Ahmet ÖZTÜRK



Bookmark and Share

AKP’nin depremi


7.10.2019 - Bu Yazı 364 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Geçtiğimiz hafta İstanbul’da 5,8 şiddetinde meydana gelen deprem hepimizin yüreğini ağzına getirdi… Uzmanların “Beklenenden çok küçük” bulduğu depremde bazı evler hasar gördü, birilerinin çok övündüğü iletişim altyapısı çökünce telefonlar devre dışı kalırken tüm televizyonlar günlerce deprem yayını yaptı… Böyle olması gayet doğaldı, İstanbul demek Türkiye demekti çünkü… 79.81 milyonluk nüfusun 15.07 milyonunun İstanbul’a kayıtlı olduğunu söylersek ülkedeki her beş kişiden birinin İstanbullu(!) olduğunu, orada herkesin mutlaka bir yakınının bulunduğunu söylemek de mümkün pekâlâ…

Bu rakamlar şehirleşme açısından  bir fecaat aslında… Uygulanan yanlış ekonomi ve iskan politikaları nedeniyle Anadolu’daki kentler hızla boşalırken, İstanbul büyümedi azmanlaştı resmen… Şurası gerçek, stratejik önemi ve ekonomik değeri tarihin her döneminde büyük olan İstanbul her zaman diliminde göçlerle karşı karşıya kaldı... İstatistikler nüfustaki baş döndürücü gelişmelerinse 1950’lerde başlayıp, 1970’lerde hız kazandığını gösteriyor… 2000’li yıllarla birlikte mevcut yerleşim alanlarında eşik değerler aşıldığı için, kentlerin su havzalarına ve orman alanlarına yayıldığı görülüyor…

AKP’Lİ YILLAR İSTANBUL’UN TÜM DEĞERLERİNİN YIKIM YILLARI OLDU

Kent ekolojisinin tümüyle tahrip edildiği ve sürdürülebilir olmaktan çıktığı bu dönem, yerel ve merkezi iktidarın tam da AKP’de olduğu yıllara denk geliyor… Yerelde kalkınmayı sağlayacak bir model yerine devlet merkezli spekülatif rant ekonomisini tercih eden AKP, ülkenin finans merkezi İstanbul’u, Anadolu’da gelecek bulamayan milyonlarca işsizin çekim merkezi haline getirdi iyice…  Yoğun göç nedeniyle demografisi değişen İstanbul, son on yıllarda, bin yıllar boyunca yaşadığı yağma, yıkım ve talandan çok daha büyüğüne uğradı… Tarihsel, kültürel dokusu bozuldu, doğal yapısı tarumar oldu…

Çok net söylüyorum, AKP’nin gözü dönmüş rant politikaları nedeniyle, İstanbul, yaklaşan büyük depremi darağacında boynuna ilmiğin geçirilmesini bekleyen bir idam mahkumunun çaresizliğiyle bekliyor… 1999 Marmara depreminden sonra kentin kaderini ele geçiren AKP, o vakitten beri, yurttaşları, herkesin diline pelesenk edip sağır sultanların bile kulağına küpe yaptığı depremin yaratacağı tahribattan korumak için hiçbir şey yapmadı… Yapmadığı gibi yeşil alanları imara açıp, afet toplanma merkezilerini AVM’lere dönüştürerek halkın can güvenliğini de yok saydı…

AKP ELEBAŞLARI İMAR AFFI KONUSUNDA HİÇBİR UYARIYA KULAK ASMADI

Yetinmedi, “İmar barışı” janjanlı isminin arkasına saklayıp siyasi ve ekonomik rant için süresini defalarca uzattığı imar affını çıkararak üzerine tüy dikti bir de…  Meşrulaştırılacak kaçak yapı stoku nedeniyle depremlerin yıkıcı etkisinin artacağı, dere yatakları ile kıyılardaki yapıların sel felaketlerine yol açacağı başta TMMOB olmak üzere herkes tarafından binlerce kez söylendi hükümete… Orman alanlarının, içme suyu havzalarının, tarihi, doğal, kentsel, arkeolojik sit alanlarının üzerine inşa edilen kaçak yapıların kapsama alınmasıyla kamusal kaynakların heba edildiği yüksek sesle dile getirildi…

Kendine “İstanbul şehremini” denmesini çok seven zat başta olmak üzere AKP elebaşlarına söz geçmedi, yasa, inatla çıkarılıp süresi ısrarla uzatılarak kentlerin ipi çekildi… Birilerine rant devşirip kentleri geri döndürülmez şekilde tahrip etmekten başka işe yaramayan kentsel dönüşümden söz etmeyeceğim, o kadarına yüreğim dayanmıyor çünkü… Sonuç olarak diyeceğim şu ki, tarihini tam olarak bilmesek de yakın zamanda büyük bir deprem olacak İstanbul’da… Pek çok ev yıkılacak, çok can yanacak… Tüm bedelini biz ödesek de, bu, AKP’nin depremi, yıkılansa AKP’nin katmerlediği ahlaksız rant düzeni olacak…

Facebook Yorumları

reklam
7.10.2019
AKP’nin depremi
26.09.2019
Ekolojiyi ekonomiye kurban eden devlet
26.08.2019
Akan seller için bir fikrim var
10.07.2019
Bunlara akıl da bilim de lazım değil
26.2.2019
O başkasının başörtülü bacısı
30.11.2018
AKP kâbusu son bulmalı artık
26.11.2018
Kentler insanlaşma sürecinin yapıtaşıdır
2.11.2018
Gezi’ci olmak, ülkeyi çok sevmektir
30.10.2018
Bir valiyi daha uğurlarken
15.8.2018
Tanrı sizin suç ortağınız değil
11.8.2018
CHP neden kaybediyor
6.8.2018
Gez dünyayı
3.8.2018
Devlet Zonguldaklıyı adam yerine koymuyor
31.7.2018
El insaf yahu
29.7.2018
Kalp spazmından öleceğiz sonunda
24.7.2018
Babamın ışıklarını söndüremeyeceksiniz
9.7.2018
AKP neden kazandı
27.6.2018
Sıcağı sıcağına ilk değerlendirmeler
22.6.2018
Bir kampanya böyle geçti
19.6.2018
Bu kent fikri kabızlıktan ölüyor
15.6.2018
Kabahatin çoğu sende
12.6.2018
Meydanların dili
29.5.2018
Haziranda ne olacak
24.5.2018
Bir umut ve vefa anıtı: Attila Aşut
14.5.2018
Artık gitmeli bunlar
8.5.2018
Ha gayret
20.4.2018
Mutsuzum, mutsuzsun, mutsuz
16.4.2018
Tarih yazan davanın müştekisiyiz
11.4.2018
Ne millet umurunda Erdoğan’ın ne de değerleri
19.3.2018
Ne yapsa nafile
14.3.2018
Bulutlara giden yazılar
23.2.2018
Yık kurtul
20.2.2018
Bu kadarı da çok fazla
13.2.2018
İyilikten iyilik doğuran Safder
8.2.2018
Tak-şak Paşa
2.2.2018
Cumhurbaşkanının dili
30.1.2018
Bu karanlığı da aşacağız
15.1.2018
Oha L
5.1.2018
Kurtulmak yok tek başına
17.11.2017
Pirus zaferi
7.11.2017
İsmet’in Aziz Nesin’lik hikâyesi
3.11.2017
Küçük olsun, benim olsun
31.10.2017
Ne biliyor da konuşuyorlar
25.10.2017
Ayıptır yahu
19.10.2017
AKP bu ülkeye düşman
3.10.2017
Mülteci krizi
27.9.2017
AKP: Komedi ve trajedi
21.9.2017
Ülke oyuncağınız mı sizin?
12.9.2017
AKP hukuku: Adalet değil intikam
8.9.2017
İstanbul denen cinnet hali
6.9.2017
Reis’in kanunlarında emeğin yeri yok
21.8.2017
Gerçeği sorgulamak
15.8.2017
Rezil ettiğiniz yalnızca Ayder mi?
8.8.2017
Aklımızdan zorumuz mu var?
4.8.2017
Andavalız ya
13.7.2017
Halkın Sesi’nin 15 Temmuz’u
11.7.2017
Ülkeyi gübreliği sananlar kaybedecek
13.6.2017
Bizimkisi saflık işte
11.6.2017
Ah Ahmet Demirci ah…
19.5.2017
Filyos… Filyos…
4.5.2017
İdam insanlık suçudur
25.4.2017
AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün
18.4.2017
Umudu kesme yurdundan
13.4.2017
Biz kazandık
10.4.2017
Erdoğan onurumuzla oynadı
5.4.2017
Mafya devleti
27.3.2017
Bu vicdansızlığa da “Hayır”
23.3.2017
“Hayır” demek için Zonguldaklı olmak yeterlidir
1.3.2017
Bugün banaysa, yarın sana
24.2.2017
Bir dağ devrildi
17.2.2017
Koalisyon neden kötü olsun
14.2.2017
Biz kazanacağız
12.2.2017
İsmet’le Gökhan yüz akımızdır
31.1.2017
Aman dikkat
23.1.2017
Cumhurbaşkanı yargılanabilecek mavrası
19.1.2017
Neden “Hayır” diyeceğim
16.1.2017
Meteorolojik teröristler de faaliyette
13.1.2017
AKP ayağına mı sıkıyor?
2.1.2017
Korkmadan sormak gerekiyor
30.12.2016
Git artık 2016
23.12.2016
Güvende değiliz hiçbirimiz
19.12.2016
Başarmaktan başka şansımız yok
15.12.2016
Taşeron kim?
12.12.2016
Artık yeter!
7.12.2016
Hiçlikten gelip, hiçe giden hiç adamlar
1.12.2016
Babası yitik oğula ikinci sesleniş
28.11.2016
Benim de itirazım var
21.11.2016
O kadar da uzun boylu değil
18.11.2016
Yüz karası
10.11.2016
Aynı suda iki kere yıkanılmaz
9.11.2016
Gayya kuyusunda yuvarlanırken
4.11.2016
Aydın ağabey
21.10.2016
İmdaaat!
18.10.2016
Devlet tükendi
6.10.2016
Yalan üzerine cami bina edilir mi?
3.10.2016
AKP’nin ‘Ben yaptım oldu’culuğu
20.9.2016
İnsanlık halleri mi yani bu?
22.8.2016
Tiksinti
5.8.2016
Daha ne bekleniyor
2.8.2016
Paranoyadan adalet çıkmaz
29.7.2016
Yağma yok
25.7.2016
Düşünmeye davet
22.7.2016
Öncesi ve sonrasıyla darbe
13.7.2016
Suriyeliler kardeşimizdir
14.6.2016
Solculuk ateşi
6.6.2016
Halk kışlanacak tavuk ya
3.6.2016
Bir ışık seli
30.5.2016
Kim bu provokatörler?
27.5.2016
Algı operatörleri
9.5.2016
Benim annem bir devrimciydi
18.4.2016
Sosyal medyanın mesajı
7.4.2016
Bu kadar çapsızlık fazla
1.4.2016
Utanacak yüz var mı sizde?
28.3.2016
Çirkinlikler kenti
25.3.2016
Nasıl sığıyor içinize
22.3.2016
Vatan hainliğine devam
15.3.2016
Ne hakkınız var buna
7.3.2016
Şuurumuzu kaybettik, hükmümüz yoktur
25.2.2016
Adam yapan fabrika
20.2.2016
Bostan korkuluğu musunuz?
15.2.2016
Önce masumiyetimiz kayboldu
6.2.2016
Hep olduğumuz yerdeyiz Osman
4.2.2016
Filyos… Filyos…
1.2.2016
BEÜ gerçek bir üniversite olabilir mi?
30.11.2015
Gönül gözleri kör olmuş ahmaklara isyanımdır
12.8.2015
Yazık oluyor memlekete
15.7.2015
Hiçbir ulus toptan cani olamaz
10.6.2015
Sonun başlangıcı
13.5.2015
Netekim, insan fanidir
22.4.2015
Çüşşş
18.4.2015
Yazıklar olsun hepinize
13.4.2015
Bir kent yeniden şekillenirken
04.04.2015
Tokat yediği tokadın ne kadar farkında
31.03.2015
Mavi huydur bende (*)
28.03.2015
Güle güle yoldaş
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive