki, anayasasında laikliğe büyük vurgu bulunan Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tüm resmî törenlerde baş tâcı edilirken, anayasasında “secularism” kelimesi geçmeyen ABD’de Piskopos M. E. Budde, Trump’ın dinci şovuna ciddi tepki gösteriyor: “Başkan İncil’i kullandı; Yahudi-Hıristiyan geleneğinin en kutsal metnini. Ayrıca, benim piskoposluğumun kiliselerinden birini, iznim olmadan İsa'nın öğretilerine ve kiliselerimizin temelini oluşturan her şeye karşıt bir mesaj için zemin olarak kullandı ''.

Dolayısıyla, ikisi de popülizm babında yani kitlelerin pek bayıldıkları şeyleri yapmakta üstat. Kullandıkları kelimelerle, hitap biçimleriyle, vücut dilleriyle, öne sürdükleri simgelerle...

***

2) İkisi de yayılmacı.

Çapları yettiğince. Trump tüm dünyaya yayılıyor, Erdoğan ise sadece Suriye’ye, Irak’a, Libya’ya, Kafkaslardaki Azerbaycan-Ermenistan kavgasına. Bu kadar söyleyip geçelim; bunlar herkesin fazlasıyla bildiği şeyler.

3) İkisi de söylem ve eylemlerinde militarizme büyük yer veriyorlar.

En az din meselesi kadar önemli bir benzerlik. Hem ülkelerinin silahlanması açısından hem de kendilerine yakın kesimlerin paramiliter güç oluşturur gibi bireysel silahlanması açısından.

Özellikle, gitmemek için her şeyi yapan Trump’ın kaybettiği belli olduktan sonra silahlı taraftarlarının sokaklara döküldüğü ve hatta ateş ettiği bir ortamda bu konu Türkiye açısından yakın gelecekte çok önemli olabilir. Onun için daha ayrıntılı ele alalım.

Trump bu silahlanma işini 1788 tarihli ABD Anayasası’na 1791’de getirilmiş “İkinci Değişiklik”in yorumuna dayandırıyor: “İyi düzenlenmiş milis kuvvetleri özgür bir devletin güvenliği için gerekli olduğundan, halkın silah bulundurma ve taşıma hakkına dokunulamaz.”

Oysa Türkiye tarihinde istismar edilebilecek böyle bir anayasal gelenek yok. 2017 istatistiklerine göre günde 17 kişinin silahlı saldırıya uğradığı ve son on yılda 15.625 kişinin ateşli silahlarla öldürüldüğü bir ülkede bireysel silahlanma iktidarın kararlarına dayanıyor. Süreç kısaca şöyle götürülüyor:

Önce, aynen Şeyh Sait İsyanı gibi iktidarın fevkalade işine yarayan bir olaydan, yani “Allah’ın bize büyük bir lütfu” 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden 4 gün sonra Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Şeref Malkoç bireysel silahlanmayı meşrulaştırıyor: “Darbeye teşebbüs edenlere karşı milletin meşru müdafaa hakkını savunması için ruhsatlı silah verilmesinin önünün açılması lazım”. Arkası sökün edecek:

Aralık 2017’de bir KHK düzenlemesiyle, tek dönem dahi belediye başkanlığı ve muhtarlık yapan kişilerin silah bulundurma ve taşıma ruhsatı alması kolaylaştırılıyor; bu kişiler ruhsat harcı da vermeyecekler.

Ekim 2018’de koruculara ve emekli koruculara bireysel silah taşıma ruhsatı dağıtılıyor.

Ocak 2019’da her şeyin fiyatı artarken mermi fiyatları indiriliyor. Gerekçe, nadir görülür zarafette: Hulusi Akar, “Mermi fiyatlarında indirim yaparak enflasyonun psikolojik etkilerinin azaltılmasına yönelik endirekt bir etki yaratmayı hedefledik” diyor.

Kasım 2019’da, bi korumalar ordusundan zaten yararlanan üst düzey Ak Saray mensuplarına süresiz silah ruhsatı hakkı tanınıyor.

***

Bütün bunlarda dikkati çeken şey şu:

“Ruhsatlı” denilerek, silah artışının kontrol altında tutulduğu izlenimi bırakılmak isteniyor. Ama, araştırmalara göre her dört kişiden birinin ateşli silah sahibi olduğu Türkiye’de 20 milyon ateşli silaha karşılık, 2016 itibariyle polis bölgesinden çıkartılan ruhsat sayısı sadece 688.843. Bunun tek anlamı, kayıt dışı silah sayısının muazzamlığı.

Bu silahların kimlerin elinde olduğunu bilemem de, AKP-MHP iktidarında “resmî” silahların durumu belli: AKP’nin 2007 seçimleri öncesi kaldırdığı “bekçi baba”lar, 18 Mart 2016 tarihli kararnameyle “çarşı ve mahalle bekçileri” adıyla geri getirildi. Bu kolluk kuvveti Türkiye’nin “belli” yerlerinde görev yapacaktı: Şırnak, Hakkari, Urfa, Mardin ve Diyarbakır il merkezi ve ilçelerinde.

Sonra bütün Türkiye’ye genelleştirilen bekçiler, Haziran 2020’den itibaren polis memurları gibi 7/24 silah taşıyabiliyor, kimlik sorabiliyor, üst-baş ve araba arayabiliyor, silah ve zor kullanabiliyor. Sayıları Eylül 2020 itibariyle 28.773’e ulaşmış bulunuyor. Sivil dolaştıkları zaman da silah taşıyabiliyorlar; bunun için ayrı bir ruhsat gerekli değil. İzin veya istirahat gibi görev başında olmama durumlarında da tabancaları üzerlerinde kalıyor

***

Lafı bağlayalım:

Trump ile Erdoğan arasında çok güçlü bir benzerlik ve bağ var. Bu dostluk çeşitli durumlarda birincinin (her nedense,) ikinciyi korumaya alması olaylarında çok belirgin:

Mesela, ABD’nin IŞİD’e karşı en önemli müttefikinin Suriye Kürtleri olduğu açıkça ilan edildiği halde Trump’ın Suriye’de asker azaltma yoluyla bu insanları iyot gibi açıkta bırakarak Erdoğan’a yer açması olayında. Libya’ya Erdoğan müdahalesini sorun yapmamasında. D. Karabağ olayında Erdoğan’ın F-16, SİHA ve Suriyeli militan sevk etmesine ses çıkartmamasında. Özellikle de, NATO üyesi Türkiye’nin Rus S-400’leri satın alması ve denemesi olayında.

Bunların hepsi, Trump’ın Kongre’deki her iki partiyi de karşısına alma pahasına gösterdiği büyük dostluklar. Fakat içlerinde öyle bir “kıyak” var ki, diğerlerinin toplamının bilmemkaç’la çarpılmasına bedel: Halkbank olayı.

Buyurun, bir muazzam benzerlik daha:

Geçen hafta özetlediğim, Zarrab’ın İran ticareti skandalında Halkbank (ve dolayısıyla Türkiye’deki rejim) ABD mahkemelerinde okkanın altına gitmekteyken Trump “dostluk icabı” müdahale etti ve büyük şimşekleri üzerine çekme pahasına süreci durdurdu.

Şeytan ayrıntıdaymış: Bağımsızlığı dokunulmaz addedilen Yargı’ya müdahalenin büyük günah sayıldığı ABD’de bu Halkbank müdahalesini, lobi şirketlerini de harekete geçirerek arka planda götüren 3 damat var deniyor: A. Doğan’ın M. Ali Yalçındağ’ı, Trump’ın J. Kushner’i ve Erdoğan’ın B. Albayrak’ı.

Buradan çok şey çıkacağa benzer. Çünkü Temmuz 2019’da getirildiği Merkez Bankası başkanlığından geçen hafta azledilen Murat Uysal, Reza Zarrab’ın İran işinde Halkbank üzerinden rüşvet ve kara para aklama faaliyeti gösterdiği belirtilen 2011-2014 döneminde bankanın 2 numaralı yetkilisi. Ardından da, B. Albayrak bakanlıktan istifa ediyor, pardon, “Cenabı Allah sonumuzu hayreylesin” dediği istifadan 27 saat sonra “görevden af” ediliyor.

Neresinden tutsan elinde kalan bu olayın mahkemeye götürülmesini engelleyen Trump şimdi gittiğine ve (Trump dostluğu icabı Erdoğan’ın da ancak 4 gün sonra tebrik ettiği) Biden kazandığına göre neler olacak bakalım.

