Barış Soydan

T24



Bookmark and Share

Doların kaderini belirleyecek 3 tarih: Bugün, 25 Temmuz, 31 Temmuz


11.07.2019 - Bu Yazı 253 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Bu akşam Amerikan Merkez Bankası Başkanı Powell Amerikan Kongresi’nde uzun zamandır beklenen konuşmasını yapacak.

25 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın Murat Uysal başkanlığında ilk kez toplanıp faiz kararını açıklayacağı tarih.

31 Temmuz’da ise bu kez Amerikan Merkez Bankası faiz kararını vermek için toplanacak. Doların TL karşısında izleyeceği seyir bu üç toplantıda belirlenecek.

İlkinden başlayalım.

Bu akşam Amerikan Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell, Temsilciler Meclisi’nin karşısına çıkarak Amerikan ekonomisinin gidişatı hakkında kapsamlı bir değerlendirme yapacak. Powell’ın konuşma maratonu yarın Senato’da sürecek.

Powell az konuşan biri değil. Zaman zaman medyanın karşısına çıkarak uyguladığı para politikası konusunda merakları gideriyor. Ama bugün ve yarın gerçekleştireceği konuşmaları diğer konuşmalarından ayıran kritik bir taraf var.

Amerikan Merkez Bankası geçtiğimiz ay, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı nedeniyle yavaşlama sinyalleri veren ekonomiyi desteklemek için faiz indirimlerine başlamayı planladığını açıklamıştı. Bu açıklama doların tüm paralar, bu arada TL karşısında değer kaybetmesine yol açmıştı.

Fakat geçen aydan bu yana köprülerin altından çok sular aktı. Her şeyden önce G-20 toplantısında Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi bir araya geldi. İki liderin yaptığı görüşmeden ticaret savaşında ateşkes kararı çıktı. Amerika ve Çin, ticaret savaşına yol açan sorunları ele almak için önümüzdeki dönemde yeniden masaya oturacak. (Trump, Çin pazarında Amerikan mallarına zorluk çıkarılmasından, taklit ürünlerden ve bu arada Yuan’ın değerinin altında tutulmasından şikayetçi.)

Bu gelişme doların değer kazanmasına yol açtı. Zira ticaret savaşına ara verilmesinin dünya ekonomisine yeniden hız kazandıracağı düşünüldü.

Amerikan Merkez Bankası neden faiz indirimine gidecekti? Amerika ile Çin arasındaki ticaret savaşı ekonomiyi yavaşlattığı için. Ticaret savaşının gaz keseceği, dünya ekonomisinin toparlanacağı düşüncesi, ABD Merkez Bankası’ndan beklenen faiz indirimi oranını azalttı. Trump-Xi görüşmesi öncesinde, Amerikan Merkez Bankası’nın 0.5 puan faiz indirimine gideceği düşünülüyordu. Trump-Xi görüşmesinden sonra bu beklenti 0.25 puana indi.

Faiz indirimine ilişkin beklentinin azalmasının bir nedeni daha var: Amerika’da istihdam, yani şirketlerin işe aldığı yeni personel sayısı Haziran’da beklenenin üzerinde arttı. Bu gelişme, Amerikan ekonomisinin korkulan kadar yavaşlamadığının, çarkların dönmeye devam ettiğinin işareti olarak algılandı.

Faiz indirimi beklentisi 0.5’ten 0.25’e gerileyince dolar tüm dünya paraları karşısında yeniden değer kazanmaya başladı. Neden? Çünkü Amerika’da faizler kallavi oranda inerse küresel sermayenin bir kısmı bu ülkeden çıkıp yüksek getiri peşinde Türkiye’nin de bulunduğu ülkelere gider, diye düşünülüyor.

Mekanizma şöyle: Amerika’da para kazanma imkânı kalmayınca küresel yatırımcı dolar satıyor, TL, Peso vs. alıyor. (Çünkü TL, Peso vs.’nin faizi daha yüksek.) Bir şeyin talebi artarsa değeri de artar. Gelişmekte olan ülke paralarına talep artınca TL, Peso vs.’nin değeri artıyor.

Amerika’nın ne kadar faiz indireceği işte bu nedenle kritik. Eğer indirim 0.25 puanla sınırlı kalırsa TL’nin cazibesi en başta beklendiği kadar artmaz. Bu da TL için iyi olmaz.

Piyasalar bugün ve yarın can kulağıyla Powell’ı dinleyip Amerikan Merkez Bankası’nın 31 Temmuz’daki toplantısında ne kadar faiz indirimine gideceği konusunda mesaj çıkarmaya çalışacak. 

Powell Kongre’de yapacağı konuşmalarda Amerikan ekonomisinin gücüne fazlaca vurgu yaparsa, bu, faiz indiriminin sınırlı kalacağı şeklinde yorumlanacak. Yok eğer Amerikan ekonomisinin gidişatından şikayet eder, mızmızlanırsa, 0.5 puanlık güçlü bir indirim beklentisi yeniden artacak.

Böylece doların kaderini belirleyecek ikinci tarihe gelmiş bulunuyoruz: 31 Temmuz’da Amerikan Merkez Bankası merakla beklenen faiz kararını açıklayacak. Piyasalar şu anda neredeyse yüzde 100 ittifakla, 31 Temmuz’da yapılacak toplantıdan 0.25 puanlık faiz indirimi çıkacağını düşünüyor.

O gün geldiğinde bu tahmin gerçekleşmez, sürpriz biçimde daha yüksek bir faiz indirimi açıklanırsa para piyasalarında beklenmedik gelişmeler yaşanabilir.

Gelelim 25 Temmuz’a… 25 Temmuz, bizim merkez bankamızın kendi faiz kararını açıklayacağı tarih. O gün Merkez Bankası Para Politikası Kurulu yeni Başkan Murat Uysal liderliğinde toplanıp faiz indirimine gidip gitmeyeceğine, gidecekse indirimin kaç puan olacağına karar verecek.

Eski Başkan Murat Çetinkaya iktidarın faiz indirimi talebini yerine getirmediği gerekçesiyle görevden alındığına göre yeni başkanın indirim kararı alması neredeyse kesin. Merak edilen, faizin indirilip indirilmeyeceği değil, indirimin kaç puan olacağı.

100 baz puanlık (Yüzde 1’lik) küçük bir indirim, Merkez Bankası’nın ayağını frenden çekmeden ekonomiye hafif gaz verdiği şeklinde algılanır. Piyasalar yüzde 1’lik indirime olumsuz tepki vermez.

Ama acaba yüzde 1’lik indirim, faizi bütün kötülüklerin anası olarak gören iktidarı keser mi? Yoksa enflasyonun yüzde 15.72’ye indiği gerekçesiyle yüzde 3-4, hatta daha fazla oranda bir faiz indirimi mi yapılır?

Merkez Bankası’nın politika faizi şu anda yüzde 24 seviyesinde. Enflasyon yüzde 15.72 olduğuna göre aslında faizde yüksek oranlı bir indirim yapma imkânı gerçekten de var.

Ama bakmamız gereken başka göstergeler var: 31 Mart ve 23 Haziran öncesinde uygulanan seçim ekonomisi nedeniyle bütçe açığı gemi azıya almış durumda. Ve önümüzde S-400 Krizi var. Yani önümüzdeki yol engebeli.

Bu şartlar altında Merkez Bankası’nın sıkı para politikasından vazgeçmesi doğru olur mu?

Piyasalar olmayacağı, iktidar olacağı görüşünde.

Serbest piyasa ekonomisindeyiz. TL’nin değerini iktidar değil piyasalar belirliyor. Kallavi bir faiz indirimi depreme yol açabilir.

Kısa hikâyenin büyük ustası O. Henry’nin unutulmaz kitabının adı: Yaşayan Görür.

Facebook Yorumları

reklam
21.11.2019
“Kriz bitiyor” diyen Garanti BBVA rüya mı görüyor?
18.11.2019
Muhalefet, şehir hastaneleri ve Telekom’u kamulaştırmaya hazırlanmalı
14.11.2019
Bütçe açığındaki önlenemeyen artış ve bürokratların kutsal mabadı
11.11.2019
Türkiye’den neden Samsung çıkmadı, çıkmayacak?
7.11.2019
KHK’yla üniversiteden kovulan rüzgâr santrali bekçisinin hikâyesi
4.11.2019
Türkiye ekonomisini batıran 100 günahın ilk 10 tanesi
31.10.2019
Şili’de 1 milyon kişiyi sokağa döken şey: Vahşi özelleştirme
28.10.2019
Son veriler ışığında: İnşaat ve emlak komadan çıktı mı?
24.10.2019
Lübnan nasıl battı?
21.10.2019
5 grafikte Türkiye ekonomisinin 5 zayıf noktası
17.10.2019
Olmayacak duaya amin: Güvenli bölgeye 1 milyon Suriyeli yerleştirmek
14.10.2019
Türkiye’nin silah ithalatı: Ambargolar ne kadar etkili olur?
7.10.2019
Resmi enflasyona inanmamak için 10 neden
3.10.2019
Güvenli bölgeye harcanacak 26.4 milyar dolardan önemli olan konu
30.09.2019
Hafta başlarken ekonomiyle ilgili bilmeniz gereken 5 şey
24.09.2019
IMF ne dedi, ne diyemedi, Erdoğan’ı nasıl eleştirdi?
16.09.2019
Devlet hayvan hastaneleri kurulmalı!
12.09.2019
Herkesin küfrettiği kızın öyküsü (veya yeni işçi sınıfı üzerine)
9.09.2019
TL, dolar ve Euro'nun kaderini belirleyecek 3 toplantı
6.09.2019
Kriz biterse öfkeli seçmen AKP'ye geri döner mi?
2.09.2019
Konut fiyatlarında dibi gördük mü? Yoksa düşüş sürer mi?
31.08.2019
İşlem ücretlerine fahiş zam yapan bankalar hangileri?
29.08.2019
Hayrola savaş mı çıktı, altın fiyatları neden yükseliyor?
26.08.2019
E hani düşecekti, dolar yine neden yükseliyor?
20.08.2019
Fikri takip: OYAK’ın İngiltere’deki 1 milyar dolarlık yatırımının kaynağı ne?
13.08.2019
Kriz raporu: Bankalar hasarlı, Koç idare ediyor, BİM mutlu
8.08.2019
Sayın Erdoğan, şehir hastaneleri ve otoyollarda yanıldınız, gelin vazgeçin
5.08.2019
Bir banka genel müdürünün sırları
5.08.2019
Bir banka genel müdürünün sırları
29.07.2019
Doğu Avrupa ülkeleri Türkiye’yi sollayıp nasıl geçti?
26.07.2019
Erdoğan’ın planı: Faiz inerse enflasyon iner, AKP seçmeni eve döner
15.07.2019
Ali Babacan’ın krizdeki payı ne?
11.07.2019
Doların kaderini belirleyecek 3 tarih: Bugün, 25 Temmuz, 31 Temmuz
1.07.2019
AKP’nin ekonomideki son günahı: Bütçe açığı
27.06.2019
Erdoğan, İstanbul’a aktarılan parayı kesebilir mi?
24.06.2019
Türkiye'nin ve ekonominin gündemi artık erken seçim
20.06.2019
Minare kılıfa girmiyor: Sebze-meyvede zararlı kimyasal gerçeği
17.06.2019
Rusya’nın zararlı diye reddettiği ürünleri kim yiyor?
14.06.2019
AKP-burjuvazi ilişkisi: Yoksa Marx yanıldı mı?
10.06.2019
Türkiye'nin batacağı, Güney Afrika'nın çıkacağı iddiası nasıl para kazandırdı?
7.06.2019
Türkiye’den umudu kesmemek için 10 neden
3.06.2019
Asıl meseleye gelelim: 5 yıl sonra mesleğiniz para edecek mi? (2)
27.05.2019
TOBB, İSO, İTO üyelerinin işleri tıkırında! (Olmasa söylemezler miydi?)
23.05.2019
Herkes sermaye kontrollerinden söz ediyor, yoksa?..
20.05.2019
Buraya nasıl geldik: AKP’nin ekonomideki 20 hatası
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive