Tavşanın suyunun suyu bir Ege sorunları rehberi


11.09.2020 - Bu Yazı 1322 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçen hafta, Ege Denizi’ne ilişkin sorunlu kavramları “başka bir yazıda anlatırım” demiştim. Arası soğumadan bu hafta kısaca halledelim.

Son olarak 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde kurala bağlanan deniz hukuku koca bir umman. Yarı-kapalı olan Ege Denizi ise tarih ve coğrafya yüzünden, bunun içinde koca bir derya. Burada Ege’ye ilişkin genel kavramları iyice özetleyerek de olsa görelim ki, yetkili veya yetkisiz kişilerin, “12 Ada’yı geri isteyebiliriz” ve  “Değil kıta sahanlığı, Meis’in karasuyu bile yok” diye üfürmelerini okuyanlar durup bi düşünsünler.

Tanımlar, tarafların tutumları/iddiaları, ayrıca çok geniş tarihsel/hukuksal malumat istiyorsanız, İletişim’de yayınladığımız ortak yapıt Türk Dış Politikası-I’e (s. 325-356, 576-614, 716-768), TDP-II’ye (s. 102-123, 440-480) ve TDP-III’e (s. 560-689) bakabilirsiniz.

***

Son yıllarda yaşanan “düzensiz göç” olaylarının yanı sıra, Ege’de Yunanistan ve Türkiye’nin 6 temel sürtüşme noktası var: 1) Karasuları; 2) Kıta sahanlığı (ve münhasır ekonomik bölge [MEB]); 3) Hava sahası; 4) FIR hattı; 5) Doğu Ege adalarının askersizleştirilmesi; 6) Egemenliği belirsiz formasyonlar. Sırayla gidelim.

1) Kıyıdan başlayan karasuyu, egemenlik açısından aynen ülkenin toprağı gibidir. Lozan’da (1923) 3 milden daha yakın adalar Türkiye’ye bırakıldığı için, o tarihte Ege’de karasuyu genişliğinin bu olduğu kabul edilebilir.

İkinci Dünya Savaşı’nın geliyorum dediği 1936’da Yunanistan kendi karasularını 6 mile çıkarmıştır. Buna itiraz etmeyen Türkiye 1964’te Ege’de 6 mil, 1982’de ise Akdeniz ve Karadeniz’de 12 mil ilan etmiştir.

Türkiye’nin taraf olmadığı ama dünyada geniş bir imzacı devlet sayısına ulaşıp kimi kurallarının yapılageliş (teamül) düzeyine ulaştığı kabul edilen 1982 Sözleşmesi’ne göre, karasuları en fazla 12 mil olabilir. Yabancı gemiler buradan “zararsız geçiş” yapabilirler. 

Üzerinde yerleşik insan yaşamı bulunan adaların karasuyu vardır, bulunmayan adacık ve kayalıkların yoktur. Ege’de Türkiye kıyısına çok yakın Yunan adalarının kıyı ile arasından geçen ortay hat karasuyu sınırı kabul edilir (“eşit uzaklık” ilkesi).

Bazı Yunan yetkilileri 1995’te ve 2011’de Ege’deki karasularını 12 mile çıkarma hakları olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu durumda Yunanistan’ın karasuyu oranı %40’tan %70’e yükseleceği, açık deniz de %51’den %19’a düşeceği için, Türkiye böyle bir durumu “savaş sebebi” (kazus belli/casus belli) sayacağını ilan etmiştir.

***

2) Kıta sahanlığı, kara ülkesinin, kıyıdan başlayan deniz altındaki uzantısıdır, 200 mile kadar gider, genellikle 200 m’den sığdır. Ülke burada egemenliğe değil, deniz yatağı ve onun altındaki doğal kaynakları işletme tekeline sahiptir ve bunun için ilan etmek  gerekmez. Üzerindeki su açık denizdir, hava sahası da uluslararası statüdedir. Karşılıklı kıyılara sahip ülkeler kıta sahanlıklarını hakkaniyete uygun bir anlaşmayla belirlerler. Ege’de kıta sahanlığı anlaşmayla belirlenmediği için doğal kaynakları araştırma ve işletme konusu zaman zaman sürtüşme çıkarmaktadır.

Yunanistan’ın başvurduğu Uluslararası Adalet Divanı, Ege’deki kıta sahanlığı uyuşmazlığına bakmaya yetkili olmadığını Aralık 1978’de ilan etmiştir. 

Kavram olarak 1982 Sözleşmesi’yle getirilen MEB de kıyıdan itibaren 200 mildir, ilan edilerek oluşturulur. Kıta sahanlığından farkı, deniz yatağı ve altının yanı sıra su tabakasındaki hakları da (esas olarak, balıkçılık) içermesidir. Geçiş açısından açık denizdir, hava sahası da uluslararası statüdedir.

Türkiye 1986’da bir kararnameyle Karadeniz’de MEB ilan etmiştir. G. Kıbrıs, 2002’den başlayıp İsrail, Mısır ve Lübnan’la anlaşmaya vararak ilan ettiği MEB’de 2011 yılında doğalgaz çalışmalarına başlamıştır. Türkiye de emekli bir amiralin ortaya attığı “Mavi Vatan” kavramını 2015 sonrası izlemeye başlamış ve Doğu Akdeniz’de Libya’daki taraflardan biriyle kendisi arasında MEB ilan etmiştir. Bu MEB Yunan adalarının, örneğin Girit’in karasularını, kıta sahanlığını ve MEB’ini dikkate almadığı için çatışma olasılığı doğurmaktadır. 

Üzerinde yerleşik insan yaşamı bulunan adaların kıta sahanlığı ve MEB’i vardır, bulunmayan adacık ve kayalıkların yoktur.

***

3) Hava sahası, devletin karası ve karasuları üzerindeki hava sütunudur. Yani, her ülke için karasuyuyla aynı genişliğe sahiptir.

Yunanistan 1931’de bir cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle hava sahasını 3 milden 10 mile çıkarmıştır. 1930’da Atatürk ile Venizelos arasında Ankara’da yapılan üç önemli anlaşmanın yarattığı dostluk ortamında ve Yunanistan’ın İtalya ve Bulgaristan’dan tehlike algıladığı bir sırada Türkiye buna tepki göstermemiştir. Yunanistan’ın bunu Sivil Havacılık Örgütü ICAO’ya bildirdiği 1974’ten sonra ise Türkiye durumu tanımadığını göstermek için Yunanistan’ın 6 millik karasularının ötesindeki 4 mil içinde sistematik olarak savaş uçakları uçurmuştur ve uçurmaktadır.

4) FIR hattı (flight information region) sivil havacılıkta güvenlik amacıyla belirlenmiş bölgeleri ifade eder. 1952’de Ege’nin bütünü üzerindeki sivil hava trafiğini yönetmek Yunanistan’a bırakılmış, Türkiye maddi yükten kaçınarak sadece kendi karasuları üzerindeki hava sahasından sorumlu kalmak istemiştir. Fakat Yunanistan sadece sivil değil, askerî uçaklardan da uçuş bilgisi talep edince, 1974 sonrası bu konuda da sürtüşme çıkmıştır.

***

5) Doğu Ege adalarının askersizleştirilmesi. Çanakkale Boğazı önündeki Gökçeada ve Bozcaada hariç, Ege’deki adaların yaklaşık tamamı Yunanistan’a aittir. Bunlardan Doğu Ege Adaları Lozan’da, Onikiadalar da 1947’de İtalya’dan Yunanistan’a devredilirken askersizleştirilmişlerdir.

Buna rağmen Yunanistan buralarda zamanla askerî tesisler kurmuştur ve Türkiye’nin itirazıyla karşılaşmamıştır. Milliyetçi Yunan kamuoyunu tatmin için girişilen bu çabaların bir savaş halinde işe yararlığı tartışmaya açık olmakla birlikte, milliyetçi Türk tehditlerinin katkısı da ortadadır.

***

6) Ege’de uluslararası metinlerde egemenliği açıkça belirlenmemiş adacık ve kayalıklar vardır ve bunların bir kısmı da Türkiye’ye yakındır. İki taraf oturup bu konuda da anlaşmadıkları için zaman zaman sorunlar çıkmaktadır. Bu çatışmaların en bilineni, 1995 sonundaki Kardak bunalımıdır.

Üzerinde insan yaşamadığı için karasuyu ve MEB’i olamayan bu coğrafi formasyonları Yunanistan iki biçimde devreye sokmayı denemiş ama başaramamıştır: a) NATO manevralarına dahil etmeye çalışarak; b) Buraları AB vatandaşlarına bedava su ve elektrik bağlamak suretiyle yerleşime açmaya girişerek.

Buna karşılık Türkiye “gri alanlar” tezini ortaya atmış ve egemenliği belirsiz bu adalar üzerinde hak iddia etmiştir. Yalnız, bu konuda aşırıya kaçıldığı da görülmüştür: 1996’da Yunanistan Girit’in güneybatısında bulunan ve üzerinde insan yaşamayan Gavdos adacığının NATO tatbikatına dahil edilmesini isteyince, Türk askerî heyeti oranın statüsünün tartışmalı olduğunu ileri sürmüştür. Girit’in güneybatısı gibi Libya’ya yakın bir yer konusunda askerlerin bu tutumu Dışişleri Bakanlığı’nı da zor durumda bırakmış, ABD devreye girerek Gavdos’un bir Yunan adacığı olduğu açıklamasını yapmıştır.

Daha önce de (05.01.2018) yazmıştım, zaman zaman duyulan “18 adamız ve 1 kayalığımız Yunan işgali altında. Girit’in de dörtte üçü bizim” gibi fantastik söylemler, egemenliği saptanmamış bu formasyonlarla ilgilidir.

Bu arada, Türkiye’de iktidarın 2013’ten beri izlediği, hadi yerli ve milli çıkarlarımıza zarar vermemek için “saldırgan” demeyeyim ama, “biraz taşkın” dış politika, uluslararası desteğin Yunanistan’a kaymasına yol açmaktadır.

Facebook Yorumları

reklam
24.09.2020
Bir Yunan gazetesindeki hakaret üzerine
19.09.2020
Mussolini’nin Mare Nostrum’u
11.09.2020
Tavşanın suyunun suyu bir Ege sorunları rehberi
29.08.2020
'Loose cannon' diye bir terim duymuş muydunuz?
20.08.2020
Büyük devletler Erdoğan’a niye elleşmiyor?
14.08.2020
Yazması olup da okuması olmayan laikçi ihvana son defa
7.08.2020
AKP’nin Baba Diyalektik’i
1.08.2020
Akademisyen meslektaşım Prof. Ali Erbaş Hoca’yla hasbihal
17.07.2020
Ayasofya-i Kebir Camii: bir geçici bilanço
9.07.2020
Hayde vre malaka!
3.07.2020
Ayasofya’yı cami yapma işinde 15 Temmuz aman kaçmasın
28.06.2020
Laikliğin üç hali
20.06.2020
Zaytung Cumhuriyeti Devleti
13.06.2020
Türkiye’de ırkçılık yok ama, Yeni Irkçılık her zerremizde
5.06.2020
'Fetih' üzerine söylenenler ve düşünceler
29.05.2020
AKP için turnusol: Çav Bella olayı
21.05.2020
Battıkça saldırmanın son bir aylık tarihçesi
14.05.2020
Ölüm tehditleri ve nefret eylemleri karşısında Türk yargısı
8.05.2020
Bir soru: T.C. laik midir teokratik mi?
1.05.2020
Son yerli ve milli şovlar üzerine düşünceler
25.04.2020
Sen kendine yetersin Rejimim!
10.04.2020
Bu zihniyet varken tümümüz koronadan gitmezsek iyidir
3.04.2020
Bektaşi babasının ağzından Rejim’in korona testi
6.03.2020
Günümüzde Türk dış politikası: İç kapının dış mandalı
28.02.2020
Şehitler Tepesi ne taraf oluyor?
21.02.2020
1998 Adana Mutabakatı hikâyesi
14.02.2020
Emperyalizm ve Suriye politikamız
8.02.2020
Erdoğan: Suriye, Suriye toprağından çekilsin!
30.01.2020
Suçu Allah’a yükleyip kurtulmak
24.01.2020
İster inan ister inanma: Son ayın zaytungsal haberleri
16.01.2020
Kayıp ilanı: Türk dış politikası ve T.C. Dışişleri Bakanlığı
10.01.2020
CB Erdoğan’ın Kanal İstanbul ısrarının altında ranttan başka ne var?
28.12.2019
Beladan kaçan TDP’den bela aranan EDP’ye ve Montrö’den Kanal Erdoğan’a
21.12.2019
Son ayın seçilmiş incileri - dedikodular refakatinde
13.12.2019
Almanya’ya son ihracatımız: Üniversiteden hoca attırmak
1.12.2019
Sırtını devlete dayamanın büyük cazibesi ve neticesi
23.11.2019
Bana birbirinden önemli iki şey öğreten hocamın ardından…
15.11.2019
Cumhuriyet nedir, ne değildir?
8.11.2019
Hıristiyan imam-hatip lisesi kapalı tutulmalıdır! paneli
2.11.2019
Eyy Lepuvancılar! olayı ne sonuç verecek?
26.10.2019
Tarihten bir yaprak: Menderes’in Suriye macerası
17.10.2019
Nusaybin’in oraları kim bombalıyor?
10.10.2019
Ceren Hoca cinayetindeki AKP’li prof avukatın cemaziyülevveli
4.10.2019
Bu haberlerin hepsi doğru, ama inanmayı reddediyorum
28.09.2019
Adam gibi adam Rafi kardeşime ağıt
12.09.2019
Bir İngiliz bilimkurgu romanının alla turca çeşitlemesi
6.09.2019
Şu uluslararası hukuk bi olmasa…
25.08.2019
Çok berbat ve çok hayırlı bir musibet karşısındayız
9.08.2019
Oğlan analarına ilanen duyurulur: Fırat’ın Doğusu’na giriyoruz
29.07.2019
Bölücü ve bölücülük derken?
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
5.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
4.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
7.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
30.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
5.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
19.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
5.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
14.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
25.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
28.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
15.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
20.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
21.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
3.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
7.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
5.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
26.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
29.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
17.3.2017
Lale muhabbeti ve Mart Karı üzerine düşünceler
14.3.2017
Erdoğan & Wilders Şti. altın madeni buldu, siyanürle işletiyor
10.3.2017
Almanya tarikiyle Decameron’a avdet…
4.3.2017
Almanya'daki bazı dostlara: Büyük hata içindesiniz
3.3.2017
Hürriyet haberinin düşündürdükleri
24.2.2017
Özdeyişler ve fıkralarla, korkutma’dan korkma’ya AKP
18.2.2017
Dışta İkinci Kıbrıs, içte sürüyle tarikat yolda; bekleyiniz
11.2.2017
Karizmanın yırtılmasına doğru
9.2.2017
Söke söke dönecekler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive