Tamtamlar bize ne anlatıyor?


1.12.2019 - Bu Yazı 274 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yakın dönemden beri, günümüzde demeli hatta, hem belki bir anlamda ayağımızı bastığımız bölgemizde, hem yine belki bir anlamda yüzyıllardır yüzümüzü döndüğümüz Batı’da, Batı Avrupa’da, pek bu kadar üst üste gelmesine alışık olmadığımız, sık rastlamadığımız gelişmeler yaşanıyor. Bu bağlamda, ben de sanki mikadonun çöplerini masaya bırakır gibi yamalı bohça yazılar yazdığımın bilincindeyim.

Dileğim, bu başlangıçta birbirlerinin üzerine ne biçimde oturduğu konusunda bütüncül bir anlayışa henüz sahip olamadığımız çubuklara verili andan bakmak, belki artan ivmeyle yaklaşmakta olan geleceğimizi görmeye çalışmak. Tüm bu olan bitenin bizlere kendimiz ve ülkemiz hakkında anlattıkları üzerinde bir yargıya varmaya yönelik görüş alışverişinde bulunmak, deyim yerindeyse düşünceyi tahrik etmek. Ufuk turuna başlayalım.

Her üçü de uyuşmuş ve umutsuz gözüken Lübnan, Irak ve İran’da birden patlayan halk hareketleri, bunlara ilaveten İsrail’deki siyasi kriz, Suriye’de ve Libya’da bilfiil taraf olduğumuz çatışma ortamını bir yana bırakarak şimdilik, sözünü edeceklerimin bölgesel bölümü. İspanya’daki seçim sonuçları, Britanya’da 12 Aralık’ta yapılacak seçimler, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un NATO ve AB konusundaki açıklamaları ve Fransız çiftçi, köylünün Paris’e yürüyüşü, Almanya’da kariyerinin günbatımındaki Merkel sonrasının belirsizliği ise, Trump’ın azil sürecini de ekleyebilerek, Batı ayağı.

Irak’ta göstericiler arasında güvenlik kuvvetlerince öldürülenlerin sayısı dört yüzü aştı. Buna karşılık, halk ilk kellesini aldı ve Başbakan Abdelmehdi istifasını meclise sundu. Bunun, yeni anayasaya dek yönelecek bir çorap söküğünün ilk adımı mı olduğu yoksa meclisin toplanmayarak bir alicengiz oyununa mı girişeceği henüz belirsiz. IKB açısından olası sonuçları da öyle. Ayrıca, Necef’te İran Başkonsolosluğu’nun yakılması, nereden bakarsanız bakın, gerçekten olağanüstü bir durum. Taklit mercisi Uzma Ayetullah Sistani’nin halk isyanının yanında yer almasını da kayda geçirmeli.

İran’da binlerce gözaltı var. Rehber Ayetullah Hameney o her türlü baskıcı rejimlerden tanıdık “yabancı güçlerin oyununu bozduk” açıklamasını yaptı bile. Bir sonraki istasyona hızla vardırmak istenilen bir buharlı lokomotifin, emniyet supabını tıkayıp, kazana kömür atmaya devam ederek basıncı yükseltmeye devam etmek demek bu. Basınçla birlikte itici güç doğru orantılı artacaktır kuşkusuz, ancak istasyona girmeden lokomotif havaya mı uçar, orası belli değil pek. ABD yaptırımlarının da o muhayyel lokomotifin bir yandan supabını tıkarken, diğer yandan da kömürünü eksilttiği söylenebilir.

Lee Falk’un yazıp, Ray Moore’un çizdiği Phantom/Kızılmaske ilk kez 1936’da ABD’de yayımlanmıştı

Lübnan yakın tarihin en kanlı iç savaşlarından birini 1975-92 yılları arasında yaşadı ve hem İsrail hem Suriye işgallerini deneyimledi. Tüm yöneticilerin yolsuzluktan beslendiği ve nüfusun çok kısıtlı bir kaymak tabakası o gün bugün ceplerini doldururken, halkın temel hizmetlerden bile yoksun kaldığı ortada. Halk, ona dayatılan ve öğrenilmiş düşmanlıklarını aşmayı bilmişe benziyor. Buna karşılık, genel kural olarak çatışmaların halk arasında değil kendi dar siyasal ve ekonomik çıkarlarını korumak uğruna silahlanmış milis ve benzeri çeteler arasında başladığı düşünülürse ve son günlerdeki bazı olaylara bakılırsa, yeni bir cehennemin kapıları halkın ağır basan barışçıl eğilimine rağmen açılabilir.

İsrail’de Başbakan Netanyahu* hakkında dava açıldı. Ancak, geçici de olsa ucu açık biçimde koltuğunu koruyabilecek. Netanyahu karşıtları da, yandaşları da sokağa çıktılar. Seçim sisteminin sonuç üretmediği cihetle reforme edilmesi gereksinimi bulunduğu vurgulanıyor. İstikrar adına, ifade özgürlüğü yahut yargı bağımsızlığını kısıtlamak gerektiğini ileri süren yok da, parlamentodaki temsil ve seçim barajı gibi konuların elden geçmesi zamanının geldiğini söyleyen var. Seçimi kazanan çoğunluğun meclisteki temsilde ödüllendirildiği Fransa ve Yunanistan gibi seçenekler bu bağlamda akla geliyor.

İspanya’nın “caudillo” (“reis”) Franco’nun 1975’teki ölümüyle demokrasiye geçtiği söylenir. Gerçekten de yeni anayasa 1978’de kabul edilmişti. Franco’nun kalıntıları ancak bu yıl, yani 44 yıl sonra anıtmezarından taşınabildi. Yine ilk kez bu yıl, 44 yılın ardından Frankocular Vox Partisi’yle parlamentoya, hem de üçüncü güç olarak girebildi. Komşumuz IKB gibi, Katalonya özerk bölgesi 2017 yılında akim kalan bir bağımsızlık referandumu yapmış ve o girişimin beyni olan seçilmişlere bu yıl yüksek mahkeme onar yılı aşan cezalar vermişti. Vox’un yükselişinde, yasadışı göçe ve idaredeki başıbozukluğa olduğu denli, Katalanlara da belirli toplum kesimlerinde duyulan tepkinin etmen olduğu söylenebilir.

Fransa’da Sarı Yelekliler hareketini iyi-kötü atlatabilen Cumhurbaşkanı Macron ise, bu defa Paris’in ana akslarından birini traktörleriyle tıkayan çiftçi, köylünün tepkisiyle karşılaştı. Tarımla geçinenler, çevrecilerce sürekli şeytanlaştırıldıklarını ve sübvansiyonlara bağımlı kılınarak, emekleriyle geçinme haysiyetlerinin ellerinden alındığını, özcesi “ne yapak, taş mı yiyek” konumuna itildiklerini söylüyor. Macron da hazır Britanya AB’den ayrılır, Merkel zorunlu emekliliğe yaklaşırken, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’a genişleme kapısını açmak yerine, entegrasyonu öne çıkararak, esasen Fransa’yı AB’nin lider ülkesi konumuna getirme çabasında. Ayrıca, ABD’nin fişini çekme eğiliminde olduğu NATO’yu da özellikle Türkiye’nin Suriye harekâtlarındaki ataleti vesilesiyle eleştirerek, “beyin ölümü” çıkışını yaptı.

Ingram Pinn’in Financial Times gazetesinde geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir karikatürü

Britanya’da üç yıldır süren Brexit didişmesi artık ayyuka çıktı. Kamuoyu yoklamaları Johnson’un Brexit Partisi’ni yuttuğunu ve Corbyn’in İşçi Partisi’yle arayı açtığını gösteriyor. Brexit’e oy verenler yaşlılar ve Londra dışındaki küreselleşmeden payını alamayan çalışan kesimdi. Üstelik, iki milyon seçmenin ilk kez bu yıl kayıt yaptırdığı ve bu oyların da İşçi Partisi’ni güçlendireceği öngörülüyordu. Corbyn, kendi seçmeni Brexit konusunda yarı yarıya bölünmüş göründüğünden, liderlik aranan bir dönemde minderden kaçan bir izlenim verdi. Kamuoyu yoklamaları yanılmazsa sola çıkacak faturanın tuzlu olacağı anlaşılıyor.

Tüm bunlar bize, burada, şimdi ne anlatıyor? Bir şey anlatmalı mı? Erdoğan, Macron’a “asıl beyin ölümü gerçekleşen sensin” deyip, bunu gelecek hafta NATO Zirvesi’nde yüzüne de yineleyeceğini belirtti. Türkiye’nin Libya’da SİHA savaşının tarafı olduğu haberini hazmedemeden, Pakistan’la nükleer işbirliği rivayeti çıktı. Rejimin özgüven patlaması, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın Tim Sebastian’ın sorularına yanıt verirken takındığı cüretkâr tavırda cismini buldu. MGK, Barış Pınarı harekâtının bitmediğini aksine sürdüğünü ve gerek görüldüğü müddetçe süreceğini bildirdi.

Kostaklanma, meydan okuma, neredeyse daimi belâ arama, baskın anlatının ana hatlarını oluşturuyor. Kayyımlar, İstanbul’un susuzluk meselesi, İBB meclisinde anamuhalefet (!) AKP’nin su zammını şanlı direnişle durdurması, yasaklamalar, gözaltılar, tutuklamalar, İçişleri Bakanı Soylu’nun Amedspor çıkışı gibi her gün karşı karşıya kaldığımız, dinmek bilmeyen bir uğultudan kendi sözümüzü kendimiz duyamıyoruz. O arada yaşadığımız çağın ruhu yaratıcı kaosa mı evriliyor, yoksa bu dönemin ardından bir “bölüm sonu canavarı” ile mi karşı karşıya kalacağız, belki güdük gündemimiz dışında bunlar üzerine de kafa yormakta yarar var.

*İsrail’deki durum hakkında iyi bir değerlendirme okumak isterseniz bkz. Karel Valansi “Netanyahu’nun Savaşı

Facebook Yorumları

reklam
8.12.2019
Diplomatsız diplomasi
4.12.2019
NATO'nun sonu, alanı ve marjı
1.12.2019
Tamtamlar bize ne anlatıyor?
27.11.2019
Küresel ve yerel bütünün parçaları
25.11.2019
ABD ve İsrail: Demokrasinin bekası
20.11.2019
Değişim rüzgarı, küresel başkaldırı?
17.11.2019
Erdoğan Vaşington'da: Bu da mı gol değil?
13.11.2019
Hangi ortak vatan?
10.11.2019
Erdoğan'ın Vaşington seferi, Suriye ve Kürtler
3.11.2019
Anlatı ve gerçek
30.10.2019
Devlete kutlama, yurttaşa kayyım
27.10.2019
Neyi kazandı(k)?
23.10.2019
Soçi'den önce
20.10.2019
Hoyratlık, aymazlık, hışırlık
17.10.2019
Suriye harekatının bilançosu
14.10.2019
Günü kazanmak, geleceği yitirmek
13.10.2019
Harekatın ilk kaybı CHP
6.10.2019
III. Suriye harekatının bedeli ve anlamı
2.10.2019
CHP Suriye Çalıştayı ve Diyarbakır izlenimleri
30.09.2019
Suriye'de müdahale ve barış süreci
27.09.2019
Genel Kurul
22.09.2019
Siyasal çözüm
16.09.2019
Suriye'de niyet neydi, akıbet ne oluyor?
11.09.2019
Yurttaşın devletle imtihanı
9.09.2019
Bir kıvılcım mı düşer önce?
25.08.2019
Batasuna'dan bata çıka kayyumlara
23.08.2019
Çember daralıyor, oksijen tükeniyor
11.08.2019
Güvenli bölge uzlaşısı üzerine
7.08.2019
Fırat'ın Doğusu ve Erdoğan'ın misyonu
4.08.2019
Güvenli bölge, özgüvensiz ülke
1.08.2019
Ülkemizdeki Suriyeliler ve Suriye üzerine
28.07.2019
Garib ve Köse suikastlarını anlamlandırmak
26.07.2019
Kürt meselesi için çözüm penceresi
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
16.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
9.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
26.05.2019
Elliden görünen...
19.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
15.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
12.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
5.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
1.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
28.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
21.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
14.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
7.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
17.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
3.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
24.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
17.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
14.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
10.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
13.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
2.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
30.12.2018
Status quo ante bellum
26.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
23.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
17.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
10.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
16.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
3.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
27.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
11.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
28.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
14.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
18.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
3.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
23.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
11.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive