Sırtını devlete dayamanın büyük cazibesi ve neticesi


29.11.2019 - Bu Yazı 721 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bizim memlekette, kendini toplumda geçerli akçe saydırmanın en kestirme yolu, kişisel niteliğiniz ne olursa olsun, sırtını devlete dayamış izlenimi yaratmaktan ve bunu başkalarına kabul ettirmekten geçer.

Son örneğini 24 Kasım Öğretmenler Günü töreninde, Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak hadisesinde gördük. Vali Bey kendisini ön sırada dinleyenlerden birini azarlıyor:

“Sen öğretmen misin birader? Öğretmen gibi otur da bir görelim (…). Böyle güzel duygularla geliyoruz, güzel hareketlerle karşılaşmak isteriz. Ayağını dikip de valinin karşısında oturmak değil! (…) Yalan mı arkadaşlar? Yalansa söyleyin.”

Az bile söylemiş. Say ki orada devlet konuşuyor. Sen devleti dinlerken nasıl mum gibi oturmaz da bacak bacak üstüne atarsın?

***

Yalnız, olay burada bitmiyor; başlıyor. Düşününce, bakın neler var:

1) Vali Bey’in “Yalansa söyleyin!” demesi üzerine, ilgili videodan izliyoruz, öğretmenlerden bir alkış kopuyor. Meslektaşlarını herkesin içinde böyle bir sebeple azarlayan valiyi alkışlıyor öğretmenler.

2) Eğitim-Sen’in bildiri yayınlayarak azarcı valinin özür dileyip istifa etmesini istediği bir sırada ortaya çıkıyor ki, azarlanan şahıs öğretmen değil, gazetecidir.

Kasım 2019 itibariyle 118 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde olduğuna göre bu azar olayı kendiliğinden çok hafifliyor.

3) Vali Bey’in olaydan üzüntü duyduğunu söylemesi tabii ki kendisi için olumlu bir puan ama, ciddi biçimde ağız değiştirmiş:

“‘Birader’ demişim. Kibirle ilgisi yok. Kardeşçe, ‘Yakışıyor mu’ der gibi konuştum. Fırça yok, azar yok, bağırma yok, dışarıya çıkarma yok (…) 2 bin insan beni alkışladı (…) Demek ki art niyetli olmadığımı anladılar ve memnun kaldılar. Durup dururken beni niye alkışlasınlar?”

Videoya kaydedilmiş bir konuşmayı böyle baştan kurgulayabilmesi büyük cesaret ama, sorduğu sorunun gayet anlamlı olduğu da kesin: “Durup dururken niye alkışlasınlar?”

4) Azarlanan yerel gazeteci Ali Akkuş, yanına yazı işleri müdürünü de alıp özür dilemeye gidiyor azarlandığı için. Vali Bey de affetmek büyüklüğünü esirgemiyor.

***

Olayın özeti ve kıssadan hisse:

Kayseri doğumlu, Erzincan Refahiye nüfusuna kayıtlı, 87 mezunu Mülkiyeli kardeşim Cüneyit’i anlıyorum. Çocukken babası kendi önünde bacak bacak üstüne attırmadığı için, Baba Devlet’i temsil eden kendisi de yetişkin insanlara attırmıyor.

Üstelik, bizim ülkede, kendini toplumda geçerli akçe saydırmanın en kestirme yolunun, kişisel niteliğiniz ne olursa olsun, sırtını devlete dayamış izlenimi yaratmaktan ve bunu başkalarına kabul ettirmekten geçtiğini biliyor.

Şimdi, bu “kurallar”ın yine güncel ve çok daha ağır bir örneğine geçelim: Saray’a gittiği söylenen CHP’li skandalı.

***

CHP 24 Temmuz 1923’te Türkiye Devleti’ni, 29 Ekim 1923’te de Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.

Sonra da eserinin gölgesine sığındı ve artık bütün mevcudiyetini, o gölgeyi duvara yansıtıp büyütmeye endeksledi. Ve öyle yaşıyor. Genlerinin yetmiş yıldır santim santim bozulduğuna hiç aldırmadan.

Bozulma’dan kastım; o genler, o devirde Gayrimüslimlere ve Kürtlere uyguladığı onca zulme rağmen, 1920, 30 ve 40’ların faşizan uluslararası ortamı düşünüldüğünde “normal” sayılırdı. 21. Yüzyılda ise bütünüyle anormal. Bütünüyle bozulmuş durumda ve bu da bütün Türkiye’ye çok kötü örnek oluyor. Tek Adam Yönetimi’ni meşrulaştırıcı etki yapıyor.

***

Son olarak patlak veren, partili-partisiz herkese ‘Allah belasını versin fiyaskonun böylesinin’ dedirten, neye el atsa artık eline yapışan Tek Adam Rejimi’ne oksijen veren, Kılıçdaroğlu’nun da “isim vermek istemiyorum” diyerek beslediği, başta kayyım ve Suriye rezaletlerini unutturmaya programlanmış bir rezalet var.

Olayı özetleyecek değilim; fazlasıyla yazıldı. Ona varıncaya kadar ne rezaletler üretti bu bozulmuş genler. En önde akla gelenler:

1) Tek Adam Rejimi, Nisan 2016’da, tek muhalefet odağı HDP’yi fiilen kapatmak için milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırmaya girişti.

Bunun için, Anayasa Md. 83/2’nin birinci cümlesi hükmünü (“Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz”) Geçici Madde 20’yle kaldırdı. Dokunulmazlığı kaldırılan milletvekilleri Meclis kararı olmadan sorgulanabilecek ve tutuklanabilecek hale geldi. Üstelik, TBMM’de kendilerini savunma ve AYM’ye başvurma hakları da ortadan kaldırılarak.

CHP’liler buna “evet” oyu verdi. Kılıçdaroğlu şöyle demişti: “AKP’nin teklifi Anayasa’ya aykırı ama ‘Evet’ diyeceğiz, aksi halde AKP bu durumu istismar edecek.” Yani, ‘Başkaları ne der? Bizi alimallah Kürtlerle bir sayar!’ hastalığı.

Sonuçta, 04.11.2016 günü 17 HDP milletvekili gözaltına alındı, 9’u tutuklandı. Ve HDP’lilerin yanı sıra kendi vekili Enis Berberoğlu da içeri atılınca CHP “Adalet Yürüyüşü” yaptı, hatırlarsanız.

2) 27 Mayıs cuntasında zil takıp oynaması ve 12 Mart cuntacısı Org. Muhsin Batur’u cumhurbaşkanı adayı yapması gibi geçmişleri atlıyorum. Şu anda Tek Adam Rejimi, tek muhalefet odağı HDP’yi fiilen kapatmak için sandığı devirirken ve yüzde 70’lerle seçilmiş belediye başkanlarının yerine birbiri ardına kayyım getirirken, bir-iki kişi dışında CHP’nin gıkı çıkmıyor. Yani, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”

3) En vahimi, 1930’ların ulus-devletinin bile yapmadığı şeyi yapıyor, Suriye’ye girme tezkeresini (aman, “işgal etme” demiyorum!) Parti Meclisine bile danışmadan “içim yana yana” deyip destekliyor Kılıçdaroğlu. Ardından da “Afrin’den askerimiz çekilseydi oradaki sivil toplum örgütleri hizmet yapamayacaktı” diyor. Pes.

***

Uzattık. Netice-i kelam:

CHP bu kafayla düzelmez. Sorun asla Kılıçdaroğlu değil; partinin “dövlet”le özdeşleşmiş genleridir. Söyledim, bu genler bozulmuştur. Gözünü karartıp “Ya bizi Kürtçü zannederlerse!” paranoyasını sonlandırmadıkça, HDP’ye kol kanat germedikçe, gözü önüne akıtılacaktır. Sıra kendisine gelecektir.

CHP kazara iktidara gelse, 30’lar zihniyetini A’dan Z’ye değiştirmedikçe, kurtuluşu, “Asiye Nasıl Kurtulur?”daki Asiye’nin “patroniçe” olup kurtulması gibi olacaktır.

Not: Patrik seçimi yaklaşıyor. Sırtını devlete dayamış derken, kimi Ermeni din adamlarını da unutmamak lazım.

Facebook Yorumları

reklam
29.11.2019
Sırtını devlete dayamanın büyük cazibesi ve neticesi
22.11.2019
Bana birbirinden önemli iki şey öğreten hocamın ardından…
15.11.2019
Cumhuriyet nedir, ne değildir?
7.11.2019
'Hıristiyan imam-hatip lisesi kapalı tutulmalıdır!' paneli
1.11.2019
'Eyy Lepuvancılar!' olayı ne sonuç verecek?
25.10.2019
'Tarihten bir yaprak': Menderes’in Suriye macerası
17.10.2019
Nusaybin’in oraları kim bombalıyor?
10.10.2019
Ceren Hoca cinayetindeki AKP’li prof avukatın cemaziyülevveli
4.10.2019
Bu haberlerin hepsi doğru, ama inanmayı reddediyorum
27.09.2019
Adam gibi adam Rafi kardeşime ağıt
12.09.2019
Bir İngiliz bilimkurgu romanının alla turca çeşitlemesi
6.09.2019
Şu uluslararası hukuk bi olmasa…
25.08.2019
Çok berbat ve çok hayırlı bir musibet karşısındayız
9.08.2019
Oğlan analarına ilanen duyurulur: Fırat’ın Doğusu’na giriyoruz
28.07.2019
Bölücü ve bölücülük derken?
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
4.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
7.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
30.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
5.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
19.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
5.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
14.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
25.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
28.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
15.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
20.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
21.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
3.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
7.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
5.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
26.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
29.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
17.3.2017
Lale muhabbeti ve Mart Karı üzerine düşünceler
14.3.2017
Erdoğan & Wilders Şti. altın madeni buldu, siyanürle işletiyor
10.3.2017
Almanya tarikiyle Decameron’a avdet…
4.3.2017
Almanya'daki bazı dostlara: Büyük hata içindesiniz
3.3.2017
Hürriyet haberinin düşündürdükleri
24.2.2017
Özdeyişler ve fıkralarla, korkutma’dan korkma’ya AKP
18.2.2017
Dışta İkinci Kıbrıs, içte sürüyle tarikat yolda; bekleyiniz
11.2.2017
Karizmanın yırtılmasına doğru
9.2.2017
Söke söke dönecekler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive