Abdulmenaf KIRAN



Bookmark and Share

Barış Bir Temennidir


4.9.2017 - Bu Yazı 178 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dün yine dünya barış günüydü.

Her yıl 1 Eylül günü Dünya Barış Günü olarak kutlanıyor. Barış yanlısı Sivil Toplum Kuruluşları, siyasi partiler ve gönüllü aktivistler barışı temenni eden mesajlar yayımlar, barış için çeşitli aktivitelerde bulunurlar. Bu yıl da aynı mahiyette çeşitli açıklama ve etkinlikler yapıldı.

Amiyane bir söz var,” Mutlu aşk yoktur ” denilir; ama her insan aşk peşinde koşar. Mutlak barış da yoktur:

Anayasa Hukuku, anayasaların birer toplumsal sözleşme metni olduğunu yazar. Pek çok Toplum sözleşmesi teorisi vardır. Bunların en çok bilinenleri Thomas Hobbes, John Locke ve JJ.Rousseau tarafından yazılanlardır. Hobbes,” insan insanın kurdudur “ der ve “ toplum sözleşmesinden önce insanların anarşi içinde yaşadığını, güçlülerin güçsüzlere yaşam hakkı tanımadığını, güçlünün iradesini zayıfa dayattığını “ ….söyler.

Locke ise “ toplum sözleşmesinden önce insanların barış içinde yaşadığını …..” yazar.

Bir de Marksistler Köleci toplumdan önce İlkel Kominal Toplumun yaşandığını, insanların barış içinde bir arada yaşadıkları, özel mülkiyetin olmadığını ve insanların kollektif yaşadıklarını söylerler.

Hangi teorinin doğru olduğunu kestirmek zor. Fakat insan doğasına baktığımızda Hobbes’in  görüşlerinin hiç de yabana atılamayacağı görülüyor.

Siyasal tarih bize şunu gösteriyor. Güçlülerin, zayıfları korkutarak, baskı ve, tahakküm altına aldığı, kendi iradelerini dayattığını. Kısacası zor, toplumsal ve siyasal yaşama damgasını vurmuştur.  İnsanların  amaçlarına zor kullanarak ulaşabildiği bir ortam da, ebedi  barışa ulaşmak mümkün değildir.

 Dünyada bir savaş sektörü vardır. Bu sektör şiddet ve savaştan besleniyor. Bunlar var oldukları sürece dünyada çatışma bitmeyecektir. Bu gün Silah sektörü çok büyük bir kar elde etmektedir. Gittikçe gelişmekte olan bu sektör çatışmaların bitmesine izin vermez.

İkinci büyük sektör ise iktidar tutkunlarıdır. Hükümetler kolay kolay iktidar koltuğunu bırakmak istemezler. Ta büyük İskender’den , Aristo’dan bu yana çok iyi bilinen bir şey var. Savaşlar vatandaşları hükümet etrafında toplar. Vatandaş  hükümetin yanlış icraatını savaş hallerinde eleştirmezler. Önceliği toplumsal güvenlik alır. Dolayısıyla  her kes ortak düşmanı bertaraf etmek için fedakarlık yarışına girer. Bu nedenle hükümetler genellikle toplumun dikkatini iç ve dış düşmanlara yönlendirir. Hatta savaş durumlarında, her türlü eleştiriyi “Vatana İhanet“ ile yaftalarlar.

Öte yandan tüm siyasi iktidarlar büyük devlet olmaya çalışır. Büyük devlet olmak için geniş topraklara ve büyük nüfusa sahip olmak gerektiriyor. Bu durum da siyasi iktidarlarda yayılma iştahını kabartıyor. Ordusunu modernize edip, ekonomik olarak güçlenen devletler genelde çevrelerinde işgal edebilecekleri toprakları kolaçan ederler. Saddam’ın 1980 yılında İran’a, saldırması, 1990 yılında Kuveyt’i  işgal etmesi uluslararası ilişkilerin bu özelliğinden de kaynaklanıyor. Görüldüğü gibi savaşın güçlü taraftarları vardır.

Öte yandan Barışın da çok geniş bir toplumsal tabanı mevcuttur. Emekçiler, silah tacirleri hariç, ticaret yapanlar, köylüler ve meslek sahiplerinin savaşta çıkarları yoktur. Bu kesimlerin  çıkarı barıştadır. Ne var ki, savaş yanlıları kadar örgütlü ve organize değiller. Bu nedenle evrensel barışı tesis etmek ancak bir temenni olarak kalıyor. Ama biz yine de bu temenninin gerçeğe dönüşmesi için mücadeleci olalım. Bazen ütopyalar bile insana yaşam sevinci ve mücadele azmi katmaktadır.  Bir temenni olmaktan öteye geçmezse de barış için mücadele etmek gerekiyor.02.09.2017

Av.Abdulmenaf KIRAN

HAK-PAR Gnl.Bşk.Yrd.

Facebook Yorumları

reklam
4.9.2017
Barış Bir Temennidir
30.8.2017
Kürtlerin Referandum Coşkusu
14.8.2017
Romantik Kürt Siyaseti
5.8.2017
ÖZGÜRLÜK YOLU VAKFI
13.7.2017
Etkisiz Teröristler,Etkili Terör
29.3.2017
Mağduriyetten Mağruriyete
15.3.2017
Demokratik Türkiye, Irkçı, Faşist Avrupa!!!
8.3.2017
Kaos Tellallığı
2.3.2017
Anayasa Değişikliği Kürtleri İlgilendirmiyor Mu !
24.2.2017
Vesayet Kaldırılıyor mu?
9.2.2017
Sıtmaya Razı Etmek!
3.2.2017
Yeni Bir Başlangıç Sancısı
19.1.2017
Kutsal Yönetme Hakkı Olarak Alaturka Başkanlık!
22.12.2016
Sistem Terör Üretiyor
15.12.2016
Birbirimizin Yaşamına Tahammülümüz Yok
6.12.2016
Reel Sektörde Ekonomi Durma Noktasında
1.12.2016
Avrupa Bizi Anlamıyor!
15.11.2016
Toplumsal Sözleşme mi, Milliyetçi Muhafazakâr mutabakat mı?!
3.11.2016
Halk mı idam cezasını istiyor
16.10.2016
Amaç, otoriter bir başkanlık sistemi mi?!
11.10.2016
Şiddet aşiretlerle durdurulamaz
9.10.2016
Dindar (devlet) nesillere ihtiyaç var mı?
6.10.2016
Nefret söylemi yükselişte
30.9.2016
Mağduriyetler iç güvenliği zedeler
25.9.2016
Adalet herkes için gereklidir
25.9.2016
Önce Türkiye’yi reforme edin!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları