Atilla Aytemur

Serbestiyet



Bookmark and Share

İktidar, YSK kararı ve muhalefet


10.05.2019 - Bu Yazı 229 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi hakkında aldığı kararla siyasi tarihimizde kendine ibretlik bir yer açtı.

Bu yerin maalesef çok da gururlanacak bir yer olduğunu söylemek mümkün görünmüyor.

Dış dünyanın ülkemiz hakkında yaptığı değerlendirmeleri çoğu zaman ihtiyatla karşılar ve fazla umursamam.

Fakat YSK’nın hukuku ve kendi içtihatlarını ayaklar altına alan kararının uluslararası medyaya yansımalarının hepimiz adına utanç verici olduğunu kabul etmek zorundayız.

YSK, sandık kurulu başkanlarının atanmasında usulsüzlük olduğunu ileri sürdüğü halde, hepsi aynı zarftan çıkan ilçe belediye başkanlarının, ilçe belediye meclis üyelerinin ve mahalle muhtarlarının seçimini olduğu gibi kabul etti. Fakat sıra Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı İstanbul belediye başkanlığına gelince seçimi iptal etti, mazbatayı geri alma kararı verdi ve 23 Haziran 2019 günü yalnızca büyükşehir belediye başkanlık seçiminin yenilenmesini karar altına aldı.

Daha önce benzeri durumlarda aldığı kendi kararlarını bir tarafa itti ve Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin dayattıkları doğrultuda seçimi yenilemeyi tercih etti.

İktidarı seçimle değiştirmek

YSK’nın bu kararı vicdanlarda derin rahatsızlık yarattı. Türkiye’de asgari demokrasi şartlarına uygun seçim yapılması ve iktidarların bu yolla değişebilmesi şeklindeki geleneğin terk edilmeye başlandığı endişesini iyice güçlendirdi.

Bugüne kadar Türkiye’ye, demokrasisi arızalı olmakla beraber, iktidarların seçim yoluyla değiştirilebildiği ülkelerden biri olma vasfını kazandıran seçim güvenliği ve seçim sistemi, bu kararla onulmaz bir yara aldı.

Böylece, Türk tipi başkanlığa geçilmesiyle birlikte, hemen bütün yetkilerin tek elde toplandığı, yasama erkini temsil eden TBMM’nin yürütmenin onay merciine döndüğü, yargının dahi başkanın emrine girdiği algısını yaratan gelişmelerden biri daha yaşandı.

Muhalefette öfke ve kenetlenme!

Geriye ne kaldı, diye soracak olursanız, oyunun gasp edildiğine inanan seçmenin biriken öfkesi, diyebilirim.

Bu öfkeyi yabana atmayalım. Ne yaptığını bilen, serinkanlı bir akılla birleşmiş bir öfke, Türkiye’nin demokratikleşme yönünde önünü açacak dayanışmayı, dinamizmi ve alternatifi ortaya koyabilir.

Anlaşıldığı kadarıyla, 23 Haziran’a daha bir azimle asılma kararlılığı sergileyen muhalefet, bu kez mağduriyetin verdiği kızgınlık, tepki ve genişleyen dayanışma havasıyla daha da organize bir çalışma yürütecek.

31 Mart’ta kendi adaylarını çıkaran Demokratik Sol Parti (DSP) ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) gibi partiler ile bağımsız aday çıkaran gruplar, Millet İttifakı adayı lehine kendi adaylarını çekeceklerini şimdiden açıkladı.

YSK kararıyla aynı gün açıklanan Öcalan’ın mektubunun kafa karıştırmasına karşın, HDP’den yapılan açıklamalar, bu partinin 7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana sürdürdüğü çizgisini muhafaza ettiği ve yenilenecek İstanbul seçiminde Millet İttifakı’yla birlikte davranacağını gösteriyor.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, parti grubunda yaptığı sert içerikli konuşmayla kararı seçmenlerin oylarının gaspı olarak gördü. Haklı olarak, 24 Haziran 2018  Başkanlık Seçimi ve 31 Mart 2019 seçimlerinde görev alan bütün sandık kurulu başkanlarının araştırılmasını istedi.

Saadet Partisi İstanbul belediye başkan adayı Necdet Gökçınar ise YSK kararı sonrasında twitter hesabından yaptığı açıklamada Ekrem İmamoğlu lehine çekilmeye hazır olduğunu, bu hususta genel başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ve partisinin Genel İdare Kurulu’nun kararını beklediğini belirtti.

Bütün merkezi kurullarını toplayan, Millet İttifakı’nın koordinatör gücü CHP ise, “seçimleri boykot” gibi iktidara hizmet edecek önerilere yüz vermeyip, bütün güçleriyle 23 Haziran’a hazırlanacaklarını açıkladı. Kemal Kılıçdaroğlu parti grup toplantısında iktidara, MHP’ye ve YSK içinde seçimlerin yenilenmesi yönünde oy kullanan hakim üyelere yönelik ağır değerlendirmelerde bulundu.

Haklılık, kararlılık, serinkanlılık: Ekrem İmamoğlu  

Açıkçası iktidar ortaklığının dayatması ve YSK çoğunluğu marifetiyle berbat edilen 31 Mart İstanbul belediye başkanlığı seçimi, muhalefette şimdiye kadar görmediğim bir rövanş havası yaratmış görünüyor.

Muhalefet, 31 Mart’a göre Ekrem İmamoğlu’nun hak ettiği başkanlığı yeniden alması için daha fazla kenetlenmiş durumda.

Oyları üzerinde enva-yı çeşit numara dönen İstanbul seçmeni ile muhalefetin, demokrasi eksenli böyle bir mecrada buluşması belki birkaç yıl önce düşünülemezdi.

Cumhur İttifakı ve YSK içindeki yandaşları hangi ince hesaplarla seçimi yenileme kararı aldılar, bilemiyorum; ama bunun ters tepeceğini tahmin etmek zor değil. İktidar kendi eliyle çakı gibi bir muhalefet ile yıldızı giderek parlayan ve kenara itilmesi artık mümkün olmayan bir siyaset adamını tekrar Türkiye seçmeninin önüne çıkardı.

İktidarın, işleri bu noktaya getirmekle, önündeki dört buçuk yıllık icraat dönemini kısaltmış olması da kuvvetle muhtemel. Her türlü numaradan sonra ikinci kez İstanbul’u kaybetmeleri halinde, o dört yılın kolay geçmeyeceği, sürecin bir noktasında meşruiyet tartışması etrafında bir erken seçimin gündeme getirilmesi, artık ihtimal dışı görülemez.

Bu bakımdan İstanbul belediye başkanlık seçiminin yenilenmesi, iktidarın hiç hesaba katmadığı bir şekilde, Türkiye’nin tıkandığı artık alenen görünen demokrasisinin önünün açılmasında yeni bir başlangıca vesile olabilir.     

Facebook Yorumları

reklam
11.07.2019
Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var?
29.06.2019
AK Parti’nin metamorfozu ve 23 Haziran seçimi
27.05.2019
Türkiye Gemisi
17.05.2019
#sanatçıyadokunma!
10.05.2019
İktidar, YSK kararı ve muhalefet
3.05.2019
Ortada kalan ittifak
30.04.2019
23 Nisan ve linç girişimi
21.4.2019
HDP seçimlerde ne yaptı?
14.4.2019
AK Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı?
6.4.2019
Adresini arayan uyarı!
3.4.2019
Sıradaki kriz: S-400’ler
22.3.2019
Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği (*)
9.3.2019
Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz!
5.3.2019
CHP manifestosu neler vaat ediyor?
19.2.2019
AK Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor?
10.2.2019
Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezuela
29.1.2019
Trump’ın açtığı kapıdan giren mevzular
11.1.2019
Parti kapattırma sevdası
3.1.2019
“Alışamadık”
21.12.2018
Böyle gider mi?
14.12.2018
Oslo toplantısı AK Parti’nin oyunu mu?
30.11.2018
Seçimler ve iktidar koalisyonunun menüsü
27.11.2018
Osman Kavala’dan gizli örgüt lideri çıkmaz!
8.11.2018
Cumhur İttifakı çöker mi?
18.9.2018
Tekrar AB yoluna giriyor muyuz?
30.8.2018
Biraz vicdan…biraz adalet…hepsi bu!
23.8.2018
Kanal (3) Risk bombası!
17.8.2018
Kanal (2) Türkiye, ücretli geçişe zorlayabilir mi?
8.8.2018
Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı?
29.7.2018
N’olacak bu CHP’nin hali!
21.7.2018
Gitti OHAL, geldi “bu hal”!
6.7.2018
Seçimler ve başkanlık sistemi
7.6.2018
Aldatılmalara doyamıyoruz!
1.6.2018
Ahmet Maranki vakası
24.5.2018
HDP’nin konumu ve Millet İttifakı
28.4.2018
CHP’nin hamlesi
16.4.2018
“Siyasi ayak” Erdoğan iddiası...
26.3.2018
Boykot muhalefete yaramaz!
22.3.2018
Ötesini görmek
5.3.2018
İttifak yasasını anlama rehberi/ Sandık devletin “güvenli” kolları arasında
23.2.2018
HDP’de yeni dönem
12.2.2018
Olaylar, partiler ve yaklaşan seçimler
29.1.2018
Canan Kaftancıoğlu
3.1.2018
Ne zulüm ne merhamet; yalnızca adalet!
22.12.2017
Trump, ne yaptın sen!..
12.12.2017
Yeni Suudi veliaht (3) ABD bu işin neresinde?
24.11.2017
Yeni Suudi veliaht ne yapmak istiyor? (1)
3.11.2017
Gezi olayları ve Kavala hakkında bir tanıklık
27.10.2017
HDP’den özeleştirel çıkışlar
16.10.2017
AK Parti geç mi kaldı?
2.10.2017
Sosyalistler Kürt referandumuna nasıl baktı?
27.9.2017
Hamas: Meşruiyet arayışında bir adım daha
18.9.2017
Siyasal nebbaşlara geçit vermeyelim!
11.9.2017
Referanduma itirazlar ve PKK’nın tavrı
31.8.2017
Bülent Uluer’i uğurlarken
14.8.2017
Şu halimize bakın!
8.8.2017
Diyanetin FETÖ raporu: Niçin geç kaldım!
1.8.2017
Cumhuriyet gazetesi dâvâsı ve metal yorgunluğu
25.7.2017
Meclis’teki içtüzük bombası
18.7.2017
Kaçan fırsat
14.7.2017
Bazen bir yürüyüş, bir yürüyüşten fazlası olabilir
22.6.2017
Muhalefetinizi nasıl istersiniz?
17.6.2017
Dindarlar ve laikler arasındaki ilişkiler
11.6.2017
“Yan yana ve birarada olanlar”ın çağrısı
1.6.2017
İki kongre
26.5.2017
Hamas’ın meşruiyet arayışı
23.5.2017
CHP’de neler oluyor?
30.4.2017
Bu sonuçlar huzur verir mi?
10.4.2017
Son hafta için özet ve birkaç soru
29.3.2017
Referanduma giderken “Hak ve Adalet”
18.3.2017
Sorunları uhulet ve suhuletle çözmek
12.3.2017
Kılıçdaroğlu’nun “gafı” ve Alaattin’in Lambası
6.3.2017
28 Şubat’ın 20. yılında mağduriyet ve muktedirlik
26.2.2017
“Gırgır” dergisi kapanırken
19.2.2017
“Evet” nasıl anlatılıyor?
12.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim (2)
5.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim!
29.1.2017
Müfredat değişikliğine Atatürk’ten başlamak
17.1.2017
Tunus başardı; ya Türkiye?
11.1.2017
Reina katliamı ve hayat tarzı tartışmaları
3.1.2017
Umutlandıran üç olay
28.12.2016
Kaos günlerinde referandum
22.12.2016
Ne günlerden geçiyoruz!
3.12.2016
AB’nin yolu kendisinden önemli
22.11.2016
Başkanlık sistemi ve düello
15.11.2016
CHP bildirisi ve iki cephe
7.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak? (2)
2.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak (1)
24.10.2016
Bahçeli bunu hep yapıyor
17.10.2016
CHP sempozyumu ve Ankara katliamı
9.10.2016
JİTEM’ci albay ve Cumartesi Anneleri
2.10.2016
Atışma değil tartışma ve reformun tam zamanı
25.9.2016
Tartışma ihtiyacı
18.9.2016
Hatâlı uygulamalar havayı iyice bozuyo
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive