Yeni Eski Türkiye'ye hoşgeldik


12.02.2020 - Bu Yazı 384 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eski ve (“kumpas mağduru” için Arapça kökten terim türetirsek, iki yılı aşan mahkûmiyetiyle) “mukampıs” Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un açıklamaları tuhaf (yahut belki kasıtlı?) zamanlamayla cuk oturdu. Dolaplardan çıkan iskeletler ortaya döküldü, gölgelerin arasından sırıtan kadim kurukafalar belirdi.

Zaten olan oldu, torba doldu: Barış Akademisyenleri üniversitelerimizden ayıklandı. Yasal Kürt siyasi hareketinin lider ve temsilcileri hapse tıkıldı. Taksim Meydanı’nın ortasında devasa Cumhurbaşkanlığı çadırı var, hemen gerisinde Gezi Parkı’nın uzantısı plato Çevik Kuvvet’in daimi konuşlanma alanı. Cumartesi Anneleri’nin kendilerini toplumsal bellekten sildirmemeye beyhude çabaladıkları Galatasaray aynı. Silâhlı ve polis yetkili bekçi teşkilatı kuruldu. “Kimlik kontrolü var” seslenişine uyarak ötesini sormadan, toplu taşıma araçlarını kullanırken kafa kağıtlarımızı memurlara uzatıyoruz. Tek suçu ömrünü köprü kurmaya adamak olan Osman Kavala rehin. HDP’nin tüm il ve ilçe belediyelerine keyfi biçimde, yalnızca “devletin gücünü” göstermek adına, oralarda görevli kamu yöneticileri kayyum atandı. Önceki Genelkurmay Başkanı da Milli Savunma Bakanı yapılınca, bunun adı askeri vesayetin sonu, “Ergenekon’dan çıkmak” oldu.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, ülkemizde muhalefetin bir türlü kavrayamadığını yaptı: Ne yaptı biliyor musunuz? Siyaset. İngiltere’nin muteber The Guardian gazetesine verdiği mülakatta, durduk yerde Kırım’ın Rusya tarafından ilhakından söz etti, Hatay’a atıfla ikinci Tayfur Sökmen olmaya niyeti bulunmadığını açıklayıverdi. Akustik o denli iyi ki bizde, CHP dahil her yerden birden ses geldi. Eğer başka “Sökmen” adayları varsa Sayın Akıncı’nın yaklaşan seçimdeki rakipleri arasında, onlar açığa düştü. Ankara’da da Sırrı Süreyya’nın başka bağlamda kullandığı deyimle “ergen İmam-Hatipli” hülyaları barındıran, kutupsuz yeni küresel düzen selinden kütük kapmaya heveslenen bulunuyor idiyse, onlar da kazık fren yapmak durumunda kaldı.

Uğursuz 1990’larda, Güneydoğu’da köy yakmalarla nüfus boşaltılmış, TSK Kuzey Irak’a konuşlanmış, ülkemizin tüm zamanların en bereketli gümrük kapısı Habur’un denetimi Özel Kuvvetler’e geçmiş, Irak Türkmenleri dosyası MİT’ten alınıp, TSK’ye verilmişti. Karanlık cinayetler, suikastler ayyuka çıkarken, yapay Kardak Krizi’yle de Yunanistan’la harbe girmenin eşiğinden dönülmüştü. Bugün “Mavi Vatan” gibi ayağı gerçeklere basmayan bir sloganla, yine muhayyel bir kuşatmanın yarılmasından söz ediliyor. “Hani neredeler” diye dudak bükülen Fransa, Charles De Gaulle uçak gemisini Kıbrıs Adası açıklarında seyre gönderiyor. Aynı Fransa’nın ürettiği Gowind korvetlerinden kaç adet, hangi ülkelere, bizim Ada korvetlerinden kaç adet, nereye sattığımıza bakmak da ayrıca zihin açıcı olur sanırım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Idlip’te olan biteni izah eder, Suriye ordusuna kendi topraklarının bir bölümünden çekilmesi için şubat sonuna dek mühlet verirken, hukuken “kapı gibi” Adana Mutabakatı’na yaslandığını iddia ediyor. Demek, eskinin eşkıya takibinin, yeninin terörle mücadelede sıcak takibinin önünü Şam’la anlık eşgüdümle açan sözkonusu mutabakat, artık TSK’ye Suriye ordusuyla savaşma zemini de sağlıyor. Neden? Çünkü komşumuzda otorite boşluğu var, yani devlet yok. Çünkü Esat bir diktatör, yani gayrimeşru, varlığıyla yokluğu bir. Ancak orada durmuyor Erdoğan, kriptik üslûpla ekliyor: “Misak-ı Milli’nin altında kimin imzası var, bak!” diye de çıkışıyor.

İşte iktidar koalisyonunun küçük ama “derin” olma iddiasındaki ortağı Bahçeli de aynı söylemin ardını getirip, TSK’yi Şam’a girmeye, Esat’ı devirmeye davet ediyor. Aslında felsefe etiği bakımından herhalde Bahçeli haklı olan. Zira, düşünceyi tamamlama cüreti gösteriyor. Kayyım atama siyasetinin de düşünce çizgisi takip edilmeye cüret edilirse bir dönem merhum Büyükelçi Gündüz Aktan’ın yaptığı biçimde tehcire ulaşılacağı gibi. Siyasal çözümün karşısında “nihai çözüm” duruyor. Nitekim, siyaset bilimi profesörü Evren Balta benim “baskın anlatı” dediğimi “bir konuda bir açıklamayı ilk yapan ve bunu en geniş gruba yaparak grupta o konu ile ilgili bir fikir oluşturan bu fikrin doğru ya da yanlış olmasından bağımsız olarak kamusal tartışmayı kazanır” diye açıklıyor.

Bu gerçekötesi, sanal dünyada Adana Mutabakatı, cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün Hatay’ı diplomatik yoldan ilhakı*, terörle mücadele, neo-Osmanlıcılık, ihvancılık, ulusalcılık, irredentizm, Misak-ı Milli hepsi bir bulamaç halinde yüzümüze püskürüyor. Oysa Soçi Mutabakatı, üçlü yani Astana Süreci uzantısı değil, Rusya’yla ikili. Hatta daha ötesi, Soçi bize Putin’in zaman ayarlı bir geçici kıyağı. Sınırdan geçen bin üç yüz askeri araç ve sayısı beş bini bulan askerin büyük bölümünün tahkim ettiği Taftanaz Hava Üssü Soçi’deki “gözlem noktaları” arasında yok. Aranan belli ki M4-M5 karayollarının gerisinde kalacak ve Idlip yerleşim birimini içerecek yeni bir sınır hattı. Aranan yine belli ki Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de ucu açık süreli noktasal konuşlanma.

Oysa Suriye’yle husumet tarihimiz Irak’tan çok farklı. Bakın Ruslar perde gerisinden Şam’ı SDG’yle, Kürtlerle masaya oturtuyor. Esat’ın ilk kez bu girişimi ciddiye aldığı anlaşılıyor ki görüşmeye Ali Memluk katılıyor. Ankara’da yapılan toplantılarda Rus tarafı Bakan Yardımcısı Verşinin, Özel Temsilci Lavrentiyev, Büyükelçi Erkhov gibi yetkin ve yetkili diplomatlardan mürekkep, Bakan Yardımcısı Büyükelçi Önal başkanlığındaki bizim tarafın yarısı ise subaylardan. Üstelik, fiilen cumhurbaşkanının ulusal güvenlik danışmanı konumundaki Kalın da Rus heyetini ayrıca kabul etmeyi yeğliyor. Idlip’te müttefik, Fırat’ın Doğusu’nda hasım ABD’nin Özel Temsilcisi Büyükelçi Jeffrey de bugün Ankara’da.

Üstün bölgesel hava kuvvetleri caydırıcılığına dayalı stratejiyi, açıklanamaz bir hava savunma takıntısıyla değiş tokuş ettik. Rusya’dan S-400 alımı saplantısı yahut eski istihbaratçı Putin’in S-400’leri 15 Temmuz darbe girişimi paniğindeki Ankara’ya deyim yerindeyse “itelemesiyle”, eldeki hayrat F-35 programından da olduk. Libya İç Savaşı gibi denizaşırı serüvenlere, adeta bir “jackpot” arayışıyla balıklama daldık.

Şimdi soru açık, önümüzde duruyor. Ve yurttaşlar olarak bunu sormak, hele şehitlerimiz varken, ne olursa olsun kaçınamayacağımız sorumluluğumuz: Tüm bunlara ne gerek var? Şehitler ne uğruna, kimlerin ellerinde temerküz eden gücün yitmesini önlemek adına canlarını veriyor? Sınır, sınır hattında değil ileride savunulacaksa neden var? Ulusal güvenlik denilen gerekçeleri kimler nerede, hangi mahfillerde belirliyor? TBMM’nin bu kadarcık dahi denetleme yetkisi de mi yok yeni rejimde? Çekinmeden yineleyelim: Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, “bu kafayla” ne işimiz var? Gelişmeler karşısında far görmüş tavşan gibi donakalmış, baskın İslâmcı-milliyetçi anlatıya teslim olmuş, meflûç (bakın bu sözcük “mukampıs” gibi uydurma değil) muhalefet ne zaman ayılacak, silkinecek? Tekraren soralım: Muhalefetin varsa vizyonu bu, toplum sözleşmesini mi, iktidarda kalabilme mukavelesini mi yenilemek?

*Büyükelçi Osman Korutürk, Atatürk’ün “1935 yılında İran ile aramızda gerçekleştirilen ufak bir hudut düzeltmesiyle Nahçıvan’ı -dolayısıyla Azerbaycan’ı- Türkiye ile sınırdaş yapmayı diplomasi yoluyla başarmış” olmasını da anımsatıyor.

Facebook Yorumları

reklam
26.02.2020
'Birkaç tane şehit' bahsi üzerine
23.02.2020
Suriye'de bir savaş kaybetmek
19.02.2020
Aslolan yaşamaksa, Idlip için ölmesek?
17.02.2020
Bir sefir tanıdık, gereği kadar kibar...
12.02.2020
Yeni Eski Türkiye'ye hoşgeldik
9.02.2020
Suriye ve Libya'da modus vivendi arayışı
5.02.2020
Atara atar, gidere gider...
2.02.2020
Harbiden harbe mi giriyoruz?
29.01.2020
Dış politikada da mı 'Ha Ali, ha Veli' ?
26.01.2020
Uygun adım diplomasi
23.01.2020
Berlin'de olan ve olmayan
19.01.2020
Erdoğan'ın Berlin sahnesi
15.01.2020
Ankara'da akıl çağının şafağı mı?
12.01.2020
Bu kafalarla zor
8.01.2020
Açık ve yakın tehlike: İran? Libya?
5.01.2020
Süleymani: Kılıçla yaşamak
3.01.2020
2020: Nihai hedef Antarktika
29.12.2019
Trablusgarp Banzai
25.12.2019
Idlip'ten gelip Mavi Vatan'a uzanan...
22.12.2019
Sınırötesinden denizaşırıya: Sorun çözmemek, bela aramak
18.12.2019
Hangi terörle, nasıl mücadele?
15.12.2019
Britanya-Cezayir: İki seçim, çok ders
11.12.2019
Kürt Sorunu ve 'yeni' muhalefet
8.12.2019
Diplomatsız diplomasi
4.12.2019
NATO'nun sonu, alanı ve marjı
1.12.2019
Tamtamlar bize ne anlatıyor?
27.11.2019
Küresel ve yerel bütünün parçaları
25.11.2019
ABD ve İsrail: Demokrasinin bekası
20.11.2019
Değişim rüzgarı, küresel başkaldırı?
17.11.2019
Erdoğan Vaşington'da: Bu da mı gol değil?
13.11.2019
Hangi ortak vatan?
10.11.2019
Erdoğan'ın Vaşington seferi, Suriye ve Kürtler
3.11.2019
Anlatı ve gerçek
30.10.2019
Devlete kutlama, yurttaşa kayyım
27.10.2019
Neyi kazandı(k)?
23.10.2019
Soçi'den önce
20.10.2019
Hoyratlık, aymazlık, hışırlık
17.10.2019
Suriye harekatının bilançosu
14.10.2019
Günü kazanmak, geleceği yitirmek
13.10.2019
Harekatın ilk kaybı CHP
6.10.2019
III. Suriye harekatının bedeli ve anlamı
2.10.2019
CHP Suriye Çalıştayı ve Diyarbakır izlenimleri
30.09.2019
Suriye'de müdahale ve barış süreci
27.09.2019
Genel Kurul
22.09.2019
Siyasal çözüm
16.09.2019
Suriye'de niyet neydi, akıbet ne oluyor?
11.09.2019
Yurttaşın devletle imtihanı
9.09.2019
Bir kıvılcım mı düşer önce?
25.08.2019
Batasuna'dan bata çıka kayyumlara
23.08.2019
Çember daralıyor, oksijen tükeniyor
11.08.2019
Güvenli bölge uzlaşısı üzerine
7.08.2019
Fırat'ın Doğusu ve Erdoğan'ın misyonu
4.08.2019
Güvenli bölge, özgüvensiz ülke
1.08.2019
Ülkemizdeki Suriyeliler ve Suriye üzerine
28.07.2019
Garib ve Köse suikastlarını anlamlandırmak
26.07.2019
Kürt meselesi için çözüm penceresi
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
16.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
9.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
26.05.2019
Elliden görünen...
19.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
15.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
12.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
5.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
1.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
28.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
21.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
14.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
7.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
17.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
3.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
24.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
17.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
14.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
10.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
13.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
2.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
30.12.2018
Status quo ante bellum
26.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
23.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
17.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
10.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
16.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
3.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
27.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
11.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
28.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
14.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
18.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
3.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
23.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
11.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive