Dış politikada uçmak ve konmak üzerine


12.06.2019 - Bu Yazı 312 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Asırlık dut ağacının altındaki kahvede otururlarken Temel sağ elini kaldırmış, tek gözünü kısarak, işaret parmağıyla küçük toprak köy meydanının öbür ucundaki mescidi göstermiş. “Ha şu minarenin şerefesinden atlarım ve uçar, giderim” demiş. Uçardın, uçamazdın derken, üşenmemiş çıkmış bizimki şerefeye, bırakmış kendini boşluğa. Ve doğrudan çakılmış gerisin geri, yere, o az önce sandalyesinden kalktığı tozlu toprak köy meydanına. Hikâye bu ya, üstünü başını silkeleyip güçlükle doğrulurken düştüğü yerde bahtsız kahramanımız, etrafına halka olmuş kahvenin işsiz güçsüz hayta takımı kahkahalarla gülmüşler: “La, ne oldu Temel” demişler, “hani kuş gibi süzülecektin şerefeden?” Temel istifini bozmadan, gözlerini de yerden kaldırmadan ve ağırbaşlı tavrından hiç ödün vermeden yanıt vermiş: “Uçmasını becerdim de, konmasını beceremedim…”

İşte buyurunuz, İçişleri Bakanı Soylu, dış politikayı değerlendirmiş ve “S-400 bir özgürlük ve bağımsızlık deklarasyonudur” buyurmuş. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Demir de hakeza metni basına sızdırılan ABD Savunma Bakanı Shanahan’ın mevkidaşı Akar’ı muhatap mektubuna (reddiye babında) bir yanıt verileceğini ifade etmiş. “Aydınlık” zihniyetli Pekin, Gürdeniz, Güven gibi emekli paşalar da eşdeğer sertlikte bir tavırla aynı koroya katılıyorlar. Dosyanın sahibi MSB’nin tepkisi ise daha ılımlı ancak o cenahın da İngilizce okuyup, kavrama yeteneği sanki sorunlu gibi: “Mektupta, mevcut sorunlara stratejik ortaklık çerçevesinde ve kapsamlı güvenlik işbirliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönünde beklenti dile getirilmekte ve görüşmelere devam edilmesinin önemi ifade edilmektedir.”

Stanley Kubrick’in 1964 yılı yapımı “Dr. Strangelove” filminden bir kare

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından kayda geçmek üzere (“on-the-record”) 7 Haziran’da düzenlenen basın toplantısında da Müsteşar Ellen Lord söz konusu mektupta sıralanan tüm sert önlemleri yineliyor. Ardından “pekiyi Başkan Trump sizinle aynı doğrultuda mı düşünüyor, zira Cumhurbaşkanı Erdoğan’la telefon görüşmelerinde fikrini değiştirdiği vaki” yollu bir soruya cevaben “tüm ilgili birimlerle çok yakın mesai sürdürüyoruz, tüm iletişim kanalları açık” gibi kaçamak bir yanıt vermekle yetiniyor. Bu yanıt bana, Erdoğan’ın 28-29 Haziran günlerinde Osaka’da yapılacak G-20 Zirvesi marjında Trump’la gerçekleştirmeyi öngördüğü ikili görüşmeye verdiği ağırlığı doğrular nitelikte görünüyor. En azından Ankara’daki algıyı destekler nitelikte diyelim.

Osaka’da son bir viraj daha dönülmezse, ABD’nin S-400 alındığı takdirde uygulanacak yaptırımlar için verdiği mühlet 31 Temmuz’da doluyor. Şimdiden pilotlarımızın F-35 eğitimleri durdurulduğu gibi, F-35’le ilgili belgelere erişimleri de engellendi. S-400’ü üreten ROSTEC şirketinden de ilk bataryaların teslimat tarihi 31 Temmuz olarak duyuruldu ve eğitimin de tamamlandığı belirtildi. Ayrıca, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, Soçi Andıcı’na atıfta bulunarak Türkiye’ye Idlip’ten Rus ve Suriye hedeflerine yönelik saldırıları durdurma ödevini anımsattı ve söz konusu andıcın HTŞ ve benzeri örgütlere hoşgörü gösterileceği anlamına gelmediğini vurguladı. Belki “ne ilginç ki” diyerek eklemeli, aynı andıca Çavuşoğlu, Çelik ve Altun gibi iktidar sözcüleri de Suriye kuvvetlerinin Idlip’e yönelik Rus destekli harekatlarını kınamak ve durdurma çağrısında bulunmak amacıyla atıflarını sürdürüyorlar.

Son olarak, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi S-400’lerin gelmesi durumunda Türkiye’nin F-35 programından çıkartılmasını ve CAATSA yaptırımlarının devreye girmesini öngören 372 sayılı karar tasarısını oy birliğiyle kabul etti. Henüz bağlayıcı “yasalaşma” anlamına gelmese de, bu gelişmenin de Başkan Trump’ın Osaka’da tasarlanan ikili görüşme öncesinde diplomatik manevra alanını çerçeveye almak hedefine yönelik olduğu açık. Esasen CAATSA olarak bilinen yasa, öngördüğü menüden belirli sayıda yaptırımın başkan tarafından seçilerek, zoraki uygulanmasını öngörüyor. Yaptırımların en hafifleri dahi, zaten kırılganlaşmış Türkiye ekonomisini zorlayacak nitelikte.

Yiğit Özgür’ün karikatürü – UYKUSUZ dergisi

Son dakika pazarlığıyla ne talepler konulabilir Başkan Trump’ın önüne, ancak fikir yürütebiliriz. ABD Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey’nin Vaşington’da kain düşünce kuruluşu MEI’deki son ifadelerine bakarsak ABD ile Türkiye arasında Fırat’ın doğusundaki güvenli bölge anlaşmasının zemini üzerinde belirli bir uzlaşıya varılmış. Ancak YPG’nin sınırdan ne kadar geri çekileceği, ABD’nin dağıttığı silahların akıbeti ve güvenli bölgenin komutası hususlarında henüz anlaşma yok. Türkçesi, TSK tek yanlı harekât niyetinden feragat etmiş, masa sahanın önüne geçmiş ancak masada herhangi bir ilerleme sağlanamamış -gibi.

Bana sorarsanız, ABD tarafında henüz kapalı duran kart, “kasa rahatlığı” sağlamaya yönelik, belirli bir finansal destek paketi olabilir. Fırat’ın doğusu’nda yukarıdaki parametreler içinde ABD görüşüne yakın orta yolcu bir çözümün içeriye “zafer” olarak pazarlanması öngörülebilir. ABD yönetiminin Doğu Akdeniz’de de Türkiye’nin çıkarlarını kollayacak ve Kıbrıs’ta kalıcı çözümü de içerecek bir tutuma imale edilmesi keza varılacak potansiyel uzlaşının parçası kılınabilir. Bu arada, değindiğim 372 sayılı karar tasarısı metninde ülkemizin Kıbrıs’ta “işgalci” konumunda olduğunun iddia edildiğini de ihtiyaten kaydedelim.

Ankara ne kadar sert yaparsa yapsın, karar anı yaklaşıyor. Avuçlarını patlatırcasına alkışlayarak S-400 alımını destekleyenler, “Pençe” harekâtının da Hakurk bölgesinde kalıcı üslere dönüşmesini, Hakurk’la coğrafi bağıntısı bulunmayan Sincar’ı da içerecek biçimde gelişmesini, ayrıca S-400 alımının peşine Fırat’ın doğusu’na da tek yanlı girilmesini sözde “beka meselesi” olarak savunuyorlar. Bu durum, Ankara’da bir iç itişmenin varlığına mı delalet eder, şimdilik kestiremiyoruz. 23 Haziran seçimi sonrasında yahut onun sonucuna göre, Erdoğan’ın “miting yapmama” tercihi de göz önünde tutularak, “Türkiye İttifakı” adı altında yepyeni bir rotayla hem dış politikadaki, hem ekonomideki sıkışmaya anamuhalefeti paydaş kılmak gibi bir hamle mi gelir, onu da bilemiyoruz.

Özetle, had safhada tehlikeli ve haritası çizilmemiş sularda, savrula savrula, bata çıka seyre devam diyoruz. Batar mıyız, karaya mı otururuz, batmamak için gemiyi kendimiz mi baştankara ederiz, yoksa sağduyu, uzgörü, soğukkanlılık bir kez olsun galip gelir de güvenli biçimde uygun bir liman bulur, yanaşır mıyız, pek yakında göreceğiz. Sanırım kesin olan, ayrıldığımız limana artık geri dönemeyeceğimiz noktayı çoktan geçtiğimiz…

Facebook Yorumları

reklam
16.09.2019
Suriye'de niyet neydi, akıbet ne oluyor?
11.09.2019
Yurttaşın devletle imtihanı
9.09.2019
Bir kıvılcım mı düşer önce?
25.08.2019
Batasuna'dan bata çıka kayyumlara
23.08.2019
Çember daralıyor, oksijen tükeniyor
11.08.2019
Güvenli bölge uzlaşısı üzerine
7.08.2019
Fırat'ın Doğusu ve Erdoğan'ın misyonu
4.08.2019
Güvenli bölge, özgüvensiz ülke
1.08.2019
Ülkemizdeki Suriyeliler ve Suriye üzerine
28.07.2019
Garib ve Köse suikastlarını anlamlandırmak
26.07.2019
Kürt meselesi için çözüm penceresi
17.07.2019
Ergin Ataman'la dış politika öğreniyoruz
15.07.2019
Daimi OHAL, daimi seferberlik, sürekli darbe
10.07.2019
Türkiye, Suriye, Barış Süreci
7.07.2019
Hangi barış süreci?
3.07.2019
Osaka'nın ardından son düzlükte S-400
26.06.2019
23 Haziran üzerine üfürizmalar
24.06.2019
Öcalan, Neçirvan, Osman, filan...
19.06.2019
Suriye siyasetimiz ve ülkemizdeki Suriyeliler
16.06.2019
Altın vuruş olarak S-400 alımı
12.06.2019
Dış politikada uçmak ve konmak üzerine
9.06.2019
B planı: Kürtlerle birlik?
5.06.2019
Futbolda ve dış politikada başarı
3.06.2019
Bankocudan dış politika kuponu
29.05.2019
Diyarbakır'da barışı konuşmak
26.05.2019
Elliden görünen...
19.05.2019
Ateş çemberinde, fay hattında Türkiye
15.05.2019
Öcalan'ın çağrısı: Onurlu barış
12.05.2019
Karadeliğin olay ufkunda Türkiye
8.05.2019
Her şey çok güzel olacak
5.05.2019
İçeride, dışarıda, ekonomide karar mevsimi
1.05.2019
Bıkkınlık veren Irak ve Kürt ezberlerimiz
28.04.2019
Devlet bunalımda, diplomasi çıkmazda
24.4.2019
Notre Dame'dan Çubuk'a
21.4.2019
Kaftancıoğlu savundu, İmamoğlu kazandı
14.4.2019
Belediyeyi kazanıp cumhuriyeti yitirmemek
10.4.2019
Mazbata'dan öteye, gidelum yali yali...
7.4.2019
Dış politika laubalilik kaldırmıyor
2.4.2019
İmamoğlu'nun nefesi, Demirtaş'ın hatırı
31.3.2019
Çokboyutlu bir Kürt çözümü önerisi*
27.3.2019
Pazar günü oy verelim
25.3.2019
Newroz piroz be?
20.3.2019
Yeni Zelanda: Din, şiddet, siyaset
17.3.2019
Yeni Zelanda, eski cehennem
10.3.2019
Cezayir: İstikrarlı hayal hakikat olabilir
6.3.2019
Dış politika ve savunma açmazları
3.3.2019
Özgürlüğün tadı
1.3.2019
Karga tulumba diplomasiyle Suriye
24.2.2019
Senin ben yapacağın dış politika analizini...
20.2.2019
Yerkürede Türkiye, Soçi, Münih ve ıslahat
17.2.2019
Suriye'den bıkanların diplomasisi
14.2.2019
İflastan konuşsak mı canım?
10.2.2019
ABD'nin Kürt siyaseti ve Türkiye
6.2.2019
Suriye'yi banttan görmek
3.2.2019
Doğan görünümlü Şahin diplomasi
30.1.2019
İşgal, mevcudiyet, meşruiyet
28.1.2019
Fırat'ın doğusunda Kuzey Irak
23.1.2019
Komşuda yeni sahneler, eski oyunlar
21.1.2019
Şol muhalafatın halları
16.1.2019
Suriye'de alacalı çözüme doğru
13.1.2019
ABD çekilir, Rusya kalır, Türkiye ne yapar?
10.1.2019
Tek kusurunuz Suriyeliler kaldı
6.1.2019
Anti-Kürt vizyon
2.1.2019
Suriye'de bir gaz, bir fren...
30.12.2018
Status quo ante bellum
26.12.2018
Suriye mi değerli, Zeki-Metin mi?
23.12.2018
Trump'tan hepimize bay bay...
20.12.2018
İrem, Ceren, Bertrand, Murat ve bizim büyük çaresizliğimiz
17.12.2018
Fırat'ın doğusuna harekat
13.12.2018
Siyasetin sonu
29.11.2018
Kaotik dış politika
26.11.2018
Fındık, Boğazkere, soğan, Erdoğan
22.11.2018
Buralarda bitmeyen I. Dünya Savaşı
20.11.2018
Ebedi çatışma hali
17.11.2018
Arkadaşım Betül Tanbay
14.11.2018
Erdoğan'ın diplomasi oyunu
12.11.2018
Suriye'de müdahalenin takvimi ve bağlamı
7.11.2018
Barış değil kış geliyor
5.11.2018
Türkiye, Kürtler, Suriye
31.10.2018
Yetmez ama evet
29.10.2018
Kaşıkçı öldü, takkeler düştü
25.10.2018
Dış politikada hafıza
22.10.2018
İstanbul'da ölüm
17.10.2018
Kutupsuz dünyanın kuralsızlığı
15.10.2018
Papaz kaçtı, Osman kaldı
10.10.2018
Kürtler, terörle mücadele, isyan bastırma
7.10.2018
Türkiye-ABD ilişkileri zorda
4.10.2018
Bakalım neymiş şu Irak Kürdistanı?
30.9.2018
Erdoğanland
26.9.2018
Erdoğan'ın Çin modeli
23.9.2018
Idlip'te Türk-Rus mutabakatı
19.9.2018
Irak'ta ABD-İran mücadelesi
16.9.2018
Idlip, saha ve masa
12.9.2018
Tahran vodvili ve sonrası
10.9.2018
Idlip'in galat-ı meşhuru
6.9.2018
Idlip'in isimsiz şehidi
3.9.2018
Al Idlip'i ver Tel Rifat'ı
29.8.2018
Irak Türkmenleri dosyası
27.8.2018
Memleketin birinde Kürtler yaşarmış
22.8.2018
Diplomata çelebilik yaraşır
19.8.2018
Dışişleri işini yapabilmeli
15.8.2018
Akbaş'ın sol bacağı ve diplomasi
12.8.2018
Hülooğğ devrinin sonu
8.8.2018
İran yaptırımlarının anlamı
5.8.2018
Ver bankeri, al papazı
1.8.2018
Putin'le geleni Putin yolcular
29.7.2018
Brunson, İdlip ve köşeden çıkmak
25.7.2018
Trump ile Putin arasında
22.7.2018
Muhalefetten beklenen
18.7.2018
Fransa harmanı ve Hırvatistan butiği
15.7.2018
Butik Hırvatistan ile büyük Türkiye
11.7.2018
İyi geceler Türkiye'm
9.7.2018
İkinci Cumhuriyet
4.7.2018
Susun, deli konuşacak
1.7.2018
Yerel seçimler: Dün değil şimdi
27.6.2018
Başkanistana hoşgeldiniz
24.6.2018
Yasaklara uygun yazı
20.6.2018
Çıldırtmaksa maksadın
18.6.2018
Gerçek seçim, fason demokrasi
13.6.2018
Dışişlerinde reformu düşünmek
10.6.2018
Kandil, Demirtaş, seçimler
6.6.2018
Münbiç yol haritası
3.6.2018
Çavuşoğlu'nun Vaşington seferi
30.5.2018
İslamcılığın tıkanışı ve tükenişi
27.5.2018
Biraz da kalkınmasak?
23.5.2018
Irak 2003-Irak 2018
21.5.2018
Seçim kampanyaları üzerine
18.5.2018
Filistin milli dava
16.5.2018
Malezya, Ermenistan, 24 Haziran filan
14.5.2018
Kürt meselesi: Sıkıldık
9.5.2018
(250+250) + 100 = 'IRAK'?
6.5.2018
Sizi cumhurbaşkanı yaptım
2.5.2018
Seçim sürecinde yine Suriye
29.4.2018
Yok baraj-Çok aday
25.4.2018
Son düzlük için Gül-Tekin kuponu
23.4.2018
Baskın seçim ve dış politika riskleri
18.4.2018
Mariano'nun sol ayağı
15.4.2018
Facebook ve bizim seçimler
11.4.2018
Açık ve yakın tehlike
8.4.2018
Çare fotoğraf diplomasisi
5.4.2018
Paketleyen, dövüşken devlet
2.4.2018
Macron, Trump, Erdoğan
28.3.2018
Avrupa: Olmadı yar...
26.3.2018
Kürtlerle hangi ortak yarınlar?
20.3.2018
Afrin'den Diyarbakır'a
19.3.2018
Alman koalisyonu, sosyal demokrasi, geleceğimiz
16.3.2018
Giden Tillerson, gelen Pompeo
14.3.2018
Lefkoşa'da bir nefes özgürlük
12.3.2018
Bir heyula dolaşıyor
8.3.2018
Irak Kürdistanı diye bir yerde
5.3.2018
Yaşasın ölüm, kahrolsun zeka*
1.3.2018
Ateşkes ve Afrin'in fethi
26.2.2018
Kürt meselesinin dışı, içi
22.2.2018
Suriye, Türkiye, ABD
19.2.2018
Suriye: Asker, sivil, savaş
15.2.2018
Savaş karşıtlığı aymazlıktır
12.2.2018
Büyükelçinin ölümü*
9.2.2018
Suriye'de resim belirginleşiyor
8.2.2018
Suriye oyun planımız
5.2.2018
Suriye: Veriler ve öngörüler
1.2.2018
Afrin, niyet ve akıbet
23.1.2018
Afrin ve sonrası
22.1.2018
Savaşa alternatif Suriye stratejisi
18.1.2018
Afrin'e müdahale yerine etkin diplomasi
14.1.2018
Demokratik cumhuriyet, halkın başkanı
10.1.2018
Ortadoğu'da sürdürülemez çelişkiler
8.1.2018
Trump, radikal İslamcılık, bölgemiz ve biz
3.1.2018
2018-Olası yangın yerleri
27.12.2017
Cumhuriyetimizin sonu
24.12.2017
Irak Kürtleri ayaklandı
22.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası - II
20.12.2017
Dış siyaset 2018 atlası
18.12.2017
Uçurumun kıyısında
13.12.2017
Suriye'den çekilmek zamanı
10.12.2017
Kudüs ve Lozan
7.12.2017
Ortadoğu'da kartlar yeniden...
3.12.2017
Gemiyi bırak, tersaneye gel
29.11.2017
Suriye ve Kürtler
22.11.2017
Suriye'de son durum
19.11.2017
Barış çölü, akademik çöl
15.11.2017
'Slimfit' devlet
12.11.2017
Atatürk, Kürtler, Erdoğan
8.11.2017
Riyad, Tahran, Ankara
5.11.2017
Laik, çoğulcu, katılımcı cumhuriyet
1.11.2017
Mesut Barzani'den sonra
29.10.2017
Devletin fazlası, kuralın azlığı
25.10.2017
Irak Kürdistanı'nın sonu mu?
22.10.2017
Kürtler ve Türkiye
18.10.2017
Kerkük
15.10.2017
Sorun ABD vizesinden derin
11.10.2017
Idlip: 'İyi, Kötü ve Çirkin'
8.10.2017
Mam Celal'in ardından
4.10.2017
Katalunya dersleri
1.10.2017
Ovaköy/Körava ve 'İslamcı Kemalizm'
27.9.2017
Referandumdan sonra
24.9.2017
MGK bildirisi üzerine
20.9.2017
Şok, seferberlik, savaş
13.9.2017
Cumhuriyet'in tosladığı mahkeme duvarı
6.9.2017
Menzil, Kürtler, Selefilik
3.9.2017
Irak Kürdistanı’nda referandum
30.8.2017
Mezbaha 694
28.8.2017
Diplomaside büyücü yamaklığı*
23.8.2017
Dış politikamız değişiyor mu?
20.8.2017
İki Türkiye boğazlaşır mı?
16.8.2017
Komşu Kürtlerin bağımsızlığı
13.8.2017
Gülümseyin, yarın artık yakın
8.8.2017
İkinci yeni Türkiye
6.8.2017
Muhabiriniz Yoğurtçu Parkı’ndan bildiriyor
2.8.2017
Dış politikada gelecekten geçmişe
30.7.2017
Cumhuriyet Davası izlenimleri
26.7.2017
Almanya'yla krizden Cumhuriyet'e
23.7.2017
Başkanlık yarışı nasıl kazanılır?
19.7.2017
Başkanlık yarışı kazanılabilir
9.7.2017
Büyükada casuslar yuvası
5.7.2017
Adalet Yürüyüşü
26.6.2017
Suriye/Irak: IŞİD'den sonrası
21.6.2017
Irak/Suriye: Maç sonu kavgası
18.6.2017
Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı
14.6.2017
Macron, TINA, OHAL - Vay vay vay...
11.6.2017
İran, Katar, SA: Kalıcı sakatlığa yol açabilecek pozisyonlar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive