Bitmeyen senfoni: Göçürtme, çökertme, oturtma


30.11.2020 - Bu Yazı 857 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tenkil ve eşkıya takibi, cumhuriyet tarihi boyunca karşımıza çıkan budur. Komşu ülkelerle imzalanan anlaşmalara da bakın, yine bu çıkar karşınıza. 1921 anayasası yahut teşkilat-ı esasiye kanununda “vilayete muhtariyet” verilmesi (“illere özerklik”) ile “valinin hükümet tarafından tayin olunan TBMM’nin mümessili” (“hükümet tarafından atanan TBMM’nin temsilcisi”) olması denge-gerilimi var. 1921’den sonra yok, kalmıyor, esamisi okunmuyor.

Kabaca yüzyıl sonra bugün. Ama bugüne gelmeden tarihsel siyasal denge-gerilimlere de kuş uçuşu bakalım. Ayanlar-Babıali, Rumeli-Anadolu. Tekçilik-çoğulculuk (önce emperyal kozmopolitanlık, çokulusluluktan, cumhuriyet ve ulus-devlete geçiş, sonra çoğunlukçuluk, tahakküm ile AB standardında çoğulculuk, çokseslilik). İlerlemeci, aydınlanmacı yukarıdan aşağıya devrimciliğin hızı ile aşağıdan yukarıya olan toplumsal hareketin buzul yavaşlığı.

Burada biraz duralım. Sözünü ettiğimiz tepeden inmeci ve başka seçenekleri de olmayan dönüşüm ajanları, aracıları, aktörleri kimler? 93 Harbi’nden (1877) alırsak anlatıyı, neredeyse yarım yüzyıl savunmada kalarak, yitirerek devam eden bir süreç nihayet Kurtuluş Savaşı’yla duruyor. Yitirilen bir bütünün, demografik, siyasal, ekonomik, kültürel kalbidir. Sonrası bir baştan yaratma ve o baştan yaratmanın zorunlu kıldığı bir tür iç savaş olarak da okunabilir. Yine bir denge-gerilim durumu.

 

 

Trabzon Valisi (1914-18) Cemal Azmi Bey “Doğu Cephesi’nde”

 

 

Elli yıl süren o dönem, eğip büküp, ucunu moderne çekersek Fransa açısından 1940-1962 arasıyla karşılaştırılabilir. Düşünün ki, ordunun içinden gizli ordu isimli yasadışı örgüt kurulup, işin ucu De Gaulle’ün canına kastetmeye dek varmıştı. Siyaset açısından ise o bitmeyen hesaplaşmanın Batı’nın en güçlü aşırı sağ partisinin kökleşmesine, bugün kafaya oynayan başkan adayı çıkarmasına.

Bizim burada ise Teşkilat-ı Mahsusa (düşüncesi, zihniyeti, filizi) üzerine Soğuk Savaş ve ABD eğitiminde kontrgerilla geldi. Belki tuhaf biçimde, aşağı yukarı aynı dönemde Irak ve Suriye’de BAAS, Mısır’da Nasır da yine aynı filize cansuyu verdi. İttihad ve Terakki’den başlayarak Almanya’ya da ayrı ve ayrıcalıklı bir pencere açılabilir ama yerimiz dar, konuyu dağıtmayalım.

Nihayet Soğuk Savaş bitti, oynanan tiyatro bitmedi. Dekor yenilenip, kostüm değişilip, aynı oyun sahnelenmeye devam edildi. Bin yıl sürecek, ilelebet, hedef 2053 gibi karakuşi zaman hedefleri ihmal edilmeksizin. Ümmetin milletin yerini alması da fazla bozmadı terkibi zira ha Kudüs, ha Mekke-Medine, bir kızıl elma yeter malum tiyatro deyince “iki kalas, bir heves”, oyne dewamke Abidin.

Rotasız, vizyonsuz zihinlerin demir tarayarak, palamarlarını çözerek sürüklendikleri haritasız misak-ı milli sınırları. Anılar dünde, Musul-Kerkük (yani bugünkü Irak Kürdistanı) Irak’ta kaldı cancağızım ama neyse ki Afrin’den başlayıp hatboyu uzanan Suriye fetihleri var. Hele biz demir alalım, elbet istim arkadan gelecektir.

Bu haritasız, rotasız sanatın sırrı yaratıcı muğlaklıktır. Gaûr buna “mission creep” der kaçar, bizdeyse çarıklı kurmaylar sahip çıkar. Kurnazca bilgiç gülümsemeler alanda oldu-bittiler yaratarak ilerler, nasılsa bulunur üzerine pantolon dikecek diplomat terziler. “Gunboat diplomasisi, uzun zamandır terkedilmiş bir yöntem olarak, tekrar gündeme gelince, gunboat sahibi olan ülkelerin sayısının bir hayli fazla olduğu görülüyor. Diplomatik çözümler, diplomatik kanallar ve üslup kullanılarak yaratılır. Hakaretamiz üslup ve tehdit, olayları sadece tırmandırıyor.” diye yazıyor Emre Gönen.

O uzun yüzyıla bir kısa, bir temiz, affedersiniz pantolonların oturak yerlerinden “zart” diye keskin bir biçimde çıkacak bir yanıt aranır. Aradan geçen bir koca cumhuriyet yüzyılı yaşanmamış sayılır. Yerinden yönetim başıbozukluktur. Modernitenin gerektirdiği merkezin inşası, yerini hegemonyanın bilmem kaçıncı yeniden canlandırılışı performansına bırakır. Tam da COVID-19 sonrası devletin geri dönüşünden mi söz ediliyor, akılcı ve akıllı hükümet mi deniliyor, al sana buram buram devlet.

Hatay’ın ilhakı, Kıbrıs barış harekâtı, Nahçıvan’a değen Dilucu. Musul ve Kerkük’le bir türlü “taçlanamayan” bir anlatı bu ancak Suriye kanadında beklenmedik bir “maden” bulmuş. Libya’da bir köprübaşı tutmuş. Eskinin yeniden keşfedilip, abad edilen şehitlikleri yerine pıtrak gibi askeri üs kurulur olmuş. Bin yıl sürecek iktidarın sefirleri de tavana sıkıyor mübarek kandillerde, bayrak gölgesinde içlenen de.

Aşılamayan, Merkez-i Umumi ile Teşkilat-ı Esasiye arasındaki denge-gerilim. Merkez-i Umumi ile Teşkilat-ı Mahsusa arasındaki ayrı denge-gerilim. Denge kurulur, gerilim aşılır, denge-gerilim bizatihi bir oksimoron değil mi? Belki de bizim düz bir çizgi izlemeyip döngüsel, dairevi ilerleyen tarihimizde değil. Halkın çokluğunun, devletin birliğine toslayıp, orada durması. Katılığın, akışkanlığa sürekli yeğlenmesi. Mermer, ulan mermer –işte bu.

Demek istediğim Türkiye’yi hatta onun öncesinde Osmanlı’nın son demlerini gizli bir örgütün, belirli bir zümrenin (“vesayet”?) yönettiği savı değil. Ancak yönetimde baskın, hesap vermez ve seçilerek değil atanarak bulunduğu yere gelmiş bir klik zihniyeti olduğu. Oradan bakışla da elde çekiç, tüm sorunlar birer çivi. Bir tahtaya çakılı çivilerin sayısı bitimli ama ülkede ve toplum yapısında ve yakın çevrede o “çiviler” mantar gibi, hüdayınabit incir ağaçları gibi kendiliğinde boy veriyor sürekli.

“Kimlik başka, kimlikçilik başka” gibi bir basit, genelgeçer önermeyi içselleştirememiş bir muhalefet. “Biraz da bırak dağınık kalsın” deme cüretini gösteremeyen, göstermeyi hafsalası dahi almayan bir nizamname takıntısı. Hepsine eşlik eden bir “bal tutan, parmağını yalar” yağma pişkinliği. “İslamcılık mı, okey, yeter ki komitacılık bize kalsın” kafası.

Başlıktaki göçürtme, çökertme, oturtma. Onu yarattığı boğuntu, bulantı. Nereye kadar sürer? Sürmez epey de, bu sonu belirsiz, açık uçlu gibi görünen, açık uçlu göründüğü için sonu hiç gelmez sanılan “geçiş” ne zaman biter? Hiç de kendine özgü olmayanı, çok özgün, pek biricik gibi pazarlayan bu figüranlar. B dahi değil C takımı tarihin.

Bakınız, Woody Allen’in Zelig’ini çağrıştıran Soylu: Şimdiden RTE’nin bıyık boyu, el hareketleri, mimikleri. Ama nafile. Doğru, ortada şu kadar yüzyıllık bir “beka milliyetçiliği” olabilir. Ama o kendi figüranlarını zaman içinde kendi bulur, lidere gereksinim duymaz. Bu durumun aşılması için ise bizim değişmemiz gerekir birilerinin değil. Tarihi ve toplumun o uzun eğrisi doğru yere evrilse de, zamanı daralanlar, zamanı daralan başkalarına karşı ancak oyunu reddederek muhalefet edebilir. İnsan gibi birlikte yaşama niyetleri varsa.

Facebook Yorumları

reklam
20.01.2021
Diplomaside ve ekonomide doğaçlama
17.01.2021
Sisu
13.01.2021
Demokratik muhalefet için bir sened-i ittifak önerisi
11.01.2021
Capitol'un işgali, Boğaziçi'nin fethi
6.01.2021
Obez cumhuriyet ve kalp ameliyatı
3.01.2021
Devletin geleceği, yurttaşın geleceği
30.12.2020
2021: Geleceğe ilişkin sorular
27.12.2020
2021: Bahçelerde börülce yılı
23.12.2020
Irak Başbakanı Kazımi ziyareti üzerine
21.12.2020
Dış politikanın devir-teslimi
16.12.2020
Adam mı kazandı, ülke mi kaybetti?
13.12.2020
Onu öyle bırakmam
9.12.2020
Kompradora şahin, devlete güvercin mi?
6.12.2020
Çözüm süreci -şimdilik- bir seraptır
3.12.2020
Ulusal güvenlik sorunu olarak muhalefet
30.11.2020
Bitmeyen senfoni: Göçürtme, çökertme, oturtma
25.11.2020
Biden'ın ekibi: Bu atlar bu pistte koşar mı?
23.11.2020
Önümüzde açılan karanlık onyıl
11.11.2020
Karabağ’dan Kandil’e
9.11.2020
Adam kazandı...
6.11.2020
Kudurun!
4.11.2020
İslamcılık ve demokrasi
2.11.2020
Laiklik kimseyi öldürmedi
28.10.2020
İnancın gerekleri mi, hak ve özgürlükler mi?
25.10.2020
Hangi dünyada hangi Türkiye?
21.10.2020
Ulusal çıkar yalanları
18.10.2020
Gayya kuyusundan dış politikaya bakış
15.10.2020
Dış politikada sınırlar, olanaklar, yönelimler
11.10.2020
Sevgili Selahattin...
5.10.2020
Kars, Karabağ, Kıbrıs
30.09.2020
Karabağ'ın gösterdiği karanlık
27.09.2020
Dışarıya müzakere, içeriye çullanma
21.09.2020
Kifayetsiz muhteris
16.09.2020
Barıştan yana olmak sorumluluğu
13.09.2020
Özet: Bay Makron haddini bilecek!
9.09.2020
Siyasetin dışını, içiyle harmanlama günahı
6.09.2020
Savaş timpanileri, diplomasi kemanları
2.09.2020
Olmuyor
30.08.2020
Dış politika değişecekse, önce cumhuriyet dönüşecek
27.08.2020
Muhalefeti oyun mu sandın?
19.08.2020
Vaşakların, karakulakların ve Dionysos'un vatanı
16.08.2020
Dış politikada nirvana dönemi
12.08.2020
Türkmene yurttaşlık, Kürde anti-hukuk
9.08.2020
SDG petrol anlaşması üzerine
5.08.2020
HDP ne yapsın?
3.08.2020
Demokrasi derken elden giden cumhuriyet
26.07.2020
Fangio, Senna, Raikkonen...
22.07.2020
Yozlaşmanın dış politikası
20.07.2020
Zaptiyeleşen güvenlik, kostaklanan diplomasi
15.07.2020
Ayasofya'dan Anıtkabir'e şahin uçurdum
12.07.2020
Marsilya-Diyarbakır: 'French connection*'
5.07.2020
Cumhuriyeti vatanseverlikten korumak
1.07.2020
Venedik'ten Çağlayan'a
28.06.2020
Dış politika var mı?
24.06.2020
Avukatların yalnızlığı, CHP'nin çekingenliği
17.06.2020
Mavi Vatan ve vatana hizmet üzerine
14.06.2020
Putlar devrilirken...
10.06.2020
Libya: Amaç-tanım-kapsam
7.06.2020
Direniş belki biraz, başkaldırı sakın ha
4.06.2020
George Floyd olayı aynasında kendimize bakmak
1.06.2020
Dış politikalardan fal tuttum...
28.05.2020
İleri demokrasi mi, demokratik cumhuriyet mi?
24.05.2020
Askeri zaferlerin anlamı: Libya, Suriye ve Irak
21.05.2020
Buhrandan çıkış
18.05.2020
Demokrasi mi, cumhuriyet mi?
13.05.2020
Hükümdar 486 - Eşkıya 0
10.05.2020
Hava yolculuğunun geleceği
6.05.2020
Şam’da yalan rüzgârı
3.05.2020
Demokrasi ittifakı yanılsaması
29.04.2020
Velev ki i.neyim?
26.04.2020
Koronalı dış politika
22.04.2020
Maxmur
20.04.2020
Tarih hızlandı, coğrafya bitti, biz bildiğiniz gibi
15.04.2020
Irak Kürdistanı: Yeni yol ayrımı
12.04.2020
Sokağa çıkma yasağı: Abukluğun dayattığı sessizlik
8.04.2020
Deveciyan, Tekalif-i Milliye, Aleviler…
5.04.2020
Şahsımın koronayla imtihanı
1.04.2020
COVID19: Arkadan ücretini uzatamayan kalmasın
29.03.2020
Bütüncül bir salgınla savaşım stratejimiz yok
19.03.2020
Korona: Ekonomi-politik
16.03.2020
Moskova Ek Protokolu sonrası
12.03.2020
Barışmak ve helâlleşmek mecburiyeti
9.03.2020
Her seçenekte kaybeden biziz
5.03.2020
Astana, Soçi ve şimdi Moskova
1.03.2020
Dalkavukluk değil diplomatlık zamanı
27.02.2020
Birkaç tane şehit bahsi üzerine
24.02.2020
Suriyede bir savaş kaybetmek
19.02.2020
Aslolan yaşamaksa, Idlip için ölmesek?
17.02.2020
Bir sefir tanıdık, gereği kadar kibar...
13.02.2020
Yeni Eski Türkiyeye hoşgeldik
10.02.2020
Suriye ve Libyada modus vivendi arayışı
6.02.2020
Atara atar, gidere gider...
3.02.2020
Harbiden harbe mi giriyoruz?
30.01.2020
Dış politikada da mı Ha Ali, ha Veli ?
27.01.2020
Uygun adım diplomasi
23.01.2020
Berlinde olan ve olmayan
20.01.2020
Erdoğanın Berlin sahnesi
16.01.2020
Ankarada akıl çağının şafağı mı?
13.01.2020
Bu kafalarla zor
9.01.2020
Açık ve yakın tehlike: İran? Libya?
6.01.2020
Süleymani: Kılıçla yaşamak
3.01.2020
2020: Nihai hedef Antarktika
30.12.2019
Trablusgarp Banzai
26.12.2019
Idlipten gelip Mavi Vatana uzanan...
23.12.2019
Sınırötesinden denizaşırıya: Sorun çözmemek, bela aramak
19.12.2019
Hangi terörle, nasıl mücadele?
16.12.2019
Britanya-Cezayir: İki seçim, çok ders
12.12.2019
Kürt Sorunu ve yeni muhalefet
9.12.2019
Diplomatsız diplomasi
5.12.2019
NATOnun sonu, alanı ve marjı
2.12.2019
Tamtamlar bize ne anlatıyor?
27.11.2019
Küresel ve yerel bütünün parçaları
25.11.2019
ABD ve İsrail: Demokrasinin bekası
21.11.2019
Değişim rüzgarı, küresel başkaldırı?
18.11.2019
Erdoğan Vaşingtonda: Bu da mı gol değil?
13.11.2019
Hangi ortak vatan?
11.11.2019
Erdoğanın Vaşington seferi, Suriye ve Kürtler
7.11.2019
İki çifttir, üç kalabalık...
4.11.2019
Anlatı ve gerçek
31.10.2019
Devlete kutlama, yurttaşa kayyım
27.10.2019
Neyi kazandı(k)?
24.10.2019
Soçiden önce
21.10.2019
Hoyratlık, aymazlık, hışırlık
17.10.2019
Suriye harekatının bilançosu
15.10.2019
Günü kazanmak, geleceği yitirmek
14.10.2019
Harekatın ilk kaybı CHP
7.10.2019
III. Suriye harekatının bedeli ve anlamı
2.10.2019
CHP Suriye Çalıştayı ve Diyarbakır izlenimleri
30.09.2019
Suriyede müdahale ve barış süreci
28.09.2019
Genel Kurul
22.09.2019
Siyasal çözüm
16.09.2019
Suriyede niyet neydi, akıbet ne oluyor?
11.09.2019
Yurttaşın devletle imtihanı
9.09.2019
Bir kıvılcım mı düşer önce?
26.08.2019
Batasunadan bata çıka kayyumlara
23.08.2019
Çember daralıyor, oksijen tükeniyor
11.08.2019
Güvenli bölge uzlaşısı üzerine
7.08.2019
Fıratın Doğusu ve Erdoğanın misyonu
4.08.2019
Güvenli bölge, özgüvensiz ülke
1.08.2019
Ülkemizdeki Suriyeliler ve Suriye üzerine
28.07.2019
Garib ve Köse suikastlarını anlamlandırmak
26.07.2019
Kürt meselesi için çözüm penceresi
17.07.2019
Ergin Atamanla dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osakanın ardından son düzlükte S-400
25.03.2020
COVID-19: Sonrasını düşünmeden hamle anı
22.03.2020
Korona: Yeni küresel normal
21.03.2020
Pınar Fidan'a teşekkür borçluyuz
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
16.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
9.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
26.05.2019
Elliden görünen...
19.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
15.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
12.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
5.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
1.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
28.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
21.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
14.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
7.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
17.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
3.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
24.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
17.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
14.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
10.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
13.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
2.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
30.12.2018
Status quo ante bellum
26.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
23.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
17.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
10.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
16.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
3.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
27.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
11.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
28.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
14.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
18.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
3.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
23.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
11.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive