Ahmet ÖZTÜRK



Bookmark and Share

Bugünün görevleri


6.04.2020 - Bu Yazı 2667 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Zor zamanlardan geçiyoruz, babanın oğula, kardeşin kardeşe sarılmasından vaz geçtim dokunmasının bile kötülük sayıldığı zorun da zoru zamanlardan… Dün doğru denen ne varsa hepsi yasak şimdi bize… Sosyalleşmek, kalabalıklar arasında bulunmak, insanlarla temas içinde olmak önemli değerlerdi eskiden… “Sağlığınız için hareketliliğinizi artırın” deniyordu, “Koşun, bisiklete binin, yürüyün, pazara gidin…” Şimdi “Hiçbirini yapmayın” deniyor, en sevdiklerinizden bile uzak durmamız öğütleniyor… “Bir araya gelmeyin, yan yana durmayın, ele ele tutuşmayın, öpüşmeyin” deniyor…

 
Üç mikronluk virüs tüm yaşamımızı değiştirdiği gibi hayata dair derin sorgulamaların içine attı bizi… Birileri çok itiraz edecek olsa da, doğru diye öğretilen çok şey tarihin çöplüğüne gidiyor artık… Yeni anlamlar, yaşam biçimleri aranıyor…Anladık ki, “Namus” diye öğretilen hudutlar, birilerince uydurulmuş eğri büğrü çizgilerden ibaret mesela… Doğanın hiç böyle bir derdi yok çünkü… Sular aynı çağıltıyla akıyor sınır taşları arasından, kuşlar o ülkeden bu ülkeye özgürce kanat çırpıyor… Yağmur, kar aynı şiddetle yağıyor mayınlı alanların üstüne, rüzgâr pasaport göstermeden esip geçiyor…
 
YURTTAŞLARDAN VİRÜSLE MÜCADELENİN MADDİ KAYNAĞINI OLUŞTURMASI BEKLENİYOR
Kimileri de ısrar ediyor… Dini, dili, ırkı, coğrafyası, ne olursa olsun herkes aynı gökyüzünün altında, aynı görünmez düşmanla boğuşurken, böyle bir şeyin mümkün olmayacağı bilindiği halde “Sorun küresel, çözüm ulusal” sloganı dillendiriliyor mesela… Kof hamasetin tutsağı edilen ülkeler kendi içine kapandıkça kapanıyor… Uluslararası işbirliklerinin en çok lazım olduğu zamanda herkes bilgi gizliyor birbirinden, başkaları için yaşamsal önemdeki malzemelerin dolaşımı engelleniyor… Sorunun bizzat kaynağı olan sistem kendini korumanın telaşındayken, embesil siyaset dukalığını korumaya çalışıyor…
 
Yetinilmiyor, küresel bir salgınla sözde mücadele edilirken, salt “ekonominin çarkı dönsün” diye her şey insanların sağduyusuna bırakılıyor… Kendi OHAL’ini ilan ederek, toplumdan, kendi kendini izole etmesi istenen yurttaşlardan virüsle mücadelenin maddi kaynağını oluşturması bekleniyor bir de… Resmi açıklamaların dışında ulaştıkları bilgiyi haber yapıp, topluma duyurmak isteyen gazetecileri apar topar ifadeye çekerek “kahhar” yüzünü gösteren devlet, başta maske, eldiven ve dezenfektan malzemeler olmak üzere, pek çok ürünün 10-20 katı fiyatla satılmasını yalnızca seyrediyor…
 
HERKESTEN YETENEĞİNE GÖRE, HERKESE İHTİYACI KADAR
Adına piyasa denen put “Bırakınız satsınlar” diyor çünkü…   Haramilerin “Postmodern zamanların tanrısı” ilan ettiği “serbest piyasa”, punduna getirenin, elinde tuttuğu malı dilediği fiyata satıp, ederinin gırtlaklara basa basa alındığı bir ilkelliğe karşılık geliyor… “Kâr ille de kâr” hoyratlığı ve amansız “sömürü” üzerine kurulu kapitalizm, insani değerlerin hiçe sayıldığı bir ahlaksızlığın adı olarak çıkıyor karşımıza… Yaşadığımız uğursuz günler öğretiyor ki, emekçilerin teri üzerinde yükselen anamalcı düzen, insanı insanın kurdu yapan acımasızlıktan başka bir şey vaat etmiyor insanlığa…
 
Spartaküs’ten yıllar önce, “Güneş şehrini” (Heliopolis) kurmak için ayaklananPergamonlu Aristonikos “Aynı güneş altında eşit olarak bölüşülmeliydi ekmek” diyerek başlattı eşitlik kavgasını… İnsanlığın ilk umudu, toplumsal adalet, özgürlük özleminin ilk adımıydı… Aradan geçen binlerce yılda nice kavgalar verildi bu uğurda, filozoflar ciltler dolusu kitap yazdı… Uzun arayışlardan sonra “Savaşsız, sınırsız, sömürüsüz bir dünya” hedefi çıkarıldı ortaya… Bayrakların üstüne “Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacı kadar”  belgisi yazıldı… Bana sorarsanız şimdi bu hedefe yürüme zamanıdır…   

Facebook Yorumları

reklam
6.04.2020
Bugünün görevleri
2.04.2020
Vatandaşın feraseti de olmasa
30.03.2020
Tek adamcılık virüsü
16.03.2020
Bize yeni bir insanlık kültürü lazım
14.03.2020
Siyasetin zehirli dili ve ikiyüzlülüğü
2.03.2020
Ağla üzgün yurdum
23.02.2020
Çetin Yılmaz vicdanıdır bu kentin
20.02.2020
Ben de oradaydım
11.02.2020
Felaket değil tek adam rejimin yarattığı kâbus
6.02.2020
Bu ülke yönetilmiyor
24.01.2020
Eren’in ödülü
22.01.2020
Cennet koylar tehdit altında
7.10.2019
AKP’nin depremi
26.09.2019
Ekolojiyi ekonomiye kurban eden devlet
26.08.2019
Akan seller için bir fikrim var
10.07.2019
Bunlara akıl da bilim de lazım değil
10.07.2019
Bunlara akıl da bilim de lazım değil
26.2.2019
O başkasının başörtülü bacısı
30.11.2018
AKP kâbusu son bulmalı artık
26.11.2018
Kentler insanlaşma sürecinin yapıtaşıdır
2.11.2018
Gezi’ci olmak, ülkeyi çok sevmektir
30.10.2018
Bir valiyi daha uğurlarken
15.8.2018
Tanrı sizin suç ortağınız değil
11.8.2018
CHP neden kaybediyor
6.8.2018
Gez dünyayı
3.8.2018
Devlet Zonguldaklıyı adam yerine koymuyor
31.7.2018
El insaf yahu
29.7.2018
Kalp spazmından öleceğiz sonunda
24.7.2018
Babamın ışıklarını söndüremeyeceksiniz
9.7.2018
AKP neden kazandı
27.6.2018
Sıcağı sıcağına ilk değerlendirmeler
22.6.2018
Bir kampanya böyle geçti
19.6.2018
Bu kent fikri kabızlıktan ölüyor
15.6.2018
Kabahatin çoğu sende
12.6.2018
Meydanların dili
29.5.2018
Haziranda ne olacak
24.5.2018
Bir umut ve vefa anıtı: Attila Aşut
14.5.2018
Artık gitmeli bunlar
8.5.2018
Ha gayret
20.4.2018
Mutsuzum, mutsuzsun, mutsuz
16.4.2018
Tarih yazan davanın müştekisiyiz
11.4.2018
Ne millet umurunda Erdoğan’ın ne de değerleri
19.3.2018
Ne yapsa nafile
14.3.2018
Bulutlara giden yazılar
23.2.2018
Yık kurtul
20.2.2018
Bu kadarı da çok fazla
13.2.2018
İyilikten iyilik doğuran Safder
8.2.2018
Tak-şak Paşa
2.2.2018
Cumhurbaşkanının dili
30.1.2018
Bu karanlığı da aşacağız
15.1.2018
Oha L
5.1.2018
Kurtulmak yok tek başına
17.11.2017
Pirus zaferi
7.11.2017
İsmet’in Aziz Nesin’lik hikâyesi
3.11.2017
Küçük olsun, benim olsun
31.10.2017
Ne biliyor da konuşuyorlar
25.10.2017
Ayıptır yahu
19.10.2017
AKP bu ülkeye düşman
3.10.2017
Mülteci krizi
27.9.2017
AKP: Komedi ve trajedi
21.9.2017
Ülke oyuncağınız mı sizin?
12.9.2017
AKP hukuku: Adalet değil intikam
8.9.2017
İstanbul denen cinnet hali
6.9.2017
Reis’in kanunlarında emeğin yeri yok
21.8.2017
Gerçeği sorgulamak
15.8.2017
Rezil ettiğiniz yalnızca Ayder mi?
8.8.2017
Aklımızdan zorumuz mu var?
4.8.2017
Andavalız ya
13.7.2017
Halkın Sesi’nin 15 Temmuz’u
11.7.2017
Ülkeyi gübreliği sananlar kaybedecek
13.6.2017
Bizimkisi saflık işte
11.6.2017
Ah Ahmet Demirci ah…
19.5.2017
Filyos… Filyos…
4.5.2017
İdam insanlık suçudur
25.4.2017
AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün
18.4.2017
Umudu kesme yurdundan
13.4.2017
Biz kazandık
10.4.2017
Erdoğan onurumuzla oynadı
5.4.2017
Mafya devleti
27.3.2017
Bu vicdansızlığa da “Hayır”
23.3.2017
“Hayır” demek için Zonguldaklı olmak yeterlidir
1.3.2017
Bugün banaysa, yarın sana
24.2.2017
Bir dağ devrildi
17.2.2017
Koalisyon neden kötü olsun
14.2.2017
Biz kazanacağız
12.2.2017
İsmet’le Gökhan yüz akımızdır
31.1.2017
Aman dikkat
23.1.2017
Cumhurbaşkanı yargılanabilecek mavrası
19.1.2017
Neden “Hayır” diyeceğim
16.1.2017
Meteorolojik teröristler de faaliyette
13.1.2017
AKP ayağına mı sıkıyor?
2.1.2017
Korkmadan sormak gerekiyor
30.12.2016
Git artık 2016
23.12.2016
Güvende değiliz hiçbirimiz
19.12.2016
Başarmaktan başka şansımız yok
15.12.2016
Taşeron kim?
12.12.2016
Artık yeter!
7.12.2016
Hiçlikten gelip, hiçe giden hiç adamlar
1.12.2016
Babası yitik oğula ikinci sesleniş
28.11.2016
Benim de itirazım var
21.11.2016
O kadar da uzun boylu değil
18.11.2016
Yüz karası
10.11.2016
Aynı suda iki kere yıkanılmaz
9.11.2016
Gayya kuyusunda yuvarlanırken
4.11.2016
Aydın ağabey
21.10.2016
İmdaaat!
18.10.2016
Devlet tükendi
6.10.2016
Yalan üzerine cami bina edilir mi?
3.10.2016
AKP’nin ‘Ben yaptım oldu’culuğu
20.9.2016
İnsanlık halleri mi yani bu?
22.8.2016
Tiksinti
5.8.2016
Daha ne bekleniyor
2.8.2016
Paranoyadan adalet çıkmaz
29.7.2016
Yağma yok
25.7.2016
Düşünmeye davet
22.7.2016
Öncesi ve sonrasıyla darbe
13.7.2016
Suriyeliler kardeşimizdir
14.6.2016
Solculuk ateşi
6.6.2016
Halk kışlanacak tavuk ya
3.6.2016
Bir ışık seli
30.5.2016
Kim bu provokatörler?
27.5.2016
Algı operatörleri
9.5.2016
Benim annem bir devrimciydi
18.4.2016
Sosyal medyanın mesajı
7.4.2016
Bu kadar çapsızlık fazla
1.4.2016
Utanacak yüz var mı sizde?
28.3.2016
Çirkinlikler kenti
25.3.2016
Nasıl sığıyor içinize
22.3.2016
Vatan hainliğine devam
15.3.2016
Ne hakkınız var buna
7.3.2016
Şuurumuzu kaybettik, hükmümüz yoktur
25.2.2016
Adam yapan fabrika
20.2.2016
Bostan korkuluğu musunuz?
15.2.2016
Önce masumiyetimiz kayboldu
6.2.2016
Hep olduğumuz yerdeyiz Osman
4.2.2016
Filyos… Filyos…
1.2.2016
BEÜ gerçek bir üniversite olabilir mi?
30.11.2015
Gönül gözleri kör olmuş ahmaklara isyanımdır
12.8.2015
Yazık oluyor memlekete
15.7.2015
Hiçbir ulus toptan cani olamaz
10.6.2015
Sonun başlangıcı
13.5.2015
Netekim, insan fanidir
22.4.2015
Çüşşş
18.4.2015
Yazıklar olsun hepinize
13.4.2015
Bir kent yeniden şekillenirken
04.04.2015
Tokat yediği tokadın ne kadar farkında
31.03.2015
Mavi huydur bende (*)
28.03.2015
Güle güle yoldaş
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive