Abdurrahman Dilipak



Bookmark and Share

Bekara karı boşamak kolay


14.3.2019 - Bu Yazı 106 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugün size “kolay çözüm” denemesi yapacağım. Kendimizden örnek verecek olsam, bu rahatsızlık verir. Ön yargılarımız bazı gerçekleri anlamamıza engeldir. Onun için soyutlama ve sorunu dış örneklerle modelleme, din ve felsefeden, tarihten örnekler vererek konuyu sanatla estetize etmek gerekebilir. Yoksa işimiz zor.

Bir de ille de hemen sorunu çözmek yerine çözüm yönünde, çok küçük bir adım da atmak bile aslında çok önemli. Hepsinden önemlisi o yönde bir istikamet kazandırmak, ön yargıların at gözlüğünden kurtulmak çok önemli. Fikir de mayalanır. Tohumun toprağa alışması gerekir. Fikirlerin de insan beyninde ve yüreğinde hayat bulması için beklemek gerekir. Asıl meseleyi bilip anlamadan çözüm arayışına girmek, bazan aslında çözümün önündeki asıl engeli oluşturabilir. Çözüm denilen şey çözümsüzlüğün tâ kendisi olabilir bazı durumlarda. Yani kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşuyor olabiliriz. İlk duyuşta anlamsız gelen sözler dinleyince farklı bir anlam kazanabilir.

Hindistan! Eski bir Türk devleti. Babür İmparatorluğu 1526 yılında, Devlet adamı, Şair, Hattad Kalem, Kelam ve Kılıç İmparatoru Zahireddin Zahiruddin Muhammed Babür tarafından Delhi›de kuruldu ve varlığı 1858 yılında İngilizler tarafından sonlandırıldı. Babur Şah Çağatay Türkçesi konuşuyordu. Babası Timur’un oğullarından Miran Şah’ın torunu Fergana valisi Ömer Şeyh Mirza, annesi Cengiz Han’ın Doğu Çağatay Hanı Yunus Hanın kutluğ Nigar hanımdır.

Bizimkiler “Hindistan eski bir Türk devleti” diye övünür ama, ne Hind tarihinden haberimiz var, ne Sanskritçe bilenimiz. Ticaretimiz de sınırlı. “İslamcı” geçiniriz, 250 milyon Müslümanın yaşadığı bir ülke hakkında fazla bir bilgimiz yok. Çanakkale savaşı olurken Pakistan diye bir ülke yoktu. Türkiye’ye yardım gönderen bir Hilafet fonu vardı. Hind Hilafet Fonu hakkında da fazla bir bilgimiz yok. Hindistan Dünyanın en büyük yedinci coğrafi alanı ve en büyük ikinci nüfusuna sahip olan ülkedir. Yüzölçümü 3.287.000 km², Nüfusu 1,450 milyondur. Hindistan’da Müslümanların sosyolojik olarak 1. sırada olmasını engellemek için İngilizler bir oyun oynadı. Müslümanların ayrı bir devlet olması fikri gündeme geldi. Pakistan 14 Ağustos 1947 tarihinde Muhammed Ali Cinnah tarafından kuruldu. Mevdudi destekledi. Ebul Kelam Azad karşı çıktı. Pakistan’ın yüzölçümü 881.913 km² Nüfusu 197 milyon (2017). Önce Bangladeş ile Pakistan birdi. 26.3.1971’de Bangladeş’i Pakistan’dan ayırdılar. Bangladeş’in  Nüfusu 164,7 milyon (2017), yüzölçümü 147.570 km². 7 Kasım 1975 tarihinde General Ziya-ür-Rahman bir darbe ile Halid Müşerref›i devirdi. Yeni laikçi bir yönetim kuruldu. Pakistan’da da darbeler oldu. 1947’de Hindistan’dan bağımsız Pakistan devletinin kuruluşu ilan edildiğinde Bangladeş de, Doğu Pakistan adıyla bu devlete bağlanmıştı. 1971’de iki Pakistan arasında iç savaş başladı. 26 Mart 1971 - 16 Aralık 1971 arasındaki savaşa Hindistan da müdahale edince, Pakistan direnemedi. Mart 1973 yılına kadar Hindistan’ın işgalinde kalan Doğu Pakistan, Hindistan’ın çekilmesiyle bu tarihten itibaren Bağımsız Bangladeş Devleti oldu.

Hindistan’la Pakistan anlaşamasın diye aralarına bir “Keşmir sorunu” çakıldı, İngilizler tarafından. Cemmu ve Keşmir Alan: 222.236 km². Kuruluş tarihi: 26 Ekim 1947. Nüfusu 12,55 milyon (2011). Cemmu ve Keşmir, Hindistan’ın en kuzeyinde yer alır. Büyük çoğunluğu Himalaya Dağları üzerindedir. Pakistan tarafından Hindistan işgalindeki Keşmir olarak adlandırılır. Başkenti kışın Cemmu yazın ise Srinagar’dır. 222,236 km² alana sahiptir

Bu sorun çözülmez, çözülmemesi gerekir. Üretilmiş bir sorundur. Bu hem Hind Birliğinin kurulmasına engel olacak, hem de Hindistan üzerinden Hindistan’dan ayrılan Müslümanlar üzerinde baskı kurmanın bahanesini oluşturacaktır. Keşmir, Hindistan ve Pakistan’ı 1947 yılından beri üç kez savaşa sürüklemiş ciddi bir sorundur. Tabii bu sorunun çözülememesindeki en büyük etken, Keşmir’deki ayrılıkçı hareketler ve Pakistan’la birleşme talepleri için Pakistan’ı suçlayan Hindistan’ın reddedici tavrıdır. Keşmir, “Çözümsüzlüğün” çözüm olarak sunulduğu bir coğrafyanın adıdır aslında. Keşmir sorununun düğümlendiği nokta, Pakistan’ın BM kararlarına uygun olarak halk oylamasına gidilmesi önerisine Hindistan’ın yanaşmamasıdır.

Aslında asıl sorun, Müslümanları Hindistan’dan ayıran aklın ürettiği sorundur.

Tamam, Pakistan, Bangladeş ve Keşmir-Cemmu var. Herkes durduğu yerde dursun. Şu 1648 Vestfalya sendromundan kurtulalım, “Vatan”, “Ulus” sloganlarını bir kenara bırakalım. Hindistan’da yüzlerce din, dil, etnisite, ideolojik, politik, felsefi ve vijdani topluluk var. Hatta kast sistemi var. 3,5 asra yakın biz yönetmedik mi bu coğrafyayı. Cumhurbaşkanlığının yıldızlarından biri olan Babur yıldızını parlatalım. Bunca farklılıklarına rağmen onları nasıl barış içinde yönetti isek, o muhteşem günlerine geri dönsün Hindistan. “Büyük Hindistan Birliği” yeniden ihya edilsin. Bakın dünyadaki 3 Müslümandan biri Hind kökenlidir. Pakistan, Bangladeş ve ihtilaflı topraklar, mevcut halleri ile federasyona katılsınlar ve bir birlik olsun. Dünyaya örnek olan, farklılıklarına rağmen barış içinde bir arada yaşayan bir medeniyet kursunlar. Bu herkes için en iyi olandır. “Küçük olsun, benim olsun” değil. İri olalım, diri olalım.. İngilizlerin oynadıkları oyunu bozalım.

Bakın, biz de hafızalarımızı yeniden tazeleyelim. Tarihi övgü ya da sövgü kitabı yapmayalım.. Babür şahlığının arkasında “Timur” soyu da var, Cengiz Han soyu da. O Ertuğrul dizisinde ha bire kesip doğradığımız “Moğol”larla da akrabayız. “Tatarlar” kimlerdir bir bakın bakalım.. Tarih “övgü ya da sövgü kitabı” değildir, olmamalı. Buradan oturup Hind coğrafyası üzerinde ahkam kesmek kolay tabii! Ben anne tarafından Osmaniyeli, baba tarafından Maraşlıyım. Babam doğduğunda biz Suriye ile Yemen’le, Cezayir’le tek devlettik. Şimdi siyaset yaptığını sanan birtakım adamlar, “Burada Suriyelilerin ne işi var” ya da “Bizim oralarda ne işimiz var” diyor. Bir defa 100 yıl önce Suriye diye bir ülke yoktu. Orası Bilad-ı Şam’dı. Burası Bilad-ı Rum. Bizin nüfus kayıtlarımız, tapu kayıtlarımız, Adana dahil, Doğu Akdeniz bölgesindeki bütün güney Halep’e bağlı idi. Biz daha ilk kıblemiz olan Kudüs’ü, Filistin’i, Suriye’yi daha doğru düzgün anlayıp, anlatamadık ki, Hindistan’ın Pakistan’ın arasındaki ihtilafı çözelim. Onun için “bekara karı boşamak kolay” diyorum.

Ben bu konuyu 1970’lerin başında dert edindim. “Aksak Timur” diye geçiştirilemeyecek başka gerçekler olduğunu gördüğüm için Yakub Mughul’ın “Kanuni Devri, Osmanlı-Hind Müslümanları Tarihi” kitabını yayınladım. Timur’un “Tüzükat”ını yayınladım. Bize ezberletilen tarihin dışında başka bir tarih vardı. “Çanakkale” bize anlatılan, ezberletilen gibi değildi mesela. Mughul kim derseniz, ben Arap Fars filolojisinde okurken, o Moğol asıllı, Pakistan’dan arşiv çalışması için gelen bir akademisyendi. Türkçe öğrenmişti. Ben de Urduca öğreneyim dedim ama olmadı. Ama o hocanın doktora çalışmasını yayınladım ve tabii çokça da eleştiri aldım.

Ya hu “ol mahiler ki, derya içredir de deryayı bilmezler” hesabı, Bilad-ı Rum’da yaşıyan “Ahiyan-ı Rum, Baciyan-i Rum, Gaziyan-ı Rum, Mevlana Celaleddini Rumi, Eşrefoğlu Rumi”’nin, Arz-ı Rum’da, Rumeli de yaşayan çocukları “Rum” diyince rahatsız olurlar. Sahi Rumi takvim, Rumi sanat  kimin takvimi, kimin sanatıdır. Kur’an-ı Kerim’deki “Rum suresi” kimi anlatır?

İşin güzel ve kolay yani ne biliyor musunuz? Aslında Keşmir sorunu, Filistin, Moro, Kıbrıs sorunundan farklı değil. Suriye, Filistin ve Anadolu’dan oluşan Osmanlı Milletleri Birliği Büyük Hindistan Birliği hayalinden farklı değil. Düşünebiliyor musunuz, BüyükHindistan Birliği gerçekleşmiş. İslam Konferansında 1,5 milyar nüfusu ile yepyeni bir ülke var. Bu sorunların birini çözerseniz, hepsi çözülür. Hepsi birbirine bağlı, domino etkisi ile çözüm gerçekleşir. O zaman tarih uyanır, hayaller canlanır. Bizim medeniyetimizin istinatgâhı, İttihad, İttifak ve İtilaf’dır.. Korkularımızla yüzleşelim. Size çözüm diye dayatılan çözümsüzlük girdabından yakanızı kurtarın. Size ezberletilen tarih ve şarkılar yalan söylüyor. Siz “Bir başkadır benim memleketim” diye şarkılar söylerken, aslında İsrail’in Filistin’i “vatan” yapma çabalarına destek oluyorsunuz belki de. Bilmem anlatabildim mi, “Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım”. Selâm ve dua ile.

Facebook Yorumları

reklam
19.05.2019
Kaftancıoğlu’ndan İmamoğlu’na!
17.05.2019
Başkanlara
16.05.2019
Dünyanın kalbini dinle
15.05.2019
“Zafer kazanmak” ya da “muvaffakiyet” üzerine!
14.05.2019
Siyasetin de bir fıkhı olmalı!
13.05.2019
Erdoğan, Birlik Vakfı’nda..
11.05.2019
Bu seçim mediayı bitirdi
10.05.2019
Çamur deryasında yüzmek
8.05.2019
Ramazanda da siyaset konuşacağız
4.05.2019
Bir Ak Partilinin şahitliği
3.05.2019
İbrahim Ergin’in şahitliği üzerine..
2.05.2019
Memleket apartmanı
1.05.2019
Bayram ve korku
30.04.2019
Sermaye, STK, siyaset
29.04.2019
Krapon, grized, fiber
28.04.2019
Gerçeklerle yüzleşmek
25.4.2019
Milli egemenlik mi dediniz!
23.4.2019
Bu gidiş nereye?
21.4.2019
Haydi Bismillah
19.4.2019
Ve İmamoğlu!
18.4.2019
Yaşlı adam rahatsız
17.4.2019
BOP
16.4.2019
“Dehşet dengesi” vetehlikenin ayak sesleri
15.4.2019
Kuzey Afganistan’dan Fergana’ya yol gider
14.4.2019
Bay başkan kimi atayacak?
13.4.2019
AB’den, NATO’dan ayrılalım mı?
12.4.2019
Garb cephesinde yeni bir durum yok!
11.4.2019
Bu işin sosyo psikolojik maliyeti
10.4.2019
Kapitalizmin logosu dolar!
9.4.2019
“Siyasetname” okumazsak “şikayetname” dinleriz!
8.4.2019
Bu kriz kapitalizmin krizidir
7.4.2019
Her şey yolunda mı?
5.4.2019
Seçimin ardından
4.4.2019
Demokrasi yanlışlardan birini seçme özgürlüğü değildir!
2.4.2019
Sonuç bu
30.3.2019
Aman kardeşim aman!
28.3.2019
Şeytan meydan okuyor!
27.3.2019
Şeytan üçgeni
25.3.2019
Mike “Pompeo”
22.3.2019
İyi de İlay Aksoy hanım..
20.3.2019
Bizim laikçi kafalılara uyarı ve..
19.3.2019
Yeni Zelanda’da sil baştan!
18.3.2019
18 Mart 1915
17.3.2019
AB’den ayrılalım mı!
15.3.2019
Ölümlerden ölüm beğenin!
14.3.2019
Bekara karı boşamak kolay
13.3.2019
Cehennemin kapıları aralık!
12.3.2019
Şeytanın Mallarına ve Evlatlarına Ortak Oldukları
9.3.2019
AK Parti’de İslamcıların yüzdesi kaç?
7.3.2019
Ne oldu?
6.3.2019
ABD, Rusya, Çin, Suriye ve Venezuela!
5.3.2019
Sol’u yeniden dizayn ederken
4.3.2019
Kılıçdaroğlu nereye koşuyor?
3.3.2019
Hilafet ve..
1.3.2019
Endişelenecekler tabi, çünkü ucu kendilerine dokunuyor
27.2.2019
28 Şubat öncesi, 15 Temmuz operasyonu
26.2.2019
“Bildiğimi bilseydiniz!...”
25.2.2019
Yarınki dünya!
24.2.2019
Gelecek dünde kaldı cancağızım!
23.2.2019
Askerlik yeniden yapılandırılmalı
21.2.2019
Aile nereye gidiyor?!
20.2.2019
Tereddi ya da
19.2.2019
Seçim takvimi
18.2.2019
Dünyanın kalbini dinle
17.2.2019
Medeni Kanunun 93. Yılı
15.2.2019
Sevgililer Günü
13.2.2019
Kılıçdaroğlu yokuş aşağı koşuyor!
12.2.2019
Güzel söz ve hikmet
11.2.2019
Beka sorunu
8.2.2019
Hafazanallah!
6.2.2019
Sözkonusu CHP ise Soyer teferruattır
5.2.2019
Mitolojik zamana dönüş!
4.2.2019
Ehlen ve sehlen
3.2.2019
Vehn bataklığına düşmeyelim de
1.2.2019
Maduro sana söylüyorum, Erdoğan sen dinle!
31.1.2019
Ve işte şimdi
29.1.2019
Belasını arayan ülke: ABD
28.1.2019
Patladı, patlayacak derken
26.1.2019
Haydaaa!
25.1.2019
“Arap NATO’su” mu “Avrupa NATO’su mu?
24.1.2019
Evet yemin etsinler!
18.1.2019
5. ayın 5’inde 55 vekille!
16.1.2019
Ahval
15.1.2019
Ben 15 ocak demiştim ya..
12.1.2019
Siyasetin de bir fıkhı olmalı
11.1.2019
Siyaset fıkhı
10.1.2019
Dahlan akıllılar
9.1.2019
Bazı şeylerin şuyuu vukuundan beterdir
5.1.2019
Bir ibret dersi: Talud ve Calud
4.1.2019
Seçime giderken Tâlût ve Câlût örneği
3.1.2019
Laf ile verirler aleme binlerce nizamat…
2.1.2019
Zamanı elerken
31.12.2018
Yeni yıl
30.12.2018
Bana dokunmayan yılan!
29.12.2018
Kalbinden vurulmak
28.12.2018
Size inandırıcı geliyor mu?
27.12.2018
Oltaya din takarak Müslüman avlamak
26.12.2018
Evet, “Ergenekoncular ile FETÖ’cüler birlikte yargılansın!”
25.12.2018
Hepimizi kullandılar!
24.12.2018
Neme lazım!
21.12.2018
İktidarı suçlamak
20.12.2018
Çanakkale’den Necef’e
19.12.2018
Kaşıkçı olayı, nereden nereye!
17.12.2018
Sinek küçük ama
16.12.2018
Şu “aile cinayeti”ne artık bir son versek!
14.12.2018
İstersen sulhu salah!..
13.12.2018
Aile çöküyor mu?
12.12.2018
Aile nereye gidiyor?
2.12.2018
Bir hesap hatası yapılmasın da
30.11.2018
Gerçekten kara cumaydı!
29.11.2018
İSEDAK’Tan G20’ye!..
28.11.2018
Mahşerin 4 Atlısı
27.11.2018
Hayatın şeyleri
26.11.2018
Meteor kuşağı
23.11.2018
Bu durumda oyumuzu kime verelim?
22.11.2018
MÜSİAD Fuarı
21.11.2018
Adaylar belirlenirken
20.11.2018
Seçicilere ve adaylara dikkat!
17.11.2018
Dünya nereye gidiyor?
16.11.2018
“Oyuna gelmeyelim” derken
15.11.2018
Metodik Kemalizm
14.11.2018
Yeni bir CHP mümkün mü?
13.11.2018
“Fransız tipi İslam”, laiklik vs..
12.11.2018
Demedim mi, Selahaddin’in çocukları..
11.11.2018
Atina tecrübesi CHP için bir referans olabilir mi?
9.11.2018
Şimdi ne oldu?
8.11.2018
Ölüm asude bir bahar ülkesidir
7.11.2018
Helen bizim neyimiz olur?
6.11.2018
Kaşıkçı’dan Lumumba’ya!.
5.11.2018
Kötü örnek olmayalım da!
4.11.2018
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mi?
3.11.2018
Dört halife döneminden bugüne dersler
2.11.2018
Adaylara uyarı
1.11.2018
Fırat’ın doğusu ve..
31.10.2018
Yerel yönetimlerde aday belirlerken
30.10.2018
“The Cumhuriyet” Bayramı mı?
29.10.2018
Kaşıkçı olayı nerede başlar, nerede biter..
28.10.2018
Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız!
26.10.2018
Durdurun dünyayı inecek var!
25.10.2018
Andımız
24.10.2018
Tekrar İş Bankası
22.10.2018
Dilipak hata yaparsa!
21.10.2018
N’olacak bu Patrikhane’nin hali!
20.10.2018
Hak şerleri hayreyler
19.10.2018
“İnni küntü minezzalimin”
18.10.2018
FETÖ davaları nasıl gidiyor?
17.10.2018
“Kurtarıcı lider”lik fenomeni
16.10.2018
Hilafet, imamet, liderlik üzerine
15.10.2018
Medyen ve Eyke ya da Sodom ve Gomore
14.10.2018
Suudi gazeteci
12.10.2018
Ortodokslar bizim neyimiz olur?
11.10.2018
Paradoks
10.10.2018
İla cehennemüzzümera
9.10.2018
2025
8.10.2018
Kerim devlet yolunda
7.10.2018
Siyaset ve bilgelik
6.10.2018
Ha Hasan’a, Ha Sana!
5.10.2018
Şikâyetname!
4.10.2018
Gelecek günler
3.10.2018
Biz eskiden, eskiden..
2.10.2018
Madem iç tüzük değişecek
1.10.2018
Kafkas, tarih, bugün ve gelecek
30.9.2018
Ahfaz ve İdlib’de neler oluyor?
28.9.2018
Yılanın önündeki tavşan kim?
26.9.2018
Trump intihar etti, Erdoğan “adalet” dedi!
25.9.2018
Tedricilik ve ıslah üzerine
24.9.2018
İyi bir haberim var
23.9.2018
Bir kere daha
21.9.2018
Katılım bankacılığının geleceği üzerine
20.9.2018
Tekrar Pardus
19.9.2018
Erdoğan, CHP ve İş Bankası
18.9.2018
Can Dündar ne yaptın sen!
16.9.2018
Pardus
15.9.2018
N’olacak bu ailenin hali?!
14.9.2018
Arşivciliğimiz ne durumda?
13.9.2018
1440
12.9.2018
Bir gözümüz İdlib’te, öteki!..
11.9.2018
“Kıyametin Şifre”si İzmir’de mi?
10.9.2018
Kadro, cemaat, örgüt ilişkisi üzerine
9.9.2018
İdlib’de neler oluyor?
8.9.2018
Kasap köfte
7.9.2018
Örümcek ağı üzerine
6.9.2018
Emoji
4.9.2018
Hz. Musa, Hz. Davud ve..
3.9.2018
Beklenen Vakit
2.9.2018
Üstümüze gelmeye devam ediyorlar
1.9.2018
Bir “günah keçisi” aranıyor
31.8.2018
Zina suç değil, ama dini nikâh suç mu?
30.8.2018
Zalimlere meyletmeyin, sonra!
29.8.2018
Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken
28.8.2018
Evengaliş komplo
27.8.2018
Evengaliş Müslümanlar!
26.8.2018
Trump giderse
25.8.2018
FETÖ’cüler şimdi de..
24.8.2018
Dünya neden ve nasıl dolara mahkûm ve mecbur bırakıldı?
22.8.2018
Bayramdır..
20.8.2018
Almanya ve Japonya için,bugün değilse ne zaman
19.8.2018
AK Parti’de kongre tamam
18.8.2018
İyi Parti’de siyaset rotasını kaybetti mi!
17.8.2018
Yazılı basın sizlere ömür
16.8.2018
Dolar’la imtihan!
15.8.2018
Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!
14.8.2018
Şu FETÖ yapılanmasını yeniden araştırsak
13.8.2018
Bu gidiş nereye?
12.8.2018
Ben Kapitalizm!
11.8.2018
Haddinden fazla şiddet..
10.8.2018
Nan-ı aziz
9.8.2018
İktidarın dolarla, muhalefetin kongre ile imtihanı
8.8.2018
Masonluk, FETÖ, “cemaat” vs!
6.8.2018
CHP’de sular durulmuyor
5.8.2018
ABD’nin bu “dost”luğunu (!?) unutmayacağız
4.8.2018
Kılıçdaroğlu da Osmanlı!
3.8.2018
ABD Türkiye’ye savaş mı açtı
2.8.2018
Derin CHP
31.7.2018
BRICS+T
30.7.2018
Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor
29.7.2018
Asıl sorun ne biliyor musunuz?
28.7.2018
Kanlı ay
27.7.2018
CHP, İyi Parti..
26.7.2018
Siyonistler! Kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlar
25.7.2018
Af meselesi
24.7.2018
Bedelli askerlik de olsun, kısa dönem de..
23.7.2018
Ava giden avlanır
22.7.2018
Cumhuriyetin 1. Evresinin bakiyesi
21.7.2018
Aman dikkat!
20.7.2018
15 Temmuz devam ediyor!
19.7.2018
“Bakan” olmak!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net