Ali Türer



Bookmark and Share

ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE SON NOKTA: BUYURUN CENAZE NAMAZINA!


1.12.2019 - Bu Yazı 673 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçen hafta öğretmenler gününü kutladık! (kutlanacak bir öğretmenler gün kalmış gibi).

Cumhuriyet’in ilanından sonra Türkiye’de İlkokullara, köy okullarına, ortaokul ve liselere öğretmen yetiştirmek, bu öğretmenleri yetiştirecek eğitimcileri yetiştirmek siyasal savrulmalarla giderek karmaşıklaşan bir labirent içinde kendine yol bulmaya çalıştı. 1952- 1970 arasında öğretmen yetiştirme iyi kötü bir sistem bütünlüğüne ulaştı. Ama biz bunun kıymetini bilip geliştiremedik. 12 Eylül’ün ardından öğretmen yetiştirme ile birlikte eğitim sistemi çöküş sürecine girdi.

Gelin, bu serüven Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte 12 Eylüle kadar nasıl bir macera yaşadı, bugün hangi noktadayız, kabaca bir göz atalım.

Cumhuriyet’in ilanından 12 Eylül’e kadar öğretmen yetiştirmeye yön veren programlar 1924-1927 ilk öğretmen okulları ve Köy Öğretmen Okulları programları, Köy Enstitüleri Programı (1943) 1931-1937 ilk ve köy öğretmen okulları programları ile 1953 Öğretmen Okulları ve Köy Enstitüleri Programıdır.1937 Programında Askerlik Dersi yerini, 1952-1953 programında Din Dersine bırakacak, haftalık ders saati 35’e çıkacaktır.

Tek partili siyasal yaşamın dinamosu CHP, 2. Dünya savaşı koşullarında yaşanan mağduriyetlerin de etkisi ile 1945’lerden itibaren halk içindeki desteğini hızla yitirmeye başladı. 2. Dünya savaşı sonrası ortaya çıkan yeni koşullar, demokrasi arayışında yeni rüzgârların esmesine yol açıyor, tek partili siyasal yaşamı sürdürmek dış konjonktür açısından da giderek zorlaşıyordu. Bu durum CHP içinde karışıklara, yeni yapılanmalara, kamplaşmalara yol açıyordu. CHP bir yol ayrımına doğru hızla ilerliyordu.

Bu süreç içinde Milli Eğitim’de, pragmatik ve pozitivist anlayışı buluşturan, dayanışmacı, kolektivist Hassan Ali Yücel- İsmail Hakkı Tonguç dönemi sona erdi. Reşat Şemsettin Sirer ve ardından gelen Tevfik İleri dönemlerinde eğitimde köyü ekonomik ve sosyal yönden kalkındıracak lider yetiştirme politikası terk edilecekti.

1946 seçimlerinden sonra yeni Milli Eğitim Bakanı R. Şemsettin Sirer eliyle Köy Enstitülerini kapatma süreci başlatıldı. Köy Enstitülü öğretmenlerinin kurumları ile ilişkisi kesildi, Köy enstitülerinin programları değişti (1947-1948). 1950 Seçimleri ardından Sirer’in başlattığını, yeni Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri tamamlayacaktı.

Diğer yandan Ş. Sirer, “eğitimde toplulaştırma” düşüncesi temelinde öğretmen okullarını eğitim enstitülerine dönüştürmeyi düşünüyordu. Bu yolda Necati Orta Öğretmen Okuluadıyla Balıkesir’de kurulan (1946), daha sonra “Enstitü” adını alan okulu bu uygulamada “pilot okul” olarak kullanıyordu. Ancak IV. Şura ile birlikte bu uygulamaya son verildi. (1949).

1952 de yeni Öğretmen Okulları ve Köy Enstitüleri Program taslağı yayınlandı.  Taslak Şubat 1953’de toplanan V. Milli Eğitim Şurasında olduğu gibi kabul edildi. Ardından Köy Enstitüleri ve Öğretmen Okulları “İlk öğretmen Okulları” adı altında birleştirildiler (24 Ocak 1954, 6234 sayılı kanun).

İlkokullara öğretmen yetiştirmenin yasal ve pedagojik alt yapısını artık, 1953’den1970 yılına kadar yürürlükte kalacak olan bu program çerçevesi içinde oluşacaktı.

Bu programın ortaya çıkmasına Türkiye’ye davet edilen 1953 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarında Türkiye’de Necati Eğitim Enstitüsü dâhil 63 okulu ziyaret eden, konferanslar veren, V. Şura çalışmalarına katılan Roben J. Maaske’nin hazırladığı Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Hakkında Rapor ‘un (1955) katkısı önemliydi.

Maaske raporunda öğretmenliğin takdir gören bir meslek haline getirilmesini, öğretmen yetiştirme sürelerinin aşamalı olarak arttırılmasını, öğretmenin uygulama içinde yetişmesine önem verilmesini, öğretmen yetiştirme programlarının esnek olmasını, öğrencilerin ders dışı faaliyetlere katılmasına fırsat verilmesini öneriyordu. Öğretmen adayları öğretmen okullarındaki son iki yıllarını, gözlem ve uygulama içinde geçirmeliydiler. Köy Enstitüleri ile Öğretmen Okulları programları birleştirilmeliydi. (Maaske 1955: 5–27)

Yeni program bu önerileri dikkate aldı. Köy enstitüleri dahil bütün öğretmen okulları öğretmen adaylarını ortaöğretim üzeri üç yılda yetiştirmek üzere yeniden yapılandırıldılar. Kent köy ayrımı ortadan kalktı, “İlköğretmen Okulu” olarak tanımlandılar.

Yeni programla gelen önemli bir değişiklik de öğretmen okullarının son sınıflarına başarı ile gelmiş öğrenciler arasından, öğretmenler kurulunun seçeceği öğrencilere Yüksek Öğretmen Okullarında okuma fırsatı verilmesiydi. Okulun öğretmenler kurulu bu seçimi yaparken Fizik Kimya Biyoloji Matematik gibi derslerde öğrencilerin başarını göz önünde tutacaktı.

Seçilen öğrenciler, Yüksek Öğretmen Okulunda 1. Sınıfı “Hazırlık” sınıfı olarak okuyacaklar, bu sınıfı başarı ile tamamlayan üniversite sınavına girecek, bu sınavdaki başarı durumuna göre Fakültelerde branş eğitimini alacak; Yüksek öğretmende de öğretmenlik meslek derslerini alacak, okulun yurdunda da parasız yatılı olarak barınacaktı. Yüksek Öğretmen mezunları, atanacakları lise ya da öğretmen okulunda 6 yıl (yatılıklarının bir buçuk katı) mecburi hizmete tabi tutulacaklardı.

Öte yandan İlk Öğretmen Okullarını yatılı ya da gündüzlü bitiren ve atanan öğretmenler isterlerse Eğitim Enstitülerinde 2 yıl (1968’den sonra üç yıl) öğrenim görüp ardından Yüksek Öğretmen Okullarına yönelebileceklerdi. 

1953 programı ile gelen bir başka yenilik de 1957’de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Öğretmen Okulları Genel Müdürlüğü’nün kurulmasıdır. Bu kurul bünyesinde oluşturulan disiplin kurulu, öğretmen okullarında alınan disiplin kurulları kararlarının son onay mercii olacaktır.

Böylece, İlköğretmen Okulları, Eğitim Enstitüleri ve Yüksek öğretmen okulları ile Türkiye’de öğretmen yetiştirme ilk kez tek merkezden yönetiliyor, öğretmen yetiştirme bir sistem bütünlüğü göstermeye başlıyordu.

İçeriğine bakıldığında, programın öğrenci psikolojisine, sosyal psikolojiye dayalı pedagojik bir olgunluk içinde, bilimsel bir yaklaşım içinde olduğu görülür. Aynı zamanda, öğretmen okullarında sosyal- kültürel yaşama uygun demokratik bir okul yaşamı ön görülmüş, verilecek eğitimin öğrencinin hayatına dokunması hedeflenmiştir. Öğrenci güçlü, inançlı, kararlı çevresine lider olacak şekilde yetiştirilmek istenmektedir. Program öğretmeni bilimsel, pragmatik, sosyal yaşamı güçlendirmeye dönük, insanın yaşamına dokunan bir tutum içinde yetiştirmeyi amaçlar. Bu yönüyle programın Köy Enstitüleri deneyiminden yararlandığı söylenebilir.

Aynı zamanda bu özelliği ile program, M.K. Atatürk’ün eğitimde takip edilecek yol ile ilgili şu direktifine de uygundur:

“Eğitim ve öğretimde uygulanacak yol, bilgiyi insan için fazla bir süs, bir zorbalık aracı, ya da medeni bir zevkten çok maddi yaşamda başarılı olmayı sağlayacak pratik ve kullanılması mümkün bir araç haline getirmektir.”(M. K. Atatürk, 1 Mart 1923 Meclis Açılış Konuşması)

Oysa aynı program, diğer yandan “Milli Eğitim” politikası ile “Türk Kültürü” temelinde bütün farklılıkları yok sayan, kaynaşmış bütünleşmiş tek vücut halinde bir millet ortaya çıkarmayı kendine hedef belirlemiştir.  Bu da Atatürk’ün “Milli Eğitim” politikasına uygundur:

Milli eğitim programından söz ederken eski devrin boş inançlarından ve doğal özelliklerimizle hiç de ilgisi olmayan yabancı fikirlerden, doğudan Batı’dan gelebilen bütün etkilerden tamamen uzak, milli karakterimiz ve tarihimizle uyumlu bir kültür kastediyorum. Çünkü milli dehamızın tam olarak gelişmesi ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir. Lalettayin bir ecnebi kültürü şimdiye kadar takip olunan yabancı kültürlerin yıkıcı sonuçlarını tekrar ettirebilir. Kültür (haraseti fikriye) zeminle mütenasiptir. O zemin milletin seciyesidir. .”(M. K. Atatürk, 27 ekim 1927 Bursa Konuşması)

Pozitivist yaklaşım içinde ulaşılan bu eklektik eğitim politikası, kendi içinde çelişkilidir. Biraz dikkatli bakılırsa buradaki çelişkinin, bilimsel, gerçekçi, etkinlik merkezli, yer yer kolektivist eğitim yaklaşımı ile bireysel farklılıkları kolektif bilinç içinde eriterek siyasi birliği oluşturma arayışı arasında olduğu ve bu çelişkiyi uzlaştırmanın hiç de kolay olamayacağı görülecektir.

Cin şişeden çıkacak, Türkiye’de 1960 anayasası ile gelen görece demokratik ortamda, eğitim politikasındaki bu çelişkinin iki ayağı üzerinden gençlik giderek kamplaşacaktır.

Bu kamplaşma “Halkın kurtuluşu için” kendini feda etmeye hazır gençlikle “Türk Milleti için” ötekini harcamaya hazır gençlik arasında 1965’lerden sonra giderek sertleşmiş,  1970’lerden sonra siyasi çatışmaya dönüşmüştür. 

Çatışma sonunda fatura, yazık ki Türkiye gençliğine ve öğretmen yetiştirme sistemine çıkmıştır. Oysa 1952 öğretmen yetiştirme programı üzerinde yükselen “öğretmen yetiştirme sistemi” Türkiye’ye özgüdür ve son derece kullanışlıdır. R.J. Maaske’nin önerileri doğrultusunda bu sistem iyileştirilebilir öğretmen yetiştirme süreleri aşamalı olarak arttırılabilir, fakat ilköğretime, orta okullara, liselere öğretmen yetiştirme farklılığı sistem bütünlüğü içinde (bir birine eklemlenmiş biçimde) korunabilirdi.

Sonuçta ortada ne İlköğretmen okulu kaldı, ne Eğitim Enstitüsü, ne de Yüksek Öğretmen Okulu. Öğrenci olayları, terör gerekçe gösterilerek önce 1974’de öğretmen okulları yatılı olmaktan çıkarıldılar. 1974’de İlköğretmen Okulları, 1978’de Yüksek Öğretmen Okulları kapatıldılar. Eğitim Enstitüleri 1979’da dörder yıllık Öğretmen Yüksek Okullarına, sonra Eğitim Fakültelerine dönüştürüldüler.

Bugün okul öncesi, sınıf öğretmeni, ortaokul öğretmeni, lise öğretmeni aynı programla yetişiyor. Bunun dünyada bir örneği yoktur.

Bilimsel, dayanışmacı, etkinlik merkezli tutum; ancak, mevcut toplumsal yapıyı bütün farklılıkları ile olduğu gibi kabul eden, demokratik ilişkiler, uzlaşma, karşılıklı hoşgörü, farklılıklara saygı, hukukun üstünlüğü ve laiklik üzerinden sürdürülebilir; bu politika siyasi birlik arayışı ile daha kolay, daha sancısız, daha sağlıklı eklemlenebilirdi. Farklılıkları yok sayarak değil, farklılıklar içinden uzlaşma yolu ile, ortak paydalar üzerinden bir yol bulunabilirdi.

Böylece değişimi istikrar içinde sürdürebilir, istikrarı değişim içinde güvence altına alabilirdik.

Biz de bugün, başka bir tarih yazıyor olurduk. Yazık ki bunu beceremedik.

İnsan 12 Eylüle giden süreçte yaşananlara bakınca, sanki görünmez bazı ellerce yaratılan bir senaryonun başarılı bir biçimde uygulandığı gibi bir izlenime kapılıyor. Kimimiz bu senaryo içinde bilinçli ya da bilinçsiz rol aldık, kimimiz ise sadece seyrettik.

Bugün öğretmen yetiştirmede geldiğimiz nokta ne? Diyanet İşleri Başkanlığı öğretmen ataması yapmaya hazırlanıyor, Öğretmen atamak için adayları mülakata çağırıyor.

İşte sözün bittiği nokta burası, Buyurun cenaze namazına!

Kaynak: Öğretmen Okulları ve Köy Enstitüleri Programı (Taslak) (Milli Eğitim Yayınevi, 1952)

Facebook Yorumları

reklam
1.12.2019
ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE SON NOKTA: BUYURUN CENAZE NAMAZINA!
16.11.2019
YÜKSELEN DUVARLAR VE İKİYÜZLÜLÜK ÜZERİNE
4.11.2019
KİM KAYBEDİYOR?
28.10.2019
NECATİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TARİHİNDEN: ADNAN ÇAKMAKÇIOĞLU (1922-1998)
10.10.2019
OPERASYONA İÇİ YANARAK DESTEK OLANLARA BİR SORU!
28.09.2019
NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TARİHİNDEN: OSMAN HATİPOĞLU
22.09.2019
POSMODERN SÜREÇTE EĞİTİM
31.08.2019
HUKUK DEVLETİ OLMADAN MODERN DEVLET OLUNMAZ!
28.08.2019
BİR ÖĞRETMEN YETİŞTİRME MODELİ: NECATİBEY EĞİTİM FAKÜLTESİ
3.08.2019
KAZ DAĞLARINA BAK, EĞİTİM İLE YABANCILAŞMIŞ İNSANI GÖR!
26.07.2019
İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR?
17.07.2019
MUHALEFET, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI?
10.07.2019
BALIKESİR HALKEVİ NECATİ ÖĞRETMEN OKULU İLİŞKİSİ
20.06.2019
İSTANBUL SEÇİMLERİNDE YILDIRIMA TÜRKTELEKOM DESTEĞİ
28.05.2019
BU REFORMLA ÖĞRENCİ, SORU YERİNE SORUN ÇÖZEBİLECEK Mİ?
6.05.2019
TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!
12.4.2019
İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE!
1.4.2019
AYIPLI SEÇİM!
27.12.2018
TOPLUMUN YENİ YIL HEDİYESİ SAVAŞ MI OLACAK!
12.12.2018
ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞA ÜZERİNE (2)
26.11.2018
ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞANIN TEMELİNDE NE VAR?
13.11.2018
GÜZEL NEDİR, SEÇİM GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT?
5.11.2018
MAHCUP MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE!
14.10.2018
BEKA SORUNU!
14.9.2018
KARMA EĞİTİM İLKESİNE ALTERNATİF OLUŞTURMAK DEMOKRATİK GÖREV OLABİLİR Mİ?
10.9.2018
PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA! (DİKİLİ ÖRNEĞİ)
19.8.2018
POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (2)
13.8.2018
POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1)
1.7.2018
EĞİTİM HAKKI VE LİSEYE GEÇİŞ MODELİ ÜZERİNE
22.6.2018
SATİ BEY’İN TÜRKİYEDE EĞİTİMİN MODERNLEŞMESİNE KATKILARI!
11.6.2018
ERDEMLİ İNSAN YETİŞTİRME YOLU OLARAK EĞİTİM!
4.6.2018
EĞİTİMDE ETİK VE AHLAKİLİK SORUNU!
30.4.2018
CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN BİR FİKRİM VAR!
3.4.2018
TEOG YERİNE BU SİSTEMİ Mİ BULDUNUZ?
28.12.2017
2017’DE EĞİTİMDE NE DEĞİŞTİ!
12.12.2017
PARASI OLANA EĞİTİM VE SAĞLIK/ BAĞLILIĞI OLANA İŞ VE KORUMA!
8.11.2017
ÖĞRETMEN NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ!
9.10.2017
Lider Nasıl Yetişir?
27.9.2017
SORUN TEOG DEĞİL, YÖNLENDİRME SİSTEMİ!
6.9.2017
EĞİTİMDE ADALET VARMI?
12.8.2017
UHREVİLEŞMEYE DOĞRU!
25.7.2017
“YENİ” PROGRAMLAR ÜLKEYE NE GETİRİR!
1.7.2017
ANLAM ARAYIŞI
22.6.2017
ZORUNLU ARABULUCULUK!
9.6.2017
Mesleki eğitim anlayışımız nasıl doğdu, nasıl gelişti?
29.5.2017
ÖĞRETMEN NASIL GÖRÜNMELİ?
9.5.2017
CHP’nin sorunu, Türkiye’nin sorunu!
25.4.2017
“Biz ve diğerleri”/ ikiyüzlü siyaset üzerine!
16.4.2017
BİR TEŞEKKÜR İÇİN BORÇLANMAK!
3.4.2017
YGS SONUÇLARI VE ORTAYA ÇIKAN EĞİTİM HALİ ÜZERİNE?
19.3.2017
Öğretmen Atamalarında Keyfilik!
5.2.2017
Evrim karşıtı yapılandırmacılar!
28.1.2017
BİREY OLABİLMEK!
18.1.2017
Akıl tutulması
9.1.2017
Zihinsel beceri ve yaratıcılık nasıl ölçülür?
1.1.2017
Yeni Yıl Kutlamasına İntizar
19.12.2016
EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALE VE DEĞİŞİM İHTİYACI
8.12.2016
İDEOLOJİ, EĞİTİM VE DEĞİŞİM!
13.11.2016
Bu topraklarda yalnız biat kültürü mü üretebildik?
24.10.2016
Maceracılık mı, kontrol altında tutma mı?
20.9.2016
GAYRETTEPE’DE BİR TARIK AKAN!
30.8.2016
Demokrasiyi savunma adına!
15.8.2016
Hani temel eğitim on iki yıla çıkmıştı?
22.7.2016
Fırsat siyasetinin sonu: Bataklık!
16.6.2016
Bu çığlığa kulak verin!
15.5.2016
Eğitim anlayışımızı etkileyen felsefi akımlar!
9.5.2016
Oldu Bittiyi Kabul Etmek
2.5.2016
ANAYASADA YAZINCA LAİK Mİ OLUNUYOR?
23.4.2016
YİBO’lar Bu Alternatif Eğitim Projesi İçin mi kapatıldı?
12.4.2016
Muhalefet Sorunu
28.3.2016
BİZE HER GÜN 1 NİSAN!
6.3.2016
İşte Başkanlık, İşte Özyönetim!
28.2.2016
İki Yüzlü Siyaset!
15.2.2016
Teröre Destek mi dediniz?
27.1.2016
BAKAN TALİMAT VERDİ: ÖDEV VERMEYİN!
18.1.2016
BİLDİRGE İLE GELEN
11.1.2016
Kırmızı Çizgiler ve Paranoyalar Üzerine
2.1.2016
Yeni Yıl Kutlamasına İntizar
25.12.2015
Bu Çocuklar Neden Ölüyor, Kim Öldürüyor?
21.12.2015
Türkiye’de Eğitimde Son On Yılda Ne Değişti? (2)
14.12.2015
Türkiye’de Eğitimde Son On Yılda Ne Değişti? (1)
4.12.2015
Ya kurbansın ya kurtarıcı
22.11.2015
Üniversitelere Kayyum Ne getirir?
15.11.2015
İstikrar ve Kontrol Aracı Olarak İslami Düşünce!
6.11.2015
HDP Bu Oyuna Gelmemeliydi!
30.10.2015
Aslan nasıl terbiye edilir!
25.10.2015
Eski Karesi Ne Olacak?
19.10.2015
Ankara Katliamı Ardından Bir Değerlendirme
12.10.2015
Sorumlu Kim?
5.10.2015
NE ÇEKTİN BE ÖĞRETMENİM!
29.9.2015
İÇİMİZDEKİ DÜŞMAN!
10.9.2015
Kirli siyasetin keklikleri!
5.9.2015
İNTİZAR
1.9.2015
TÜRK İŞİ DEMOKRASİ
25.8.2015
Türk sorunu nasıl çözülür?
18.8.2015
BU POLİTİKALAR SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
11.8.2015
SAVAŞ MI DEMOKRASİ Mİ?
29.7.2015
Birini kullan, birini oyala, diğerini yok et!
24.7.2015
ŞİDDET YOLUYLA GÜÇ DEVŞİRME
6.7.2015
EĞİTİMDE EN BAŞARILI İL NEDEN TUNCELİ?
28.6.2015
YÖNLENDİRME OLMADAN YERLEŞTİRME: TEOG
22.6.2015
Siyaset lidere dayalı kümelenme olmaktan çıkmalı?
15.6.2015
KÖTÜ KOKULAR GELİYOR!
2.6.2015
İhtiyacımız olan fetih ruhu mu?
26.5.2015
KOALİSYONDANKORKMAK MI GEREK?
17.5.2015
Günümüz eğitiminin seçimler üzerine etkisi
4.5.2015
Baskı ve korku ile sonuca gitmek!
25.4.2015
23 Nisan’ı gururla yaşayabilmek!
21.4.2015
SEÇİM, PARTİLER VE GELECEĞE DAİR!
13.4.2015
Ortada silah varsa o bir gün patlar!
06.04.2015
Hukukun olmadığı yerde meydan ikiyüzlülüğe kalır!
30.03.2015
Kalitesiz eğitimi kaliteli sorularla niye ölçtünüz?
22.03.2015
Çanakkale savaşı zafer mi, trajedi mi?
16.03.2015
Anlamak için inanıyoruma geri mi dönmeli?
02.03.2015
Bakan Avcı doğruyu söylemiyor!
23.02.2015
Eril kültür, cinsiyetçi eğitim ve sonuçları!
16.02.2015
Çözüm sürecinde kritik dönemeç!
10.02.2015
Algı operasyonları ve sivilsizliğe dair
27.01.2015
BU BÖLÜNMÜŞLÜKTEN NE ÇIKAR?
19.01.2015
ALİCE HALA UYUYOR MU?
12.01.2015
Aynaya bakma zamanı...
05.01.2015
YENİ YILDAN UMUTLU MUYUZ?
29.12.2014
Eğitimde kalite bu bütçeyle Allaha emanet!
15.12.2014
İman gücü ile siyaset!
08.12.2014
19. Şura kararları ve eşeklikten kurtulmaya dair!
1.12.2014
Ortaöğretimde ne öğretiyoruz, nasıl öğretiyoruz?
24.11.2014
Ortaöğretimde okullaşma ne kadar sağlıklı!
10.11.2014
Yetenek ve amaç eğitiminde nerdeyiz!
03.11.2014
Lidere dayalı çözümsüzlük!
27.10.2014
Çözüme ve zeytinliklere dair!
20.10.2014
Böyle mi Türkiyelileşeceksiniz?
13.10.2014
Dış ve iç siyaset üzerine sorular, kaygılar!
29.09.2014
Dindersi zorunlu, baş (örtüsü) özgür!
15.09.2014
Alkolü yasaklarsan bonzai patlar!
08.09.2014
Eğitimde keyfililik dönemi!
1.09.2014
Mutlak iyilik adına yapılan mutlak kötülükler üzerine!
26.08.2014
Demokratlık nerede, mezhepçilik-milliyetçilik nerede başlar?
18.08.2014
Kimlik siyaseti girdabından Türkiye nasıl kurtulur?
11.08.2014
Ulusalcılarımızın ruh hali neden önemli!
04.08.2014
EĞİTİM SİSTEMİNDE YAŞANAN TAHRİBAT ÜZERİNE?
22.07.2014
Özerkleşme, yerelleşme, otoriterleşme ve sol liberal tutum üzerine!
14.07.2014
Çağdaş Türkiye yolunda, hangi aday yürüyor?
07.07.2014
Eğitimde yapılanmanın yeni yüzü üstüne!
30.06.2014
Siyaset ve siyasetin dili üzerine!
24.06.2014
Ortak aday ve hesap bozacak gelişmeler üzerine!
16.06.2014
Şiddetin bölgesel yüzü ve düşündürdükleri!
09.06.2014
Şiddetin sürdüğü yerde çözüm mümkün mü?
02.06.2014
Siyasette yeni arayışlar çözüme katkı sunuyor mu?
26.05.2014
Acı yükselirken vicdan betonlaşıyorsa!
19.05.2014
UTANDIM!
12.05.2014
Eğitim sistemi çocuklarımıza sahip çıkıyor mu?
05.05.2014
Türkiye’de gazeteci olmak,demokrat olmak!
28.04.2014
Siyasallaşan kurumlar, lidere endeksli siyaset!
21.04.2014
ÖZERK OLUNCA DEMOKRATİK DE OLACAK MI?
14.04.2014
Vicdan sahibi miyiz, vicdanlarımız ne kadar özgür?
07.04.2014
Yerel seçimde kaybedenler üzerine bir değerlendirme?
31.03.2014
SEÇİMLİK DEMOKRASİDEN NE ÖĞRENDİK, NE ÖĞRENEMEDİK?
24.03.2014
AKLI BAŞINDA SİYASETE ÇAĞRI!
17.03.2014
GÖRÜNENİN ARDINDA GERÇEKTE NE VAR?
10.03.2014
EĞİTİM SİSTEMİ NASIL KURTULUR?
03.03.2014
Eğitim sisteminde operasyonun adı: kadrolaşma, özelleştirme!
24.02.2014
Otoriter yöntemle sorun çözme geleneği üzerine
17.02.2014
Eğitim sisteminde yeni bir kadrolaşmaya doğru
10.02.2014
Gerçeklerin üstü itina ile örtülür!
03.02.2014
Siyasi bir cinnet hali mi yaşıyoruz?
28.01.2014
Çürüme artarken umut artmıyorsa!
13.01.2014
Kurtarıcı sistemde bir durum tespiti
06.01.2014
DERİN DEVLETTE KALICI UZLAŞMA OLUR MU?
30.12.2013
Kirli sistem suçüstü yakalanmıştır!
23.12.2013
Gençlere böyle mi örnek olacağız?
16.12.2013
EĞİTİMDE İŞLER YOLUNDA MI?
09.12.2013
Devletin mahremiyetinde başka neler var?
02.12.2013
Zorunlu din dersi ne kadar ahlaki?
25.11.2013
EĞİTİMCİLERİMİZE SAYGI, ZULMEDENLERE LANET!
18.11.2013
İSLAMİ EĞİTİM NASILDI? NE GETİRDİ?
11.11.2013
İktidarın gençlik politikası ne getirir?
04.11.2013
Ve başörtüsü meclise girdi, peki ne değişti?
28.10.2013
Sahip çıkamadığımız bir meslek: öğretmenlik!
21.10.2013
Avrupa’ya başka ODTÜ’ye başka bayram mesajı
07.10.2013
“Demokratikleşme” paketi eğitimde fırsat eşitliğine ne getirdi?
30.09.2013
Eğitim sistemimiz, her yanından su alan koca bir gemi!
17.09.2013
SOKAĞIN ROLÜNÜ VE GÜCÜNÜ DOĞRU KAVRAMAK
02.09.2013
Yasanın ya içindesindir ya da dışında!
26.08.2013
Çözümsüzlüğe beş kala artan tehlike ve umut!
19.08.2013
Zorunlu eğitim dindar gençlik yetiştirme aracı mı?
12.08.2013
Kurtarıcı hukukuyla adalet arayışı mümkün mü?
05.08.2013
Muhalefetteki boşluk ve BDP'nin Türkiyelileşmesi üzerine!
29.07.2013
Eğitimde reform neye bağlı?
22.07.2013
Umut tüketen siyaset
15.07.2013
Kin güden, hesap soran siyaset!
09.07.2013
ÜÇ GENCİMİZDEN BİRİ NEREDE?
1.07.2013
Yaratılanı yaratandan ötürü seven siyaset!
24.06.2013
Nerede duracağını bilmek!
17.06.2013
Kusura bakmasın ama başbakan çatışmayı yönetemedi!
10.06.2013
Doksan kuşağının verdiği ders: yeni tarz siyaset!
03.06.2013
Ayrıştırıcı politikalar ve sonuçları üzerine
27.05.2013
Hükümetten eğitime yeni müdahaleler
19.05.2013
Siyasetin dili üzerine!
12.05.2013
İKTİDARIN MUHALEFETİ KONTROL ETME POLİTİKALARI ÜZERİNE
04.05.2013
1 Mayıs’ta ortaya çıkan sendikalardan tahammülsüzlük üzerine
29.04.2013
“Kul hakkı” kavramın siyaset oluşturucu rolü üzerine
22.04.2013
Siyasette politik körlük ve “kul hakkı” üzerine
24.03.2013
TEDBİRLİ BİR İYİMSERLİK İÇİNDE, AMA TEDİRGİNİZ!
18.03.2013
“Barış Süreci”nde beklentiler-sorular
04.03.2013
CHP’NİN HALLERİ ÜZERİNE BİR TANIKLIK (1997-2013)
25.02.2013
Milliyetçilik kötü de İslamcılık iyi mi?
11.02.2013
Türkiye'de ailelerin eğitimden beklentileri
04.02.2013
Yargıya güvensizlik bilinçli olarak mı kışkırtılıyor?
28.01.2013
KAMU VİCDANINA DÜŞEN KARA LEKELER!
21.01.2013
Eğitime “ahlaki” müdahaleler artıyor!
15.01.2013
TÜRKİYE ÖĞRETMEN ÖRGÜTLENMESİNDE YÜZ YILIN KISA TARİHİ (1913- 2013)
07.01.2013
Barıştan söz edenler, yeni bir Türkiye'ye hazırmısınız?
31.12.2012
Yüksek öğretim yasa tasarısı ne getiriyor?
24.12.2012
Ya tuz da kokarsa?
17.12.2012
Ergenekon davası ve ortaya çıkan kamplaşma üzerine
10.12.2012
Velayet kültürü için demokrasi arayışı
03.12.2012
Siyaset gerginlik kaynağı haline gelirse
24.11.2012
Öğretmenlik devlet görevi mi olmalı, kamu görevi mi?
19.11.2012
Türk eğitm sisteminde fırsat eşitliği var mı?
13.11.2012
M.K.Atatürk'ün eğitim ile ilgili düşünceleri
04.11.2012
Eğitime İdeolojik Müdahale Mesleki Eğitimde Gelişmeyi Engelliyor.
22.10.2012
TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR?
13.10.2012
KAZ DAĞLARINDAN ELİNİZİ ÇEKİN!
07.10.2012
ON İKİ YILLIK ZORUNLU/SORUNLU EĞİTİM ÜZERİNE!
01.10.2012
ŞİDDET TERBİYE ARACI OLARAK KULLANILAMAZ
23.09.2012
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE KALİTENİN ARTTIRILMASI ÜZERİNE (2)
16.09.2012
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE KALİTENİN ARTTIRILMASI ÜZERİNE (1)
07.09.2012
ŞEHİTLERE RAHMET, ARKADA KALANLARA SABIR!
04.09.2012
+4+4 KADEMELİ EĞTİMİN MUHTEMEL SONUÇLARI ÜZERİNE
28.08.2012
NE ZAMAN BİTECEK BU KAN TUTMA HALİ!
21.08.2012
NE OLACAK BU ÜNİVERSİTELERİN HALİ?
13.08.2012
TEK AYAKÜSTÜNDE DÜŞE KALKA SİYASET!
06.08.2012
KURUTUN ŞU BATAKLIĞI; SUSSUN SAVAŞ BEYLERİ!
30.07.2012
AKP’NİN ARAYIŞI YERELLEŞME Mİ, MERKEZİLEŞME Mİ?
24.07.2012
LİBERAL DEMOKRASİ TARİHİN SONU MU?
16.07.2012
İNSANLARIN KENDİNİ AŞAĞILANMIŞ HİSSETTİĞİ BİR YAPIYA DEMOKRASİ DENİR Mİ?
12.07.2012
BUNLAR SADECE KENDİLERİNE MÜSLÜMAN!
01.07.2012
SENDİKALARIN, SENDİKACILARIN ÜZERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN!
26.06.2012
ÇÖZÜM, BAŞKA TÜRLÜ OLUNAMAYACAK YERDE ORTAYA ÇIKIYOR
18.06.2012
Küreselleşme Emekçilerin Örgütlenmesini Nasıl Etkiliyor?
11.06.2012
Yeni Tutucular Bulanık Suda Balık Avlıyor.
02.06.2012
Yeni Tutuculuk Eliyle Yaşam Tasarımı ve Sonuçlarımar
26.05.2012
SOSYALİSTLER KENDİNİ YENİLEMENİN NERESİNDE? (2)
19.05.2012
SOSYALİSTLER KENDİNİ YENİLEMENİN NERESİNDE? (1)
14.05.2012
Eğitim anlayışımızın sosyal,siyasal,mesleki yaşantımız üzerindeki etkileri
06.05.2012
ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİK TASLAĞI NE GETİRİYOR?
28.04.2012
Neden Bir Türlü Normalleşemiyoruz!
16.04.2012
YENİ ANAYAYASA HELALLAŞMAK İÇİN FIRSSATTIR!
08.04.2012
ANADİLİ EK DERS YAPMAK, O DİLİ KULLANANA HAKARETİR!
31.03.2012
4+4+4 TAMAM, DERSANELER KAPANACAK! PEKİ, ŞİMDİ NE OLACAK?
26.03.2012
YENİ ANAYASA NE KADAR “YENİ” OLACAK?
19.03.2012
ÖĞRETMENLER! 16 MART’I HATIRLAYANINIZ VAR MI?
10.03.2012
EĞİTİM SİSTEMİNE İDEOLOJİK MÜDAHELE EDEREK TÜRKİYE’YE KÖTÜLÜK ETMEYİN!
04.03.2012
KATSAYIYI KALDIRMA, KADEMELİ EĞİTİM MESLEKİ EĞİTİME ÇARE Mİ?
24.02.2012
4+4+4= 12 yıllık kesintili eğitim yasa tasarısı üzerine değerlendirme
19.02.2012
HÜKÜMET İMAM HATİPLARİN ORTA KISMINI YENİDEN AÇMAYA HAZIRLANIYOR
07.02.2012
TÜRKİYEDE ÖĞRETMENDEN NE BEKLİYORUZ! MEMURLUK MU, LİDERLİK Mİ ?
03.02.2012
TÜRKİYEDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME
02.02.2012
Zihinsel Engelli Aileler ve Çocuklar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive