Ahmet AY

Milat GAZETSİ



Bookmark and Share

“Evet mi, hayır mı, söyle bana nedir senin cevabın”


20.2.2017 - Bu Yazı 178 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yazının başlığına bakarak şarkı söylemeye karar verdiğimi düşünüyor olamazsınız. Evet, gençlik yıllarımın sevilen parçalarındandı;

“Evet mi, hayır mı, söyle bana nedir senin cevabın” şarkısı. Kamuran Akkor seslendiriyordu ve döneminin hit parçasıydı.

Türkiye'de son zamanlarda en çok kullanılan iki kelimedir EVET-HAYIR. Bir yanda “Yeni Türkiye, yeniden şahlanış” diyerek anayasa değişikliği için EVET diyenler, öbür tarafta “Türkiye küçük olsun, böyle kalsın” diyen HAYIR'cılar.

ANADOLU EVET PLATFORMU olarak üyelerimize yönelik platform içi bilgilendirme amacıyla bütün maddeleri masaya yatırdık. Konunun uzmanları ile maddeleri tek tek tartıştık ve 17 Nisan 2017 Pazartesi günü sabah uyandığımızda bizi nasıl bir Türkiye bekleyebilir sorusunun cevabını aradık.

Önce EVET çıkması halinde neler yaşanabileceğine bakalım:

En basitinden Türkiye parlamenter demokrasi ile yönetildiği onlarca yıl yaşadığı darbe, koalisyon, vesayet ve istikrarsızlığa veda edecek. Vatandaşlar yönetim krizlerinden dolayı çektiği sıkıntıları geride bırakmanın verdiği rahatlıkla yatırımının, kişisel hak ve özgürlüklerinin güvende olduğunun morali ile işe başlayacak.

Peki, HAYIR çıkarsa neler yaşayabilecek?

Vatandaş,

Ya koalisyonlar dönemi yeniden yaşanırsa?

Ya hükümet krizleri hortlarsa?

Ya Cumhurbaşkanı ile başbakanlar arasında anlamazlık çıkarsa? Ya vesayet odakları yeniden güç kazanıp emdiğimiz sütü burnumuzdan getirirlerse?.. Gibi endişelerle ile yaşamaya devam edecek.

Türkiye, “Eski köye yeni adet gerekmez” anlayışından çok çekti.

Ekonomik kayıplar yaşadı,

Siyasi çatışmalara şahitlik etti,

Partiler arası ahlaksız transferler gördü,

Hayati konularda bir araya gelip çare bulma yerine parti menfaatini düşünerek hayat pahalılığına çanak tutanlara kandı.

Bu milletin feraseti göz ardı edilmemeli. İnsanımız için “balık hafızasına sahip, unuturlar” deyip milletin basiretini görmezlerse kaybederler. Bugüne kadar onlarca kez kaybettikleri gibi kaybederler.

Ama Türkiye'nin kaybetmeye tahammülü yoktur. Türkiye sahip olduğu potansiyelleri ile bölgesinin kaderini etkileyebilecek tek ülke olma özelliğine sahip bir ülke. Bugün bize saldıran küresel güçlerin kabul ettikleri bir gerçek de Türkiye 21. yüzyılın gidişatını kendi lehine çevirebilecek yegâne güçtür.

Ortadoğu 19. Yüzyıldan itibaren sömürge güçlerinin musallat olduğu, bütün kaynaklarının vakumlandığı bir coğrafyadır. Küresel güçler bir yandan bu bölgenin zenginliklerini talan ederken, insanlarını da baskı altına alarak olan bitene itiraz edecek bilgi ve takatten mahrum bıraktı. Üstelik burası 20. Yüzyılın başlarına kadar bizim adaletle yönettiğimiz coğrafya idi. Dolayısıyla bölge insanı uğradıkları mağduriyetin Türkiye'nin (Osmanlı'nın) durumu ile alakalı olduğunun farkındaydılar. Bu yüzden daima bizden “iyi haberler” beklediler.

Türkiye umuttur, Türkiye Osmanlı mirasının sahibidir. Bu, maceracı olalım anlamına gelmez, tarihi sorumluluğunun müdriki olmak ile gücünü bilmez, devletlerarası münasebeti dikkate almaz maceraperest duygulara sahip olmak başkadır.

Söylemek istediğimizi bundan bir süre önce Afrika ülkelerinden döndükten sonra benimde bulunduğum bir heyete seslenen Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Bu ülkeler aslında fakir, fukara değil, madenleri ve petrolü var. Ancak bunları hep Batılılar almışlar. Gelmişler, altınları, elmasları, her şeyi götürmüşler. O garipler bunların ne olduğunu bilmiyor. Zannediyorlar ki bunlar taşları alıp götürüyorlar… Oysa dedelerimiz buraya emperyalist Batı gibi gelmedi. Bizim dedelerimiz o şefkat kollarını açarak kucaklamaya geldi." sözleriyle ifade etmişti.

Doğrudur, Batı bizim coğrafyamızı talan etti. Hiçbir ülkenin sağlıklı bir yönetime sahip olmasına izin vermedi. Ülkelerin kaderlerini tayin hakkına zerre imkân tanımadı. Bölge devletlerinin sürekli birbiriyle sürtüşmelerini, keza aynı ülkelerin içindeki farklı unsurların birbiriyle kavgalı olmaları için her türlü fesadı yayıp destekledi.

Bölgede bu oyunu bozan ülke Türkiye oldu. Ama itiraf edelim ki bu siyasal sistemle, parlamentarizm ile bu oyunların yeni versiyonları ile mücadele edilemez. Sürekli kendisini yenileyen küresel güçlerin karşısında bizim daha güçlü yönetime, daha barışık topluma, kendine güveni pekişen girişimcilere, bürokratlara, aydınlara ihtiyacımız var.

Şimdi:

Evet mi, hayır mı, söyle bana nedir senin cevabın?

Facebook Yorumları

reklam
20.2.2017
“Evet mi, hayır mı, söyle bana nedir senin cevabın”
15.2.2017
FETÖ neden bu kadar tehlikeli
12.2.2017
Türk Kamu-Sen mi, Ulusol-Sen mi?
8.2.2017
Millet görevde
5.2.2017
Hıristiyan barbarlık mı?
1.2.2017
REFERANDUMUN KARARSIZLARI; KÜRTLER VE GENÇLER
30.1.2017
İran'ın Haş'ı Ne İstiyor?
25.1.2017
Derin ABD-Trump çekişmesi
22.1.2017
Başkanlık Sisteminin Sakıncaları
18.1.2017
Bı̇r başarı öyküsü, Ortavı̇ran Ortaokulu
15.1.2017
Bacak ısıran muhalefet
11.1.2017
ANNE
1.1.2017
Nokta ABD nokta!
29.12.2016
Mustafa İslamoğlu, DEAŞ ve İHL
25.12.2016
Anayasa değişikliği
21.12.2016
Karlov, faili belli saldırı
18.12.2016
İran İnsafınızı da mı Katletti
14.12.2016
Türkı̇ye'yı̇ kuşatmak
11.12.2016
Kitap dünyasından
7.12.2016
Yalnız mısın reis?
3.12.2016
Mütecaviziz vesselâm
30.11.2016
Lozan'a saygı duymuyorum, sadece....
27.11.2016
Topunuz gelı̇n dedik geldiler
23.11.2016
Pelı̇kan şakıması ve Batı
20.11.2016
TRT World, New Eye For World
17.11.2016
Cevdet Saral ve FETÖ
13.11.2016
Trump’ın zaferi!
10.11.2016
Türkiye, ABD Ve Kürtler
5.11.2016
İlklerin Diyarbekir’i-1
2.11.2016
Fetolojik Teoloji II
26.10.2016
Fetolojik teoloji (1)
23.10.2016
Invasıons Barbares
19.10.2016
Musul senaryoları ve Türkiye
16.10.2016
Terör örgütleri ve din (2)
12.10.2016
Irak toprakları ve İbadi
9.10.2016
Uluslararası Diyarbakır Sempozyumu
6.10.2016
Terör örgütleri ve din -1-
2.10.2016
DAEŞ, FETÖ ve dini söylemin gücü
29.9.2016
İkinci darbe!
25.9.2016
BM İstanbul'a taşınmalı
21.9.2016
Kafasızlar
18.9.2016
Kaybedecekler
14.9.2016
Ey Azizan, Size Minnettarız
12.9.2016
FETÖ'cü olmayanları kim, neden mağdur ediyor?
8.9.2016
Teşvik Paketinin Arka Planındaki Tehlike!
4.9.2016
Yalana dolanan Batı
31.8.2016
Abdülhamid Han'ın azı̇z hatırasına
28.8.2016
Fırat Kalkanı’nın hatırlattıkları
26.8.2016
Saldıranlar ve aldırtanlar
22.8.2016
Tam bağımsızlık savaşındayız
18.8.2016
Kadem Batman Paneli Ve Altan Kardeşler
13.8.2016
Yaşanan Anadolu kıyamıdır
11.8.2016
Kod adı: Yenikapı
6.8.2016
12 Mart Muhtırasında Abd'nin Rolü
4.8.2016
Darbelerde ABD'nin rolü; 27 Mayıs 1960
30.7.2016
Tarih yazan millet
28.7.2016
DAİŞ’e nükleer silah
25.7.2016
Çanakkale ruhu update
20.7.2016
Darbesavar Millet
19.7.2016
Dicle Üniversitesi Rektörlük seçimleri
13.7.2016
Suriyelilere turkuaz kart
10.7.2016
SAHTEKAR AVRUPA
7.7.2016
ROŞONA BIMRAREK OMİ
4.7.2016
Gazze'deki ablukaya biz de mi girsek?
1.7.2016
Mardin-Batman hattında notlar
25.6.2016
AB'ye İngiliz darbesi
23.6.2016
Erdoğan kim için risk?
19.6.2016
Türkiye'de ana sorun ana muhalefet!
16.6.2016
DİYARBEKİR İSTANBUL'UN ÖZ KARDEŞİDİR
12.6.2016
PKK SİLAH BIRAKIYOR MU?
9.6.2016
İlk Taliban hareketi ve İttihat Terakki
6.6.2016
BAĞCILARDAN SUR'A GÖNÜL KÖPRÜSÜ
1.6.2016
EY İMAN EDENLER, DİRENİN...
31.5.2016
Devlet Diyarbakır'daydı
28.5.2016
Erdoğan-Yıldırım Diyarbekir'de
25.5.2016
BATI'NIN HEDEFİNDEKİ ADAM; ERDOĞAN
23.5.2016
SIFIR SORUNLU BAŞKANLIK
15.5.2016
Kılıçdaroğlu ahmak mı?
14.5.2016
Dünyada Laiklik Uygulamaları
11.5.2016
YAKIN TARİHTE KİLİSENİN SİYASETE ETKİLERİ:
8.5.2016
Hepimiz pelikanlandık
29.4.2016
Cumhurbaşkanı ile Başbakan anlaşamıyorlar mı?
23.4.2016
Özür diliyorum
22.4.2016
‘Ama’sız Anayasa
17.4.2016
NE SÜNNİ NE Şİİ MÜSLÜMANIM
13.4.2016
YETMEZ AMA UTANIYORUM!
9.4.2016
Temo dayı ve CHP
7.4.2016
HENDEKLERİN ÖBÜR YANI III NE
4.4.2016
Hendeklerin öbür yüzü II Sığlık
31.3.2016
HENDEKLERİN ÖBÜR YANI: NASIL?
26.3.2016
ABD ve yeni ittifaklar
23.3.2016
O da Vali, Bu da Vali
20.3.2016
ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ, NEDEN?
18.3.2016
AMERİCAN EXCEPTİONALİSM
13.3.2016
KEMAL BiNGÖLLÜ'DEN ULUSALCILIK VE DENiZ GEZMİŞ
9.3.2016
O AKADEMİSYENLERDEN YENİ BİLDİRİ
7.3.2016
AYM BAŞKANI VE 12 ÜYEYE KATILA KATILA
2.3.2016
SURİYE'DE ÇOK BİLİNMEYENLİ DENKLEM
29.2.2016
ABD STRATEJİSİMİ RUSYA MI SURIYE'YE GÖMULECEK
25.2.2016
HANTAL BÜROKRASİ YETMEZMİŞ GİBİ
21.2.2016
Savaş böyle bir şey
17.2.2016
TÜRKİYE KONUMUNU HARD POWER OLARAK DEĞİŞTİRDİ
13.2.2016
DÜNYA SAVAŞI VE SON KALE TÜRKİYE
10.2.2016
SKYES-PİCOT VE YENİ HIÇKIRIKLAR
6.2.2016
MASTER PLAN VE SUR'A SÖZÜMÜZ VAR -III-
3.2.2016
SUR'A SÖZÜMÜZ VAR -II-
31.1.2016
SUR'A SÖZÜMÜZ VAR -I-
27.1.2016
SUR AİLELERİ İLGİYE DE MUHTAÇ
25.1.2016
SORUN DA BİZDE ÇÖZÜM DE...
20.1.2016
CHP VE DİKTATÖRLÜK
16.1.2016
SOSYAL HAREKETLER VE TÜRKİYE
13.1.2016
CHP TÜRKİYE PARTİSİ Mİ?
9.1.2016
VE ZİZEK TUZAK HAZIRLAR
7.1.2016
SUR AİLELERİ
2.1.2016
HASAN KARAKAYA ABİMİZİN SIZISI
30.12.2015
İnananların yolculuğu
27.12.2015
Yenidünya sazanları
23.12.2015
MEMUR-SEN'DEN AB-I HAYAT ÖNERİLER
20.12.2015
KORKAKLAR, CESURLAR VE 17 ARALIK 2013
16.12.2015
FATİH PAŞA CAMİİ DEĞİL YANAN BEDENİM
12.12.2015
BİLAL'İN HİKAYESİ
10.12.2015
BAŞKANLIK TARTIŞMALARI
5.12.2015
PUTİN'E I. DÜNYA SAVAŞI NOTLARI
2.12.2015
HAYATTA TESADÜFE YER YOKTUR
28.11.2015
KARLOFÇA-AYESTEFANOS VE SURİYE MUHAREBESİ
25.11.2015
RUS UÇAĞINI VURDUK
22.11.2015
MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİK
18.11.2015
GÜLEN GÜBRE A.Ş
15.11.2015
SURİYE'DE "OPERASYONA" GELMEYELİM
14.11.2015
DAVUTOĞLU'NUN ZAFER KONUŞMASININ ŞERHİ
11.11.2015
DİYARBAKIR'IN KABİNE HASSASİYETİ
4.11.2015
MILLET DEDI KI (1)
31.10.2015
SEÇİMLER YAPILAMAYACAK MI?
28.10.2015
NEYİN SEÇİMİ?
25.10.2015
BAŞKA TÜRKİYE YOK
21.10.2015
FELSEFECİ GENÇLER HAKLI
17.10.2015
Totalen Krieg
12.10.2015
AĞIR SALDIRI
11.10.2015
BÖLGE TEDİRGİN
7.10.2015
SURİYE: YARIM KALAN HESAP
5.10.2015
RUSYA'NIN AMACI NE?
30.9.2015
İBADET-FACİA PARADOKSU
27.9.2015
ENSAR OLABİLMEK
23.9.2015
KÜRT AYAKLANMALARINDA İRAN VE BATI
16.9.2015
SİLİVRİ’DE OSLO SOHBETİ
12.9.2015
DERİSİNİ YENİLEYEMEYEN EJDER
9.9.2015
'AK PARTİ KONGRESİ'
5.9.2015
Aylan Kurdi: Hepiniji Allah’ımıja Şöyliycem
3.9.2015
Müslümanlar Dar’us selama
31.8.2015
İblisistan basını
26.8.2015
Hormonlu aydınlar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.