Abdurrahman Dilipak



Bookmark and Share

Paradoks


11.10.2018 - Bu Yazı 80 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Paradoks görünüşte doğru gibi olan bir ifade ve/veya ifadeler topluluğunun kendi içinde birtakım çelişkiler oluşturmasına deniyor. 

Her Çinliye bir yumurta satsan. Her yumurta 50 kuruş olsa, bir günde 750 milyon lira ciro yaparsın da, o yumurtayı nereden bulacaksın, insanlara tek tek nasıl ulaştıracaksın. Bazı şeyler kulağa hoş gelse de, bazılarının içi boştur.

Geçen gün bir HDP milletvekili bir yazılı açıklama yaparak, 63 yıl önce gerçekleşen 6-7 Eylül olayları ile ilgili olarak, “bu olayların Özel Harp Dairesi tarafından organize edildiğini” söylüyor. Ve devam ediyor: “Bu olaylarla henüz yüzleşilmedi” diyor.

Evet, bu yüzleşme olmalı. Bunu kim engelliyor. “Derin devlet” değil mi? Onların arkasında da yine bu derin yapılar yok mu?

Sahi, Sabancı’yı öldüren Fehriye Erdal, nerede, kimler tarafından niçin korunuyor? Bu tür derin gerçeklerle ne zaman yüzleşeceğiz. Mumcu’yu kim öldürdü, Sıvası ve Başbağlar’ı kimler tezgahladı, Hırant Dink’i kim vurdu? Eşref Bitlis’i, Cem Ersever’i kim niçin öldürdü. Faili meçhuller neyin nesi idi. Bütün bu gerçeklerle yüzleşmemiz gerek. HDP’liler PKK, PYD gerçeği ile ne zaman yüzleşecekler.

Birileri kasabının bıçağını yalayan koyuna benziyor.

Özel Harp Dairesi, Soğuk Savaş döneminde Türkiye’de, Genelkurmay bünyesinde ABD›nin gizli servisi CIA ve NATO’nun yönlendirmesi ile ve kontrolünde kurulan gizli örgüt değil mi?

Aynı CIA ve ABD bugün de aynı gaye için PKK, PYD, FETÖ, DAEŞ, DHKP-C’yi kullanmıyor mu? 

Bu zat HDP üyesi bir “milletvekili” değil mi?

Peki bu zat kimi suçluyor sözkonusu basın açıklaması ile? Tabii ki devleti. Hatta işi 1915’e götürüyor. O zaman darbe ile iktidara gelen kimdi? O içte Amerikalıların, İngilizlerin, Fransızların, Rusların, İtalyanların rolünü görmezden gelerek sadece devlete yüklenmek, vekili olduğu millete karşı haksızlıktır. İnsaf sahibi batılı tarihçiler bu konuda daha insaf sahibidirler.

O zata göre bunlar “resmi devlet politikası”. Ama sözün başında “Özel Harp” diyordu. Sonra sözü bu noktaya getiriyor. 63 yıl önce yaşanmış bir olaydan yola çıkarak, tarihe ve devlete karşı, varolan gerçekler orta yerde dururken, akıl ve insafla bağdaşmaz.

Dini topluluklar giderek işbirliği içinde oldukları siyasi yapıların Truva atına dönüşüyorlar. İdeolojik ve politik bir yapıya dönüşüyorlar. Özellikle Hristiyanlık bu potada eridi gitti nerede ise. Sadece bir etnik ya da kültürel aidiyet olarak kaldı. Sosyalist akımların peşine takılanlar ise ateistleştiler.. Ama bu grublar aynı zamanda tarihten gelen trajedileri de kullanarak birtakım çevrelere adeta mesaj vermeye çalışıyorlar.

Son zamanlarda İslami kesimlerde de bu yönde bir yozlaşma sözkonusu. Sivil akıl ve irade giderek siyasal toplumun kontrolüne giriyor.. 

Aslında batıda da bu durum böyle. Human Right Watch ya da Amnesty İnt., Greenpeace, Konrad-Adenauer Vakfı, Friedrich Ebert Vakfı, Alman Friedrich Naumann Vakfı, Open Society Institute, Assistance Foundation ve daha niceleri. Bunların dışında birçok kuruluşun üniversiteler ve localarla ilişkileri var.

Mesela Türkiye’de Hristiyan tarikatların kolejleri var, ama Türkiye’deki tarikatlar, kendi isimleri ile bir kolej kuramazlar. Notre Dame De Sion, Saint Benoit, Saint Joseph, Saint Pulcherie, Saint Michel, Saint Georg kolejlerine başkalarını da ekleyebilirsiniz.

Zaten bir de eğitim işin başında Fulbright omurgasına oturtulmuş. Bir yandan yerli ve milli olmaktan söz ediyoruz ama, eğitim alanında baskın olan bütün yöntemler batı kaynaklı.

Bu okullardan yetişen çocukların akletme mekanizmaları farklılaşıyor. Rasyonalist, pragmatist, determinist bir kafaya sahip oluyor. Kariyeristik ve başarıya odaklı. Ben merkezci. Bakıyorsunuz zaman için de daha da farklılaşıyorlar. Kullandıkları kavramlar, referans aldıkları kurumlar değişiyor.

Bu çocuklar aydınlanma felsefesinin çocukları olarak yetişecekler. Aydınlanacaklar!? “Refah” ve “haz” peşinde koşacaklar, “mütrefin”lerden olacaklar. Oysa biz arif, zahid, muvahhid, münevver bir nesil hayal etmiştik.

Müslüman ya da ateist, gayrimüslim çevreden olsun, “yetişmiş”, daha doğrusu “devşirilmiş zihinler”le bizim bu olayların üstesinden gelmemiz mümkün değil.

Başlangıçta temel sapma fark edilmiyor aslında. Ama işler belli bir noktaya geldikten sonra geri dönüş de nerede ise imkansız. Gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar, kalpleri var ama hissetmeyecek.

İşte yukarıdaki paradoksu birilerine anlatamıyoruz. CHP’lilere, HDP’lilere bunları zor anlatırsınız.

FETÖ’ye hayat veren akıl böyle hayat buldu. Kilise filozofları kafası ile Allah’ın varlığını delillendirmeye kalkarsanız işte böyle olur. Din diye biraz menakıb, biraz mefahir, biraz gelenek karıştırıp, ibadetleri şekilden ibaret hale getirip, ezoterik bir yapıya dönüştürdüler. Bu akıl bunu üretti. Onun için her seviyeden insanlar bu sapıkların peşine takılıyorlar.

Sanırım geçmişimizle yüzleşeceksek birbirimizle uğraşmaktan vazgeçmemiz gerek önce. Yoksa dostlar alışverişte görsün kabilinden işler peşinde altı ay bir güz gideriz ama bir arpa boyu bile yol almayız.

Tüm dünyada toplum giderek agnostik hale geliyor. Ateizm insanların manevi yönünü tatmin etmiyor. Ama öte yandan içi boşaltılmış bir din de bu tatmini sağlamaktan uzak. Kapitalizm Hristiyanlığın içini boşalttı. Katolizm ve Protestanlık yolun sonuna geldi. Ama öte yandan Ortodoksluk da paramparça. Şimdi Rum Ortodoks, Türk Ortodoks, Ukrayna Ortodoks, Rus Ortodoks hepsi birbirine girdi. Din birleştirici diyoruz ama giderek mezhepler ve tarikatlar olarak ayrışıyorlar. Ortodosklukta din, siyaset, etnik kimlik iç içe geçmiş durumda. Rum Ortodoks, Ermeni Ortodoks, Süryani Ortodoks derken, bir yandan da Ermeni, Rum, Süryani Katolik ve Protestanlar. Ortodoksluk Bizantinist bir geleneğe bağlı olarak yaşadı. Bizans sonrası Osmanlı bu birliği sağladı. Osmanlı’nın yıkılması ile Hilafetle birlikte Ortodokslukta ağır bir darbe aldı ve batılı devletlerin baskısı ile ruhani kimliğinden uzaklaşmaya, İslam coğrafyasında batılı devletlerin Truva atı olarak kullanılmaya çalışıldı ve paramparça oldu. Osmanlı’nın çözülme süreci ve sonrası Ortodoks tarihinin de yeniden yazılması gerek aslında. Bunu da yabancılar değil, bu toprağın çocukları başarmalı.

Gerçek herkes için en iyi olandır. Selâm ve dua ile.

Facebook Yorumları

reklam
19.10.2018
“İnni küntü minezzalimin”
18.10.2018
FETÖ davaları nasıl gidiyor?
17.10.2018
“Kurtarıcı lider”lik fenomeni
16.10.2018
Hilafet, imamet, liderlik üzerine
15.10.2018
Medyen ve Eyke ya da Sodom ve Gomore
14.10.2018
Suudi gazeteci
12.10.2018
Ortodokslar bizim neyimiz olur?
11.10.2018
Paradoks
10.10.2018
İla cehennemüzzümera
9.10.2018
2025
8.10.2018
Kerim devlet yolunda
7.10.2018
Siyaset ve bilgelik
6.10.2018
Ha Hasan’a, Ha Sana!
5.10.2018
Şikâyetname!
4.10.2018
Gelecek günler
3.10.2018
Biz eskiden, eskiden..
2.10.2018
Madem iç tüzük değişecek
1.10.2018
Kafkas, tarih, bugün ve gelecek
30.9.2018
Ahfaz ve İdlib’de neler oluyor?
28.9.2018
Yılanın önündeki tavşan kim?
26.9.2018
Trump intihar etti, Erdoğan “adalet” dedi!
25.9.2018
Tedricilik ve ıslah üzerine
24.9.2018
İyi bir haberim var
23.9.2018
Bir kere daha
21.9.2018
Katılım bankacılığının geleceği üzerine
20.9.2018
Tekrar Pardus
19.9.2018
Erdoğan, CHP ve İş Bankası
18.9.2018
Can Dündar ne yaptın sen!
16.9.2018
Pardus
15.9.2018
N’olacak bu ailenin hali?!
14.9.2018
Arşivciliğimiz ne durumda?
13.9.2018
1440
12.9.2018
Bir gözümüz İdlib’te, öteki!..
11.9.2018
“Kıyametin Şifre”si İzmir’de mi?
10.9.2018
Kadro, cemaat, örgüt ilişkisi üzerine
9.9.2018
İdlib’de neler oluyor?
8.9.2018
Kasap köfte
7.9.2018
Örümcek ağı üzerine
6.9.2018
Emoji
4.9.2018
Hz. Musa, Hz. Davud ve..
3.9.2018
Beklenen Vakit
2.9.2018
Üstümüze gelmeye devam ediyorlar
1.9.2018
Bir “günah keçisi” aranıyor
31.8.2018
Zina suç değil, ama dini nikâh suç mu?
30.8.2018
Zalimlere meyletmeyin, sonra!
29.8.2018
Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken
28.8.2018
Evengaliş komplo
27.8.2018
Evengaliş Müslümanlar!
26.8.2018
Trump giderse
25.8.2018
FETÖ’cüler şimdi de..
24.8.2018
Dünya neden ve nasıl dolara mahkûm ve mecbur bırakıldı?
22.8.2018
Bayramdır..
20.8.2018
Almanya ve Japonya için,bugün değilse ne zaman
19.8.2018
AK Parti’de kongre tamam
18.8.2018
İyi Parti’de siyaset rotasını kaybetti mi!
17.8.2018
Yazılı basın sizlere ömür
16.8.2018
Dolar’la imtihan!
15.8.2018
Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!
14.8.2018
Şu FETÖ yapılanmasını yeniden araştırsak
13.8.2018
Bu gidiş nereye?
12.8.2018
Ben Kapitalizm!
11.8.2018
Haddinden fazla şiddet..
10.8.2018
Nan-ı aziz
9.8.2018
İktidarın dolarla, muhalefetin kongre ile imtihanı
8.8.2018
Masonluk, FETÖ, “cemaat” vs!
6.8.2018
CHP’de sular durulmuyor
5.8.2018
ABD’nin bu “dost”luğunu (!?) unutmayacağız
4.8.2018
Kılıçdaroğlu da Osmanlı!
3.8.2018
ABD Türkiye’ye savaş mı açtı
2.8.2018
Derin CHP
31.7.2018
BRICS+T
30.7.2018
Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor
29.7.2018
Asıl sorun ne biliyor musunuz?
28.7.2018
Kanlı ay
27.7.2018
CHP, İyi Parti..
26.7.2018
Siyonistler! Kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlar
25.7.2018
Af meselesi
24.7.2018
Bedelli askerlik de olsun, kısa dönem de..
23.7.2018
Ava giden avlanır
22.7.2018
Cumhuriyetin 1. Evresinin bakiyesi
21.7.2018
Aman dikkat!
20.7.2018
15 Temmuz devam ediyor!
19.7.2018
“Bakan” olmak!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.