Facebook Yorumları

reklam
27.11.2020
Erdoğan için kronolojik bir ara bilanço
13.11.2020
Trump ile Erdoğan
6.11.2020
İhracat şampiyonu Yeni Türkiye
21.10.2020
'Her kelimesini alçakça kurgulamış bir uşak bakan' desem başıma bişey gelir mi?
15.10.2020
KKTC’li kardeşim, canını AB’ye atabilmen için bu seçim son fırsatın olabilir
9.10.2020
Milliyetçi-mukaddesatçı iktidarımızdan iki çok önemli istirhamımdır
2.10.2020
Tek yumurta ikizleri: KKTC ve Dağlık Karabağ
24.09.2020
Bir Yunan gazetesindeki hakaret üzerine
19.09.2020
Mussolini’nin Mare Nostrum’u
11.09.2020
Tavşanın suyunun suyu bir Ege sorunları rehberi
29.08.2020
'Loose cannon' diye bir terim duymuş muydunuz?
20.08.2020
Büyük devletler Erdoğan’a niye elleşmiyor?
14.08.2020
Yazması olup da okuması olmayan laikçi ihvana son defa
7.08.2020
AKP’nin Baba Diyalektik’i
1.08.2020
Akademisyen meslektaşım Prof. Ali Erbaş Hoca’yla hasbihal
17.07.2020
Ayasofya-i Kebir Camii: bir geçici bilanço
9.07.2020
Hayde vre malaka!
3.07.2020
Ayasofya’yı cami yapma işinde 15 Temmuz aman kaçmasın
28.06.2020
Laikliğin üç hali
20.06.2020
Zaytung Cumhuriyeti Devleti
13.06.2020
Türkiye’de ırkçılık yok ama, Yeni Irkçılık her zerremizde
5.06.2020
'Fetih' üzerine söylenenler ve düşünceler
29.05.2020
AKP için turnusol: Çav Bella olayı
21.05.2020
Battıkça saldırmanın son bir aylık tarihçesi
14.05.2020
Ölüm tehditleri ve nefret eylemleri karşısında Türk yargısı
8.05.2020
Bir soru: T.C. laik midir teokratik mi?
1.05.2020
Son yerli ve milli şovlar üzerine düşünceler
25.04.2020
Sen kendine yetersin Rejimim!
10.04.2020
Bu zihniyet varken tümümüz koronadan gitmezsek iyidir
3.04.2020
Bektaşi babasının ağzından Rejim’in korona testi
6.03.2020
Günümüzde Türk dış politikası: İç kapının dış mandalı
28.02.2020
Şehitler Tepesi ne taraf oluyor?
21.02.2020
1998 Adana Mutabakatı hikâyesi
14.02.2020
Emperyalizm ve Suriye politikamız
8.02.2020
Erdoğan: Suriye, Suriye toprağından çekilsin!
30.01.2020
Suçu Allah’a yükleyip kurtulmak
24.01.2020
İster inan ister inanma: Son ayın zaytungsal haberleri
16.01.2020
Kayıp ilanı: Türk dış politikası ve T.C. Dışişleri Bakanlığı
10.01.2020
CB Erdoğan’ın Kanal İstanbul ısrarının altında ranttan başka ne var?
28.12.2019
Beladan kaçan TDP’den bela aranan EDP’ye ve Montrö’den Kanal Erdoğan’a
21.12.2019
Son ayın seçilmiş incileri - dedikodular refakatinde
13.12.2019
Almanya’ya son ihracatımız: Üniversiteden hoca attırmak
1.12.2019
Sırtını devlete dayamanın büyük cazibesi ve neticesi
23.11.2019
Bana birbirinden önemli iki şey öğreten hocamın ardından…
15.11.2019
Cumhuriyet nedir, ne değildir?
8.11.2019
Hıristiyan imam-hatip lisesi kapalı tutulmalıdır! paneli
2.11.2019
Eyy Lepuvancılar! olayı ne sonuç verecek?
26.10.2019
Tarihten bir yaprak: Menderes’in Suriye macerası
17.10.2019
Nusaybin’in oraları kim bombalıyor?
10.10.2019
Ceren Hoca cinayetindeki AKP’li prof avukatın cemaziyülevveli
4.10.2019
Bu haberlerin hepsi doğru, ama inanmayı reddediyorum
28.09.2019
Adam gibi adam Rafi kardeşime ağıt
12.09.2019
Bir İngiliz bilimkurgu romanının alla turca çeşitlemesi
6.09.2019
Şu uluslararası hukuk bi olmasa…
25.08.2019
Çok berbat ve çok hayırlı bir musibet karşısındayız
9.08.2019
Oğlan analarına ilanen duyurulur: Fırat’ın Doğusu’na giriyoruz
29.07.2019
Bölücü ve bölücülük derken?
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
5.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
4.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
7.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
30.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
5.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
19.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
5.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
14.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
25.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
28.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
15.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
20.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
21.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
3.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
7.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
5.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
26.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
29.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
17.3.2017
Lale muhabbeti ve Mart Karı üzerine düşünceler
14.3.2017
Erdoğan & Wilders Şti. altın madeni buldu, siyanürle işletiyor
10.3.2017
Almanya tarikiyle Decameron’a avdet…
4.3.2017
Almanya'daki bazı dostlara: Büyük hata içindesiniz
3.3.2017
Hürriyet haberinin düşündürdükleri
24.2.2017
Özdeyişler ve fıkralarla, korkutma’dan korkma’ya AKP
18.2.2017
Dışta İkinci Kıbrıs, içte sürüyle tarikat yolda; bekleyiniz
11.2.2017
Karizmanın yırtılmasına doğru
9.2.2017
Söke söke dönecekler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive