Abdurrahman Dilipak



Bookmark and Share

Siyaset fıkhı


11.1.2019 - Bu Yazı 140 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hep söylüyorum; biz Hakk’ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı olacağız.. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, safımız belli, işi ehline vereceğiz. Bir topluluğa olan öfkemiz bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecek.

“Muamelat” fıkıhta en önemli konu başlıklarından biridir ve birkaç başlık altında ele alınır. Aile hukuku / “el-ahvâlü’ş-şahsiyye” başlığı altında Kur’an’da nikâh, talâk, iddet, nafaka, mehir, nesep, miras gibi konular ele alınır. Medenî hukuk başlığı altında alım-satım, kira, kefâlet, ortaklık, borçlanma, borcu ödeme gibi fertler arasındaki mâli ilişkileri düzenleyen ve hak sahibinin hakkını koruyan hükümler, ele alınır. Ceza hukukunda mükellefin başkalarına, ya da devlete karşı işlediği suçlar ve bunlara uygulanacak müeyyidelerle ilgilidir. Amaç, can, mal, ırz ve hakları korumak, suçlu ile mağdur ve toplum arasındaki ilişkileri düzenlemek ve güveni sağlamaktır. Usûl hukukunda kaza, dava, isbat yolları gibi konular ele alınır.

Kamu hukuku: Hukuk düzeni, Devlet nizâmı’nı ve bu nizâmın işleyiş tarzını belirleyen, yönetenle yönetilenler arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümler olup, «el-Ahkâmü’s-Sultaniyye” adıyla incelenmiştir. Kamu hukuku bu başlık altında incelenir. Devletler umumi ve hususî hukuku ise İslâmi bir yönetimin barış ve savaş zamanlarında diğer devletlerle olan münasebetlerini, Müslüman ve zimmet ehli vatandaşların haklarını düzenler. İktisat ve maliye hukuku İslami bir yönetimin gelir kaynakları ile harcama yerlerini gösterir. Bu hükümler, fertle devlet arasındaki mâli ilişkileri düzenler. Gelenekte Müslümanlar tarafından yönetilen bir ülkede “mal” tanımı 4-5 kısma ayrılır.  Tabii ki bugün mal da, mal ve emeğin karşılığı olan “para” da şekil ve anlam itibarı ile çok değişti. Artık sanal mülkiyet, entelektüel mülkiyet gibi “mülk” tanımları var. Sanal para var. Bu konuda yeni içtihadlar kaçınılmaz.

Gelenekte, genel ve özel devlet malları, gânimet, öşür, gümrük, haraç, katı ve sıvı madenler, tabii kaynaklar olarak; Toplum malları, Zekât, sadakalar, adak ve borçlanma senetleri; Aile malları: nafakalar, miras ve vasiyetler; Fert malları, ticaret, kira ve şirket gelirleri ile diğer meşrû gelirler, ayrıca Vakıf malları, mâli cezalar; keffâretler, diyet ve fidyeler şeklinde özetlenir. Bugün bunlara patent hakkı, telif hakkı, prim gibi itibari değerler, antika değeri gibi değerler de eklendi.

d) İslâmî amelî hükümler, helâl ve haram olarak dinî bir vasıfla nitelenir. Beşerî hukukta, böyle bir değerlendirme sözkonusu değildir. İslâm’da muâmelelerin hükümleri, dünyevî ve uhrevi diye ikiye ayrıldığı için, dünyevî olan fiil veya tasarrufun dış görünüşüne dayanır.

Hamdi Döndüren fıkhi anlamda, mahkeme kararlarını, kazâı hüküm itibarı şu şekilde değerlendirir: “Hâkim, gücünün yettiği şekilde hüküm verir. Onun hükmü bâtılı hak, hakkı bâtıl kılmaz. Yani gerçekte haramı helâl, helâli haram yapmaz. Diğer yandan kaza, fetvanın aksine bağlayıcıdır. Uhrevî hüküm ise, bir şeyin gerçeğine dayanır. Bununla kişi ve Allah arasında amel edilir. Buna “Diyân-ı (Diyanetle ilgili) hüküm” denir. Hükmün bu yönü, fetva ile ilgilidir. Fetva, sorulan dinî bir meselenin şer›î hükmünü bağlayıcı olmamak üzere haber vermek demektir. Hükümler arasında böyle bir ayrımın yapılması şu hadise dayanır: “Ben, ancak bir beşerim. Siz bana muhakeme ile başvuruyorsunuz. Taraflardan birisi davada delillerini diğerinden daha iyi açıklayabilir. Ben de dinlediğim ifadelere göre, onun lehine hüküm verebilirim. Kime bir Müslümanın hakkını verirsem, bu, (onun elinde) ateşten bir parçadır; onu alsın veya terk etsin” (Kütübi Sitte, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel’de yer almaktadır). Bu ayırımın faydası şudur: Boşama, yemin, borç, ibrâ, ikrâh vb. konularda hâkimin görevi müftününkinden farklıdır. Hâkim, olayların dış görünüşüne göre hüküm verir. Eğer bu iki yön çatışırsa, iç görünüşe göre fetva verir. Meselâ: Bir kimse, borçlusuna bildirmeksizin, onu borçtan ibrâ etse, sonra da mahkemeye başvurup, alacağını talep etse, hâkim, borcun ödenmesine hüküm verir. Fetvaya göre ise, ibrâ ettiği için artık bu alacağını talep edemez (ez-Zühaylî, a.g.e., I, 2 1 -22) .” Bakın bazan siyasi akılla, sivil akıl da birbiri ile örtüşmeyebilir. Zinada hukuki delil için dört şahid gerekir. Ama olaya şahid olan üç kişi kendileri açısından farklı bir sonuç vardır. Bizim bu konularda daha çook okumaya ihtiyacımız var. Cahil cesareti ile çözüm kolay gibi gözükse de işin aslı öyle değil! Laf ile aleme nizam vermek kolay.

Fıkhın, bugünkü “devletler umumi hukuku”na tekabül eden bölümüne ilişkin bizim fıkhımızın en önemli kaynaklardan biri de vahiyden sonra yine Peygamberimizin Siret ve Sünneti, Siyer gelir. ‘Siyer’ denir. Burada fıkhetmeden önce “Usul-i Fıkıh” konusunda bilgi sahibi olmak gerekir. Usul-ü fıkıh aynı zamanda bir  fıkıh metodolojisi ve fıkıh nazariyesidir ve bu ilim delillerin “İstinbat / gerçeği araştırırken hakikate ulaşmak için her yolu denemek” usulünü ele alır. 

Şimdi bugün ehliyet ve liyakat bakımından durumumuza bakalım. Siyasilere ve bürokratlarınıza bakalım.. Tamam diplomaları, yüksek lisansları, doktoraları var, ama bunların önemli bir kısmı bırakın Kur’an-ı Kerim’in manasını bir kere okumasını, “Akaid” ve “Kelam” kelimesinin anlamını bile bilmez. Kur’an-ı Kerim’in bunların günlük hayatlarındaki etkisi / karşılığı Çalıkuşu romanının etkisi kadar bile değildir. Ben bunların “Başarı ve kariyer” dedikleri şeyden korkarım. “O kadar yanlışı nasıl ezberleyip tekrarladılar ki” diye düşünürüm. Bu sistemden / çarktan yakasını kurtaranları, sistemin “imalat hatası” olarak, “istisna” olarak görürüm.

Kuşkusuz bu hükümlerden müteşabih ayetlerin tefsirine dayalı içtihadi konular zaman içinde yeniden yorumlanmasını gerektirebilir. Zamanın değişmesi ile hükmün yenilenmesine “tecdid” diyoruz. Ya da ortaya çıkan yanlışların düzeltilmesi de bir ıslah hareketi olarak değerlendirilebilir. İnsanların ıslahı gibi, sistemlerin de ıslahı gerekebilir. Burada aslolan dünden bugüne benzer endişeleri taşımak, kaynakları sabit tutarken bugünün inşası ve geleceğin planlanmasında geçmişin bilgi birikimi ve tecrübesinden yararlanmaktır. Bu anlamda “kökü mazide olan bir ati” anlayışı ile ihya ve inşa hareketi daha kolay bir şekilde hedefine ulaşması için esbaba tevessül etmiş olacağız.

Sonuçta biz bu dünyada imtihan oluyoruz. Siyaset de bir imtihan vesilesidir ve bunun bir fıkhının olması gerekir. Bu dünyada yaptığımız ve yapmamız gerekirken yapmadığımız, söylediğimiz ve söylememiz gerekirken söylemediğimiz her sözün hesabının sorulacağı bir gün var. Bu anlamda bizim siyasetimizin bir fıkhı olması gerekir. Tabii, siyasetin bir fıkhı olacaksa, bu parti teşkilatından milletvekillerine, yerel yönetiminden bürokratına kadar siyasetin bütün şubelerini kapsar.

Aynı durum, herhangi bir meslek ve iş için de geçerlidir. Ayet “Bilmediğiniz şeyin peşine düşmeyin” der. Bizim STK’larımız, işadamlarımız, gazetecimiz, doktorumuz, mühendisimiz için de aynı şey geçerli değil mi? Kim ne yapıyorsa, yaptığı işin fıkhını bilmek zorunda. Değilse yaptığı o işin hesabını Allah’a veremez.

Fıkhetmek konusunun laik olduğunu iddia eden bir ülkede siyasi, hukuki, ahlaki bir karşılığı olabilir mi? EVET.. ABD’de Kur’an-ı Kerim’e el basıp yemin eden Müslüman vekili, nasıl İncil’e el basıp yemin eden Evengalik’i bağlıyorsa, Tevrat’a el basıp yemin eden bir Yahudi’yi bağlıyorsa o Müslüman vekili de bağlar. O Müslüman hanım, aynı şekilde yönetiminde yer aldığı Hristiyan toplumun şeriatını bilmesi gerekir. Onun için İncil’i ve Tevrat’ı da okuması gerekir. Türkiye’de milletvekili olan bir Hristiyan ya da ateistin Kur’an-ı Kerim’i bilmesi gerektiği gibi. Hay Allah, ben ne diyorum ki, Müslüman olduğunu söyleyen birilerinin bile bir defa olsun okumadığı bir kitabı ötekiler niye okusun ki! Selâm ve dua ile. 

Facebook Yorumları

reklam
25.3.2019
Mike “Pompeo”
22.3.2019
İyi de İlay Aksoy hanım..
20.3.2019
Bizim laikçi kafalılara uyarı ve..
19.3.2019
Yeni Zelanda’da sil baştan!
18.3.2019
18 Mart 1915
17.3.2019
AB’den ayrılalım mı!
15.3.2019
Ölümlerden ölüm beğenin!
14.3.2019
Bekara karı boşamak kolay
13.3.2019
Cehennemin kapıları aralık!
12.3.2019
Şeytanın Mallarına ve Evlatlarına Ortak Oldukları
9.3.2019
AK Parti’de İslamcıların yüzdesi kaç?
7.3.2019
Ne oldu?
6.3.2019
ABD, Rusya, Çin, Suriye ve Venezuela!
5.3.2019
Sol’u yeniden dizayn ederken
4.3.2019
Kılıçdaroğlu nereye koşuyor?
3.3.2019
Hilafet ve..
1.3.2019
Endişelenecekler tabi, çünkü ucu kendilerine dokunuyor
27.2.2019
28 Şubat öncesi, 15 Temmuz operasyonu
26.2.2019
“Bildiğimi bilseydiniz!...”
25.2.2019
Yarınki dünya!
24.2.2019
Gelecek dünde kaldı cancağızım!
23.2.2019
Askerlik yeniden yapılandırılmalı
21.2.2019
Aile nereye gidiyor?!
20.2.2019
Tereddi ya da
19.2.2019
Seçim takvimi
18.2.2019
Dünyanın kalbini dinle
17.2.2019
Medeni Kanunun 93. Yılı
15.2.2019
Sevgililer Günü
13.2.2019
Kılıçdaroğlu yokuş aşağı koşuyor!
12.2.2019
Güzel söz ve hikmet
11.2.2019
Beka sorunu
8.2.2019
Hafazanallah!
6.2.2019
Sözkonusu CHP ise Soyer teferruattır
5.2.2019
Mitolojik zamana dönüş!
4.2.2019
Ehlen ve sehlen
3.2.2019
Vehn bataklığına düşmeyelim de
1.2.2019
Maduro sana söylüyorum, Erdoğan sen dinle!
31.1.2019
Ve işte şimdi
29.1.2019
Belasını arayan ülke: ABD
28.1.2019
Patladı, patlayacak derken
26.1.2019
Haydaaa!
25.1.2019
“Arap NATO’su” mu “Avrupa NATO’su mu?
24.1.2019
Evet yemin etsinler!
18.1.2019
5. ayın 5’inde 55 vekille!
16.1.2019
Ahval
15.1.2019
Ben 15 ocak demiştim ya..
12.1.2019
Siyasetin de bir fıkhı olmalı
11.1.2019
Siyaset fıkhı
10.1.2019
Dahlan akıllılar
9.1.2019
Bazı şeylerin şuyuu vukuundan beterdir
5.1.2019
Bir ibret dersi: Talud ve Calud
4.1.2019
Seçime giderken Tâlût ve Câlût örneği
3.1.2019
Laf ile verirler aleme binlerce nizamat…
2.1.2019
Zamanı elerken
31.12.2018
Yeni yıl
30.12.2018
Bana dokunmayan yılan!
29.12.2018
Kalbinden vurulmak
28.12.2018
Size inandırıcı geliyor mu?
27.12.2018
Oltaya din takarak Müslüman avlamak
26.12.2018
Evet, “Ergenekoncular ile FETÖ’cüler birlikte yargılansın!”
25.12.2018
Hepimizi kullandılar!
24.12.2018
Neme lazım!
21.12.2018
İktidarı suçlamak
20.12.2018
Çanakkale’den Necef’e
19.12.2018
Kaşıkçı olayı, nereden nereye!
17.12.2018
Sinek küçük ama
16.12.2018
Şu “aile cinayeti”ne artık bir son versek!
14.12.2018
İstersen sulhu salah!..
13.12.2018
Aile çöküyor mu?
12.12.2018
Aile nereye gidiyor?
2.12.2018
Bir hesap hatası yapılmasın da
30.11.2018
Gerçekten kara cumaydı!
29.11.2018
İSEDAK’Tan G20’ye!..
28.11.2018
Mahşerin 4 Atlısı
27.11.2018
Hayatın şeyleri
26.11.2018
Meteor kuşağı
23.11.2018
Bu durumda oyumuzu kime verelim?
22.11.2018
MÜSİAD Fuarı
21.11.2018
Adaylar belirlenirken
20.11.2018
Seçicilere ve adaylara dikkat!
17.11.2018
Dünya nereye gidiyor?
16.11.2018
“Oyuna gelmeyelim” derken
15.11.2018
Metodik Kemalizm
14.11.2018
Yeni bir CHP mümkün mü?
13.11.2018
“Fransız tipi İslam”, laiklik vs..
12.11.2018
Demedim mi, Selahaddin’in çocukları..
11.11.2018
Atina tecrübesi CHP için bir referans olabilir mi?
9.11.2018
Şimdi ne oldu?
8.11.2018
Ölüm asude bir bahar ülkesidir
7.11.2018
Helen bizim neyimiz olur?
6.11.2018
Kaşıkçı’dan Lumumba’ya!.
5.11.2018
Kötü örnek olmayalım da!
4.11.2018
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mi?
3.11.2018
Dört halife döneminden bugüne dersler
2.11.2018
Adaylara uyarı
1.11.2018
Fırat’ın doğusu ve..
31.10.2018
Yerel yönetimlerde aday belirlerken
30.10.2018
“The Cumhuriyet” Bayramı mı?
29.10.2018
Kaşıkçı olayı nerede başlar, nerede biter..
28.10.2018
Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız!
26.10.2018
Durdurun dünyayı inecek var!
25.10.2018
Andımız
24.10.2018
Tekrar İş Bankası
22.10.2018
Dilipak hata yaparsa!
21.10.2018
N’olacak bu Patrikhane’nin hali!
20.10.2018
Hak şerleri hayreyler
19.10.2018
“İnni küntü minezzalimin”
18.10.2018
FETÖ davaları nasıl gidiyor?
17.10.2018
“Kurtarıcı lider”lik fenomeni
16.10.2018
Hilafet, imamet, liderlik üzerine
15.10.2018
Medyen ve Eyke ya da Sodom ve Gomore
14.10.2018
Suudi gazeteci
12.10.2018
Ortodokslar bizim neyimiz olur?
11.10.2018
Paradoks
10.10.2018
İla cehennemüzzümera
9.10.2018
2025
8.10.2018
Kerim devlet yolunda
7.10.2018
Siyaset ve bilgelik
6.10.2018
Ha Hasan’a, Ha Sana!
5.10.2018
Şikâyetname!
4.10.2018
Gelecek günler
3.10.2018
Biz eskiden, eskiden..
2.10.2018
Madem iç tüzük değişecek
1.10.2018
Kafkas, tarih, bugün ve gelecek
30.9.2018
Ahfaz ve İdlib’de neler oluyor?
28.9.2018
Yılanın önündeki tavşan kim?
26.9.2018
Trump intihar etti, Erdoğan “adalet” dedi!
25.9.2018
Tedricilik ve ıslah üzerine
24.9.2018
İyi bir haberim var
23.9.2018
Bir kere daha
21.9.2018
Katılım bankacılığının geleceği üzerine
20.9.2018
Tekrar Pardus
19.9.2018
Erdoğan, CHP ve İş Bankası
18.9.2018
Can Dündar ne yaptın sen!
16.9.2018
Pardus
15.9.2018
N’olacak bu ailenin hali?!
14.9.2018
Arşivciliğimiz ne durumda?
13.9.2018
1440
12.9.2018
Bir gözümüz İdlib’te, öteki!..
11.9.2018
“Kıyametin Şifre”si İzmir’de mi?
10.9.2018
Kadro, cemaat, örgüt ilişkisi üzerine
9.9.2018
İdlib’de neler oluyor?
8.9.2018
Kasap köfte
7.9.2018
Örümcek ağı üzerine
6.9.2018
Emoji
4.9.2018
Hz. Musa, Hz. Davud ve..
3.9.2018
Beklenen Vakit
2.9.2018
Üstümüze gelmeye devam ediyorlar
1.9.2018
Bir “günah keçisi” aranıyor
31.8.2018
Zina suç değil, ama dini nikâh suç mu?
30.8.2018
Zalimlere meyletmeyin, sonra!
29.8.2018
Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken
28.8.2018
Evengaliş komplo
27.8.2018
Evengaliş Müslümanlar!
26.8.2018
Trump giderse
25.8.2018
FETÖ’cüler şimdi de..
24.8.2018
Dünya neden ve nasıl dolara mahkûm ve mecbur bırakıldı?
22.8.2018
Bayramdır..
20.8.2018
Almanya ve Japonya için,bugün değilse ne zaman
19.8.2018
AK Parti’de kongre tamam
18.8.2018
İyi Parti’de siyaset rotasını kaybetti mi!
17.8.2018
Yazılı basın sizlere ömür
16.8.2018
Dolar’la imtihan!
15.8.2018
Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!
14.8.2018
Şu FETÖ yapılanmasını yeniden araştırsak
13.8.2018
Bu gidiş nereye?
12.8.2018
Ben Kapitalizm!
11.8.2018
Haddinden fazla şiddet..
10.8.2018
Nan-ı aziz
9.8.2018
İktidarın dolarla, muhalefetin kongre ile imtihanı
8.8.2018
Masonluk, FETÖ, “cemaat” vs!
6.8.2018
CHP’de sular durulmuyor
5.8.2018
ABD’nin bu “dost”luğunu (!?) unutmayacağız
4.8.2018
Kılıçdaroğlu da Osmanlı!
3.8.2018
ABD Türkiye’ye savaş mı açtı
2.8.2018
Derin CHP
31.7.2018
BRICS+T
30.7.2018
Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor
29.7.2018
Asıl sorun ne biliyor musunuz?
28.7.2018
Kanlı ay
27.7.2018
CHP, İyi Parti..
26.7.2018
Siyonistler! Kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlar
25.7.2018
Af meselesi
24.7.2018
Bedelli askerlik de olsun, kısa dönem de..
23.7.2018
Ava giden avlanır
22.7.2018
Cumhuriyetin 1. Evresinin bakiyesi
21.7.2018
Aman dikkat!
20.7.2018
15 Temmuz devam ediyor!
19.7.2018
“Bakan” olmak!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net