Abdurrahman Dilipak



Bookmark and Share

Geç gelen ambulans


11.09.2019 - Bu Yazı 57 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geç kalan adalet, adalet değildir, geç gelen ambulans gibi. “Bade harabul Basra” örneğinde olduğu gibi, iş işten geçtikten sonra bir değeri yoktur. Bazı şeyleri yapmakta nedense hep geç kalıyoruz.

Halkla inatlaşılmaz. Seçmen siyasetçinin veli nimetidir. Mimar Sinan da olsanız, “minare eğri” diyorsa dikkate almanız gerekir. Siyasette sizin ne dediğiniz kadar, ötekilerin ne anladıklarını da hesaba katmanız gerekir. Bazı olaylar bazı bünyelerde alerji oluşturur.

Mesela, bu bakanlıklarda beklenen değişikliğin bu kadar geciktirilmesini sokaktaki insanın anlaması mümkün değil. Toplumdaki beklenti yüksek. Umarım gelenler gidenleri aratmaz ve bu bir sukutu hayale, hatta öfkeye sebeb olmaz. Değişik çevrelerin kafaya taktığı isimler var. İnşallah polemik sebebi olacak isimler kalmaz ve gelmezler.

Bugün gelinen noktada siyaset, muvafık’ı, muhalif’i ile sorun çözme aleti değil, kriz üretme aracı gibi çalışıyor sanki. Medeniyet farklı din, mezhep, etnisite, gelenek, ideoloji ve çıkar grubları ile barış içinde bir arada yaşamanın imkanlarının varolduğu bir zeminde hayat bulur. Bunun aracı da siyasettir. Siyaset ve sahip olunan her şeyin meşruiyeti de adaletle mümkündür.

Siyaset bütün dünyada giderek daha sorunlu bir iş haline geliyor. Alın size ABD ya da İngiltere. Bizimkileri saymıyorum bile, hani bunlar örnek gösteriliyordu ya. Bölgenin ve dünyanın hali malum.

Bakın, daha önce Faşizmi gördük. Çöktü! Ardından Komünizm çöktü. Bugün çökmekte olan Liberal Demokrasi dedikleri bir düzeni savunduğu söylenen Kapitalizmdir.

İslam, evet elbette bir çözüm. Ama bu çözümün önündeki en büyük engel, bugünkü “İslam”(!) Ülkeleri ve bugünkü piyasa Müslümanları! Her şeyi siyaset zannediyor birileri. Devleti ele geçirip, okullarla toplumu dönüştürecekler akıllarınca! Oysa toplum değişmeden devlet değişmez. “Resmi din”, “Resmi ideoloji” çözüm değil, sorunun kaynağıdır aslında. “Her topluluk layık olduğu gibi idare olacaktır” ve “Biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek”. Niye bu dünya hayatının bir imtihan yeri olduğunu unutuyoruz. Allah’ın bizi mallarımız canlarımız ve sevdiklerimizle kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edeceğini hesaba katmıyoruz. Kader, rızık ve ecel insanlar, topluluklar ve devletler için de geçerlidir.

Hiç birimiz vazgeçilmez değiliz. Hayat bizden sonra da devam edecek. (Haşa) Allah’ın yetmeyen gücüne güç, yetmeyen aklına akıl, yetmeyen parasına para yetirecek değiliz. Allah münezzehtir. Kader’e, rızg’a ve ecel’e hükmeden O’dur, O! “Herkes için ancak yaptığının karşılığı vardır”. Her şey siyaset değildir. Eğer “siyasal bir topluluk”tan söz ediyorsak, bunu dengeleyen bir “sivil toplum”un da varolması gerekir. Ama ne yazık ki, sivil toplum buharlaştı. Siyasetin arka bahçesi oldular. Siyasete sıçramak isteyenlerin tramplen tahtası ya da siyaseti maniple etmek isteyenlerin pazarlık aracı haline geldiler. Bu konuda meşru bir zemin ancak bir yandan istişare ve şûra, öte yandan ehliyet ve liyakatla mümkündür. Siyasette zalimlere karşı cesaret, halka karşı tevazu gerekir.

Bakın, bazı şeylerin “şüyuu vukuundan beter”dir. Bir yanlış anlama sözkonusu ise direnmenin faydası yoktur. Unutmamak gerekir ki, “batılın tasviri saf zihinleri idlal eder”. Tartışmalı kararlar hiçbir zaman, hiç kimseye fayda sağlamaz. 

Buyurun size İstanbul sözleşmesi.

Kadrolaşma dediğiniz şey, imtiyazlı vakıflar, ihalelerde hep en öndeki firmalar, belli yerlere belli çevrelerden insanların yerleşmeleri, bunlar toplum vicdanını yaralıyor. Güven bunalımına sebeb oluyor. Birileri hâlâ o mevzilerine sıkı sıkıya sarılırlar ki! Bakın ihtirasla istediğiniz her şey sizin imtihanınız olur. Yarın siyasi hesaplar ve dengeler değiştiğinde her şey tersine dönebilir. İmtiyazlı konumdakiler zor durumda kalabilirler. Bazan haklı olmak durumunda bile haklılığınızı isbat edemezsiniz. Siyasette vefa yok, ne yazık ki! “Devletin ali menfaatleri” ve “siyasi dengelerin mecbur bıraktığı durumlar”da o “minnacık insanlar”ın acıları kimsenin umurunda olmaz. Oysa o “minnacık insanlar”ın ahı bazan arşı titretir! Unutmamak gerekir ki, itidali elden bırakmamak gerekir. Sert davranırsanız halk çevrenizden dağılır gider; şerir ve muzır insanlar kalır çevrenizde. Ve sonuçta “keskin sirke küpüne zarar verir”.

İstanbul’un fethini değerli ve anlamlı kılan sadece Fatih’in 7 dil bilmesi, cesareti, cübbesine hocasının atının ayağından sıçrayan çamuru ikram bilmesi değil, eli kesilen zimmi bir döküm ustasının kısas talebi karşısında savaş meydanında bir sultanın kısas talebi ile yargılanmasıdır. “İstanbul’un fethi geri kalsın” ama önce adalet yerini bulsun! İstanbul’un fetih tablosunu yapan Zonaro’nun kendini Fatih’in atının yanındaki muhafız olarak çizmesindeki mana aslında burada gizlidir.

Biz savaş şartlarında ümmetin gençleri ile istişare ederek fikrini değiştiren bir Peygamberin ümmetiyiz! Ah! Bize ne oldu! Biz şeyhimize değil, amirinize bile karşı fikir beyan edemeyiz. İmam-ı Azam’ın hem Hocasına, hem Halifeye itiraz ettiğini, kendine itiraz eden talebelerini ise övdüğünü öğretmediler bize! Ben eleştiriyorum diye, birileri bana kızıyorlar biliyorum. Kızabilirler. Onları kızdırmak için söylemediğimi, yazmadığımı bilsinler yeter. Ben böyle giderlerse, o siyasilere, bürokratlara, o müteahhitlere söylüyorum, hesap sorulduğunda yanlarında kimseyi bulamayacaklar ve bedel ödemek zorunda kalacaklar. Niye bunu görmezler, anlamak istemezler ki!

Hani biz “şikayet makamı”ndaydık ve yöneticilerimiz “icabed ve tahammül makamı”ndaydı. Ne oldu! Bu öğütleri siyasiler ve makam sahipleri ve kamuyla ilişkisi olanlar ya da sivil de olsa kamu adına tasarrufta bulunanlar, okuyup düşünsünler ve duvarlarına assınlar. “Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana..

Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana. Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. Ey Oğul! Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın.” Biz bu öğütleri vaad ederek bir yerlere geldik. Bunlardan uzaklaşırsak, geldiğimiz gibi de gideriz.

Ve Osman Gazi Orhan Gazi’ye vasiyet etti ki, “Oğul! Dîn işlerini her şeyden öne al! (…)Nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet et; ikbâl ve yumuşaklık göster! Ancak dînî gayreti olmayanları, sefih (zevk ve eğlenceye düşkün, parasını pulunu israf eden akılsız. İradesine hâkim olamayan) hayat yaşayanları ve tecrübe edilmeyen kimseleri, sakın devlet işine yaklaştırma! Zîrâ Yaratanından korkmayan, yaratılanlara merhamet etmez!”

Keşke birileri, korkmamız gereken gün gelmeden ve bu dünyada korktukları başlarına gelmeden geri adım atsalar da, kendilerini kurtarsalar. Ama bakıyorum, para ve makam peşinde koşan birileri, yokuş aşağı koşar gibi gidiyorlar. Birileri daha yükseklere tırmandığını ya da korktuğundan kaçtığını zannetse de, daha dikkatlice bakarsanız o birileri aslında kaçtıklarını sandıkları şeye doğru koşuyorlar..

Sonunda olacak olan ne varsa o olacak. “Allah servet ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirir çevirir.” Eğer geri başa dönecek olursak, O, bizi sabreden, şükreden ve direnenlerden bulmalı!

Allahım, bize Hakkı Hak, batılı batıl göster, Hak’da toplanmamızı nasib et. Bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil. Bizi heva ve heveslerimizin istikametinde, Kul hakkına sebeb olan işlerden uzaklaştır. Ya Rab! Siyasilerimize ve bürokratlarımızın ve devlete iş yapanların yüreklerine “Adil Ömer”in yüreğindeki “kul hakkı korkusu”nu ver. “Zaferin Halid’den olmadığı, Allah’tan olduğu” anlayışını ver aciz kullarına! Selâm ve dua ile.

Facebook Yorumları

reklam
16.09.2019
Tarih övgü ya da sövgü kitabı değildir
12.09.2019
12 Eylül
11.09.2019
Geç gelen ambulans
10.09.2019
Bir nefes sıhhat
9.09.2019
Kan ve toprak
7.09.2019
Şeytan’la savaşımız devam ediyor
6.09.2019
Her şeyi yeniden düşünmek
2.09.2019
The Family
31.08.2019
1 Muharrem 1441
29.08.2019
30 Ağustos
28.08.2019
Erdoğan sonrası
26.08.2019
İsrail, umutsuz vak’a!
24.08.2019
Ahlak ve siyaset
23.08.2019
“Derin devlet” mi dediniz!
21.08.2019
Doğru karar
20.08.2019
Ne aceleci bir topluluk olduk!
14.08.2019
Siyasete bulanmış bayram
13.08.2019
Bayram tatil değildir..
9.08.2019
Kim, neden, nereden ve ne zaman
8.08.2019
Connor Betts’i kim öldürdü?
7.08.2019
Meşveret zamanı
6.08.2019
Dünyaya kaç devlet gerek!
5.08.2019
Demir tavında dövülür
3.08.2019
Babalar ve oğullar
1.08.2019
İstersen sulh-u salah!
30.07.2019
Siyaset mühendisliği üzerine
29.07.2019
Karamsarlık yok!
28.07.2019
Saudia’da neler oluyor?
26.07.2019
%51 sendromu
24.07.2019
4’ün 3’üncüsü..
16.07.2019
Ya başarılı olsalardı!
15.07.2019
15 Temmuz
14.07.2019
Babacan’a 40 soru
13.07.2019
“Parti” değil “Party”
11.07.2019
“Bir bölen” olarak MSP
10.07.2019
Siyasetin yolları taşlıdır
8.07.2019
Hak merkezli düşünmek
7.07.2019
Yeni Parti
5.07.2019
Siyasi gündem!
4.07.2019
Siyaset maslahat vesilesidir!
3.07.2019
İmamoğlu’na davrandığınız gibi..
1.07.2019
Bu seçimi nasıl okumak gerek!
29.06.2019
“Rey”inizi satmayın
28.06.2019
Çok geç olmadan!
27.06.2019
Siyasette yeni dengeler
26.06.2019
İmamoğlu nereye koşuyor?
25.06.2019
Seçim sonuçları üzerine
24.06.2019
Ve nihayet
22.06.2019
Önce akıl
20.06.2019
Ey şehid!
19.06.2019
Seçim sonrası mı!?
17.06.2019
Lazistan, Kürdistan, Polonezköy derken..
16.06.2019
Son hafta
15.06.2019
Niye öyle anlıyorsunuz ki!
14.06.2019
Bu işler böyledir
12.06.2019
Nerede kalmıştık?
11.06.2019
CHP bu..
8.06.2019
15 gün sonra
7.06.2019
Karanlık aydınlığın yokluğudur
5.06.2019
Planlar sil baştan
3.06.2019
Din, ahlâk, siyaset vs!
1.06.2019
“El emin” olmak ve siyaset!
31.05.2019
“Hangi Atatürk” ya da “hangi CHP”
30.05.2019
Türk Deizmi olarak “Tengricilik” ve CHP!
29.05.2019
Adalet mülkün temelidir
28.05.2019
Ben niye böyle yazıyorum?
27.05.2019
Şeytan bizimkilerinasıl kandırıyor?
25.05.2019
ABD-Çin savaşı
24.05.2019
YSK gerekçeli kararı açıkladı da!
22.05.2019
İncil ve Tevrat’ta bundan sonra olacaklar hakkında..
19.05.2019
Kaftancıoğlu’ndan İmamoğlu’na!
17.05.2019
Başkanlara
16.05.2019
Dünyanın kalbini dinle
15.05.2019
“Zafer kazanmak” ya da “muvaffakiyet” üzerine!
14.05.2019
Siyasetin de bir fıkhı olmalı!
13.05.2019
Erdoğan, Birlik Vakfı’nda..
11.05.2019
Bu seçim mediayı bitirdi
10.05.2019
Çamur deryasında yüzmek
8.05.2019
Ramazanda da siyaset konuşacağız
4.05.2019
Bir Ak Partilinin şahitliği
3.05.2019
İbrahim Ergin’in şahitliği üzerine..
2.05.2019
Memleket apartmanı
1.05.2019
Bayram ve korku
30.04.2019
Sermaye, STK, siyaset
29.04.2019
Krapon, grized, fiber
28.04.2019
Gerçeklerle yüzleşmek
25.4.2019
Milli egemenlik mi dediniz!
23.4.2019
Bu gidiş nereye?
21.4.2019
Haydi Bismillah
19.4.2019
Ve İmamoğlu!
18.4.2019
Yaşlı adam rahatsız
17.4.2019
BOP
16.4.2019
“Dehşet dengesi” vetehlikenin ayak sesleri
15.4.2019
Kuzey Afganistan’dan Fergana’ya yol gider
14.4.2019
Bay başkan kimi atayacak?
13.4.2019
AB’den, NATO’dan ayrılalım mı?
12.4.2019
Garb cephesinde yeni bir durum yok!
11.4.2019
Bu işin sosyo psikolojik maliyeti
10.4.2019
Kapitalizmin logosu dolar!
9.4.2019
“Siyasetname” okumazsak “şikayetname” dinleriz!
8.4.2019
Bu kriz kapitalizmin krizidir
7.4.2019
Her şey yolunda mı?
5.4.2019
Seçimin ardından
4.4.2019
Demokrasi yanlışlardan birini seçme özgürlüğü değildir!
2.4.2019
Sonuç bu
30.3.2019
Aman kardeşim aman!
28.3.2019
Şeytan meydan okuyor!
27.3.2019
Şeytan üçgeni
25.3.2019
Mike “Pompeo”
22.3.2019
İyi de İlay Aksoy hanım..
20.3.2019
Bizim laikçi kafalılara uyarı ve..
19.3.2019
Yeni Zelanda’da sil baştan!
18.3.2019
18 Mart 1915
17.3.2019
AB’den ayrılalım mı!
15.3.2019
Ölümlerden ölüm beğenin!
14.3.2019
Bekara karı boşamak kolay
13.3.2019
Cehennemin kapıları aralık!
12.3.2019
Şeytanın Mallarına ve Evlatlarına Ortak Oldukları
9.3.2019
AK Parti’de İslamcıların yüzdesi kaç?
7.3.2019
Ne oldu?
6.3.2019
ABD, Rusya, Çin, Suriye ve Venezuela!
5.3.2019
Sol’u yeniden dizayn ederken
4.3.2019
Kılıçdaroğlu nereye koşuyor?
3.3.2019
Hilafet ve..
1.3.2019
Endişelenecekler tabi, çünkü ucu kendilerine dokunuyor
27.2.2019
28 Şubat öncesi, 15 Temmuz operasyonu
26.2.2019
“Bildiğimi bilseydiniz!...”
25.2.2019
Yarınki dünya!
24.2.2019
Gelecek dünde kaldı cancağızım!
23.2.2019
Askerlik yeniden yapılandırılmalı
21.2.2019
Aile nereye gidiyor?!
20.2.2019
Tereddi ya da
19.2.2019
Seçim takvimi
18.2.2019
Dünyanın kalbini dinle
17.2.2019
Medeni Kanunun 93. Yılı
15.2.2019
Sevgililer Günü
13.2.2019
Kılıçdaroğlu yokuş aşağı koşuyor!
12.2.2019
Güzel söz ve hikmet
11.2.2019
Beka sorunu
8.2.2019
Hafazanallah!
6.2.2019
Sözkonusu CHP ise Soyer teferruattır
5.2.2019
Mitolojik zamana dönüş!
4.2.2019
Ehlen ve sehlen
3.2.2019
Vehn bataklığına düşmeyelim de
1.2.2019
Maduro sana söylüyorum, Erdoğan sen dinle!
31.1.2019
Ve işte şimdi
29.1.2019
Belasını arayan ülke: ABD
28.1.2019
Patladı, patlayacak derken
26.1.2019
Haydaaa!
25.1.2019
“Arap NATO’su” mu “Avrupa NATO’su mu?
24.1.2019
Evet yemin etsinler!
18.1.2019
5. ayın 5’inde 55 vekille!
16.1.2019
Ahval
15.1.2019
Ben 15 ocak demiştim ya..
12.1.2019
Siyasetin de bir fıkhı olmalı
11.1.2019
Siyaset fıkhı
10.1.2019
Dahlan akıllılar
9.1.2019
Bazı şeylerin şuyuu vukuundan beterdir
5.1.2019
Bir ibret dersi: Talud ve Calud
4.1.2019
Seçime giderken Tâlût ve Câlût örneği
3.1.2019
Laf ile verirler aleme binlerce nizamat…
2.1.2019
Zamanı elerken
31.12.2018
Yeni yıl
30.12.2018
Bana dokunmayan yılan!
29.12.2018
Kalbinden vurulmak
28.12.2018
Size inandırıcı geliyor mu?
27.12.2018
Oltaya din takarak Müslüman avlamak
26.12.2018
Evet, “Ergenekoncular ile FETÖ’cüler birlikte yargılansın!”
25.12.2018
Hepimizi kullandılar!
24.12.2018
Neme lazım!
21.12.2018
İktidarı suçlamak
20.12.2018
Çanakkale’den Necef’e
19.12.2018
Kaşıkçı olayı, nereden nereye!
17.12.2018
Sinek küçük ama
16.12.2018
Şu “aile cinayeti”ne artık bir son versek!
14.12.2018
İstersen sulhu salah!..
13.12.2018
Aile çöküyor mu?
12.12.2018
Aile nereye gidiyor?
2.12.2018
Bir hesap hatası yapılmasın da
30.11.2018
Gerçekten kara cumaydı!
29.11.2018
İSEDAK’Tan G20’ye!..
28.11.2018
Mahşerin 4 Atlısı
27.11.2018
Hayatın şeyleri
26.11.2018
Meteor kuşağı
23.11.2018
Bu durumda oyumuzu kime verelim?
22.11.2018
MÜSİAD Fuarı
21.11.2018
Adaylar belirlenirken
20.11.2018
Seçicilere ve adaylara dikkat!
17.11.2018
Dünya nereye gidiyor?
16.11.2018
“Oyuna gelmeyelim” derken
15.11.2018
Metodik Kemalizm
14.11.2018
Yeni bir CHP mümkün mü?
13.11.2018
“Fransız tipi İslam”, laiklik vs..
12.11.2018
Demedim mi, Selahaddin’in çocukları..
11.11.2018
Atina tecrübesi CHP için bir referans olabilir mi?
9.11.2018
Şimdi ne oldu?
8.11.2018
Ölüm asude bir bahar ülkesidir
7.11.2018
Helen bizim neyimiz olur?
6.11.2018
Kaşıkçı’dan Lumumba’ya!.
5.11.2018
Kötü örnek olmayalım da!
4.11.2018
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mi?
3.11.2018
Dört halife döneminden bugüne dersler
2.11.2018
Adaylara uyarı
1.11.2018
Fırat’ın doğusu ve..
31.10.2018
Yerel yönetimlerde aday belirlerken
30.10.2018
“The Cumhuriyet” Bayramı mı?
29.10.2018
Kaşıkçı olayı nerede başlar, nerede biter..
28.10.2018
Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız!
26.10.2018
Durdurun dünyayı inecek var!
25.10.2018
Andımız
24.10.2018
Tekrar İş Bankası
22.10.2018
Dilipak hata yaparsa!
21.10.2018
N’olacak bu Patrikhane’nin hali!
20.10.2018
Hak şerleri hayreyler
19.10.2018
“İnni küntü minezzalimin”
18.10.2018
FETÖ davaları nasıl gidiyor?
17.10.2018
“Kurtarıcı lider”lik fenomeni
16.10.2018
Hilafet, imamet, liderlik üzerine
15.10.2018
Medyen ve Eyke ya da Sodom ve Gomore
14.10.2018
Suudi gazeteci
12.10.2018
Ortodokslar bizim neyimiz olur?
11.10.2018
Paradoks
10.10.2018
İla cehennemüzzümera
9.10.2018
2025
8.10.2018
Kerim devlet yolunda
7.10.2018
Siyaset ve bilgelik
6.10.2018
Ha Hasan’a, Ha Sana!
5.10.2018
Şikâyetname!
4.10.2018
Gelecek günler
3.10.2018
Biz eskiden, eskiden..
2.10.2018
Madem iç tüzük değişecek
1.10.2018
Kafkas, tarih, bugün ve gelecek
30.9.2018
Ahfaz ve İdlib’de neler oluyor?
28.9.2018
Yılanın önündeki tavşan kim?
26.9.2018
Trump intihar etti, Erdoğan “adalet” dedi!
25.9.2018
Tedricilik ve ıslah üzerine
24.9.2018
İyi bir haberim var
23.9.2018
Bir kere daha
21.9.2018
Katılım bankacılığının geleceği üzerine
20.9.2018
Tekrar Pardus
19.9.2018
Erdoğan, CHP ve İş Bankası
18.9.2018
Can Dündar ne yaptın sen!
16.9.2018
Pardus
15.9.2018
N’olacak bu ailenin hali?!
14.9.2018
Arşivciliğimiz ne durumda?
13.9.2018
1440
12.9.2018
Bir gözümüz İdlib’te, öteki!..
11.9.2018
“Kıyametin Şifre”si İzmir’de mi?
10.9.2018
Kadro, cemaat, örgüt ilişkisi üzerine
9.9.2018
İdlib’de neler oluyor?
8.9.2018
Kasap köfte
7.9.2018
Örümcek ağı üzerine
6.9.2018
Emoji
4.9.2018
Hz. Musa, Hz. Davud ve..
3.9.2018
Beklenen Vakit
2.9.2018
Üstümüze gelmeye devam ediyorlar
1.9.2018
Bir “günah keçisi” aranıyor
31.8.2018
Zina suç değil, ama dini nikâh suç mu?
30.8.2018
Zalimlere meyletmeyin, sonra!
29.8.2018
Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken
28.8.2018
Evengaliş komplo
27.8.2018
Evengaliş Müslümanlar!
26.8.2018
Trump giderse
25.8.2018
FETÖ’cüler şimdi de..
24.8.2018
Dünya neden ve nasıl dolara mahkûm ve mecbur bırakıldı?
22.8.2018
Bayramdır..
20.8.2018
Almanya ve Japonya için,bugün değilse ne zaman
19.8.2018
AK Parti’de kongre tamam
18.8.2018
İyi Parti’de siyaset rotasını kaybetti mi!
17.8.2018
Yazılı basın sizlere ömür
16.8.2018
Dolar’la imtihan!
15.8.2018
Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!
14.8.2018
Şu FETÖ yapılanmasını yeniden araştırsak
13.8.2018
Bu gidiş nereye?
12.8.2018
Ben Kapitalizm!
11.8.2018
Haddinden fazla şiddet..
10.8.2018
Nan-ı aziz
9.8.2018
İktidarın dolarla, muhalefetin kongre ile imtihanı
8.8.2018
Masonluk, FETÖ, “cemaat” vs!
6.8.2018
CHP’de sular durulmuyor
5.8.2018
ABD’nin bu “dost”luğunu (!?) unutmayacağız
4.8.2018
Kılıçdaroğlu da Osmanlı!
3.8.2018
ABD Türkiye’ye savaş mı açtı
2.8.2018
Derin CHP
31.7.2018
BRICS+T
30.7.2018
Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor
29.7.2018
Asıl sorun ne biliyor musunuz?
28.7.2018
Kanlı ay
27.7.2018
CHP, İyi Parti..
26.7.2018
Siyonistler! Kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlar
25.7.2018
Af meselesi
24.7.2018
Bedelli askerlik de olsun, kısa dönem de..
23.7.2018
Ava giden avlanır
22.7.2018
Cumhuriyetin 1. Evresinin bakiyesi
21.7.2018
Aman dikkat!
20.7.2018
15 Temmuz devam ediyor!
19.7.2018
“Bakan” olmak!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive