Güvenli bölge uzlaşısı üzerine


11.08.2019 - Bu Yazı 112 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Fırat’ın Doğusu konusunda elimizde üç maddelik bir uzlaşı metni var. Bu defa, Türkiye ve ABD taraflarının açıklama metinleri harfiyen birbirleriyle uyumlu. Uzlaşıya göre, Türkiye’nin güvenlik kaygıları giderilecek, güvenli bölge tesisinin ABD ile birlikte eşgüdümü ve yönetimi için bir “ortak harekât merkezi” (OHM) kurulacak ve Türkiye’deki Suriyelilerin ülkelerine geri dönmeleri için ek önlemler alınacak.

Böylece ABD sınıra ordu büyüklüğünde yığınak yapan Türkiye’yi Fırat’ın Doğusu’na tek yanlı askeri harekâttan caydırmış oldu, zaman kazandı. Türkiye de ABD’yi Fırat’ın Doğusu’nda “güvenli bölge” kurmaya razı etti. Yani ABD Fırat’ın Doğusu’nda Türkiye sınırı boyunca uzanan şeritte, kendi desteğinde SDG eliyle sahip olduğu egemenliği paylaşmaya ikna oldu. Nasıl, ne büyüklükte, hangi zaman diliminde soruları ise yanıtsız.

Türkiye uzmanı Aaron Stein’in aktardığına göre, ABD beş km. derinliğinde SDG tümsek ve hendeklerinden arındırılmış bir şerit oluşturularak, buranın üçüncü tarafça denetlenmesini önermiş. ABD önerisine göre bunun altında dokuz km. derinliğinde bir şeritte daha, yani toplam 14 km. derinlikte SDG ağır silahları olmayacak.

Devamla, bu 14 km. şeridin üzerinde “uçuşa yasak bölge” ilan edilecek, bu bölge havadan Türk ve ABD kuvvetlerinin silahsız uçak ve İHA’larınca denetlenecek. Denetim, OHM’den izlenecek. Söz konusu 14 km.ye ek, 18 km.lik bir dilimde yine havadan gözetim yapılacak. Özsavunma dışında silah kullanmayacak olan TSK ve SDG fiilen bir ateşkes ilan etmiş olacak. Bunlar hep Stein’in ABD önerisine dair aktardıkları.

Türkiye tarafında vurgular hep eyleme yönelik: Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzlaşıyla ortaklaşa adım atıldığının altını çizdi. MSB Akar, YPG’nin elindeki ağır silâhların toplanması ve bölge dışına çıkarılması ile tünel, tahkimat ve mevzilerin tahrip edilmesine dikkat çekti. DİB Çavuşoğlu, Münbiç Yol Haritası benzeri bir oyalamaya izin verilmeyeceğine atıfta bulundu.

ABD tarafından çıkan sesler ise farklı. DİB Pompeo, tam totoloji yaptı, güvenli bölge kurulmasının barış ve güvenlik için bir adım olduğunu belirtti. Suriye ÖT BE Jeffrey “Kuzey ve Doğu Yönetimi” (KDY?) gibi bir terimi dolaşıma sokarak, bilinçli veya bilinçsiz “IKB Yönetimi” çağrışımı yapmış oldu. Jeffrey, bu KDY’nin kabul etmeyeceği hiçbir şeyi dayatmayacaklarını taahhüt etti.

Guardian’dan Martin Chulov’un konuştuğu bir eski ABD yetkilisi ise anlaşmanın temel olarak konuşmayı sürdürme uzlaşısı olduğunu vurguluyor. Söz konusu yetkili, Trump’ın Suriye’de askeri varlığı sürdürme taahhüdü olmadığını anımsatıyor ve bu denli az sayıda (<1000) personelle ABD’nin “güvenli bölge” tesisine katkı sunmasının söz konusu olamayacağını dile getirerek, anlaşmayı bir tür niyet beyanı olarak niteliyor.

Şam, kendi koşullarında haklı ve cılız bir tepkiyle egemenlik ihlâli itirazında bulundu. İlginç belki, Kılıçdaroğlu’nun Suriye konferansı toplama önerisine dahi tepki veren SDG görebildiğim kadarıyla sessiz. Ortadoğu Uzmanı Nicholas Heras ise Ankara’daki güvenli bölge görüşmelerinin cereyan tarzının eşanlı olarak ABD tarafınca SDG ile paylaşıldığını iddia etti.

Uzlaşının Suriyelilerin ülkelerine dönüşüne dair son maddesi en müphem olanı. Bunlar hangi Suriyeliler? Fırat’ın Doğusu’ndan ayrılmış 800 bin kadar sığınmacı mı? Ankara, orada nüfus değişikliği, zorunlu iskân siyaseti mi güdecek? Sızan başka bilgilere göre, ABD her hal ve kârda, TSK’yi Kobane ve Kamışlı’dan dışarıda tutacak. Tersten okursak, Tel Abyad/GreSpi vb. ara ceplere mi Arap nüfus kaydırılacak? Öyleyse, Tel Abyad’ın dahi 2011’den bu yana değişen nüfusu yeniden mi dönüştürülmeye çalışılacak? Pekiyi, ülkemizdeki Suriyeliler bu işe ne diyor, rızaları var mı?

Güvenli bölge uzlaşısı ABD ve Türkiye makamlarınca duyurulurken, Ankara bir üçüncü “muhatap” olarak Öcalan’ı da devreye soktu. Avukatlarınca paylaşılan açıklamada Öcalan “Kürtlere yer açmaya çalıştığını, bu çerçevede Kürtlerin başkaca bir devlete ihtiyacı olmadığını; ancak ‘Kürtlerin bir hukuku olacak mıdır?’ diye de sorduğunu” belirtiyor.

Ayrıca deneyimli gazeteci Murat Yetkin, Öcalan’ın açıklamasının “hükümet doğu ve güneydoğuda 430 kadar mülkî yetkiliyi değiştirip kayyumlara verilen yetkileri artırıyorken ve HDP’li belediyelere yeniden kayyum atanmaya başlanacağı konuşuluyorken” yapılmış olduğu boyutuna değiniyor.

Erbil’deki Osman Köse suikastının öncesinde KCK Yürütme Kurulu üyesi Diyar Garib’in öldürülmesiyle başlayan, anlık istihbarata dayalı nokta atış operasyonlar sürüyor. Bugüne dek örneğine rastlanmayan bu hedeflerini tam isabetle vuran hamleler, KDP (Parestin) ve/veya ABD (CIA) ile etkin istihbarat paylaşımı olmadan yapılabilir mi? Pençe Harekatı, Hakurk yöresinde kalıcılaşmaya evrilirken, Bağdat’ ile “3+3” formatında temasların Şengal ve Mahmur’da sonuç almaya yönelik olduğunu da BE Yıldız  açıkladı.

Türkiye’nin Fırat’ın Doğusu için asgari hedefi, Cerablus’tan Derik’e yaklaşık 460 km. boyunca uzanan Suriye hattına kabaca 15 km. derinlikte koşut biçimde uzanan M4 karayolunda denetimi SDG’den almak. Erbil ve Bağdat üzerinde tatlı-sert baskı kurarak biricik nefes borusu konumundaki Semelka kapısının yönetimine en azından ortak olmak. Böylece hem sınır boyunca yerleşim birimlerinin yüzlerini zoraki Şam’a doğru döndürmek, hem Kandil bağlantısını kesmek.

Değindiğim “nokta atışlar” da herhalde yine Kandil’in yalıtılmasına yönelik. Osman Köse suikastını düzenleyen zanlılar arasında Sıtkı Kerimhan Bradosti’nin bulunması ve Diyar Garib’in görevleri arasında lojistik desteğin olması iddiaları da bu resmi tamamlar nitelikte.

ABD’nin Fırat’ın Doğusu’ndaki askeri varlığının sürekliliği ve büyüklüğü sorgulanır olduğu müddetçe komşu Türkiye’nin kol bükme potansiyeli yerinde duracak. Gerek son YAŞ kararlarıyla terfi alamayan ve erken emekliye sevk edilen isimler, gerek ABD ile varılan uzlaşının “KDY’yi” dolaylı yoldan resmi muhatap kıldığı yorumu, ulusalcı, Avrasyacı vs. malum mahfilleri diyelim, çileden çıkardı. İlginç biçimde, adeta aynı pozisyonun aynası gibi, kimi Kürt siyasi hareketi mensupları da TSK’nin henüz Suriye’ye girmemiş olmasından bir haklı çıkma, zafer kazanma, direnişte başarı öyküsü devşirdi.

Oysa görünen o ki cumhuriyetimizin geçmişe dönük anlatı ve geleceğe yönelik ortak tasarım konularında, ekseninde Kürt meselesi olan temel burulması yerli yerinde duruyor. Öcalan da son mesajında bu burulmanın gevşetilmesinde etkin rol oynama talebinde bulunuyor. İki taraftan da katı tutum sahiplerine göre çözüm, çözülmek demek. Halbuki çözümsüzlük er ya da geç yıkım getirecek.

Verili tarihsel bağlamda, özellikle ana muhalefetten beklenen, ulusal güvenliğin münhasıran askeri yöntemlerle, güvenlikçi politikalarla mı sağlanması gerektiği yönünde sorgulayıcı olması, inisiyatif alması, somut seçenek sunması, özetle yaratıcı davranması. CHP PM üyesi Prof. Dr. Taşkın’ın Artı TV’deki son “Dünya Ve Biz” programımda ve Genel Başkan Yardımcısı BE Çeviköz’ün basın toplantısındaki ifadeleri umut verici. Bunların ardından gelen Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin düzenleyeceği Suriye konferansına dair ifadeleri ise maalesef, değerli Ümit Kıvanç’ın tümüyle katıldığım tanımlamasıyla, “iç bunaltıcı, yürek tüketici bir ezber tekrarı.”

Siyasal çözümler ne tarihsel ne demografik anlamda mükemmel olabiliyor. Siyasal çözüm, ortak zeminde, asgari müşterekte buluşmak demek. Bunun yolu diplomasiden, müzakereden geçiyor. Ortadoğu’da diplomaside sonuç almak, zoru yani askeri gücü pazarlığın ardına koyarak mümkün oluyor çoğu zaman. Bununla birlikte, yine Ortadoğu’da pazarlık kisvesi altında müzakerenin karşı tarafını topyekun imha veya boyun eğdirme de saklı niyet olabiliyor.

Sonuç alıcı müzakerelerde demir tavında dövülüyor. Müzakerelerin sonuçsuz kalmasına neden olarak da “kaplanın sırtına binmek”, “maksimalist talepler” gibi yaklaşımlar gösteriliyor. Geçmiş başarı örneklerinin bize anlattığı bir başka ders ise, kalıcı barışa muharip taraflar arasında değil, vizyoner ve meşru kamuoyu desteğine sahip siyasi liderlerce ulaşıldığı.

Bilvesile herkese iyi bayramlar dilerim.

 

Facebook Yorumları

reklam
11.08.2019
Güvenli bölge uzlaşısı üzerine
7.08.2019
Fırat'ın Doğusu ve Erdoğan'ın misyonu
4.08.2019
Güvenli bölge, özgüvensiz ülke
1.08.2019
Ülkemizdeki Suriyeliler ve Suriye üzerine
28.07.2019
Garib ve Köse suikastlarını anlamlandırmak
26.07.2019
Kürt meselesi için çözüm penceresi
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
16.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
9.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
26.05.2019
Elliden görünen...
19.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
15.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
12.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
5.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
1.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
28.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
21.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
14.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
7.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
17.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
3.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
24.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
17.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
14.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
10.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
13.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
2.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
30.12.2018
Status quo ante bellum
26.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
23.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
17.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
10.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
16.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
3.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
27.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
11.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
28.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
14.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
18.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
3.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
23.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
11.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive