Atilla Aytemur

Serbestiyet



Bookmark and Share

Türkiye, bu filmi daha önce de gördü!


25.01.2021 - Bu Yazı 680 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Devlet Bahçeli ve diğer MHP yöneticilerinin son dönemde izlediği siyasal çizgi ve dil, ister istemez bu partinin 1970’li yıllardaki halini akla getirmeye başladı.

15 Temmuz darbe girişiminden bugüne, özellikle HDP ve CHP kurumsal yapıları ile bu partilerin genel başkan ve yöneticilerine karşı hakaret, aşağılama, itham ve tehdit neredeyse bir alışkanlık halini almıştı.

Hatta MHP’nin bir genel başkan yardımcısı HDP’lilerin “itlaf edilmesi “gerektiği gibi iğrenç ve insanlık dışı bir dili kullanacak kadar işi ileri götürmüştü.

Merkezi idarenin faaliyetlerinin denetlenmesinde son derece önemli rolleri olan Barolar ve Tabip Odaları gibi köklü ve bağımsız kimi sivil toplum örgütleri de epey zamandır bu parti ve yöneticilerinin benzeri ithamcı ve hakaretamiz dilinden paylarını alıyordu.

Cumhur İttifakı’ndaki konumunu aşan ölçüde bir iktidar ortaklığı görüntüsü sergileyen MHP, İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu ile fikri yakınlığının yarattığı hakimiyet kurma ve baskın olma algısını sonuna kadar kullanma havasında görünüyor.

AK Parti ise, ideolojik ve politik hegemonyası altına girmekten öte, parlamento aritmetiği, iktidarın yaşadığı ekonomik ve siyasi açmazlar, seçimleri kazanma ihtimalinin giderek zayıflaması ve tabanındaki daralma gibi sebeplerle, bu partiye mahkûmiyet ve mecburiyet durumu yaşıyor.

Bu nedenle mafya babaları ve çete artıklarına af çıkarılsın gibi dayatmaları iktidar elinde çok gecikmeden karşılığını buldu.

Yine aynı nedenle, ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik açık tehdit mektupları karşısında iktidar, günlerce üç maymunu oynadı.

Ne tür bir politik strateji ve motivasyonla yapıldığı henüz netlik kazanmamış olmakla beraber, son hafta içinde saldırı ve tehditler hız kazandı.

Önce Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve eski milletvekili Selçuk Özdağ, Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğurluoğlu ve KRT TV programcısı Afşin Hatipoğlu sokakta fiili saldırıya uğradı.

Arkasından bizzat MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Twitter hesabından yaptığı açıklamayla Karar gazetesinin yazarları Taha Akyol, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’u aleni bir şekilde tehdit etti.

Son bir-iki yıl içinde yaşanan bu saldırıların vahameti, sayısı ve arka planı hakkında Serbestiyet’in yaptığı küçük arşiv taraması yeterince alarm veriyor. (https://www.serbestiyet.com/haberler/mhpyi-elestirmenin-bedeli-uzerine-bir-arsiv-calısmasi-50123/)

Devlet Bahçeli’nin “Ülkücüleri sokaktan çeken lider” olduğu yönündeki propagandanın altının boş olduğu ve ciddi bir karşılığının bulunmadığı, bizzat kendisinin eylemi ve söylemiyle ortaya çıkıyor.

Hele, her şey bütün çıplaklığıyla önümüzdeyken, saldırıları “hareketin talimat dinlemez delilerine“ bağlamak, bir zamanların “münferit” veya “meczup” geçiştirmelerine benziyor. 

Bütün olan biten sokakta cereyan ederken, “ülkücülerin sokakla işi olmaz” yalanına devam etmek ise milletin aklıyla alay etmek anlamına geliyor.

Yaşananlar, Bahçeli hakkındaki “sorumlu devlet adamı” iddiasının da aslında derme çatma bir yanıltmadan ibaret olduğunu görmek istemeyen herkese gösterdi.

Böylesi saldırganlığın, faşizmin bir versiyonu olarak lümpen taşra milliyetçiliğinin fıtratında olduğunu teorisinden ve geride bıraktığı tarihinden biliyoruz.

Cumhur İttifakı’nın kurulmasıyla birlikte bu fikriyatın iktidar partisini de büyük ölçüde etkilediğini görüyoruz.

Bu karışımdan ortaya çıkan şey maalesef ülke için hayırlı bir şey olmadı. Türkiye demokrasinin söz konusu olmadığı ülkeler dünyasına savruldu.

Hukukun, adaletin, basın ve düşünce özgürlüğünün neredeyse tamamen askıya alındığı söylemek artık abartı olmaz. Bazılarının devlet destekli kabadayılığı da zaten bu iklimden besleniyor. Son olaylar bunun göstergesi.

Kabul edelim ki, şehir eşkıyasının sokaklarda cirit atması kimsenin hayrına bir durum değildir ve sürgit devam edemez.

Kusura bakmasınlar, kimse canını ve hürriyetini sokakta bulmadı. Onları ne Sayın Devlet Bahçeli’nin, ne de iktidarın ayağının altına sermez. Hukuku, saygıyı, ahlakı bir yana itip, bu şekilde davranılmasına da müsaade etmez.

Biz Türkiye olarak bu filmi gördük! En ağır şekliyle sonuçlarını yaşadık. Klişe bir söz olacak ama, “Bir daha asla!”

Öyle “beka”, “yerli, milli” gibi cafcaflı sözcükler hiçbir suçun üstünü örtemez.

Saldırgan sokak kuklalarının arkasındaki eller açığa çıkarılmalıdır.

Yargı üzerine düşeni yapmalı ve saldırganlar cezalarını çekmelidir.

Yaptıkları gazetecilikle düşünce hayatımıza katkıda bulunanlar, halktan yana politikalarla ortak geleceğimize bir tuğla koyanlar, bu saldırılar karşısında asla yalnız değildir.

Facebook Yorumları

reklam
26.02.2021
Başarısız Gara Operasyonu ve hedefteki HDP
9.02.2021
Boğaziçi’ndeki iktidar kuşatması
1.02.2021
Selahatttin Demirtaş ve Erol Katırcıoğlu
25.01.2021
Türkiye, bu filmi daha önce de gördü!
15.01.2021
İnanılmaz proje: Cami Gençlik Kolları!
18.12.2020
Ömer Faruk’un ‘KAOS’u (*)
10.12.2020
Millet İttifakı’nın durumu ve beklentiler
28.11.2020
Türkiye, Türkiye olalı böyle ‘Devran’ görmedi!
23.11.2020
Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu
16.11.2020
İktidar yeni bir sayfa açabilir mi?
2.11.2020
Muhalif partiler olmasa memleket ne güzel…
26.10.2020
Seçim tartışması bu şartlarda biter mi?
10.10.2020
İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor?
28.09.2020
Hukuku tuşa getiren HDP operasyonu
24.09.2020
“Samimi demokrasi” buysa…
16.09.2020
İçişleri Bakanı böyle davranamaz!
11.09.2020
Atlamayalım… Bahçeli bu defa idam istedi!
5.09.2020
Barış Atay’a saldırı geçiştirilemez!
29.08.2020
Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli
13.08.2020
‘Nepotizm’ dediğin böyle olur!
9.08.2020
Bugün CHP’den ayrılma ne anlama gelir?
23.07.2020
AK Parti’yle nereye kadar?
15.07.2020
Muteber iş adamı ve durmaksızın patlayan fabrikası
2.07.2020
AK Parti’nin ‘ince’ hesapları
22.06.2020
Türkiye Kürt sorununu kiminle çözecek?
14.06.2020
HDP’yi kapattırma sevdası
6.06.2020
Yine neler oluyor?
1.06.2020
Siyasette iki tıkanma
15.05.2020
Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil!
7.05.2020
Kullanım süresi geçmiş suçlama
16.04.2020
Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu?
3.04.2020
Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge
19.03.2020
Korona ve siyaset
4.03.2020
Ömer Faruk’tan Aşk ve Ereksiyon “Aşk”ı
21.02.2020
Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı?
3.01.2020
Kanal İstanbul (1) Hakiki bir ihtiyaç mı? (*)
28.12.2019
Okuyucuya not: Kanal İstanbul ısrarı ve gerçekler
13.12.2019
Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti
4.12.2019
Bunu da gördük: Üniversiteye haciz!
23.11.2019
Dipsiz Göl’ün ölümü
15.11.2019
Otizmli çocuklara ayrımcılık
9.11.2019
Zor denklem!
15.10.2019
Yargı ve adalet krizi
4.10.2019
Bütün anneler birleşin!
10.09.2019
Reşat Çalışlardan sosyal medya ve Gariplikler (*)
8.09.2019
İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş!
26.08.2019
Yine mi kayyım!
14.08.2019
Kaz Dağları’nda itiraz ve isyan!
5.08.2019
HDP’nin Diyarbakır mitinginin düşündürdükleri
24.07.2019
Hedefteki adalet!
11.07.2019
Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var?
11.07.2019
Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var?
29.06.2019
AK Parti’nin metamorfozu ve 23 Haziran seçimi
27.05.2019
Türkiye Gemisi
17.05.2019
#sanatçıyadokunma!
10.05.2019
İktidar, YSK kararı ve muhalefet
3.05.2019
Ortada kalan ittifak
30.04.2019
23 Nisan ve linç girişimi
21.4.2019
HDP seçimlerde ne yaptı?
14.4.2019
AK Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı?
6.4.2019
Adresini arayan uyarı!
3.4.2019
Sıradaki kriz: S-400’ler
22.3.2019
Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği (*)
9.3.2019
Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz!
5.3.2019
CHP manifestosu neler vaat ediyor?
19.2.2019
AK Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor?
10.2.2019
Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezuela
29.1.2019
Trump’ın açtığı kapıdan giren mevzular
11.1.2019
Parti kapattırma sevdası
3.1.2019
“Alışamadık”
21.12.2018
Böyle gider mi?
14.12.2018
Oslo toplantısı AK Parti’nin oyunu mu?
30.11.2018
Seçimler ve iktidar koalisyonunun menüsü
27.11.2018
Osman Kavala’dan gizli örgüt lideri çıkmaz!
8.11.2018
Cumhur İttifakı çöker mi?
18.9.2018
Tekrar AB yoluna giriyor muyuz?
30.8.2018
Biraz vicdan…biraz adalet…hepsi bu!
23.8.2018
Kanal (3) Risk bombası!
17.8.2018
Kanal (2) Türkiye, ücretli geçişe zorlayabilir mi?
8.8.2018
Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı?
29.7.2018
N’olacak bu CHP’nin hali!
21.7.2018
Gitti OHAL, geldi “bu hal”!
6.7.2018
Seçimler ve başkanlık sistemi
7.6.2018
Aldatılmalara doyamıyoruz!
1.6.2018
Ahmet Maranki vakası
24.5.2018
HDP’nin konumu ve Millet İttifakı
28.4.2018
CHP’nin hamlesi
16.4.2018
“Siyasi ayak” Erdoğan iddiası...
26.3.2018
Boykot muhalefete yaramaz!
22.3.2018
Ötesini görmek
5.3.2018
İttifak yasasını anlama rehberi/ Sandık devletin “güvenli” kolları arasında
23.2.2018
HDP’de yeni dönem
12.2.2018
Olaylar, partiler ve yaklaşan seçimler
29.1.2018
Canan Kaftancıoğlu
3.1.2018
Ne zulüm ne merhamet; yalnızca adalet!
22.12.2017
Trump, ne yaptın sen!..
12.12.2017
Yeni Suudi veliaht (3) ABD bu işin neresinde?
24.11.2017
Yeni Suudi veliaht ne yapmak istiyor? (1)
3.11.2017
Gezi olayları ve Kavala hakkında bir tanıklık
27.10.2017
HDP’den özeleştirel çıkışlar
16.10.2017
AK Parti geç mi kaldı?
2.10.2017
Sosyalistler Kürt referandumuna nasıl baktı?
27.9.2017
Hamas: Meşruiyet arayışında bir adım daha
18.9.2017
Siyasal nebbaşlara geçit vermeyelim!
11.9.2017
Referanduma itirazlar ve PKK’nın tavrı
31.8.2017
Bülent Uluer’i uğurlarken
14.8.2017
Şu halimize bakın!
8.8.2017
Diyanetin FETÖ raporu: Niçin geç kaldım!
1.8.2017
Cumhuriyet gazetesi dâvâsı ve metal yorgunluğu
25.7.2017
Meclis’teki içtüzük bombası
18.7.2017
Kaçan fırsat
14.7.2017
Bazen bir yürüyüş, bir yürüyüşten fazlası olabilir
22.6.2017
Muhalefetinizi nasıl istersiniz?
17.6.2017
Dindarlar ve laikler arasındaki ilişkiler
11.6.2017
“Yan yana ve birarada olanlar”ın çağrısı
1.6.2017
İki kongre
26.5.2017
Hamas’ın meşruiyet arayışı
23.5.2017
CHP’de neler oluyor?
30.4.2017
Bu sonuçlar huzur verir mi?
10.4.2017
Son hafta için özet ve birkaç soru
29.3.2017
Referanduma giderken “Hak ve Adalet”
18.3.2017
Sorunları uhulet ve suhuletle çözmek
12.3.2017
Kılıçdaroğlu’nun “gafı” ve Alaattin’in Lambası
6.3.2017
28 Şubat’ın 20. yılında mağduriyet ve muktedirlik
26.2.2017
“Gırgır” dergisi kapanırken
19.2.2017
“Evet” nasıl anlatılıyor?
12.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim (2)
5.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim!
29.1.2017
Müfredat değişikliğine Atatürk’ten başlamak
17.1.2017
Tunus başardı; ya Türkiye?
11.1.2017
Reina katliamı ve hayat tarzı tartışmaları
3.1.2017
Umutlandıran üç olay
28.12.2016
Kaos günlerinde referandum
22.12.2016
Ne günlerden geçiyoruz!
3.12.2016
AB’nin yolu kendisinden önemli
22.11.2016
Başkanlık sistemi ve düello
15.11.2016
CHP bildirisi ve iki cephe
7.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak? (2)
2.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak (1)
24.10.2016
Bahçeli bunu hep yapıyor
17.10.2016
CHP sempozyumu ve Ankara katliamı
9.10.2016
JİTEM’ci albay ve Cumartesi Anneleri
2.10.2016
Atışma değil tartışma ve reformun tam zamanı
25.9.2016
Tartışma ihtiyacı
18.9.2016
Hatâlı uygulamalar havayı iyice bozuyo
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive