Ahmet ÖZTÜRK



Bookmark and Share

AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün


25.4.2017 - Bu Yazı 68 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Referandum sonuçları Türkiye üzerine uzun uzun düşünmemiz gerektiğini bir kez daha ortaya koydu… Çok şükür ki, bu ülkeyi iyi analiz etmiş, doğru tanımış, farklı bakış açıları sunarak ufkumuzu açmış çok değerli bilim insanlarımız var… Kendi birikimimizi, Pertev Naili Boratav, Cemil Meriç, Niyazi Berkes, İdris Küçükömer, Şerif Mardin, Sencer Divitçioğlu gibi değerlerin fikirleriyle harmanladığımız zaman referandumun ortaya koyduğu siyasi haritayı okumak biraz daha olanaklı pekâlâ… Ancak bu okumaları yapmak yerine ezber cümlelerle konum açıklamak daha kolayına geliyor hepimizin, bu da kimsenin yarasına merhem olmuyor…

 Dicle Üniversitesinden Vedat Koçal, “Ak Parti’nin Siyasal Sosyolojisi – Türkiye’de Muhafazakâr Dönüşümün Toplumsal Temelleri” başlıklı çalışmasında, AKP’nin tarihsel, ideolojik, kültürel ve sosyo-ekonomik kaynaklarını ele almış. İktidarı üreten örgütü, politikaları, başta iktisadî olmak üzere toplumsal koşulları ele alan çalışma, AKP’yi anlama kılavuzu gibi adeta… İktidar karşıtı siyasal aktörler yararlandı mı, ya da ne kadar haberleri var bilmiyorum ama az sayıda olan bu çalışmalar dikkatlice okunmadıkça, AKP’ye karşı doğru politika üretmek mümkün değil bence… AKP’yi aşmak için onu tanımak gerekiyor çünkü…

 KÜRESELLEŞMEYE EKLEMLENEN BİR SİYASAL HAREKET

AKP’nin sosyal alanda muhafazakâr, siyasette liberal bir hareket olarak çıktığı yolda, daha milliyetçi, daha devletçi, daha otoriter bir çizgiye gelmesinin nedenleri tartışılıyor çalışmada. Taşralı küçük müteşebbisin sınıfsal çıkarlarını dinsel-kültürel bir söylemle savunmaya çalışan “Milli Görüş” çizgisinden, iyice palazlanan Anadolu sermayesinin sözcülüğüne evrilen AKP’nin, iktidarı ele geçirdiği ölçüde, devletin gelir, üretim ve dağıtım işleviyle bütünleşerek farklılaşma eğilimine girdiğine vurgu yapılıyor… AKP’nin tarihsel, ideolojik, kültürel, sosyo-ekonomik kaynakları analiz edilerek, küreselleşmeye eklemlenen bir siyasal hareket olduğunun altı çiziliyor…

 Koçal’dan öğrendiklerimizle devam edelim biz de… Küresel rekabetin sonucu olarak kârların minimize edilmesiyle yaşanan ekonomik daralma, devletlerin sosyal politikalarında büyük değişimlere neden oldu dünyada. Refah düzeyi düşen ve sahip olduğu sosyal konumu kaybetme endişesi duyan geniş kitleler, yabancı düşmanı, ırkçı politikalarla öne çıkan sağ partilere yöneldi. Terör olayları ve yoğun göç bu eğilimi tetiklerken, Türkiye’deki milliyetçi-muhafazakâr sosyoloji, özellikle Kürt sorununda yaşananlar nedeniyle, değişime kendini tümden kapattı. Bunun gözleyen AKP, hızla söylem ve politika değişikliğine giderek liberal sağ çizgiden, milliyetçi-İslamcı çizgiye kaydı.

 AMACA ULAŞAN HER YOL MUBAH

AKP’nin referandumda büyük kentleri kaybedip, İç Anadolu ve Karadeniz’de tulum yapmasının en önemli nedeni, yol, tünel yapımı ile özetlenen kalkınmacı politikalarından daha çok kullandığı bu dil kesinlikle…  Ülkenin, dünyaya daha fazla entegre olmuş, dünyayla daha yoğun kültürel alışveriş içinde olan, görece olarak daha eğitimli, gelir düzeyi daha yüksek bölgelerde oyları dip yaparken, entegrasyona kendini kapatan, milliyetçi eğilimleri ağır basan, eğitim ve gelir düzeyi düşük kesimlerde gücünü korumasının başka da izahı yok zaten… Referandum kampanyasının en ortalık yerinde, “Ey Hollanda, ey Almanya” nidalarıyla çıkarılan krizi de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor…

 Bunun bir pratiği de var ayrıca… AKP pragmatist bir parti, amaca ulaşmak için her yolu mubah sayıyor. Elinde havuz medyası ve devlet gibi güçlü propaganda aygıtları var… Zırva bile denmeyecek sözler bunlar aracılığıyla ortalığa serilerek kitleler kolayca manipüle ediliyor… Yaratılan alacakaranlıkta da operasyon tamamlanıyor… Sandık sonuçlarının değişimi de bu allem kallem cambazlığın işi bence… AKP’nin yasalara açıkça aykırı olan kararı hararetle savunup, tartışmaları bitirmeye çalışması da bunu gösteriyor. Şayet kazandığından emin olsaydı, seçimin meşruiyetine gölge düşürenleri, “Ey YSK” nidalarıyla, çoktan terörist ilan etmemiş miydi sizce de…

Facebook Yorumları

reklam
25.4.2017
AKP’yi aşmak onu tanımakla mümkün
18.4.2017
Umudu kesme yurdundan
13.4.2017
Biz kazandık
10.4.2017
Erdoğan onurumuzla oynadı
5.4.2017
Mafya devleti
27.3.2017
Bu vicdansızlığa da “Hayır”
23.3.2017
“Hayır” demek için Zonguldaklı olmak yeterlidir
1.3.2017
Bugün banaysa, yarın sana
24.2.2017
Bir dağ devrildi
17.2.2017
Koalisyon neden kötü olsun
14.2.2017
Biz kazanacağız
12.2.2017
İsmet’le Gökhan yüz akımızdır
31.1.2017
Aman dikkat
23.1.2017
Cumhurbaşkanı yargılanabilecek mavrası
19.1.2017
Neden “Hayır” diyeceğim
16.1.2017
Meteorolojik teröristler de faaliyette
13.1.2017
AKP ayağına mı sıkıyor?
2.1.2017
Korkmadan sormak gerekiyor
30.12.2016
Git artık 2016
23.12.2016
Güvende değiliz hiçbirimiz
19.12.2016
Başarmaktan başka şansımız yok
15.12.2016
Taşeron kim?
12.12.2016
Artık yeter!
7.12.2016
Hiçlikten gelip, hiçe giden hiç adamlar
1.12.2016
Babası yitik oğula ikinci sesleniş
28.11.2016
Benim de itirazım var
21.11.2016
O kadar da uzun boylu değil
18.11.2016
Yüz karası
10.11.2016
Aynı suda iki kere yıkanılmaz
9.11.2016
Gayya kuyusunda yuvarlanırken
4.11.2016
Aydın ağabey
21.10.2016
İmdaaat!
18.10.2016
Devlet tükendi
6.10.2016
Yalan üzerine cami bina edilir mi?
3.10.2016
AKP’nin ‘Ben yaptım oldu’culuğu
20.9.2016
İnsanlık halleri mi yani bu?
22.8.2016
Tiksinti
5.8.2016
Daha ne bekleniyor
2.8.2016
Paranoyadan adalet çıkmaz
29.7.2016
Yağma yok
25.7.2016
Düşünmeye davet
22.7.2016
Öncesi ve sonrasıyla darbe
13.7.2016
Suriyeliler kardeşimizdir
14.6.2016
Solculuk ateşi
6.6.2016
Halk kışlanacak tavuk ya
3.6.2016
Bir ışık seli
30.5.2016
Kim bu provokatörler?
27.5.2016
Algı operatörleri
9.5.2016
Benim annem bir devrimciydi
18.4.2016
Sosyal medyanın mesajı
7.4.2016
Bu kadar çapsızlık fazla
1.4.2016
Utanacak yüz var mı sizde?
28.3.2016
Çirkinlikler kenti
25.3.2016
Nasıl sığıyor içinize
22.3.2016
Vatan hainliğine devam
15.3.2016
Ne hakkınız var buna
7.3.2016
Şuurumuzu kaybettik, hükmümüz yoktur
25.2.2016
Adam yapan fabrika
20.2.2016
Bostan korkuluğu musunuz?
15.2.2016
Önce masumiyetimiz kayboldu
6.2.2016
Hep olduğumuz yerdeyiz Osman
4.2.2016
Filyos… Filyos…
1.2.2016
BEÜ gerçek bir üniversite olabilir mi?
30.11.2015
Gönül gözleri kör olmuş ahmaklara isyanımdır
12.8.2015
Yazık oluyor memlekete
15.7.2015
Hiçbir ulus toptan cani olamaz
10.6.2015
Sonun başlangıcı
13.5.2015
Netekim, insan fanidir
22.4.2015
Çüşşş
18.4.2015
Yazıklar olsun hepinize
13.4.2015
Bir kent yeniden şekillenirken
04.04.2015
Tokat yediği tokadın ne kadar farkında
31.03.2015
Mavi huydur bende (*)
28.03.2015
Güle güle yoldaş
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.