Ayşe Böhürler

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Zafer mi hareket mi?


13.4.2019 - Bu Yazı 90 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Türkiye her konuyu olumsuz örnekler üzerinden konuşmayı çok seviyor. Bu olumsuz örnekleri genellemeyi de seviyor. Mizacımız bu, ya da insan ruhunun karanlık tarafları deyip de geçebiliriz elbette. Ancak olayın bunun ötesine geçip Bolu Belediye başkanı örneğinde olduğu gibi aklı-ı selim sahibi olması gereken idarecilerin insafsızlığına dönüştüğünü görmek meseleye başka bir boyut katıyor. “Ne yapmak gerekir” sorusuyla karşılaşıyoruz. Gelinen noktada dünyada ağırlık kazanan eğilimi; Alev Alatlı’nın “ciddi insanlar yerlerini “seçmenlerin saklı tutkularını, güvensizliklerini, korkularını sezen ve istismar eden” popülist partilere bırakmış durumdalar” tespitini kabullenmek kolay iş değil.

Diğer taraftan Avrupa’da sağ partiler güçlense de bir belediye başkanından bu boyutta bir uygulama ya da sözün ortaya çıkması mümkün değil. Ne siyasi kültür ne de yasalar buna izin vermez. Hiçbir Avrupa ülkesinde bir belediye başkanı, oy aldım seçmenler istiyor diye böyle bir açıklama yapamaz! İnsani olmayan bir söylemin sahibi olamaz. Diğer taraftan orada tepkiler Müslüman düşmanlığı üzerinden yükseliyor. Hristiyanlık ortak değerlerinde buluştukları gibi , Müslüman nefreti üzerinden oy devşiriyorlar. Olay “ben anaokulunda çocuğumun domuz eti yemeyenleri görmesini istemem” gibi ifadelere kadar gelip dayanıyor. Bolu belediyesine seçilen CHP’li başkanı ise hangi kategoriye koyacağımızı bilemedim. Bu söylemle oy aldım derken merhametsizlere prim vermesi çok daha da vahim! Türkiye belli ki gerçek popülizm ile CHP’li başkanlar vasıtasıyla tanışacak!

….

Türkiye ve dünyadaki mültecilerle ilgili birçok konu eksik ya da yanlış biliniyor. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Aysegül Komsuoğlu Çitipitioğlu ve aynı fakültede öğretim üyesi Prof. Dr. Yeşim Özer Yürür’ü bu hafta yükseköğretimde mülteciler başlığı altında dinleme imkanı buldum. Sahada da çalışmış bu iki değerli akademisyenin çok faydalı bulduğum konuşmalarından aldığım notlardan bir kaçı…

“Dünyada mültecilerin okula gitme oranları son üç yılı kapsayan çalışmalarda yüzde 1. Türkiye’de bu rakam yüzde 3.8. Türkiye’de üniversiteye giden 27 bin Suriyeli mülteci var. Sosyal medyada yansıtıldığı gibi hiçbir mülteci öğrenci ‘sınavsız’ girip kimsenin önüne geçemiyor… Üniversite eğitiminde kadın-erkek oranı başa baş geliyor. Türkiye içinde de Suriyeli öğrenci oranı en yüksek üniversite % 5 ile Karabük Üniversitesi… İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciler Mühendislik ve tıp bölümlerini çok tercih ediyorlar. Edebiyat en çok tercih edilen bölümlerin başında geliyor..

Prof. Dr. Ayşegül Komsuoğlu sistemin güzel işleyen taraflarını görmekte fayda olduğu kanaatini taşıyor. Yükseköğretimdeki mülteci sayımızın dünya oranlarının üzerinde olmasının sadece ülkemize değil bölgemize katkı sağlayacağı kanaatini taşıyor. “Muhakkak ki soruları tespit edip çözüm odaklı düşüneceğiz ama olumlu yönleri sıklıkla dile getirmeliyiz.”

ZAFER Mİ, SEFER Mİ?

Başlığı İsmail Kara’nın aynı isimli kitabından ödünç aldım

“Doğu da batı da Allah’ındır ( Bakara 115). Yüzünüzü her nereye dönecek olursanız onu görürsünüz der. Bu ayet hayatımızın da coğrafyalarımızın da keskin sınırları olmadığını ne kadar iyi ortaya koyuyor. O keskin sınırların içinde o kadar çok kesişen küme vardır ki! İnsan bu hakikati ancak olgunlaşmayla zamanla birlikte kavrıyor. Ya da şuuruna varıyor diyelim. Kendimi, geçmişe bakıp eleştirdiğimde en çok keskinliklerime, kestirip atmalarıma kızarım. Bu bakışı koruduğumuz oranda hem hak hem de halk katında kıymetimizin güçleneceğine inanıyorum. Büyük hedeflerle, muhabbetle kurduğumuz, aklımızın bilgimizin yanı sıra halk ve hak sevgimizi içine katarak düğümlerini attığımız AK Parti böyle bir olgunluğa sahip olduğunu birçok çetin badirede gösterdi.. Seçmenle gönül bağını korumayı sloganı haline getirirken zaferi değil bu gönül bağını korumayı asıl gaye edindiğini ortaya koydu. Nureddin Topçu’nun isyan ahlakından ilhamla, “biz zafere değil harekete bakarız” sözü bu davaya inananlara hep yol gösterici olmuştur. Seçim sonuçlarının da bu ruhla değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Seçime yönelik yasal tartışmaların sonucunu bilemem. Zafer kavramını da ayrıca tartışabiliriz. Ancak bir yazar olarak yakın ve uzak çevremdeki ruh halinin tercümesinin bu olduğuna inanıyorum. Nureddin Topçu’nun felsefesini bugüne taşıyan önemli isimlerden birisi olan Prof. Dr. İsmail Kara’nın aynı ismi taşıyan kitabından bir alıntıyla bitirmek istiyorum. “Zafer değil sefer” yahut “muvaffakiyet değil hareket” ifadeleri sonuca ve hedefe ulaşıp ulaşmamaya bağlı kalmadan yola koyulmayı, harekete geçmeyi, her hâlükârda insanî sınırlar içinde yapılabilecekleri sonuna kadar yapmayı ifade ediyor. Seyr ü seferin, yolun ve hareketin bizzat kendisi sonucun, zaferin, muvaffakiyetin en azından bir parçası olmak itibariyle zaten baştan bir neticedir.”

Facebook Yorumları

reklam
13.4.2019
Zafer mi hareket mi?
30.3.2019
Yarın seçim var...
9.2.2019
Mehmet Genç’e saygının da ötesinde…
26.1.2019
Toplumsal cinsiyeti konuşmak...
19.1.2019
Hala başörtüsü mü?
12.1.2019
Türk düşünce tarihimiz içinde ‘İslam’
5.1.2019
Öğrenciyi müşteri gibi görmekten vazgeçmeli…
29.12.2018
Kim var imiş biz burada yoğ iken…
17.11.2018
İyiler Tayfası
4.11.2018
Gündelik hayat politikaları…
27.10.2018
Dip tartışmalar
13.10.2018
Toplumsal bozulmanın kötü kişisi kim?
30.9.2018
Tehlikeyi anlatırken…
15.9.2018
İşte geldik gidiyoruz
8.9.2018
Dar alanda kırk boğum…
1.9.2018
Hayatı yüzeyde yaşa-sanal dünyada dip yap!
25.8.2018
Arka sokaklardan Batı’ya bakınca…
18.8.2018
Bu kriz hapşırık bile değil!…
11.8.2018
Nasıl bir gelecek?
4.8.2018
Hayatı simülasyon olarak yaşatmak…
28.7.2018
Eğitimde düalizm ve Kapadokya örneği
21.7.2018
Din eğitiminde orta yol mümkün mü?
14.7.2018
Yeni dönem: Bürokrasi ve fuzzy mantığı
7.7.2018
Yeni yüzyıl yeni sistem
30.6.2018
Seçmen nezdinde
23.6.2018
Seçmene kızgın “seçilmişler”
16.6.2018
Kültürel iktidar
9.6.2018
Sahalardan seçim gözlemleri
26.5.2018
Kriz başlıkları
19.5.2018
Akıl dışı efsaneler insanlığın önüne geçiyor
12.5.2018
Çözüm yasaları…
5.5.2018
CHP’nin hesabı ve umudu?
28.4.2018
Alacakaranlık siyaseti
21.4.2018
Seçim davranışını ne etkiler?
14.4.2018
“Kudüs” ve Suudi Arabistan ve kadınlar
7.4.2018
Kurum ve kuruluşlar için farkındalık
18.3.2018
Rusya’nın büyük gaspı ve İngiltere gerilimi
10.3.2018
Kime itibar edelim?
3.3.2018
Kutsal at
2.3.2018
Dragut Reis ya da Turgut Reis’ten bugüne Cezayir
24.2.2018
Mağduru koruyarak tacizciyi cezalandırmak…
17.2.2018
Sahadan
10.2.2018
İran, tesettür ve biz
3.2.2018
CHP’nin Kürtlerle imtihanı ve yeni rotası
27.1.2018
Afrin harekâtına destek ve Anadolu irfanı…
6.1.2018
İyiliğe davetin formatı yok mu?
17.12.2017
Yardıma muhtaç bir halk değil, devlet!
2.12.2017
İnanç kültürü, hızlı moda ve işçiler…
18.11.2017
Kendinden nefret edenler
5.11.2017
Bakü’den ve Türkiye’den notlar…
21.10.2017
Küresel sahnede birleşik Avrupa’ya ihtiyaç var mı?
14.10.2017
Serhat boylarından…
7.10.2017
Kral ve Ayetullah
30.9.2017
Din yorgunu gençler!
24.9.2017
Öküz altında buzağı aramadan
17.9.2017
Eğitimden siyasete vasatlaşma
9.9.2017
Siyaseti tarihe yaslamak…
26.8.2017
Asker ocağında eğitim…
19.8.2017
Yenilikçiler-Tayyipçiler-AK Parti
12.8.2017
Milli kültür meseleleri ve maarif davamız…
5.8.2017
Kadın aleyhine işler
29.7.2017
Kudüs kapısı
22.7.2017
Kur’an bütün zamanlar için geçerli bir hidayettir…
15.7.2017
Maskeler düşerken…
8.7.2017
Kötülüğü yalnızlaştırmak!!!
1.7.2017
Kriz istikrarlaştı/ Kabile ve küresel iktidar
24.6.2017
Körfezde Mesihi ruh!
17.6.2017
Her şeye hazır kitle…
11.6.2017
Düzeltme/ Bizim kuşak
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net