Abdulmenaf KIRAN



Bookmark and Share

Mağduriyetten Mağruriyete


29.3.2017 - Bu Yazı 173 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Cumhuriyetin ilanından 2000’li yıllara kadar Türkiye’de Muhafazakâr kesim de cumhuriyetin kurucu elit kesiminin anti demokratik, otoriter uygulamalarından nasibini aldı. Onların da fikir ve düşünceleri baskı altındaydı, Özgürce örgütlenemiyorlardı. İrticacı olarak yaftalanıyor ve iç güvenlik tehdidi gibi algılanıyorlardı. Başörtüsü yasağı 2013 yılına kadar devam etti. Muhafazakâr İslami kesim gerçekten ciddi mağduriyetler yaşadı.

Yakın geçmişe kısa bir göz attığımızda, Muhafazakâr İslami kesimin siyasi örgütlemesinin ne çok kesintiye uğradığını görürüz. Türkiye’de Kürt siyasetinden sonra en çok kapatılan siyasi partiler Muhafazakâr İslami kesimce kurulan partilerdir. Türkiye’yi bir siyasi partiler mezarlığı olarak kabul edecek olursak, bu mezarlıkta muhafazakâr İslami kesim partilerinin mezar taşları belirli bir yer tutmaktadır.

Necmettin Erbakan öncülüğünde 26 Ocak 1970 günü Milli Nizam Partisi Kuruldu. Bu parti 12 Mart 1971 Askeri Muhtırasından sonra 20 Mayıs 1971 günü laikliğe aykırı faaliyetlerinden dolayı kapatıldı.

11 Ekim 1972 yılında bu sefer Milli Selamet Partisi kuruldu. Bu parti CHP ile koalisyon kurdu. Kıbrıs Harekâtında iktidarın küçük ortağıydı. 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle diğer tüm siyasi partilerle birlikte kapatıldı.

19 Temmuz 1983’te Refah Partisi Kuruldu. 1991 erken genel seçimlerinde Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile ittifak kurdu. Seçimde %16.90 oy ile 60  Milletvekili çıkardı.1994 Yerel Seçimlerinde sıçrama yaparak %19.14 oranında oy alıp başta İstanbul ve Ankara olmak üzere pek çok şehirde belediye başkanlıklarını aldı. 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde %21.38 oy alarak 158 Millet Vekili çıkardı. 28 Haziran 1996 günü Doğru Yol Partisi ile kurduğu hükümet güven oyu aldı. 28 Şubat 1997 post modern darbesiyle iktidardan uzaklaştırıldı. 1998 yılında laikliğe aykırı faaliyetleri nedeniyle Anayasa Mahkemesince kapatıldı.

1997 yılında aynı akım Fazilet Partisini kurdu. 22.Haziran 2001 de Anayasa Mahkemesince benzer gerekçelerle kapatıldı.

6 Aralık 1997 de Siirt’te bir açık hava toplantısında o zaman İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı olan sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Ziya Gökalp’a ait Asker Duası adlı şiiri okuduktan sonra hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Oysa o şiir okullarda ders kitaplarında okutuluyordu. Dönemin konjektörel ortamında şiir okuması ceza almasına sebep oldu. Kendisine 10 ay hapis verildi. Bu ceza ertelenmedi. Bundan dolayı cezaevinde yattı.

AKP 14 Ağustos 2001 de Fazilet Partisinin kapatılmasından yaklaşık 2 ay sonra Recep Tayip Erdoğan liderliğinde kuruldu. Hakkındaki Mahkûmiyet kararı nedeniyle 2002 Kasım seçimlerinde aday olamadı. Partisi Kasım 2002 den bu yana girdiği tüm seçimlerde birinci çıktı. 2003 Başlarında Partisi İktidarda, lideri meclis dışında olduğu için Siirt Seçimleri iptal edildi. Burada Siirt Milletvekili olarak meclise girip, hükümetin başına geçti.

Hükümet oldular; ama üzerlerindeki vesayet devam ediyordu. Söz gelimi eşleri başörtülü olduğu için resmi merasimlere kabul edilmiyorlardı. Dönemin askeri yetkilileri rahatlıkla hükümet aleyhine beyanatta bulunabiliyordular. Dönemin Cumhurbaşkanı pek çok engel çıkarıyordu. Hükümetteydiler, ama halen mağdur edilebiliyorlardı. Hatta şehit cenazelerinde bakanları yuhalanabiliyordu. Aleyhte meşhur Cumhuriyet mitingleri tertip ediliyordu. vs…

2007 de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi doldu. Mecliste seçim yapılacak. Bu sefer 27 Nisan Elektronik muhtıra. Arkasında malum Anayasa Mahkemesinin 367 kararı. Derken erken genel seçim, ama halk yine AKP’yi mağduriyetinden dolayı destekledi. Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildi. Bu sefer de Gül’ün eşinin başı örtülü diye askeri merasimlere alınmıyor. Derken 12 Eylül 2012 Anayasa referandumu ile tüm bu engeller kaldırılmış oldu. Ergenekon davalarıyla da ittihatçı, ulusalcı elit kadro ekarte edildi.

AKP tüm bu süreç boyunca Feto desteği ile vesayetçi odakları bertaraf etti. 17-25 Aralık operasyonlarıyla AKP ve Feto arasındaki iktidar mücadelesi gün yüzüne çıktı. Feto işi 15 Temmuz Askeri Darbe girişimine kadar ilerletti. Halkın sağduyusu ve sivil siyasete sahip çıkmasıyla darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Faillerin büyük çoğunluğu ele geçirildi. Halen devam eden operasyonlar vardır.

22 Temmuz 2016 gününden bu yana Türkiye Olağan Üstü Hal ile yönetiliyor. Olağan Üstü Hal Kararnameleriyle on binlerce kamu görevlisi görevinden atıldı. Pek çok özel ve tüzel kişinin mal varlığına el konuldu.

AKP darbeyi fırsat bilerek mağduriyetten mağduriyete sıçrama yaptı. Yeni Anayasa Paketi ile tek adam rejimi getirmeye çalışıyor. Referandum sürecinde tüm basın ve yayını kontrol altına almış. Muhaliflerin aleyhe propaganda yapmalarının önü hemen hemen kesilmiştir. Ya toplantıları engelleniyor ya da örgütlü grupların saldırısına uğruyorlar. Batı dünyası büsbütün düşman ilan edildi.

İçerde muhaliflerin sesi bastırılırken, neredeyse iktidar etrafında halkı kenetlemek ve referandumda “Evet”i çıkarmak uğruna tüm dünyaya meydan okur durumuna gelindi. Diplomatik üslup terk edildi, adeta sokak jargonuyla dünyayı hizaya getirmeye çalışılıyor. Binlerce STK kapatıldı. Pek çok muhalif basın tamamen susturuldu. Adeta AKP’li olmayan herkes her türlü sui muameleyi hak etmiş havası estiriliyor. Tüm ekonomik kaynaklar iktidarın keyfiyetinde. Medya iktidarın emrin de. Buna da demokrasi deniliyor. Oysa bu mağruriyet her gün yeni mağduriyet alanları oluşturuyor.

Türkiye’nin çıkarı tek adam rejimlerinde değildir. Ülkedeki tüm kesimleri kucaklayacak demokratik kurumlardadır. Mağrur, buyurgan yöneticilere değil, danışan, yönetimi  ortaklaştıran yöneticilere ihtiyacı vardır. Pek çok mağduriyet yaşamış bu halk, yeni mağduriyetlere sıcak bakmayacaktır.28.03.2017

Av. Abdulmenaf KIRAN

HAK-PAR Gnl. Bşk. Yrd.

Facebook Yorumları

reklam
29.3.2017
Mağduriyetten Mağruriyete
15.3.2017
Demokratik Türkiye, Irkçı, Faşist Avrupa!!!
8.3.2017
Kaos Tellallığı
2.3.2017
Anayasa Değişikliği Kürtleri İlgilendirmiyor Mu !
24.2.2017
Vesayet Kaldırılıyor mu?
9.2.2017
Sıtmaya Razı Etmek!
3.2.2017
Yeni Bir Başlangıç Sancısı
19.1.2017
Kutsal Yönetme Hakkı Olarak Alaturka Başkanlık!
22.12.2016
Sistem Terör Üretiyor
15.12.2016
Birbirimizin Yaşamına Tahammülümüz Yok
6.12.2016
Reel Sektörde Ekonomi Durma Noktasında
1.12.2016
Avrupa Bizi Anlamıyor!
15.11.2016
Toplumsal Sözleşme mi, Milliyetçi Muhafazakâr mutabakat mı?!
3.11.2016
Halk mı idam cezasını istiyor
16.10.2016
Amaç, otoriter bir başkanlık sistemi mi?!
11.10.2016
Şiddet aşiretlerle durdurulamaz
9.10.2016
Dindar (devlet) nesillere ihtiyaç var mı?
6.10.2016
Nefret söylemi yükselişte
30.9.2016
Mağduriyetler iç güvenliği zedeler
25.9.2016
Adalet herkes için gereklidir
25.9.2016
Önce Türkiye’yi reforme edin!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.