Ali Türer



Bookmark and Share

NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TARİHİNDEN: OSMAN HATİPOĞLU


28.09.2019 - Bu Yazı 281 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Osman Hatipoğlu Matematik öğretmenidir. Aynı zamanda Necati Eğitim Enstitüsü ve İlköğretmen Okulu tarihinde, en uzun müdürlük yapmış isimdir (1962-1972 yılları arası).

Babacan, müşfik, halden anlayan, öğrencisini kazanmayı bilen, öğrencisine maddi manevi her türlü desteği veren özellikleri ile öğrencileri arasında sevilen, saygı gören efsaneleşmiş bir kişiliktir.

Necati Eğitim Enstitüsü ve İlköğretmen Okulu içinde kendisine tahsis edilen lojmanda Balıkesir Kız Meslek Lisesi Müdürü olan eşiyle birlikte kalmaktadır. Çocukları olmamıştır, öğrencilerine bunca düşkünlüğü, öğrencilerini oğlu-kızı gibi görmesi biraz da bundandır.

 

(Hüseyin Çalışkan tanıklığı)

Kaplumbağa tipi küçük bir arabası vardır. Kız Meslek Lisesi ile Necati Eğitim Enstitüsü arası aslında çok kısa bir mesafe olmasına karşın eşine kıyamaz, eşini okuldaki görevine arabasıyla götürmeyi alışkanlık haline getirmiştir. 

Fakat arabayı okulda park ettiği yer oldukça dar bir alandır, bu alanda manevra yapmak da öyle kolay değildir, arabayı yola döndüreyim derken kan ter içinde kaldığını öğrencileri fark etmişlerdir. Hocaları görünür görünmez, 5-6 öğrenci bir araya gelir arabayı tutup çevirirler, arabayı yola zahmetsizce çıkmaya hazır hale getiriverirler. Biride kapıyı açar hocasını içeri buyur eder.

Hatipoğlu mahzunlaşır, “Çocuklar gene beni mahcup ettiniz” der, demesine de diğer yandan kendisine gösterilen bu ilgiden çok memnun kaldığını da gizlemez. Artık bu durum, öğrencilerin öğretmenlerine minnet borcu olarak, her sabah tekrarlanan bir ritüel haline gelmiştir.

***

Osman Hatipoğlu bu ilgiyi aslında fazlası ile hak etmektedir.

Okulda öğrencilerin %75’i yatılıdır. Kış geceleri uzundur. Sonraki günün derslerine hazırlanmak lazımdır, sınavların da eli kulağındadır. Yemekhane açık olsa da mutfak kısmı akşamları belirli bir saatten sonra doğal olarak kapatılır. Fakat Hatipoğlu ekmek peynir yiyecek bir şeyler hazırlayıp bir tepsi içinde yemekhanedeki masaların üzerine bırakılmasını hizmetlilere tembih etmiştir, gece sınıflarda ders çalışırken karnı acıkan olursa, gitsin de karnını doyursun diye.

Onu bir gece yarısı pijamalarının üstüne meşhur paltosunu çekmiş, ayağına terliklerini geçirmiş yatakhanede çocuklarını yoklamaya giderken görebilirsiniz. Kimi öğrencisinin üstünü örter, kiminin yere düşmüş bir eşyasını kaldırır.

Bazen akşam olunca öğrencilerden birkaç kafadar Balıkesir’in salaş meyhanelerinden birine efkâr dağıtmaya giderler. Arkadaşlarından biri mutlaka oldukça dertlidir, ya âşıktır, sevgiliye açılamaz, ya da evden olmadık acılı bir haber almıştır. Dertli ölçüyü kaçırır, sarhoş olur. Serde delikanlılık vardır, hıncını okulun arkasında ıskartaya çıkarılmış tahta bir dolaptan alır, yumruğu vurmasıyla eskimiş kontrplak göçer, gencin kolunu keser.

Kimse farkına bile varamamıştır, Hatipoğlu öğrencilerin dibinde bitivermiştir. Tutar öğrencinin yaralarını bir güzel temizler, sargı bezi ile sarar. Sonra da “Aman kimse duymasın çocuklar, Mahir Hocanızın kulağına gitmesin (Mahir Gürsel Müdür Yardımcısıdır, Hatipoğlu’nun yumuşak başlılığını disiplini ele dengelemesini bilir) boşboğazlık edip kimseye de söylemeyin, arkadaşınız öğretmen olacak itibarı zedelenir sonra, sakın ha…” der.

Ertesi gün öğrenci kendine gelmiş, utancından yerin dibine girecek delik aramaktadır. Dayak yemişten bin beterdir, pişmandır. Hocasından dayağı yemiş olsa, üzerindeki etkisinin o kadar olmayacağı çok açıktır. Hocasının yüzüne nasıl bakacaktır, onu düşünmektedir. Hatipoğlu işin farkındadır, öğrencisini tanır, dersini aldığını bilir, olay büyütülmeden kapatılır. Geriye öğrencinin hocasına duyduğu minnet kalır. Hayatı boyunca böyle bir duruma bir kez daha düşmeyecektir.

****

Bir gün yine öğrencilerin akşam gittikleri bir düğünde olaya karıştıkları haberi gelir. Şikâyet vardır, polisler okula öğrenciyi almaya gelmişlerdir. O yumuşak adam gitmiş, Hatipoğlu kartal kesilmiştir. Öğrencisini polise vermemeye kararlıdır. Okula gelen polislere “Tamam der, mesaj alındı. Siz rahat olun, bunu bana bırakın, ben onun dersini veririm.”

Oysa müdürlüğü bıraktıktan fazla değil üç-beş yıl sonra Necati Eğitim Enstitüsünde aklının ucundan geçiremeyeceği olaylar yaşanacaktır. Polisler değil okulda, koridorlarda cirit atacaklar, sınıflara girip çıkacaklar, ideolojik tutumlarına uygun biçimde yerli yersiz müdahalelerde bulunarak olayların çığırdan çıkmasına bir çeşit katkıda bulunacaklardır.

****

Hatipoğlu yerine göre de son derece yumuşak kalplidir. Okul yine bir Bayram tatiline girmeye hazırlanmaktadır. Öğrencilere, kısa bir süre de olsa aileleri ile birlikte olma, hasret giderme fırsatı doğmuştur. Fakat çoğunun cebinde beş para yoktur. “Hatipoğlu para dağıtıyor” diye bir haber gelir. Müdür Kapısının önünde (zaten o kapı hep açıktır) öğrenciler sıraya girerler.

Hatipoğlu sorar “Memleketin neresi?”, “Afyon” der öğrenci. “Ha öyle mi, senin yolun uzun al bakayım”. “Senin neresi?”, “İzmir “, “Eh yakınmış trenle gider gelirsin, bu sana yeter, al sen de bunu!” Hatipoğlu o gün aldığı maaşı olduğu gibi dağıtmıştır. Ama kapıda hala bir iki öğrenci beklemektedir. Koltuğundan kalkar, ceplerini dışarı çıkarır. “Valla beş kuruşum kalmadı” der. Ama hemen ardından göz kırparak ekler. “Siz bir de yengenizi bir yoklayın. O da bugün maaş aldı, çabuk çabuk durmayın gidin hadi..”

Bayram sonrası okula dönüşte öğrenciler aldıkları paraları Hatipoğluna geri vermek isterler. Kapıdan giren öğrencinin hareketinden derdini hemen anlar Hatipoğlu, “O ne, boş ver, onunla arkadaşlarına gazoz ısmarlarsın, hadi bakalım işim var benim”der.

Okulda her ay “Çay” adı altında kantinde eğlence düzenlenmektedir. Bir caz grubunun çaldığı müzik eşliğinde Hatipoğlu ilk dansı öğrencinden birini kaldırarak açar. Ardından erkek öğrenciler gündüzlü okuyan kız arkadaşlarını birer birer dansa kaldırırlar. Birkaç gün öncesinden erkek erkeğe yatakhanede alıştırma yapılmıştır. Sonra Hatipoğlu ve öğretmenler usulca sahneyi öğrencilere bırakır çekilip giderler, öğrenciler kendi kendilerine eğlenmeye devam ederler. Böylece okulda bir boyutuyla sosyalleşme eğitimi verilmiş olur.

****

27 Mayıs 1960 devirmesinin sonra, gelişmelerden memnun olmayan Kara Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir öncülüğünde 22 Şubat 1962’de Türkiye’de bir ayaklanma girişimi daha yaşanır.  Olaylar sırasında 6’sı subay 2’si harp okulu öğrencisi 8 kişi hayatını kaybeder. Kalkışma başarısız olmuş, bastırılmıştır. Olaya karışan askeri yöneticiler ağır hapis cezalarına çarptırılmışlardır. Kara Harp Okulundan 1.459 öğrenci de atılmıştır. Aslında bu gençlerin birçoğunun olaydan haberi bile yoktur. Okulda tatbikat var diye alarm verilmiş, silahını alanın dışarı çıkması istenmiştir. Bu öğrenciler sonuçta, o gün için ülkenin en kaliteli eğitim veren kurumunda eğitim görmektedirler. Tümüyle bir kenara atılmaları kimsenin yararına değildir. Olaya bilinçli katılan az sayıda öğrenci dışında kalanlar Türkiye’de faaliyette bulunan10 eğitim enstitüsüne dağıtılırlar. Tıpkı Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitünün kapatılması sırasında (1947) olduğu gibi 1962 yılında da bu öğrencilerden 52’si Necati Eğitim Enstitüsüne gönderilecektir.

Bu öğrencilerin geleceği haberini alınca Osman Hatipoğlu konferans salonuna herkesi toplar.

“Ben bugüne kadar sizden hiçbir şey istemedim” der. “Şimdi siz öğrencilerimden bir ricam olacak. Aranıza 52 arkadaşınız daha katılacak. Bu öğrenciler okulumuza Harp Okulundan gelecekler. Bu arkadaşlarınıza kucak açacaksınız, onları kardeşiniz bileceksiniz. Başlarına bir şey gelmiş, onları bağrınıza basın, kendilerini burada yalnız, dışlanmış hissetmesinler. Sizden isteğim bu!” der. Böylece, okulu bu öğrencilere hazırlama işi tamamlanmıştır.

Gerçekten Harp Okulundan gelen öğrenciler son derece disiplinlidirler. Onlara öğretmenlik çok iyi gelir. Necati Eğitim Enstitüsünden başlarına gelenden memnun ayrılacaklar, hemen hepsi çok iyi birer öğretmen olacaklar, okulun başarısına da çok şey katacaklardır.

****

Dönem sonunda kimin mezun olacağı ile ilgili listenin okulun giriş kapısında bir yere asılması bir rutin haline gelmiştir. Bu okuldan mezun olmak öyle kolay bir iş de değildir. Öğrenciler listede mezun olanlar belli olur olmaz, sağda solda mezun avına çıkarlar. Haberli- habersiz dolaşan mezunları yakalar, karga tulumba yapıp bahçedeki havuza atarlar. Bu gelenek Necati Eğitim Fakültesi döneminde de o havuz iptal edilene kadar sürmüştür.

1965- 1966 öğretim yılı sonudur. Mezunlar listesinin asılmasını öğrenciler merak ve heyecan içinde beklenmektedirler. Liste henüz asılmamıştır, ama okulun Müdürü olarak Hatipoğlu o listede kim var kim yok elbette bilmektedir. Hatipoğlu balkonda görünür. Sözde kimseye çaktırmadan kendisini fark eden öğrencilere işareti verir, “Ahmeti, Ahmeti yakalayın!” der. Ahmet vaziyeti anında anlamıştır, başlar kaçmaya. Ama arkadaşları peşindedirler, uzun sürmez Ahmet yakalanır, hooop haydi havuza…

****

Osman Hatipoğlu, öğrencilerini hep iyiye, güzele yönlendirmeyi başarmış bir eğitimcimiz. Onun davranışlarında, benlik duygusuna zarar vermeden bir gencin kişiliğini bulmasına nasıl yardım edilebileceğinin en güzel örneklerine tanık oluyoruz. Onun yönetiminde Necati Eğitim Enstitüsü ve İlköğretmen Okulu en parlak yıllarını yaşadı.

Ülkenin dört bir yanında ilkokullarda ortaokullarda öğretmenlik yapmış, kimi yazar, kimi bilim insanı olmuş öğrencilerinin pek çoğu, bugün emekliliklerini yaşıyorlar. Öğrencileri olarak hemen hepimiz her daim hocamızı sevgi, hürmet, şükran ve özlemle anmaya devam edeceğiz.

Hüseyin Çalışkan

1944 doğumlu Hüseyin Çalışkan Manisa Lisesini bitirdikten sonra 1963-1965 yıllarında Necati Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümünde okudu. Öğretmenlik mesleğine Van’ın Özalp ilçesi Özalp ortaokulunda başladı. Uzun yıllar Bandırma’da ortaokul öğretmeni olarak görev yaptı. Aynı dönem edebiyat bölümü öğrencilerinden Yazar İncila Çalışkan ile evli olan hocamız Bandırma’da anılarıyla yaşamaya emekliğin tadını çıkarmaya devam ediyor. Eşine ve kendisine NEF Tarihi Yazımına verdikleri katkı dolayısıyla teşekkürü bir borç bilirim.

MEHMET TOYGAR:

1948 yılında Anamur’un (Mersin) Güngören köyünde doğdu.  Necati Enstitüsünde 1966-1968 arasında parasız yatılı okudu ve mezun oldu. Artvin Arhavi’de başladığı öğretmenlik hayatına son noktayı, ağırlıklı olarak görev yaptığı Balıkesir Erdek’te koydu. 1977-1979 arasında Fransa’da öğretmenlik yaptı.

Müdürümüz Osman Hatipoğlu birinci dönemde Fizik dersimize girdi. 1. Sınıfta Fizik dersinde mekanik konusunu bitirdikten sonra bize sınava soktu. Hepimize farklı problemleri içeren, numaralandırılmış kâğıtçıklar dağıttı. Cevap kâğıtlarını odama getirirsiniz dedi ve sınıftan çıkıp odasına doğru yürüdü gitti.  Sınıfta kimse birbirinin kâğıdına bakmadı, yardımlaşmadı. Hepimiz sınavımız bitince odasına birer birer gidip cevap kâğıtlarımızı masasının üzerine bıraktık.  Ona böylesine saygı duyardık.”

Facebook Yorumları

reklam
10.10.2019
OPERASYONA İÇİ YANARAK DESTEK OLANLARA BİR SORU!
28.09.2019
NECATİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ TARİHİNDEN: OSMAN HATİPOĞLU
22.09.2019
POSMODERN SÜREÇTE EĞİTİM
31.08.2019
HUKUK DEVLETİ OLMADAN MODERN DEVLET OLUNMAZ!
28.08.2019
BİR ÖĞRETMEN YETİŞTİRME MODELİ: NECATİBEY EĞİTİM FAKÜLTESİ
3.08.2019
KAZ DAĞLARINA BAK, EĞİTİM İLE YABANCILAŞMIŞ İNSANI GÖR!
26.07.2019
İZMİR GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE NELER OLUYOR?
17.07.2019
MUHALEFET, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI?
10.07.2019
BALIKESİR HALKEVİ NECATİ ÖĞRETMEN OKULU İLİŞKİSİ
20.06.2019
İSTANBUL SEÇİMLERİNDE YILDIRIMA TÜRKTELEKOM DESTEĞİ
28.05.2019
BU REFORMLA ÖĞRENCİ, SORU YERİNE SORUN ÇÖZEBİLECEK Mİ?
6.05.2019
TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!
12.4.2019
İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE!
1.4.2019
AYIPLI SEÇİM!
27.12.2018
TOPLUMUN YENİ YIL HEDİYESİ SAVAŞ MI OLACAK!
12.12.2018
ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞA ÜZERİNE (2)
26.11.2018
ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞANIN TEMELİNDE NE VAR?
13.11.2018
GÜZEL NEDİR, SEÇİM GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT?
5.11.2018
MAHCUP MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE!
14.10.2018
BEKA SORUNU!
14.9.2018
KARMA EĞİTİM İLKESİNE ALTERNATİF OLUŞTURMAK DEMOKRATİK GÖREV OLABİLİR Mİ?
10.9.2018
PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA! (DİKİLİ ÖRNEĞİ)
19.8.2018
POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (2)
13.8.2018
POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1)
1.7.2018
EĞİTİM HAKKI VE LİSEYE GEÇİŞ MODELİ ÜZERİNE
22.6.2018
SATİ BEY’İN TÜRKİYEDE EĞİTİMİN MODERNLEŞMESİNE KATKILARI!
11.6.2018
ERDEMLİ İNSAN YETİŞTİRME YOLU OLARAK EĞİTİM!
4.6.2018
EĞİTİMDE ETİK VE AHLAKİLİK SORUNU!
30.4.2018
CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN BİR FİKRİM VAR!
3.4.2018
TEOG YERİNE BU SİSTEMİ Mİ BULDUNUZ?
28.12.2017
2017’DE EĞİTİMDE NE DEĞİŞTİ!
12.12.2017
PARASI OLANA EĞİTİM VE SAĞLIK/ BAĞLILIĞI OLANA İŞ VE KORUMA!
8.11.2017
ÖĞRETMEN NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ!
9.10.2017
Lider Nasıl Yetişir?
27.9.2017
SORUN TEOG DEĞİL, YÖNLENDİRME SİSTEMİ!
6.9.2017
EĞİTİMDE ADALET VARMI?
12.8.2017
UHREVİLEŞMEYE DOĞRU!
25.7.2017
“YENİ” PROGRAMLAR ÜLKEYE NE GETİRİR!
1.7.2017
ANLAM ARAYIŞI
22.6.2017
ZORUNLU ARABULUCULUK!
9.6.2017
Mesleki eğitim anlayışımız nasıl doğdu, nasıl gelişti?
29.5.2017
ÖĞRETMEN NASIL GÖRÜNMELİ?
9.5.2017
CHP’nin sorunu, Türkiye’nin sorunu!
25.4.2017
“Biz ve diğerleri”/ ikiyüzlü siyaset üzerine!
16.4.2017
BİR TEŞEKKÜR İÇİN BORÇLANMAK!
3.4.2017
YGS SONUÇLARI VE ORTAYA ÇIKAN EĞİTİM HALİ ÜZERİNE?
19.3.2017
Öğretmen Atamalarında Keyfilik!
5.2.2017
Evrim karşıtı yapılandırmacılar!
28.1.2017
BİREY OLABİLMEK!
18.1.2017
Akıl tutulması
9.1.2017
Zihinsel beceri ve yaratıcılık nasıl ölçülür?
1.1.2017
Yeni Yıl Kutlamasına İntizar
19.12.2016
EĞİTİME İDEOLOJİK MÜDAHALE VE DEĞİŞİM İHTİYACI
8.12.2016
İDEOLOJİ, EĞİTİM VE DEĞİŞİM!
13.11.2016
Bu topraklarda yalnız biat kültürü mü üretebildik?
24.10.2016
Maceracılık mı, kontrol altında tutma mı?
20.9.2016
GAYRETTEPE’DE BİR TARIK AKAN!
30.8.2016
Demokrasiyi savunma adına!
15.8.2016
Hani temel eğitim on iki yıla çıkmıştı?
22.7.2016
Fırsat siyasetinin sonu: Bataklık!
16.6.2016
Bu çığlığa kulak verin!
15.5.2016
Eğitim anlayışımızı etkileyen felsefi akımlar!
9.5.2016
Oldu Bittiyi Kabul Etmek
2.5.2016
ANAYASADA YAZINCA LAİK Mİ OLUNUYOR?
23.4.2016
YİBO’lar Bu Alternatif Eğitim Projesi İçin mi kapatıldı?
12.4.2016
Muhalefet Sorunu
28.3.2016
BİZE HER GÜN 1 NİSAN!
6.3.2016
İşte Başkanlık, İşte Özyönetim!
28.2.2016
İki Yüzlü Siyaset!
15.2.2016
Teröre Destek mi dediniz?
27.1.2016
BAKAN TALİMAT VERDİ: ÖDEV VERMEYİN!
18.1.2016
BİLDİRGE İLE GELEN
11.1.2016
Kırmızı Çizgiler ve Paranoyalar Üzerine
2.1.2016
Yeni Yıl Kutlamasına İntizar
25.12.2015
Bu Çocuklar Neden Ölüyor, Kim Öldürüyor?
21.12.2015
Türkiye’de Eğitimde Son On Yılda Ne Değişti? (2)
14.12.2015
Türkiye’de Eğitimde Son On Yılda Ne Değişti? (1)
4.12.2015
Ya kurbansın ya kurtarıcı
22.11.2015
Üniversitelere Kayyum Ne getirir?
15.11.2015
İstikrar ve Kontrol Aracı Olarak İslami Düşünce!
6.11.2015
HDP Bu Oyuna Gelmemeliydi!
30.10.2015
Aslan nasıl terbiye edilir!
25.10.2015
Eski Karesi Ne Olacak?
19.10.2015
Ankara Katliamı Ardından Bir Değerlendirme
12.10.2015
Sorumlu Kim?
5.10.2015
NE ÇEKTİN BE ÖĞRETMENİM!
29.9.2015
İÇİMİZDEKİ DÜŞMAN!
10.9.2015
Kirli siyasetin keklikleri!
5.9.2015
İNTİZAR
1.9.2015
TÜRK İŞİ DEMOKRASİ
25.8.2015
Türk sorunu nasıl çözülür?
18.8.2015
BU POLİTİKALAR SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
11.8.2015
SAVAŞ MI DEMOKRASİ Mİ?
29.7.2015
Birini kullan, birini oyala, diğerini yok et!
24.7.2015
ŞİDDET YOLUYLA GÜÇ DEVŞİRME
6.7.2015
EĞİTİMDE EN BAŞARILI İL NEDEN TUNCELİ?
28.6.2015
YÖNLENDİRME OLMADAN YERLEŞTİRME: TEOG
22.6.2015
Siyaset lidere dayalı kümelenme olmaktan çıkmalı?
15.6.2015
KÖTÜ KOKULAR GELİYOR!
2.6.2015
İhtiyacımız olan fetih ruhu mu?
26.5.2015
KOALİSYONDANKORKMAK MI GEREK?
17.5.2015
Günümüz eğitiminin seçimler üzerine etkisi
4.5.2015
Baskı ve korku ile sonuca gitmek!
25.4.2015
23 Nisan’ı gururla yaşayabilmek!
21.4.2015
SEÇİM, PARTİLER VE GELECEĞE DAİR!
13.4.2015
Ortada silah varsa o bir gün patlar!
06.04.2015
Hukukun olmadığı yerde meydan ikiyüzlülüğe kalır!
30.03.2015
Kalitesiz eğitimi kaliteli sorularla niye ölçtünüz?
22.03.2015
Çanakkale savaşı zafer mi, trajedi mi?
16.03.2015
Anlamak için inanıyoruma geri mi dönmeli?
02.03.2015
Bakan Avcı doğruyu söylemiyor!
23.02.2015
Eril kültür, cinsiyetçi eğitim ve sonuçları!
16.02.2015
Çözüm sürecinde kritik dönemeç!
10.02.2015
Algı operasyonları ve sivilsizliğe dair
27.01.2015
BU BÖLÜNMÜŞLÜKTEN NE ÇIKAR?
19.01.2015
ALİCE HALA UYUYOR MU?
12.01.2015
Aynaya bakma zamanı...
05.01.2015
YENİ YILDAN UMUTLU MUYUZ?
29.12.2014
Eğitimde kalite bu bütçeyle Allaha emanet!
15.12.2014
İman gücü ile siyaset!
08.12.2014
19. Şura kararları ve eşeklikten kurtulmaya dair!
1.12.2014
Ortaöğretimde ne öğretiyoruz, nasıl öğretiyoruz?
24.11.2014
Ortaöğretimde okullaşma ne kadar sağlıklı!
10.11.2014
Yetenek ve amaç eğitiminde nerdeyiz!
03.11.2014
Lidere dayalı çözümsüzlük!
27.10.2014
Çözüme ve zeytinliklere dair!
20.10.2014
Böyle mi Türkiyelileşeceksiniz?
13.10.2014
Dış ve iç siyaset üzerine sorular, kaygılar!
29.09.2014
Dindersi zorunlu, baş (örtüsü) özgür!
15.09.2014
Alkolü yasaklarsan bonzai patlar!
08.09.2014
Eğitimde keyfililik dönemi!
1.09.2014
Mutlak iyilik adına yapılan mutlak kötülükler üzerine!
26.08.2014
Demokratlık nerede, mezhepçilik-milliyetçilik nerede başlar?
18.08.2014
Kimlik siyaseti girdabından Türkiye nasıl kurtulur?
11.08.2014
Ulusalcılarımızın ruh hali neden önemli!
04.08.2014
EĞİTİM SİSTEMİNDE YAŞANAN TAHRİBAT ÜZERİNE?
22.07.2014
Özerkleşme, yerelleşme, otoriterleşme ve sol liberal tutum üzerine!
14.07.2014
Çağdaş Türkiye yolunda, hangi aday yürüyor?
07.07.2014
Eğitimde yapılanmanın yeni yüzü üstüne!
30.06.2014
Siyaset ve siyasetin dili üzerine!
24.06.2014
Ortak aday ve hesap bozacak gelişmeler üzerine!
16.06.2014
Şiddetin bölgesel yüzü ve düşündürdükleri!
09.06.2014
Şiddetin sürdüğü yerde çözüm mümkün mü?
02.06.2014
Siyasette yeni arayışlar çözüme katkı sunuyor mu?
26.05.2014
Acı yükselirken vicdan betonlaşıyorsa!
19.05.2014
UTANDIM!
12.05.2014
Eğitim sistemi çocuklarımıza sahip çıkıyor mu?
05.05.2014
Türkiye’de gazeteci olmak,demokrat olmak!
28.04.2014
Siyasallaşan kurumlar, lidere endeksli siyaset!
21.04.2014
ÖZERK OLUNCA DEMOKRATİK DE OLACAK MI?
14.04.2014
Vicdan sahibi miyiz, vicdanlarımız ne kadar özgür?
07.04.2014
Yerel seçimde kaybedenler üzerine bir değerlendirme?
31.03.2014
SEÇİMLİK DEMOKRASİDEN NE ÖĞRENDİK, NE ÖĞRENEMEDİK?
24.03.2014
AKLI BAŞINDA SİYASETE ÇAĞRI!
17.03.2014
GÖRÜNENİN ARDINDA GERÇEKTE NE VAR?
10.03.2014
EĞİTİM SİSTEMİ NASIL KURTULUR?
03.03.2014
Eğitim sisteminde operasyonun adı: kadrolaşma, özelleştirme!
24.02.2014
Otoriter yöntemle sorun çözme geleneği üzerine
17.02.2014
Eğitim sisteminde yeni bir kadrolaşmaya doğru
10.02.2014
Gerçeklerin üstü itina ile örtülür!
03.02.2014
Siyasi bir cinnet hali mi yaşıyoruz?
28.01.2014
Çürüme artarken umut artmıyorsa!
13.01.2014
Kurtarıcı sistemde bir durum tespiti
06.01.2014
DERİN DEVLETTE KALICI UZLAŞMA OLUR MU?
30.12.2013
Kirli sistem suçüstü yakalanmıştır!
23.12.2013
Gençlere böyle mi örnek olacağız?
16.12.2013
EĞİTİMDE İŞLER YOLUNDA MI?
09.12.2013
Devletin mahremiyetinde başka neler var?
02.12.2013
Zorunlu din dersi ne kadar ahlaki?
25.11.2013
EĞİTİMCİLERİMİZE SAYGI, ZULMEDENLERE LANET!
18.11.2013
İSLAMİ EĞİTİM NASILDI? NE GETİRDİ?
11.11.2013
İktidarın gençlik politikası ne getirir?
04.11.2013
Ve başörtüsü meclise girdi, peki ne değişti?
28.10.2013
Sahip çıkamadığımız bir meslek: öğretmenlik!
21.10.2013
Avrupa’ya başka ODTÜ’ye başka bayram mesajı
07.10.2013
“Demokratikleşme” paketi eğitimde fırsat eşitliğine ne getirdi?
30.09.2013
Eğitim sistemimiz, her yanından su alan koca bir gemi!
17.09.2013
SOKAĞIN ROLÜNÜ VE GÜCÜNÜ DOĞRU KAVRAMAK
02.09.2013
Yasanın ya içindesindir ya da dışında!
26.08.2013
Çözümsüzlüğe beş kala artan tehlike ve umut!
19.08.2013
Zorunlu eğitim dindar gençlik yetiştirme aracı mı?
12.08.2013
Kurtarıcı hukukuyla adalet arayışı mümkün mü?
05.08.2013
Muhalefetteki boşluk ve BDP'nin Türkiyelileşmesi üzerine!
29.07.2013
Eğitimde reform neye bağlı?
22.07.2013
Umut tüketen siyaset
15.07.2013
Kin güden, hesap soran siyaset!
09.07.2013
ÜÇ GENCİMİZDEN BİRİ NEREDE?
1.07.2013
Yaratılanı yaratandan ötürü seven siyaset!
24.06.2013
Nerede duracağını bilmek!
17.06.2013
Kusura bakmasın ama başbakan çatışmayı yönetemedi!
10.06.2013
Doksan kuşağının verdiği ders: yeni tarz siyaset!
03.06.2013
Ayrıştırıcı politikalar ve sonuçları üzerine
27.05.2013
Hükümetten eğitime yeni müdahaleler
19.05.2013
Siyasetin dili üzerine!
12.05.2013
İKTİDARIN MUHALEFETİ KONTROL ETME POLİTİKALARI ÜZERİNE
04.05.2013
1 Mayıs’ta ortaya çıkan sendikalardan tahammülsüzlük üzerine
29.04.2013
“Kul hakkı” kavramın siyaset oluşturucu rolü üzerine
22.04.2013
Siyasette politik körlük ve “kul hakkı” üzerine
24.03.2013
TEDBİRLİ BİR İYİMSERLİK İÇİNDE, AMA TEDİRGİNİZ!
18.03.2013
“Barış Süreci”nde beklentiler-sorular
04.03.2013
CHP’NİN HALLERİ ÜZERİNE BİR TANIKLIK (1997-2013)
25.02.2013
Milliyetçilik kötü de İslamcılık iyi mi?
11.02.2013
Türkiye'de ailelerin eğitimden beklentileri
04.02.2013
Yargıya güvensizlik bilinçli olarak mı kışkırtılıyor?
28.01.2013
KAMU VİCDANINA DÜŞEN KARA LEKELER!
21.01.2013
Eğitime “ahlaki” müdahaleler artıyor!
15.01.2013
TÜRKİYE ÖĞRETMEN ÖRGÜTLENMESİNDE YÜZ YILIN KISA TARİHİ (1913- 2013)
07.01.2013
Barıştan söz edenler, yeni bir Türkiye'ye hazırmısınız?
31.12.2012
Yüksek öğretim yasa tasarısı ne getiriyor?
24.12.2012
Ya tuz da kokarsa?
17.12.2012
Ergenekon davası ve ortaya çıkan kamplaşma üzerine
10.12.2012
Velayet kültürü için demokrasi arayışı
03.12.2012
Siyaset gerginlik kaynağı haline gelirse
24.11.2012
Öğretmenlik devlet görevi mi olmalı, kamu görevi mi?
19.11.2012
Türk eğitm sisteminde fırsat eşitliği var mı?
13.11.2012
M.K.Atatürk'ün eğitim ile ilgili düşünceleri
04.11.2012
Eğitime İdeolojik Müdahale Mesleki Eğitimde Gelişmeyi Engelliyor.
22.10.2012
TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR?
13.10.2012
KAZ DAĞLARINDAN ELİNİZİ ÇEKİN!
07.10.2012
ON İKİ YILLIK ZORUNLU/SORUNLU EĞİTİM ÜZERİNE!
01.10.2012
ŞİDDET TERBİYE ARACI OLARAK KULLANILAMAZ
23.09.2012
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE KALİTENİN ARTTIRILMASI ÜZERİNE (2)
16.09.2012
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE KALİTENİN ARTTIRILMASI ÜZERİNE (1)
07.09.2012
ŞEHİTLERE RAHMET, ARKADA KALANLARA SABIR!
04.09.2012
+4+4 KADEMELİ EĞTİMİN MUHTEMEL SONUÇLARI ÜZERİNE
28.08.2012
NE ZAMAN BİTECEK BU KAN TUTMA HALİ!
21.08.2012
NE OLACAK BU ÜNİVERSİTELERİN HALİ?
13.08.2012
TEK AYAKÜSTÜNDE DÜŞE KALKA SİYASET!
06.08.2012
KURUTUN ŞU BATAKLIĞI; SUSSUN SAVAŞ BEYLERİ!
30.07.2012
AKP’NİN ARAYIŞI YERELLEŞME Mİ, MERKEZİLEŞME Mİ?
24.07.2012
LİBERAL DEMOKRASİ TARİHİN SONU MU?
16.07.2012
İNSANLARIN KENDİNİ AŞAĞILANMIŞ HİSSETTİĞİ BİR YAPIYA DEMOKRASİ DENİR Mİ?
12.07.2012
BUNLAR SADECE KENDİLERİNE MÜSLÜMAN!
01.07.2012
SENDİKALARIN, SENDİKACILARIN ÜZERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN!
26.06.2012
ÇÖZÜM, BAŞKA TÜRLÜ OLUNAMAYACAK YERDE ORTAYA ÇIKIYOR
18.06.2012
Küreselleşme Emekçilerin Örgütlenmesini Nasıl Etkiliyor?
11.06.2012
Yeni Tutucular Bulanık Suda Balık Avlıyor.
02.06.2012
Yeni Tutuculuk Eliyle Yaşam Tasarımı ve Sonuçlarımar
26.05.2012
SOSYALİSTLER KENDİNİ YENİLEMENİN NERESİNDE? (2)
19.05.2012
SOSYALİSTLER KENDİNİ YENİLEMENİN NERESİNDE? (1)
14.05.2012
Eğitim anlayışımızın sosyal,siyasal,mesleki yaşantımız üzerindeki etkileri
06.05.2012
ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİK TASLAĞI NE GETİRİYOR?
28.04.2012
Neden Bir Türlü Normalleşemiyoruz!
16.04.2012
YENİ ANAYAYASA HELALLAŞMAK İÇİN FIRSSATTIR!
08.04.2012
ANADİLİ EK DERS YAPMAK, O DİLİ KULLANANA HAKARETİR!
31.03.2012
4+4+4 TAMAM, DERSANELER KAPANACAK! PEKİ, ŞİMDİ NE OLACAK?
26.03.2012
YENİ ANAYASA NE KADAR “YENİ” OLACAK?
19.03.2012
ÖĞRETMENLER! 16 MART’I HATIRLAYANINIZ VAR MI?
10.03.2012
EĞİTİM SİSTEMİNE İDEOLOJİK MÜDAHELE EDEREK TÜRKİYE’YE KÖTÜLÜK ETMEYİN!
04.03.2012
KATSAYIYI KALDIRMA, KADEMELİ EĞİTİM MESLEKİ EĞİTİME ÇARE Mİ?
24.02.2012
4+4+4= 12 yıllık kesintili eğitim yasa tasarısı üzerine değerlendirme
19.02.2012
HÜKÜMET İMAM HATİPLARİN ORTA KISMINI YENİDEN AÇMAYA HAZIRLANIYOR
07.02.2012
TÜRKİYEDE ÖĞRETMENDEN NE BEKLİYORUZ! MEMURLUK MU, LİDERLİK Mİ ?
03.02.2012
TÜRKİYEDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME
02.02.2012
Zihinsel Engelli Aileler ve Çocuklar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive