Atilla Aytemur

Serbestiyet



Bookmark and Share

AK Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı?


14.4.2019 - Bu Yazı 301 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Seçimlerde oyumuzu kullandık ama başta İstanbul olmak üzere bazı il ve ilçelerde kazanan adaylar, AK Parti’nin enva-yı çeşit itirazları nedeniyle mazbatalarını alamadı.

Şimdiye kadar makul izahını duymadığımız garip bir durum var. Seçime itirazlar nedense büyük ölçüde AK Parti’nin kaybettiği yerlerde bu partiden geliyor.

İtiraz demokratik bir haktır. Ama AK Parti’nin özellikle İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı seçim sonucuna zorlama yöntemlerle itirazı, meşruiyet hususunda her kesimde ciddi kuşku uyandırdı.

Hem tüm kontrol kendisinde, hem de itiraz ediyor

Bunca zamandır memleketi yöneten, girip de almadığı seçim bulunmayan, seçim işleri kadrosunun yeteneğini ve sayısını yere göğe sığdıramayan iktidar partisi, “mağdurum da mağdurum” diye diye en alengirli yollara sapıyor.

Seçim kurulu başkanı olan hâkimleri, kurulda yer alan kamu görevlilerini, sandık başkanı olan kamu görevlilerini kim atadı? Elbette idare atadı. Peki, idare kimde?  AK Parti’de. Geçelim.

Daha seçim gecesi İstanbul’da oyların seyri değişip İmamoğlu öne geçince Anadolu Ajansı’nın (AA) veri akışını kesmesinin halka makul bir izahı yapılmış bile değil. Tatsız gelişmelerin olacağı o andan itibaren belli olmuştu. Onu da geçelim.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kendi işini mümkün olduğu kadar şaibesiz yapmaya çalışmasına bile tahammül edilemediği, seçim işlerinden sorumlu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı’nın açıklamalarında görülüyor. Bu kurulun süresini bir dönem daha uzatan da kendisi değil miydi? Şimdi bir nevi güvensizlik ima ediyor.

Kaybedince “Sandık darbesi” demek, olmuyor!

Aylardır “seçimde usulsüzlükler” olabilir; “aynı adreslere çok sayıda seçmen kaydediliyor” deniyordu. Özellikle muhalefet bunu ifade ediyordu. Peki, kim kulağının üzerine yattı? Elindeki bütün imkânlara rağmen iktidar.

Üstelik YSK da “Her şey yolunda, düzgün bir seçim yapacağız” diye hazır olduğunu açıklamıştı.

Elindeki olağanüstü sayıdaki kolluk kuvvetini temiz bir seçim geçirebilmemiz için zamanında değerlendirmeyip, seçimi kaybettikten sonra şartları zorlamak üzere onları devreye sokmanın ahlaki ve hukuki hiçbir yönü yoktur.

Seçimi kaybettikten sonra “sandıkta darbe yapıldı” veya “olay büyük, işin içinde FETÖ var” veya “organize işler söz konusu” diye seçimi gölgelemeye çalışmanın AK Parti’ye bir getirisi olmayacaktır. Partinin, şimdiye kadar dile getirdiği “meşruiyet” kavramı karşısındaki samimiyetinin sorgulanmaya başladığını görmesi gerekir.

Yasayı çiğneyip seçim sonuçlarını değiştirecek olaylar söz konusuysa, olay yerindeki adli personelin devreye girip, tutanak tutup işlem yapması ve ilgili kişileri yargı kurumlarına sevk etmesi gerekir. Fakat biliyoruz ki bu nitelikte organize olaylar yaşanmamıştır ve adli kurumlara bu yönde bir şikâyet ve ihbar gitmemiştir.

Sonradan “delil” mi oluşturuluyor?

Oy kullanma süresi bitince sandık kurulları mutabakat halinde sayımlarını yapıp, oyları ve listeleri seçim kurullarına ıslak imzayla ve tutanak eşliğinde teslim etmişler. Her şey olup bittikten günler sonra binlerce polisi bir ilçeye yığıp kapı kapı “kayıt dışı kaçak seçmen” aramak neyin nesi? Böyle akıllara seza bir durumla seçimi iptal ettirme girişimi, döner dolaşır, kaldığı kadarıyla AK Parti’nin inandırıcılığını aşındırır. 

Aslında olağanüstü itiraza yönelip, şaibeli iddia ve delillerle seçimin iptalini ve yenilenmesini istemek, baştan sona zorlama bir taleptir. YSK belge üzerinden değerlendirme yapar. Seçimle ilgili bütün belgeler de zaten ona ulaşmıştır. Sandık ve seçim kurullarında hazırlanmayan belgelerle bir karar verilemeyeceğine göre, ortada iktidarın YSK’yı alenen zorlamasından öte bir şey olduğunu söylemek zordur.

Ülke içinde ve dışında, AK Parti’nin her türlü hukuk dışı yollara başvurarak kaybettiği seçimin sonuçlarını tanımayacağı ve gerekli tedbirleri alıp özellikle İstanbul’u yeniden seçime götüreceği ileri sürülüyordu. Şimdi kendi eliyle bunu doğrulayacak işler yapıyor.

Güven endeksi yerlerde…

AK Parti, zaten hayli örselenmiş güven endeksinin iyice dip yapmasına yol açacak ne varsa yapacak bir yola girmiş gibi görünüyor.

“İstanbul Belediyesi’ni vermemek için her yolu deneyen iktidar, faraza genel seçimleri kaybetse neler yapmaz ki!” söylemi etrafında sosyal medyada dönenlere bakmak bile, AK Parti için yeterince uyarıcı olmalıydı.

Nitekim, durumu biraz toparlamak için hazırlandığı düşünülen ve Berat Albayrak’ın açıkladığı ekonomik tedbirler piyasanın havasını zerrece değiştirmedi.

AK Parti bu işi yüzüne gözüne bulaştırdı. Farkındalar mı bilmiyorum ama ülkeyi tatsız bir noktaya doğru sürüklüyorlar.

Bu gidiş iyi bir gidiş değil.

Bu noktada YSK’nın daha fazla gecikmeden Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını vermesi ve seçimin tekrarlanması yolunu kapatması, ülke ve AK Parti için en hayırlı yol olacaktır.

Facebook Yorumları

reklam
27.05.2019
Türkiye Gemisi
17.05.2019
#sanatçıyadokunma!
10.05.2019
İktidar, YSK kararı ve muhalefet
3.05.2019
Ortada kalan ittifak
30.04.2019
23 Nisan ve linç girişimi
21.4.2019
HDP seçimlerde ne yaptı?
14.4.2019
AK Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı?
6.4.2019
Adresini arayan uyarı!
3.4.2019
Sıradaki kriz: S-400’ler
22.3.2019
Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği (*)
9.3.2019
Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz!
5.3.2019
CHP manifestosu neler vaat ediyor?
19.2.2019
AK Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor?
10.2.2019
Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezuela
29.1.2019
Trump’ın açtığı kapıdan giren mevzular
11.1.2019
Parti kapattırma sevdası
3.1.2019
“Alışamadık”
21.12.2018
Böyle gider mi?
14.12.2018
Oslo toplantısı AK Parti’nin oyunu mu?
30.11.2018
Seçimler ve iktidar koalisyonunun menüsü
27.11.2018
Osman Kavala’dan gizli örgüt lideri çıkmaz!
8.11.2018
Cumhur İttifakı çöker mi?
18.9.2018
Tekrar AB yoluna giriyor muyuz?
30.8.2018
Biraz vicdan…biraz adalet…hepsi bu!
23.8.2018
Kanal (3) Risk bombası!
17.8.2018
Kanal (2) Türkiye, ücretli geçişe zorlayabilir mi?
8.8.2018
Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı?
29.7.2018
N’olacak bu CHP’nin hali!
21.7.2018
Gitti OHAL, geldi “bu hal”!
6.7.2018
Seçimler ve başkanlık sistemi
7.6.2018
Aldatılmalara doyamıyoruz!
1.6.2018
Ahmet Maranki vakası
24.5.2018
HDP’nin konumu ve Millet İttifakı
28.4.2018
CHP’nin hamlesi
16.4.2018
“Siyasi ayak” Erdoğan iddiası...
26.3.2018
Boykot muhalefete yaramaz!
22.3.2018
Ötesini görmek
5.3.2018
İttifak yasasını anlama rehberi/ Sandık devletin “güvenli” kolları arasında
23.2.2018
HDP’de yeni dönem
12.2.2018
Olaylar, partiler ve yaklaşan seçimler
29.1.2018
Canan Kaftancıoğlu
3.1.2018
Ne zulüm ne merhamet; yalnızca adalet!
22.12.2017
Trump, ne yaptın sen!..
12.12.2017
Yeni Suudi veliaht (3) ABD bu işin neresinde?
24.11.2017
Yeni Suudi veliaht ne yapmak istiyor? (1)
3.11.2017
Gezi olayları ve Kavala hakkında bir tanıklık
27.10.2017
HDP’den özeleştirel çıkışlar
16.10.2017
AK Parti geç mi kaldı?
2.10.2017
Sosyalistler Kürt referandumuna nasıl baktı?
27.9.2017
Hamas: Meşruiyet arayışında bir adım daha
18.9.2017
Siyasal nebbaşlara geçit vermeyelim!
11.9.2017
Referanduma itirazlar ve PKK’nın tavrı
31.8.2017
Bülent Uluer’i uğurlarken
14.8.2017
Şu halimize bakın!
8.8.2017
Diyanetin FETÖ raporu: Niçin geç kaldım!
1.8.2017
Cumhuriyet gazetesi dâvâsı ve metal yorgunluğu
25.7.2017
Meclis’teki içtüzük bombası
18.7.2017
Kaçan fırsat
14.7.2017
Bazen bir yürüyüş, bir yürüyüşten fazlası olabilir
22.6.2017
Muhalefetinizi nasıl istersiniz?
17.6.2017
Dindarlar ve laikler arasındaki ilişkiler
11.6.2017
“Yan yana ve birarada olanlar”ın çağrısı
1.6.2017
İki kongre
26.5.2017
Hamas’ın meşruiyet arayışı
23.5.2017
CHP’de neler oluyor?
30.4.2017
Bu sonuçlar huzur verir mi?
10.4.2017
Son hafta için özet ve birkaç soru
29.3.2017
Referanduma giderken “Hak ve Adalet”
18.3.2017
Sorunları uhulet ve suhuletle çözmek
12.3.2017
Kılıçdaroğlu’nun “gafı” ve Alaattin’in Lambası
6.3.2017
28 Şubat’ın 20. yılında mağduriyet ve muktedirlik
26.2.2017
“Gırgır” dergisi kapanırken
19.2.2017
“Evet” nasıl anlatılıyor?
12.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim (2)
5.2.2017
Alt tarafı hükümet sistemi, deyip geçmeyelim!
29.1.2017
Müfredat değişikliğine Atatürk’ten başlamak
17.1.2017
Tunus başardı; ya Türkiye?
11.1.2017
Reina katliamı ve hayat tarzı tartışmaları
3.1.2017
Umutlandıran üç olay
28.12.2016
Kaos günlerinde referandum
22.12.2016
Ne günlerden geçiyoruz!
3.12.2016
AB’nin yolu kendisinden önemli
22.11.2016
Başkanlık sistemi ve düello
15.11.2016
CHP bildirisi ve iki cephe
7.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak? (2)
2.11.2016
Kışanak ve Anlı’yı hapsetmekle ne kazanılacak (1)
24.10.2016
Bahçeli bunu hep yapıyor
17.10.2016
CHP sempozyumu ve Ankara katliamı
9.10.2016
JİTEM’ci albay ve Cumartesi Anneleri
2.10.2016
Atışma değil tartışma ve reformun tam zamanı
25.9.2016
Tartışma ihtiyacı
18.9.2016
Hatâlı uygulamalar havayı iyice bozuyo
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive