Atilla Aytemur

Serbestiyet



Bookmark and Share

İçişleri Bakanı böyle davranamaz!


16.09.2020 - Bu Yazı 1198 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 14 Eylül 2020 Pazartesi günü Türkiye tarihinin az rastlanır olaylarından birine şahit olduk.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir kanunun fıkralarından birini Anayasa’ya aykırı bulup iptal ettiği için Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan’a alenen meydan okudu.

Süleyman Soylu’nun muhalefete ve vatandaşlara muhtelif olaylar bağlamında atarlı tutarlı konuşmalarını biliyorduk ama bu defaki farklıydı. Bakan bu defa devletin içinden birini, üstelik yüksek yargının bir numaralı temsilcisini hedef almıştı.

İçişleri Bakanı Soylu, “Toplumsal Olaylarda Müzakere Kursu”nun açış konuşmasında sözü AYM’nin kararına getirdi, karara verdi veriştirdi. Türkiye’de yolların, sokak ve caddelerin pek güvenli olmadığını söyleyip, kanunun iptalinden sorumlu tuttuğu AYM Başkanı’na cadde ve sokaklarda polis koruması olmaksızın dolaşma konusunda meydan okudu.

İptalin arkasında Soma maden işçileri var

Soma kömür madeninde yıllar önce meydana gelen faciada yaşamını yitirenlerin aileleri ve işinden olan 3 bin 500 kömür işçisi adına 55 işçi ölüm ve emeklilik tazminatları için Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın organizasyonunda bir yol kadar önce Ankara’ya yürümek istiyorlar.

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’nın 22. Maddesinin 1. Fıkrasındaki “Şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez” hükmünden hareketle önce Soma Kaymakamlığı, daha sonra da Manisa Valiliği yürüyüşü yasaklıyor. Jandarma da iki kere yürüyüşü engelliyor.

İşçilerin konuyu taşıdığı Manisa 1. İdare Mahkemesi ise, yasanın ilgili maddesinin bu fıkrasını Anayasa’nın tanıdığı özgürlük sınırlarını ihlal niteliğinde buluyor ve iptal ediyor.

Demokrasiyi sindirememek böyle bir şey

İşte, İçişleri Bakanı Soylu’nun Zühtü Arslan’a meydan okumasına yol açan gelişme buydu.

Demokrasinin vasatı sayılabilecek bir hakkın yeniden kabulü; vatandaşın düşüncesini ifade etmedeki ve hak aramadaki son derece önemli bir özgürlük kullanımının önündeki engellerin kalkması, İçişleri Bakanı Soylu tarafından inanılmaz bir asabiyetle karşılandı. Bu, ülke ve iktidar adına gerçekten hüzün verici bir durum.

Yıllardır engellenen bir özgürlüğün yüksek mahkeme tarafından nihayet vatandaşlara teslim edilmesinin, iktidarın en önemli bakanlarından biri, üstelik konuyla doğrudan ilgili bakan tarafından kamuoyuna bir felaket gibi sunulması da kolay kabul edilebilecek bir durum değildir. Burada demokrasi kriterleri bakımından bir hazımsızlığın olduğu aşikardır.

Polis ordusuna rağmen Türkiye caddeleri güvensiz, öyle mi?

Bakan Soylu AYM Başkanı’nı kızgınlık içinde eleştirirken, Türkiye’nin sokak ve caddelerinde can ve mal güvenliğinin pek de emniyet içerisinde olmadığını ima eden sözler söylemesi de ayrı bir şaşkınlık yarattı.

Dört yıldır İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan bir kamu görevlisinin, hoşnut olmadığı bir karar Anayasa Mahkemesi’nden çıktı diye yüksek mahkeme başkanının polis koruması olmaksızın sokaklarda dolaşmayı göze alamayacağını iddia etmesi ve meydan okuması bir garabet örneğidir.

Yüz binlerce polis, on binlerce polis özel harekat, binlerce bekçi ve kırsal bölgede görev alan jandarma birlikleri ortadayken, AYM Başkanı’na söylenen fütursuz sözler hiçbir şekilde hoş karşılanamaz

Bunu söyleyen bir İçişleri Bakanı’nın en başta yapacağı iş, kendi konumunu sorgulamak olmalıdır.

AYM Başkanı ve üyeleri bunu hak etmedi

Hepimizin yargı kurumlarının aldığı kararlarla ilgili hoşnutsuzluğu olabiliyor. Bunları eleştiriyoruz da. Eğer yargı silsilesi içinde kararın değişmesi ve/veya düzeltilmesi yönünde bir imkan varsa onu kullanıyoruz. Onun ötesinde tek tek yargı mensuplarına yönelik özel bir tavrımız veya meydan okumamız söz konusu olmuyor. Zaten olamaz da.

Bildiğiniz gibi AYM, her ne kadar yazılı böyle bir tanım yoksa da, Türkiye’deki yargı kurumlarının zirvesidir.

Orada görev alan hakimler, en kötü koşullarda dahi son derece ciddi seçilme süreçlerinden geçerek o koltuklara oturuyorlar. Her biri mesleki formasyonları itibariyle o düzeyde görev almaya uygun insanlar arasından seçiliyor.

Saygınlıklarının siyasal tercihlerinden dolayı değil, anayasa ve yasalara gösterdikleri sadakat ve sergiledikleri vicdani tutumdan alıyorlar. Belli koşullar oluştuğunda cumhurbaşkanlarını bile yargılama yetkisini haiz yüksek yargının başkanlarını, mahalle arkadaşı gibi cesaret gösterisine davet etmeler filan yakışıksız olmuştur.

Bu olay aslında, güçler ayrılığı prensibinde geldiğimiz vahim durumun maalesef çok kaba bir göstergesi oldu. 

Facebook Yorumları

reklam
24.09.2020
“Samimi demokrasi” buysa…
16.09.2020
İçişleri Bakanı böyle davranamaz!
11.09.2020
Atlamayalım… Bahçeli bu defa idam istedi!
5.09.2020
Barış Atay’a saldırı geçiştirilemez!
29.08.2020
Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli
13.08.2020
‘Nepotizm’ dediğin böyle olur!
9.08.2020
Bugün CHP’den ayrılma ne anlama gelir?
23.07.2020
AK Parti’yle nereye kadar?
15.07.2020
Muteber iş adamı ve durmaksızın patlayan fabrikası
2.07.2020
AK Parti’nin ‘ince’ hesapları
22.06.2020
Türkiye Kürt sorununu kiminle çözecek?
14.06.2020
HDP’yi kapattırma sevdası
6.06.2020
Yine neler oluyor?
1.06.2020
Siyasette iki tıkanma
15.05.2020
Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil!
7.05.2020
Kullanım süresi geçmiş suçlama
16.04.2020
Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu?
3.04.2020
Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge
19.03.2020
Korona ve siyaset
4.03.2020
Ömer Faruk’tan Aşk ve Ereksiyon “Aşk”ı
21.02.2020
Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı?
3.01.2020
Kanal İstanbul (1) Hakiki bir ihtiyaç mı? (*)
28.12.2019
Okuyucuya not: Kanal İstanbul ısrarı ve gerçekler
13.12.2019
Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti
4.12.2019
Bunu da gördük: Üniversiteye haciz!
23.11.2019
Dipsiz Göl’ün ölümü
15.11.2019
Otizmli çocuklara ayrımcılık
9.11.2019
Zor denklem!
15.10.2019
Yargı ve adalet krizi
4.10.2019
Bütün anneler birleşin!
10.09.2019
Reşat Çalışlardan sosyal medya ve Gariplikler (*)
8.09.2019
İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş!
26.08.2019
Yine mi kayyım!
14.08.2019
Kaz Dağları’nda itiraz ve isyan!
5.08.2019
HDP’nin Diyarbakır mitinginin düşündürdükleri
24.07.2019
Hedefteki adalet!
11.07.2019
Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var?
11.07.2019
Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var?
29.06.2019
AK Parti’nin metamorfozu ve 23 Haziran seçimi
27.05.2019
Türkiye Gemisi
17.05.2019
#sanatçıyadokunma!
10.05.2019
İktidar, YSK kararı ve muhalefet
3.05.2019
Ortada kalan ittifak
30.04.2019
23 Nisan ve linç girişimi
21.4.2019
HDP seçimlerde ne yaptı?
14.4.2019
AK Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı?
6.4.2019
Adresini arayan uyarı!
3.4.2019
Sıradaki kriz: S-400’ler
22.3.2019
Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği (*)
9.3.2019
Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz!
5.3.2019
CHP manifestosu neler vaat ediyor?
19.2.2019
AK Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor?
10.2.2019
Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezuela
29.1.2019
Trump’ın açtığı kapıdan giren mevzular
11.1.2019
Parti kapattırma sevdası
3.1.2019
“Alışamadık”
21.12.2018
Böyle gider mi?
14.12.2018
Oslo toplantısı AK Parti’nin oyunu mu?
30.11.2018
Seçimler ve iktidar koalisyonunun menüsü
27.11.2018
Osman Kavala’dan gizli örgüt lideri çıkmaz!
8.11.2018
Cumhur İttifakı çöker mi?
18.9.2018
Tekrar AB yoluna giriyor muyuz?
30.8.2018
Biraz vicdan…biraz adalet…hepsi bu!
23.8.2018
Kanal (3) Risk bombası!
17.8.2018
Kanal (2) Türkiye, ücretli geçişe zorlayabilir mi?
8.8.2018
Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı?
29.7.2018
N’olacak bu CHP’nin hali!
21.7.2018
Gitti OHAL, geldi “bu hal”!
6.7.2018
Seçimler ve başkanlık sistemi
7.6.2018
Aldatılmalara doyamıyoruz!
1.6.2018
Ahmet Maranki vakası
24.5.2018
HDP’nin konumu ve Millet İttifakı
28.4.2018
CHP’nin hamlesi
16.4.2018
“Siyasi ayak” Erdoğan iddiası...
26.3.2018
Boykot muhalefete yaramaz!
22.3.2018
Ötesini görmek
5.3.2018
İttifak yasasını anlama rehberi/ Sandık devletin “güvenli” kolları arasında
23.2.2018
HDP’de yeni dönem
12.2.2018
Olaylar, partiler ve yaklaşan seçimler
29.1.2018
Canan Kaftancıoğlu
3.1.2018
Ne zulüm ne merhamet; yalnızca adalet!
22.12.2017
Trump, ne yaptın sen!..
12.12.2017
Yeni Suudi veliaht (3) ABD bu işin neresinde?
24.11.2017
Yeni Suudi veliaht ne yapmak istiyor? (1)
3.11.2017
Gezi olayları ve Kavala hakkında bir tanıklık
27.10.2017
HDP’den özeleştirel çıkışlar
16.10.2017
AK Parti geç mi kaldı?
2.10.2017
Sosyalistler Kürt referandumuna nasıl baktı?
27.9.2017
Hamas: Meşruiyet arayışında bir adım daha
18.9.2017
Siyasal nebbaşlara geçit vermeyelim!
11.9.2017
Referanduma itirazlar ve PKK’nın tavrı
31.8.2017
Bülent Uluer’i uğurlarken
14.8.2017
Şu halimize bakın!
8.8.2017
Diyanetin FETÖ raporu: Niçin geç kaldım!
1.8.2017
Cumhuriyet gazetesi dâvâsı ve metal yorgunluğu
25.7.2017
Meclis’teki içtüzük bombası
18.7.2017
Kaçan fırsat
14.7.2017
Bazen bir yürüyüş, bir yürüyüşten fazlası olabilir
22.6.2017
Muhalefetinizi nasıl istersiniz?
17.6.2017
Dindarlar ve laikler arasındaki ilişkiler
11.6.2017
“Yan yana ve birarada olanlar”ın çağrısı
1.6.2017
İki kongre
26.5.2017
Hamas’ın meşruiyet arayışı
23.5.2017
CHP’de neler oluyor?
30.4.2017
Bu sonuçlar huzur verir mi?
10.4.2017
Son hafta için özet ve birkaç soru
29.3.2017
Referanduma giderken “Hak ve Adalet”
18.3.2017
Sorunları uhulet ve suhuletle çözmek
12.3.2017
Kılıçdaroğlu’nun “gafı” ve Alaattin’in Lambası
6.3.2017
28 Şubat’ın 20. yılında mağduriyet ve muktedirlik
26.2.2017
“Gırgır” dergisi kapanırken
19.2.2017
“Evet” nasıl anlatılıyor?
12.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim (2)
5.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim!
29.1.2017
Müfredat değişikliğine Atatürk’ten başlamak
17.1.2017
Tunus başardı; ya Türkiye?
11.1.2017
Reina katliamı ve hayat tarzı tartışmaları
3.1.2017
Umutlandıran üç olay
28.12.2016
Kaos günlerinde referandum
22.12.2016
Ne günlerden geçiyoruz!
3.12.2016
AB’nin yolu kendisinden önemli
22.11.2016
Başkanlık sistemi ve düello
15.11.2016
CHP bildirisi ve iki cephe
7.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak? (2)
2.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak (1)
24.10.2016
Bahçeli bunu hep yapıyor
17.10.2016
CHP sempozyumu ve Ankara katliamı
9.10.2016
JİTEM’ci albay ve Cumartesi Anneleri
2.10.2016
Atışma değil tartışma ve reformun tam zamanı
25.9.2016
Tartışma ihtiyacı
18.9.2016
Hatâlı uygulamalar havayı iyice bozuyo
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive