Ali AYDIN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı


19.8.2015 - Bu Yazı 4036 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 2016-2017 yıllarını kapsaya toplu sözleşme süreci devam ediyor. 4688 Sayılı “Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu” kapsamında yürütülen çalışmalar, hükümet tarafından sunulan teklifin komikliği yanında kanun kapsamında sözleşme masasında yer alan sendikaların birbirlerini itibarsızlaştıran tutumları ile ibretlik bir görüntü oluşturuyor. Yaklaşık olarak 5 milyon kişiyi ilgilendiren sözleşme sürecine ilişkin bir takım değerlendirmeler yapmak zarureti söz konusu.

Birinci husus, siyasal literatürdeki karşılığı saklı kalmak kaydıyla 4688 sayılı kanunun 3. maddesinin f bendinde “Sendika: Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişilikler” olarak tanımlanmaktadır. Sendikaların ilgili oldukları hizmet kollarına ilişkin her tür değerlendirmesi ideolojik-politik okumalarına yaslanmaktadır ve nihayetinde farklı sendikaların var olmasını mümkün ve makul kılan da bu durumdur. Ancak aynı hizmet kolunda farklı ideolojik-politik okumadan beslenen farklı sendikaların olmasından, ortak çalışma sürdüremeyecekleri anlamı çıkmaz, çıkmamalıdır. Zira bütün bu farklı okumaların yanında ilgili oldukları alanlarla ilgili mali ve özlük konuları geniş bir birliktelik alanını oluşturmaktadır ve özellikle“sözleşme süreci” tam da bu birliktelik alanında yapılacak iyileştirmeleri içermektedir. Bu birlikteliğe vurgu yapmak, ‘kamu işveren heyeti’ne karşı kamu çalışanlarının talep ve beklentilerinin karşılanması da ancak bu birliktelik alanındaki dayanışma ve ortak hareket etme bilinciyle etkili bir güce kavuşturulabilir.

Bilindiği gibi 3.toplu Sözleşme 2016-2017 yıllarını kapsamaktadır.Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının bu iki yıl için enflasyon hedefi %5’tir. Hükümetin orta vadeli programında enflasyon beklentisi yine iki yıl için %5’tir. Bu iki yıl için Dünya Bankası’nın enflasyon tahmini %6,5’tir.2.Toplu Sözleşme, yetkili sendikanın büyük kabahatinin yanı sıra hükümetin yoksayan-dışlayan yaklaşımı nedeniyle kamu çalışanları için kayıp yıllar olmuştur. Yaşananlardan ders alması gereken sendikaların başlayan 3.sözleşme sürecinde tavır, tutum ve söylemleri ikinci bir sözleşme faciası ile karşı karşıya olduğumuzu düşündürtüyor. Çünkü sendikalar ideolojik-politik farklılıklarını en çok askıya almaları gereken zaman dilimi olan “sözleşme sürecini” birbirleriyle karşıtlıklarını derinleştirmek, gerginliklerini kamuoyuna sergileyerek heba ediyorlar. Elbirliğiyle hükümet karşısında cephe siyaseti yürüteceklerine sözleşme masasında güçlerini birbirlerine yöneltiyorlar. Oysa 4688 sayılı kanununun 28 maddesinde toplu sözleşme;“kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar” şeklinde tanımlanmaktadır.Yani çalışanların mali ve özlük durumlarında yapılacak iyileştirmelerin neler olacağına ilişkin hükümet tarafıyla yapılacak pazarlığa vurgu yapar. Akıl ve mantık bu masaya güçlerini birleştirerek ortak bir ses, ortak bir irade yansıtmalarını icbar ederken konfederasyonlar birbirlerini güçsüz kılmak, itibarsızlaştırmak için hükümet cenahının elini güçlendirmek için yarışıyorlar. Sendikacılık, başlayacak toplu sözleşme öncesinde gönlünden geçeni 8+8, 12+12 vs. gibi keyfe keder talepleri dile getirerek değil birlikte hareket ederek kamu çalışanlarının talep ve beklentilerine cevap verebilecek bir ortamı yaratabilmekle olur. Mahalle kavgasına indirgenmiş şekilde araziyi parsellemeye çalışanların, bir taraf olduklarını unutarak güçlerini buharlaştırdıkları bu akıl tutulması durumunu tüm kamu çalışanları başta olmak üzere tüm kamuoyu ibretle seyrediyor.

Her toplu sözleşme öncesindeÖzgür Eğitim-Sen, kamu çalışanlarının haklarını kamu işveren heyeti karşısında savunmakla mükellef olan sendikalara bir çağrı yapıyor. Çağrının özü şu:

“Toplu sözleşme masasını sendikal rekabet yeri yapmayı bırakın! Toplu sözleşme masasını sendikal dayanışma masası yapalım. Sendikal rekabetin yapılmayacağı tek yer toplu sözleşme masasıdır! Tekliflerimizi birleştirerek kamu işveren heyetinin karşısına tek bir teklifle çıkalım.”

Şimdi anlaşılıyor ki bugüne kadarki toplu sözleşmeler dikkate alındığında; gerek kâbusa dönen 2.toplu sözleşme gerek şu an hâlihazırda trajikomik bir hâl almaya başlayan 3.toplu sözleşme olsun, kamu çalışanlarının özlük ve mali haklarda yaşadıkları dramatik kayıpları önlemenin tek yolu ve sözleşme sürecinin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısında saklı.

Facebook Yorumları

reklam
18.1.2017
Müfredatı değiştirelim ama önce paradigmayı değiştirelim!
11.1.2017
Adlandıramadığımız tehditler
4.1.2017
Online gençler, çevrimdışı yetişkinler ve eğitimin krizi (II)
28.12.2016
Online gençler, çevrimdışı yetişkinler ve eğitimin krizi (I)
21.12.2016
Küresel oyunu nasıl bozarız?
14.12.2016
İnsanlık musalla taşında!
7.12.2016
Hödüklük yükselirken!
30.11.2016
Gündemi Cumhurbaşkanı’nın sırtına yükleyen kifayetsizlik!
23.11.2016
MEB müsteşarı Yusuf Tekin ile röportaj
9.11.2016
Kültürel etkinlik kültüre engeldir!
2.11.2016
MEB II.Eğitim Kongresi’nde ne söyledi?
26.10.2016
Tarih Türkiye’yi Çağırıyor
22.10.2016
Kültür inkılabı
12.10.2016
Muhafazakâr medya eğitim tartışmasına neden Fransız?
5.10.2016
Eğitim sistemini mağdurları değil sahipleri savunsun
28.9.2016
FETÖ analizleri neyi perdeliyor?
22.9.2016
Türkiye’de eğitim sistemi bir yutturmacadır!
21.9.2016
Türkiye’de eğitim sistemi bir yutturmacadır!
14.9.2016
‘Aklım almıyor’ diyebilmeliyiz!
7.9.2016
Devletin namus borcu
31.8.2016
Kıyametin koptuğunu görseniz de…
27.8.2016
Çatı çökerse kimsenin yarını olmayacak!
13.4.2016
Milli Eğitim Bakanlığını savunmak tetikçi müfterilerin işi değildir!
30.3.2016
Kirlenmek güzeldir’ diyen domuzlar
23.3.2016
Tarafsızlık namussuzluktur!
18.3.2016
Türkiye’yi nasıl savunmalı?
9.3.2016
“Ağabey biz Avrupa değerlerini savunuyoruz!”
3.3.2016
Tarih bizim civarımızda akıyor!
2.3.2016
Tarih bizim civarımızda akıyor!
24.2.2016
Sizinki düpedüz Türkiye düşmanlığı!
17.2.2016
Ahmet Hakan’ın hazin sonu
10.2.2016
Ahmet Altan, Nuri Alço ve “ilaçlı gazoz”
3.2.2016
Kant’ı ciddiye almadılar
27.1.2016
Büyüyemeyen muhalefet, aydın ve siyaset
20.1.2016
Büyüyemeyen muhalefet, aydın ve siyaset
13.1.2016
Cuma genelgesi ve şartlı refleks
6.1.2016
Zehra, molotof ve gerçeklik sahiline vuran kelimeler
30.12.2015
HDP’yi kendi derekesinde bırakıp ufka bakalım!
23.12.2015
Kültür iyiydi, hoştu Allah rahmet eylesin !
16.12.2015
IŞİD olmasaydı namaza mı başlayacaktınız?
9.12.2015
Cebeci yerleşkesine hakikaten sahip çıkalım
2.12.2015
Yeni Başlayanlar İçin Özgür Eğitim-Sen
25.11.2015
Güvencesiz iş burada muhafazakârlar nerede?
18.11.2015
657: Ezberle gerçek arasında
11.11.2015
Nuri Pakdil, büyük kuraklık ve esas mesele
4.11.2015
Millet ders verdi
28.10.2015
Nabi Avcı Farkı
21.10.2015
Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı’ya Çağrımdır
14.10.2015
Bombalar patlamasın diye yapılacak 5 şey daha var!
7.10.2015
Boşuna beklemeyin tavşan şapkadan çıkmayacak
30.9.2015
Boş, yararsız ve umutsuz pratiğimize yeniden başladık
23.9.2015
Barış hendekte aranmaz
16.9.2015
Ak Parti ne söyleyecek?
9.9.2015
Maskeli balo bitti
2.9.2015
Ak Parti’nin Hikâyesi
26.8.2015
AKP nefretinden PKK muhipliğine
19.8.2015
Toplu sözleşmenin tek ilacı Özgür Eğitim-Sen’in çağrısı
12.8.2015
Kürt siyasetinin patolojisi: arkaik, anakronik, nostaljik
5.8.2015
İş işten geçmeden
29.7.2015
Tarihi fırsat kaçtı
22.7.2015
Toplum olma irademiz saldırı altında
15.7.2015
KCK savaş için sudan sebepler ileri sürmüş
8.7.2015
Mazlum olmak iyi olmak için yetmiyor
1.7.2015
Tarafsız bölgede bertaraf edilen Suriye Türkmen Meclisi Başkanı
24.6.2015
MHP’ye niye kızıyorlar?
17.6.2015
Eşik bu, aşacak mıyız?
10.6.2015
Hesabı sadece Ak parti mi verecek?
3.6.2015
Demirtaş’ın yolu: Post-siyasal patinaj
27.5.2015
“Konuşma lan! ”
20.5.2015
Yoldaki işaretler silinmez zulüm devam etmez
13.5.2015
Kenan Evren’in kızı ve canımı yakan düşünceler
6.5.2015
Yeni bir dünya talebi
30.4.2015
Tribüne koşanlar ve oyun kuranlar
22.4.2015
Yeni bir din doğuyor
15.4.2015
Mevcut ile ufuk arasında siyaset ve AK Parti
8.4.2015
#Yalovavalisigörevdenalınsın
01.04.2015
Vali’den yeni türkiye’ye sabotaj
25.02.2015
Şah Fırat bahane ufka vurmak şahane
18.02.2015
Kadın yakan tecavüzcü için fetva bekleyen yazar
11.02.2015
Yeni anayasaya yeni bir eğitim ufku ile bakmak
04.02.2015
Tsipras’a kimler beddua ediyor?
28.01.2015
Değerler eğitiminin şansı var mı?
21.01.2015
Hrant İçin Kendimiz İçin 19 Ocak 2007…
14.01.2015
Sartre olsa yüzlerine tükürürdü!
07.01.2015
Niçin Eğitim?
31.12.2014
“Nasıl”dan Önce “Niçin” Sorusu
24.12.2014
14 Aralık, kervan ve hafıza
17.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (2)
10.12.2014
Şûranın ardından tespit, tenkit, teklif (1)
04.12.2014
Cumhuriyet 91 Eğitim Kongresi 1 yaşında
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları