Atilla Aytemur

Serbestiyet



Bookmark and Share

Reşat Çalışlar'dan sosyal medya ve Gariplikler (*)


10.09.2019 - Bu Yazı 152 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  İyi bir roman okuru sayılmam. Bu yaz da fazla okuyamadım. O nedenle konu roman olunca, hep susar bir kenara çekilirim. Okuduklarımdan biri Gariplikler oldu.

Çocukluğundan beri tanıdığım Reşat Çalışlar’la geçen sonbaharda Büyükada’da ayaküstü sohbet etmiştik. O zaman Garip akımının önde gelen şairi Orhan Veli’nin odağında bulunduğu yarı fantastik, yarı polisiye bir roman üzerinde çalıştığını söylemişti.

Orhan Veli, şiirle alâkası olsun olmasın herkesin hakkında bir şeyler söyleyebileceği, şarkılaşmış sözlerini mırıldanabileceği bir şairimiz. Reşat Çalışlar, onu yeni nesillere taşıyan ünlü mısralarının popülaritesini halen bu ölçüde korumasının nedenleri hakkında bazı düşüncelerini ifade etmişti.

Reşat Çalışlar’ın bu çalışması, Gariplikler adıyla H2O Yayıncılık’tan  geçtiğimiz Temmuz ayında roman olarak çıktı. Gariplikler onun yayınlanan üçüncü kitabı.

Kitap hakkında yayımlanan yazı ve röportajlara bakınca, Reşat Çalışlar’ın alışılmışın dışında ve sohbetimizin bende yarattığı beklentinin ötesinde bir roman yazdığını fark ettim. Bu nedenle vakitlice okuyup düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim.

Romandaki kurguyu kuşatan, aslında hayatımıza nisbeten yeni giren sosyal medya. Maliyeti düşük bir film çekmek için senaryo yazmaya soyunan ekipten birinin kaçırılması etrafında gelişen, saymakta ve isimlerini aklımızda tutmakta zorlandığımız çok sayıda kahramanın yer aldığı ilginç bir roman.

Ama başrolde sosyal medya ve onun etrafında oluşan hayatlar, tavırlar, dil ve jargon; tarih, siyaset ve edebiyatla tuhaf buluşmalar söz konusu.

Tuhaflık demişken, romanın kahramanlarının taşıdığı manidar isimlere ve bu isimlerin çağrıştırdıklarına da dikkatinizi çekmek isterim.

Takip ettiğim kadarıyla, bu alanın uzmanları Gariplikler romanının sosyal medyayı edebiyata taşıyan ilk çalışmalardan biri olduğunu saptıyor.

Roman sadece bu yönüyle bile okunmayı hak ediyor.

Akıllı telefonlara ve sosyal medya uygulamalarına intikal etmekte zorlanan benim gibi daktilo-bilgisayar geçiş çağı nesilleri açısından, Gariplikler’in son derece öğretici (ve hattâ eğitici) olduğunu açık yüreklilikle söylemeliyim.

Bir kere, otuz-kırk yaş arasının sektirmeden kullandığı sosyal medya jargonunu (bu bir nevi yabancı ve yeni dili) anlamak ve yerli yerinde kullanabilmek pek kolay bir iş değil. Reşat Çalışlar bu jargonu romanın içinde sık sık kullanarak doğrusu bizim kuşağın da önünü açıyor.

Romanda dikkatimi çeken bir nokta da, ülkedeki güncel siyasal olayların, sosyal medyada alışkın olduğumuz sığlığın tersine, romanın tuhaf kurgusu içerisinde basbayağı ciddi değerlendirme ve dokunuşların konusunu oluşturması… Aynı ustalıklı ifade örneklerini tarihle edebiyatın, felsefeyle arabesk kültürün, güncellikle geçmişin birleştirildiği bölümlerde de görüyoruz.

Bunlara ilâve olarak, Demet Akalın’ın ağzından dökülen şarkının etrafında örülen kavruk bir aşk; esrarengiz bir kayıp; kıskançlık ve rekabet içindeki iş kadınları; ticaretle iç içe geçmiş “sanat” dünyası; günümüz popüler kültürünün kadiri mutlaklığı ve her telden ünlülerimiz gibi mevzular etrafında dolaşan romanda, inanılmaz bir kara mizah sağanağı ile karşılaşıyoruz.

Reşat Çalışlar, roman kişilerinin özelliklerini resmederken, olayların akışını polisiye tadında bize aktarıyor ve yarattığı beklentiler itibariyle cümle sonlarında okuru hep ters köşeye yatırıyor.

Romanın odağındaki sorun her ne kadar bize aitse de, konuyla bağlantısı ustalıkla kurulan muhtelif unsurlar (müzisyen, filozof, yabancı dil, farklı coğrafya, kültür, vb) vasıtasıyla evrensel gerçeklikle buluşma çabası da dikkat çekiyor.

Eskiden cesur ve atak girişimcilerin veya zekice buluşlarıyla piyasayı altüst eden dahilerin, mevcut düzen içinde yırtıp inanılmaz bir hayat düzeyi yakalamalarına ve imrendirici başarılarına dair hikâyeleri dinlerdik.

Şimdi bunun sosyal medya versiyonlarıyla yüz yüze gelmeye başladık.

Ne yapıp edip kendilerini takip eden bir topluluk yaratarak, ilginç videolar üreterek, başarılı ürün uygulayıcısı ve pazarlayıcısı konumu yakalayarak sosyal medya mecralarında istikballerini arayanların haddi hesabı yok.

Reşat Çalışlar’ın Gariplikler romanı bizim bu realiteyi de çok değişik yönleriyle anlamamızı kolaylaştırıyor.

Günümüz teknolojisinin hayatımıza soktuğu bu yeni mecranın, önümüzdeki dönemde edebiyatın vazgeçilmez konuları arasına gireceği aşikâr.

Reşat Çalışlar, Gariplikler romanıyla bu yönde başarılı bir örnek ortaya koymuş.  

(*) Gariplikler, Reşat Çalışlar, H2O Yayıncılık, 1. baskı, Temmuz 2019, İstanbul.

Facebook Yorumları

reklam
10.09.2019
Reşat Çalışlar'dan sosyal medya ve Gariplikler (*)
6.09.2019
İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş!
26.08.2019
Yine mi kayyım!
13.08.2019
Kaz Dağları’nda itiraz ve isyan!
5.08.2019
HDP’nin Diyarbakır mitinginin düşündürdükleri
24.07.2019
Hedefteki adalet!
11.07.2019
Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var?
29.06.2019
AK Parti’nin metamorfozu ve 23 Haziran seçimi
27.05.2019
Türkiye Gemisi
17.05.2019
#sanatçıyadokunma!
10.05.2019
İktidar, YSK kararı ve muhalefet
3.05.2019
Ortada kalan ittifak
30.04.2019
23 Nisan ve linç girişimi
21.4.2019
HDP seçimlerde ne yaptı?
14.4.2019
AK Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı?
6.4.2019
Adresini arayan uyarı!
3.4.2019
Sıradaki kriz: S-400’ler
22.3.2019
Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği (*)
9.3.2019
Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz!
5.3.2019
CHP manifestosu neler vaat ediyor?
19.2.2019
AK Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor?
10.2.2019
Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezuela
29.1.2019
Trump’ın açtığı kapıdan giren mevzular
11.1.2019
Parti kapattırma sevdası
3.1.2019
“Alışamadık”
21.12.2018
Böyle gider mi?
14.12.2018
Oslo toplantısı AK Parti’nin oyunu mu?
30.11.2018
Seçimler ve iktidar koalisyonunun menüsü
27.11.2018
Osman Kavala’dan gizli örgüt lideri çıkmaz!
8.11.2018
Cumhur İttifakı çöker mi?
18.9.2018
Tekrar AB yoluna giriyor muyuz?
30.8.2018
Biraz vicdan…biraz adalet…hepsi bu!
23.8.2018
Kanal (3) Risk bombası!
17.8.2018
Kanal (2) Türkiye, ücretli geçişe zorlayabilir mi?
8.8.2018
Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı?
29.7.2018
N’olacak bu CHP’nin hali!
21.7.2018
Gitti OHAL, geldi “bu hal”!
6.7.2018
Seçimler ve başkanlık sistemi
7.6.2018
Aldatılmalara doyamıyoruz!
1.6.2018
Ahmet Maranki vakası
24.5.2018
HDP’nin konumu ve Millet İttifakı
28.4.2018
CHP’nin hamlesi
16.4.2018
“Siyasi ayak” Erdoğan iddiası...
26.3.2018
Boykot muhalefete yaramaz!
22.3.2018
Ötesini görmek
5.3.2018
İttifak yasasını anlama rehberi/ Sandık devletin “güvenli” kolları arasında
23.2.2018
HDP’de yeni dönem
12.2.2018
Olaylar, partiler ve yaklaşan seçimler
29.1.2018
Canan Kaftancıoğlu
3.1.2018
Ne zulüm ne merhamet; yalnızca adalet!
22.12.2017
Trump, ne yaptın sen!..
12.12.2017
Yeni Suudi veliaht (3) ABD bu işin neresinde?
24.11.2017
Yeni Suudi veliaht ne yapmak istiyor? (1)
3.11.2017
Gezi olayları ve Kavala hakkında bir tanıklık
27.10.2017
HDP’den özeleştirel çıkışlar
16.10.2017
AK Parti geç mi kaldı?
2.10.2017
Sosyalistler Kürt referandumuna nasıl baktı?
27.9.2017
Hamas: Meşruiyet arayışında bir adım daha
18.9.2017
Siyasal nebbaşlara geçit vermeyelim!
11.9.2017
Referanduma itirazlar ve PKK’nın tavrı
31.8.2017
Bülent Uluer’i uğurlarken
14.8.2017
Şu halimize bakın!
8.8.2017
Diyanetin FETÖ raporu: Niçin geç kaldım!
1.8.2017
Cumhuriyet gazetesi dâvâsı ve metal yorgunluğu
25.7.2017
Meclis’teki içtüzük bombası
18.7.2017
Kaçan fırsat
14.7.2017
Bazen bir yürüyüş, bir yürüyüşten fazlası olabilir
22.6.2017
Muhalefetinizi nasıl istersiniz?
17.6.2017
Dindarlar ve laikler arasındaki ilişkiler
11.6.2017
“Yan yana ve birarada olanlar”ın çağrısı
1.6.2017
İki kongre
26.5.2017
Hamas’ın meşruiyet arayışı
23.5.2017
CHP’de neler oluyor?
30.4.2017
Bu sonuçlar huzur verir mi?
10.4.2017
Son hafta için özet ve birkaç soru
29.3.2017
Referanduma giderken “Hak ve Adalet”
18.3.2017
Sorunları uhulet ve suhuletle çözmek
12.3.2017
Kılıçdaroğlu’nun “gafı” ve Alaattin’in Lambası
6.3.2017
28 Şubat’ın 20. yılında mağduriyet ve muktedirlik
26.2.2017
“Gırgır” dergisi kapanırken
19.2.2017
“Evet” nasıl anlatılıyor?
12.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim (2)
5.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim!
29.1.2017
Müfredat değişikliğine Atatürk’ten başlamak
17.1.2017
Tunus başardı; ya Türkiye?
11.1.2017
Reina katliamı ve hayat tarzı tartışmaları
3.1.2017
Umutlandıran üç olay
28.12.2016
Kaos günlerinde referandum
22.12.2016
Ne günlerden geçiyoruz!
3.12.2016
AB’nin yolu kendisinden önemli
22.11.2016
Başkanlık sistemi ve düello
15.11.2016
CHP bildirisi ve iki cephe
7.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak? (2)
2.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak (1)
24.10.2016
Bahçeli bunu hep yapıyor
17.10.2016
CHP sempozyumu ve Ankara katliamı
9.10.2016
JİTEM’ci albay ve Cumartesi Anneleri
2.10.2016
Atışma değil tartışma ve reformun tam zamanı
25.9.2016
Tartışma ihtiyacı
18.9.2016
Hatâlı uygulamalar havayı iyice bozuyo
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive