Abdulmenaf KIRAN



Bookmark and Share

Yurttaşını Soyan Devlet!


2.02.2020 - Bu Yazı 1561 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Emperyalist güçlerin amacı, hegemonyası altına aldığı halklara katliam yapmak değildir. Göz diktikleri şey, halkların ekonomik kaynaklarıdır.

Sömürge ülkelerdeki yer altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarını onlardan alıp ülkelerine götürmek için çaba gösteriyorlar. Gönüllü olarak ekonomik imkânlarını emperyalist güçlere teslim edenler, onların hışmına uğramaz, onlardan iltifat ve koruma bile bulur. Halklar ekonomik imkânlarını talan ettirmemek için Emperyalist güçlere karşı mücadele ederler. Çünkü ekonomik imkânlar aynı zamanda özgürlüklerin de teminatıdır.

Düşünün ki her şeyi yapma özgürlüğünüz vardır, ama yapacak ekonomik imkânınız yoktur.

Böyle bir özgürlüğün yararı olur mu? Hukuki özgürlükler ekonomik imkânlarla donatılınca anlam buluyor. 2015 yılından bu yana Türkiye’de halkın ekonomik imkânları gittikçe daralıyor. Hükümet adeta vatandaşın ürettiği her türlü ekonomik değere ipotek koymuştur. Vatandaştan sadece vergi alınmıyor. Verginin de vergisini alıyor. Vatandaştan alınan vergilerle üretilen mal ve hizmetler tekrar vatandaşa yüksek bedellerle satılıyor.

Vatandaş sadece gelir ve Katma Değer Vergisi vermiyor. Aldığı hizmetlerin büyük bir kısmına ÖTV (Özel Tüketim Vergisi ) veriyor. Özel Tüketim vergisi verdiğimiz hiçbir mal ve hizmet özel değildir. Bugün bir ulaşım aracına sahip olmak özel bir durum değil, ihtiyaçtır. Araca akaryakıt almada bir özellik yoktur. Hem akaryakıt vergisi veriyoruz, hem de ÖTV. Isınmanın özel bir yanı yok. Isınmazsak, sağlığımızdan olacağız. Bu temel ihtiyaçtır. Ama biz ısınma amaçlı kullandığımız Doğalgaz’a ÖTV veriyoruz. İletişim, internet çağdaş birer ihtiyaçtır. Bugün her ailede, ev dışına çıkacak fert sayısı kadar cep telefonuna ihtiyaç vardır. Hem telefon makinesi için, hem de iletişim ve internet hizmeti için ÖTV veriyoruz. Vergilendirilmiş kazancıyla bir araç almaya giden vatandaş, araç maliyetinden daha fazlasını ÖTV veriyor. Yetmiyor her yıl doğrudan Motorlu Araçlar vergisi veriyoruz. Aldığımız yakıttan, bakımlara, sigortalarına kadar ayrı ayrı vergi veriyoruz. Gayrı menkul alan vatandaş tapu harcı veriyor. Yetmiyor her yıl Emlak vergisi, Çevre temizlik vergisi, Kanalizasyon vergisi, çöp vergisi, şerefiye vergisi vs. vs. Belediye sağladığı suyun parasını alıyor. Onda da çeşitli vergiler veriyoruz.

Vergilerimizle Hidroelektrik barajları kuruluyor, elektrik maliyetin kat be kat üstünde pahalıya satılıyor. Oto yol vatandaştan alınan vergiyle yapılır, vatandaş ondan paralı yararlanır. Çalışan bir vatandaş, (Kast ettiğim sadece işçi ve memur ve diğer emekçiler değil), tüccar ve esnafı da dahil olmak üzere. hemen her çalışandan gelirinin %35’i oranında sigorta primi alınıyor. Sadece büyük tacir gelirine oranla daha az ödüyor. Primini ödeyen yurttaş, hastaneye gidince tekrar muayene ve ilaç katkı payı ödüyor. Orta sınıf ile emeği ile geçinen işçi, memur ve serbest meslek mensupları, ekonomik yönden son elli yılın en kötü yıllarını geçirmektedirler.

2015 yılında 4. Derecenin 1 kademesinde olan bir öğretmen 2.579,00.TL alıyordu. 2020 Ocağında aynı Öğretmen 4.409,00.TL. alıyor. 2015 yılında bir kilo koyun eti 23,4 lira iken, şimdi aynı et 60 liranın üzerinde. O öğretmen bugün 2015 yılına göre en az 1/3 oranında yoksullaştı. Bu durum, diğer emtialarda daha da kötü. 2015 yılında bir öğretmen 25 maaşı ile 1500-1600 CC lik Ford, Renault, Honda gibi sıfır kilometre binek araç (otomobil) alabilirdi. Şimdi aynı araç 160.000-200.000,00.TL. civarıdır. O öğretmen 45-50 maaşıyla aynı aracı alamıyor. Aynı durum serbest meslek mensupları için de geçerlidir.

Hükümet ne yapıp edip kendi yandaşları vakıf ve derneklere de bir rant sağlıyor. Bu vakıflar birer arpalık. Bütçeleri neredeyse devlet bakanlıklarının bütçeleri ile yarışıyor. Ensar vakfı, Maarif vakfı ve ismini bilmediğim pek çok vakıf. Bir yardım kuruluşu olan Kızılay bile bu vakıflara kaynak aktarıyor.

Normal vatandaş, ürettiği ekonomik kaynağın %10’üzerinde, serbestçe tasarrufta bulunamaz oldu. Eskiden bir söz vardı,” Bütün yollar, Roma’ya çıkar. “ denilirdi. O zamanlar yolları Roma İmparatorluğu kendi ihtiyaçları ve kolonilerine ulaşım sağlamak için yapıyordu. Dolayısıyla tüm yollar Roma’ya gidiyordu. Günümüz Türkiye’sinde de tüm gelirler devlete gidiyor. Vatandaşın sırtındaki vergi yükü yetmiyormuş, bir de “yol vergisi “ adı altında yeni bir vergi getirilmeye çalışılıyor.

Kanımca kadirşinas hükümetimiz yolu bıraksın “Hava vergisi “ alsın. Sadece insanların değil, hayvanların da hatta tüm bitkilerin havaya ihtiyacı vardır. Hayvan ve bitkilerin vergi sorumlusu da sahibi olur.

Bu durumda vatandaş vergisini ödeyemediği bitki ve hayvanları hatta arazilerini bile karşılıksız terk eder. Siz de bol bol Katarlı, Kuveytli velhasıl zengin Müslüman kardeşlerimize satarsınız. Halkımızın kanıyla elde ettiği bu ülkeyi, keyfinizce pazarlarsınız. Yurttaş olarak bizim soramadığımız hesabı bakın onlar size nasıl sorarlar.

Yeryüzünde yurttaşını bu kadar sıkboğaz eden başka bir ülke yoktur. Başka bir devlet tarafından işgal edilseydik de ancak bu kadar ekonomik imkânlarımız sömürülebilirdi. Bu devlet vergileriyle, harçlarıyla, Sigorta primleriyle yurttaşını soyan bir devlet olmuştur. Artık bir orta sınıftan bahsedemeyiz. Dolayısıyla istikrar da bulamayız. 02.02.2020

Av. Abdulmenaf KIRAN
HAK-PAR Gnl. Bşk. Yrd.

Facebook Yorumları

reklam
2.02.2020
Yurttaşını Soyan Devlet!
10.01.2020
Kasım Süleymani’den Sonra Ortadoğu
12.12.2019
Doğru Düşünme Yetimiz Felç edildi!
1.09.2019
Barış Erişilmesi Zor Bir Hayaldir
23.08.2019
Halk Kayyım Duasına mı Çıkmıştı!
27.06.2019
Artık Kürdleri Vurmak, Kazandırmıyor!
28.05.2019
Siyasi Gidişat Umut Vermiyor
27.6.2018
TOPLUMSAL ŞARTLANMA VE ALGI YÖNETİMİ
24.4.2018
Adil, Demokratik (!) Seçime Giderken
14.2.2018
Özveri Yarışı ve 16. Yıl dönümü
4.12.2017
SANAT BİZİ YAKINLAŞTIRABİLİR
26.10.2017
Kürtlerin yeri MHP’li AKP Değildir!
7.10.2017
Anti Kürt Dış Politika, Çıkmaz Sokağa Çıkar!
4.9.2017
Barış Bir Temennidir
30.8.2017
Kürtlerin Referandum Coşkusu
14.8.2017
Romantik Kürt Siyaseti
5.8.2017
ÖZGÜRLÜK YOLU VAKFI
13.7.2017
Etkisiz Teröristler,Etkili Terör
29.3.2017
Mağduriyetten Mağruriyete
15.3.2017
Demokratik Türkiye, Irkçı, Faşist Avrupa!!!
8.3.2017
Kaos Tellallığı
2.3.2017
Anayasa Değişikliği Kürtleri İlgilendirmiyor Mu !
24.2.2017
Vesayet Kaldırılıyor mu?
9.2.2017
Sıtmaya Razı Etmek!
3.2.2017
Yeni Bir Başlangıç Sancısı
19.1.2017
Kutsal Yönetme Hakkı Olarak Alaturka Başkanlık!
22.12.2016
Sistem Terör Üretiyor
15.12.2016
Birbirimizin Yaşamına Tahammülümüz Yok
6.12.2016
Reel Sektörde Ekonomi Durma Noktasında
1.12.2016
Avrupa Bizi Anlamıyor!
15.11.2016
Toplumsal Sözleşme mi, Milliyetçi Muhafazakâr mutabakat mı?!
3.11.2016
Halk mı idam cezasını istiyor
16.10.2016
Amaç, otoriter bir başkanlık sistemi mi?!
11.10.2016
Şiddet aşiretlerle durdurulamaz
9.10.2016
Dindar (devlet) nesillere ihtiyaç var mı?
6.10.2016
Nefret söylemi yükselişte
30.9.2016
Mağduriyetler iç güvenliği zedeler
25.9.2016
Adalet herkes için gereklidir
25.9.2016
Önce Türkiye’yi reforme edin!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive