Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor


11.07.2019 - Bu Yazı 106 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hani ne derler, Allah sonumuzu hayra çıkarsın. Dış ve iç politikaaçısından ele almadan önce, ikisinin de içinde cereyan ettiği uluslararası ortam’a göz atalım:

Erdoğan 2003-(kabaca)2010 arası başarılıydı, çünkü uluslararası ortam çok uygundu: Döviz ve kredi ganiydi. Barış hâkimdi. AB reformlarına girişmiş Türkiye parmakla gösteriliyordu.  

Bugün durum tersine döndü. Trump Çin’le ticaret savaşlarına girdi. İran’la nükleer anlaşmayı iptal etti. Karşılığında İran nükleer silah üreteceğini ilan etti. Trump Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması’nı (INF) feshetti, karşılığında Rusya da antlaşmayı askıya aldı. Özellikle Suriye’deki saldırgan tutumumuz ve iç politika perişanlığımız yüzünden uluslararası prestijimiz yerlerde. Wikipedia TC’ye Amerika’da dava açtı, biz de Japonya’ya müdahale ettik üniversitede Kürtçe dersler veriliyor diye…

***

1) Dış politika. Erdoğan 2003-(kabaca)2010 arası başarılıydı, çünkü “komşularla sıfır sorun” ilkesi vardı, TV dizileri gibi “yumuşak güç” unsurları çok ülkeyi çok olumlu etkiliyordu. Tüm Batı dünyası, İslam ile demokrasinin bağdaşacağına bizi kanıt gösteriyordu.

Bugün durum tersine döndü. Y. Zelanda’dan İzlanda’ya kavgalıyız.

Şeriatçı Müslüman Kardeşler’e (İhvan) teslim olmamak gibi bir “günah” işlemiş olan Esat’a fena taktık, ilkemiz “sorunsuz komşu sıfır”a dönüştü. Yetmedi, ne kadar şeriatçı çete varsa bulup Suriye’de “vekalet savaşı”na müdahil olduk ve ayrıca “Fırat Kalkanı” ve “Zeytin Dalı”yla doğrudan girdik. Sonra arkamızda çok sayıda “gözlem noktası” bıraktık; oralardan şehit haberleri gelip durmakta.

Yetmedi, işini dürüstçe yaptığı için Hürriyet’ten kovulan F. Bildirici’nin deyişiyle Libya’da da “vekalet savaşı”na bulaştık. Çünkü Kaddafi’den sonra kaosa düşen ülkede General Hafter, rakiplerine Erdoğan’ın dünürü Bayraktar’ın sattığı SİHA’lardan (silahlı insansız hava aracı) ikisini vurdu, Türkiye’yi düşman ilan etti, gemi ve tesislerine saldırı emri verdi. Oysa biz ihracat yapıyoz. Yaşasın Uluslararası Silah Tüccarı Türkiye.

Korkarak söylüyorum, en azından Sudan’da da çok benzer bir duruma hazırlıklı olalım. Çünkü Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin 2 yakalama emri varken Erdoğan’ın davetlisi olarak 2 kez ağırladığımız ve bu arada ülkesindeki Sevakin adasını askerî üs kurmak üzere (Yaşasın Uluslararası Güç Türkiye) bize veren darbeci general Ömer el Beşir darbeyle düşürüldü. Dünür Bayraktar’ın SİHA’ları Sudan’a da satıldı mı, onları da vururlar mı, azzz sonra!

Çok fazla konuşulduğu için, ABD’yle neremizi kimlerden koruyacağı henüz öğrenilemeyen S-400’ler bunalımının harlı ateşini hiç açmıyorum. AB’nin, AK’nin, ABD’nin ve Rusya’nın kınadığı Kıbrıs sondajını, keza.

***

2) İç politika. Erdoğan, Ecevit’in başbakanlığında (DSP-MHP-ANAP) başlayan AB uyum reformlarını 2003-2005 arası büyük başarıyla devam ettirdiydi. Fakat 2010 sonrası esas cıvıyan bu alan oldu:

a) Siyaset: Erdoğan 2014’te cumhurbaşkanı seçildi. 2015’te “Abdullah Gül’cüler”i tasfiye etti. Nisan 2017 Anayasa değişikliğiyle ikinci bir şapka taktı: AKP genel başkanlığı.

Bundan sonrası Tek Adam Rejimi’nin ilanı ve zaten kağıt üstünde kalmış zavallı kuvvetler ayrımının resmen ve tamamen bitirilmesidir. Gazeteci hapsetmeler, Onur Haftası yasaklamalar, avukat bürolarına ve evlere kapı kırmacasına baskınlar, Halfeti ve Ankara’da işkenceler, dur ihtarına uymayan minibüse ateş açmalar, 15 yaşındaki kız çocuğunu 12 gün gözaltında tutmalar, uçuruma giden partisinden ayrılanlara “Ümmetiparçalamaya hakkınız yok” demeler, S-400 rezaletini de FETÖ’ye fatura eden rektör…

Adını anınca içim eziliyor, Kürt Meselesi artık aynen 30’larda (doksan yıl önce) olduğu gibi, sadece silahla“hal” ediliyor. Milli sloganımız: ‘Bugün şu miktarda terörist etkisiz hale getirilmiştir’. Bunun ceremesini Türkiye nasıl ödeyecek, bilen yok.

b) Ekonomi: A. Babacan ve M. Şimşek gibi rasyonel iktisatçıları tasfiye etti. Bu alanda da Tek Adam kendisi oldu.

Korkunç bir kamu israfı başladı ve sürüyor; örneğin Ak Saray son yıl kendi ödeneğinin tam 2 katını harcadı. Korkunç bir nepotizm (akraba/adam kayırma) var; meritokrasi (liyakat) öyle bi sıfırlandı ki bizzat AKP’liler ürkmeye başladı. Erdoğan’ın israf konusundaki tek tedbiri, “İstanbul’a giderken arkamızda sayısız araç oluyor. Niçin herkes ayrı araçlara biniyor? Herkes iki minibüste toplansın” oldu.  

Ekonomideki son hukuk dışılık, 1211 s. yasayla atanmış Merkez Bankası (TCMB) başkanının kararnameyleazledilmesi oldu. Görev süresi bitmeye 9 ay kala. Erdoğan’la, “aynı kulvarda olmamak” nedeniyle. Yani, TCMB’nin “kefen parası” tabir edilen İhtiyat Akçesi’ni dibi delik bütçeye aktarmadığı ve faizleri düşürmediği için. TCMB halledilince şimdi 46 milyar TL’lik bu parayı da yandaşlara ve şeriatçı vakıflara üleştirecekler, maaşları ödeyebilmek için de para basacaklar.

2001 krizini atlatmayı mümkün kılan ve Türkiye kapitalizmini rasyonelleştiren özerk kurumların (BDDK; TCMB, TMSF, SPK)  çöpe yollanmasıyla, Prof. S. Gürsel’in deyişiyle “90’ların ucube sistemine geri dönüşün işaret fişeği” ateşlenmiş oldu

Prof. Erinç Yeldan uyarıyor: Kriz artık klasikleşmiş fiyat artışları yoluyla değil, doğrudan doğruya işsizlik, düşük talep, düşük milli gelir ve artan yoksulluk olarak tezahür etmeye başladı. Yani artık hem fiyatlar yükseliyor  (enflasyon) hem de enflasyon dönemlerinde “yarın fiyatı artar, hemen alayım” diye talep artışı görüldüğü halde talepler düşecek (stagflasyon).

Özet: Halk kitleleri demokrasinin ihlal edilmesine aldırmayabilirler, ama kapitalist iktisadın temel kurallarının bir bir ihlal edilmesi sonucu fukaralaşınca fena tepki gösterirler. Mülkiyeli kardeşim Dr. Mahfi Eğilmez izah ediyor: “Son günlerde moda oldu. Ne zaman demokrasi gelişmenin temelidir deseniz, ‘Çin ve G. Kore’de demokrasi yok, demek ki gelişme için demokrasi şart değil’ diyorlar. İkisi de [hayatlarında demokrasi görmemiş] diktatörlük, ama yıllardır piyasaya saygılı bir biçimde yönetiliyorlar”.

c) Adalet: Yargının fiilen Tek Adam’a bağlanması ve adalet kavramının feci hale getirilmesi sonucu kimileri hayatından endişe etmeye, kimileri de yatırım yapmamaya başladı. Kimse 1 ay sonrasını göremiyor.

AİHM’den ihlal kararları yağmaya başladı. Avrupa Konseyi uyarıyor: “OHAL boyunca hukuka verilen hasarı bir an önce onarınız”.

Silopi’de bir evin duvarını panzerle yıkıp içeri giren, odada uyuyan 6 ve 7 yaşındaki iki çocuğu ezerek öldüren sürücü polis 19.000 TL para cezasıyla kurtuldu.

Çok şanslıydı, çünkü 8 gün sonraki bir haber (06.07.2019), askerî araçla köpek ezerek öldüren bir uzman çavuşun 3.500 TL para cezası aldığını, ayrıca, TSK’den ihraç edildiğini bildiriyordu. Çünkü köpek Ordu’ya ait bir görev köpeğiydi.   

***

Bitirmek için: AKP’li Erdoğan niye toparlan(a)mıyor?

Çünkü tutumunu normalleştirirse, bu Tek Adam Rejimi’nin sonu olacak. Çeşitli sebeplerle yapamıyor.   

Facebook Yorumları

reklam
11.07.2019
Düzelmemek bir yana, CB Erdoğan kör kör parmağım gözüne gidiyor
4.07.2019
Bir mukayese: Kayyımlı+AKP’li belediyeler ile HDP’li+CHP’li belediyeler
28.06.2019
Olan nedir, niçin oldu, şimdi neler olmalı, olabilir
7.06.2019
S-400’leri alıp naapıcaz bilen var mı?
30.05.2019
TAY’ın son iki aylık seyir defterinden özet
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
5.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
19.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
5.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
14.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
25.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
28.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
15.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
20.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
21.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
3.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
7.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
5.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
26.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
29.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
24.3.2017
Tam da kayyımlık belediyeler ülkesinde
17.3.2017
Lale muhabbeti ve Mart Karı üzerine düşünceler
14.3.2017
Erdoğan & Wilders Şti. altın madeni buldu, siyanürle işletiyor
10.3.2017
Almanya tarikiyle Decameron’a avdet…
4.3.2017
Almanya'daki bazı dostlara: Büyük hata içindesiniz
3.3.2017
Hürriyet haberinin düşündürdükleri
24.2.2017
Özdeyişler ve fıkralarla, korkutma’dan korkma’ya AKP
18.2.2017
Dışta İkinci Kıbrıs, içte sürüyle tarikat yolda; bekleyiniz
11.2.2017
Karizmanın yırtılmasına doğru
9.2.2017
Söke söke dönecekler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive