Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı


23.2.2016 - Bu Yazı 1269 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İnsanın düşünce dünyasını anlamımızı sağlayan önemli verilerden biri de ‘düşünce basamakları arasındaki tutarlılık’tır. Düşüncenin de anlamlı olmasını sağlayan önemli etkilerden biri ‘düşünce ile eylem’ arasındaki uyumdur. Bunlar bir insanın düşüncesini açığa çıkaran cetvel testi niteliğinde işlev gören verilerdir. Düşünceler bu çerçeve içerisinde ele alınınca asıl mantığın nereden kaynaklandığı konusunda önemli verilere ulaşma imkânı elde edilir.

Bugün özelde Türkiye İslamcılığı ile genelde ise ümmet mantığını öncelediğini ileri süren Ortadoğu Müslümanları düşünce bazında önemli çelişkiler yumağı içerisinde debelenmektedirler. Bu kesimler; ‘İslam dünyasında meydana gelen her olayın arkasında ‘böl, parçala ve yut’ mantalitesiyle hareket eden Batı emperyalizminin ve Siyonist mantığının olduğunu ileri sürmektedirler. Ancak eylem düzeyinde bakışları ele alındığında ne kadar tutarsız davrandıkları kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Ortadoğu’da bugün var olan devletlerin varlığını tescilleyen önemli belge SYKES PİCOTtur. Bu antlaşma çerçevesinde yüzyılın başında gerçekleştirilen paylaşım sonucu ortaya çıkarılan her devletin varlığı bu antlaşmaya dayanmakta ve tescillenmektedir. Yüzyılın başındaki paylaşımla oluşturulan bu devletlerin yönetim erkini eline geçiren her grup veya anlayış buna sıkı biçimde sarılmak zorunda kalmıştır. Çünkü kendilerine bahşedilene karşılık yükümlülükler oluşturulmuş ve bu yükümlülükleri yerine getirme şartına bağlı olarak yönetim erkini ellerinde bulundurmalarına imkân sağlanmıştır.

Ancak bu antlaşmanın oluşturulduğu Ortadoğu coğrafyası dikkate alındığı çizilen sınırların içinde kalan toplumların homojenik yapı arz etmedikleri kolaylıkla görülmektedir. Din ve etnik köken bakımından Homojenik olmayan bu toplumların farklılığını denetimde tutmak için dayatma, imha ve inkârın yanında ötekileştirmeye yönelik kamuoyu baskısı kullanılmıştır. Yönetim erkini ele geçiren yapı ve grupların oluşturdukları korku imparatorluklarının yanı sıra ‘Emperyalist Batı veya‘Siyonist mantığın kendilerini zayıflattığı’ düşüncesi halk yığınlarına benimsetilmiştir.

Özellikle Siyonist mantığın nihai amacının arz-i mevdut olduğu’ vurgulanarak sınırları içerisinde yer alan ve farklılık arz edenleri bu tehlikeye karşı zihinsel inşadan geçirmişlerdir. Böylece hem içeride sergiledikleri haksızlıkları daha kolay gizleme imkânı bulurken aynı zamanda kamuoyu baskısı ile farklılık arz edenleri denetleme amacı gütmüşlerdir.Böylece kendi sınırları veya diğer devletlerin sınırları içerisindeki her kalkışmayı bu amaca matuf bir eylem olarak topluma sunarak farklılıklarının insanı ve İslami bir hak olduğunu iddiasında bulunanlara karşıötekileştirme geçekleştirilmiştir.

Oluşturulan bu algıyla halk nezdinde/kamuoyunda söz konusu antlaşmanın oluşturduğu sınırlar kutsallık derecesine yükseltilmiş ve buna karşı duran her kesim düşmanla işbirliği içinde olmakla suçlanmıştır. Bununla ele geçirilen yönetim erkine dayalı gücü daha kolay uygulama imkânı elde edilmiştir. İslamcılık ise bu tutumla, Allah’tan gelmeyeni Allah’tan gelmişçesine tartışılmaz kılarak süregelen durumu tartışmasız kılıp üstüne abanma handikabına düşmüştür.

Sykes Picot’la oluşturulan sınırların dinsel ve etnik olarak homojenlik arz etmediği vurgulanmıştı. Bu antlaşma ile Kürdistan’ın evleri arasına sınırlar çizildi ve Kürdistan farklı mantalitelere sahip devletler/devletçikler arasında paylaştırıldı. Yüzyıllık geçmiş dikkate alındığında buna karşı sesini yükselten tek kesimin de Kürd halkı olduğu görülmektedir. Kürdlerin evleri arasına çizilen sınırları kabul etmemesi, yönetim erkini elinde bulunduranların aslında iç kamuoyunda ellerini güçlendiren bir veri oluşturmuştur. Bu veriyle, Kürdlerin emperyal emellere hizmet edenler olduğunu hem kendi kamuoylarına hem de zihinsel inşa oluşturdukları kesime sunma olanağı bulmuşlardır.

Böylece kendi toplumları nezdinde Kürdlerin Batı emperyalizminin ve Siyonist mantığın isteği olan zayıf düşürerek böl parçala yut anlayışına hizmet eden kesim olarak lanse edilme imkânı elde edilmiştir. Kürdistan toprağının bir kısmını elinde tutan her devlet iç kamuoyunda Kürdlere karşı bu haksız propagandayı sürdürmekte hiçbir beis görmemiştir. Çünkü bununla içeride Kürdlere yönelik gerçekleştirecekleri her türlü haksız, hukuksuz ve adaletsiz uygulamanın perdelenmesi olanağını keşfetmişlerdir. Böylece Siyonistler ve emperyalistler karşısında, Kürdler tarafından yapılan her eylem aynı zamanda İslam dünyasının kalbine saplanan hançer olduğuna gerekçe oluşturulmuştur.

Kürdistan üzerinde egemenlik oluşturan devletler bu sayede/söylemle kendi iç kamuoylarından Batı emperyalizmi ve Siyonist mantıkla kurdukları ortak tezgâhı gizleme olanağı bulmuşlardır. Ki ‘siz öldürmeyi iyi bilirsiniz’ çıkışının aynı zamanda içerideki katliamları gizleme kisvesi olduğu unutulmamalıdır. Bir taraftan kendileriyle hareket edenlerden müteşekkil makul Kürd tipolojisi oluşturulurken diğer taraftan Kürdlerin haklı davaları ötekileştirilme çabası ortaya konulmuştur. Bugün Kürdistan’ı ellerinde bulunduran devletlerin Sykes Pikot’un bozulmasına karşı kendi iç kamuoylarında anti propaganda yürütülmesinin altında Kürdlere yönelik eylemleri gizleme amacı vardır.

Bunun açık örneği Türkiye İslamcılığının önemli kurumlarından biri olan ‘Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın düzenlediği bir konferansta Kürd olan TRT Kürdi Koordinatörü Mustafa Ekici’ye şu cümleyi kurdurmaları manidardır:  “Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Suriye'nin Kürt vatandaşlarıyla değil, emperyalistler tarafından kullanılan ve Kürtler adına hareket eden örgütlerle problemi olmuştur hep. Şimdi de olan mücadele yine bu örgütlerledir." Devamında ise “100 yıl sonra tarih tekerrür etmekte ve İngiltere ile Fransa arasında 1916 yılında gizli olarak imzalanan; Osmanlı Devleti'nin Orta Doğu'daki topraklarının paylaşılmasını öngören; Sykes Picot Anlaşması, günümüz koşullarına göre yeniden revize edilerek karşımıza çıkmaktadır.”  Cümleleri dikkatle incelediğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin masum olduğu ön plana çıkarılmakta ve bu antlaşma ile çizilen sınırlarının kutsandığı görülecektir.

Sonuç:

Türkiye İslamcılığı yola çıkarken tüm dünya Müslümanlarının sorunlarını kendi sorunu olarak tanımlamış ve bunun çözüm yolunun ümmet birlikteliğiyle olacağını deklere etmişti. Günümüzde yönetim erkini elinde bulunduran bu kesim deklere ettiği mantığı kendi egemen toplumunun zihin yapısına uygun bir Osmanlı egemenliği biçimine sokarak bunu ümmet birliği biçiminde topluma benimsetme arayışındadır. Eğer bu mantığa sahip olmasalardı kendi toprakları içinde yaşayan Kürd halkının insani ve İslami haklarını hiç tereddüt etmeden iade ederlerdi. Kürd vatandaşlarıyla problemleri olmadığını ifade ederlerken bunda ne kadar tutarsız oldukları sergiledikleri eylemle ortaya çıkmaktadır. Eğer problem emperyalistler tarafından kullanılan ve Kürdler adına hareket eden örgütler ise son altı ay içerisinde yaşlı, kadın ve çocuk demeden katledilen sivilleri nereye koyacağız?  

Bugün vatanlarını aralarında paylaşan devletler tarafından Kürdlere uygulanan hak, hukuk ve adalet tanımama karşısında Kürdlerin sesini cılız da olsa duymaya başlayan bir dünya var. Bunun karşısında paniğe kapılan paylaşımcılariçeride ve dışarıda yoğun bir çabayla Kürdlerin Dünya tarafından duyulan çığlıklarını kesme derdine düşmüşlerse bunun nedeni Sykes Picot’un yavaş yavaş ellerinin altından kaymaya başladığını görmeleridir. Özelde Türkiye İslamcılığı buna karşı atak geliştirirken özellikle devşirdiği mantığa uygun düşünen kendi makul Kürdleriyle kamuoyunu etkileme derdine düşmüştür.

Türkiye İslamcılığına Soralım:

-       Madem ümmet olacaktık! Ümmet olmanın koşulu, her kesimin kendi adı ve varlığıyla orada yer alması değil miydi?

-       Medine’de Selman-ı Farisi, Seheyl-i Rum-i ve Bila-i Habeş-i her toplumun ve kesimin kendi öz varlıklarıyla var olacaklarını gösteren prototipler değil miydi?

-       Medine Sözleşmesiyle her kesimin hak, hukukunu tanıyarak gerektiğinde karşı tarafın hukukuyla hareket eden Hz Peygamber değil miydi?

-       O zaman neden kendi içinizdeki Kürdlerin temel İnsani ve İslami haklarını teslim etmeye yanaşmayıp Kürdleri Emperyalizmin ve Siyonizm’in emellerine hizmet edecek duruma sokuyorsunuz!?  

Eğer samimi olsaydınız bize karşı bizden olanları alanlara çıkartarak bizi etkilemeye çalışmak’ yerine Medine’deki peygamber gibi bizi varlığımızla tescil etme derdine düşerdiniz.

Facebook Yorumları

reklam
6.6.2018
Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler
29.5.2018
Neden Demirtaş ama HDP değil?
21.2.2018
Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1
13.10.2017
ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI
24.9.2017
Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları
27.3.2017
Referandum mu? Yoksa korku ütopyası mı?
27.2.2017
İdeolojik Saplantılar ve Parçalanmış Kafalar..
16.2.2017
Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi
31.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı - 3
28.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı-2
22.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı
30.12.2016
Enerji bloklaşması karşısında Batı ve enerji ihtiyacı
25.12.2016
YAKARAK ÖLDÜRME (Katletme)
13.12.2016
Mantıksal şaşılık
22.11.2016
Kürdler birlik mi olmalı yoksa ortaklaşmalı mı?
16.11.2016
Yönetici Erdemli olmayınca…
11.11.2016
Çözüm Süreci var mıydı?
7.11.2016
General Muğlalı ve Kürdler (3)
31.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (2)
24.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (1)
16.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (4)
10.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (3
8.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (2)
5.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (1)
8.9.2016
Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II-
5.9.2016
Kürdistan İllerin Türk Bayraklı Yürüyüşler
28.8.2016
KÜRD TOPLUMSAL DİNAMİKLERİNİN ÇÖKERTİLMESİ
20.8.2016
İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi
2.8.2016
KÜRDLER EGEMENLİK Mİ VATANDAŞLIK MI İSTEMELİ?
17.5.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞI NEYİ AMAÇLIYOR?
11.5.2016
KÜRD ORTA SINIFININÇÖKERTİLMESİ
21.4.2016
Erdemlilik Olmadan Olmaz
31.3.2016
Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü
16.3.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞININ RİYAKÂRLIĞI
4.3.2016
Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma
23.2.2016
Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı
15.2.2016
İsrail Devletinin Bağımsız Kürdistan Açıklamaları
12.2.2016
Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak
5.2.2016
Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası
25.1.2016
İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler
11.1.2016
Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır?
5.1.2016
İslam ve İslamcılık
30.12.2015
İslamcıların Yanılgısı
7.12.2015
Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi
2.12.2015
Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm
23.11.2015
Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan”
18.11.2015
Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler
9.11.2015
Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı
22.10.2015
Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır –II-
6.10.2015
Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir
27.9.2015
Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır
18.9.2015
Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış
31.8.2015
“Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı Federal Sistem”
21.8.2015
Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı
9.8.2015
Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi
30.6.2015
Arayıştaki Kent, Bingöl
18.6.2015
Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi
9.6.2015
7 Haziran’ı Doğru Okumak
23.5.2015
Kürdlerin Egemenlik Anlayışı
16.5.2015
Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir
9.5.2015
Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış
23.4.2015
Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2
13.4.2015
Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1-
02.04.2015
YOKOLUŞU ENGELLEMEK
13.03.2015
İTTİHATÇILIĞA TESLİM EDİLEN KÜRD YAPILARI
07.03.2015
KÜRDLER NASIL ERİTİLDİ
25.02.2015
Siyaset ve düşüncede etik
19.02.2015
Temsiliyet sorunu ve Ortadoğu
04.02.2015
KÜRDLERİ SAĞDAN ERİTMEK -II-
28.01.2015
Gedik onarılmamalı bilakis büyütülmeli
23.01.2015
KÜRDLERİ SESSİZCE SAĞDAN ERİTMEK
16.01.2015
Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi
11.01.2015
Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir
05.01.2015
Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu
26.12.2014
Bariyere Dönüşen Öz
04.12.2014
Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti
03.12.2014
Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri
11.11.2014
KÜRDİSTAN HAKİKATİNİ İNŞA ETME HAREKETİ / AZADİ
02.11.2014
Türkiye Kürdistanından Peşmerge geçti
27.10.2014
Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır
22.10.2014
Akil adamlar tiyatrosu yeniden sahne aldı
13.10.2014
Kürdler saha egemenliğine oynamamalı
08.10.2014
KÜRDLERİN AYAK BAĞI/ PKK ve HİZBULLAH GERGİNLİĞİ
28.09.2014
Eylem düşünceyi şekillendirir.
13.09.2014
HEREKETA AZADÎNİN ROTASI
02.09.2014
Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu
29.08.2014
Azadi Kongresi /İnisiyatiften Harekete
24.08.2014
Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI
13.08.2014
Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni
02.08.2014
İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II
24.07.2014
Hakkâri’de/CölemergNe oldu Ki…
19.07.2014
İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN
07.07.2014
Hatip Dicle Ne Dedi ki…
02.07.2014
Hamidiye Alayları/ Devlet Aklının Zorunlu Yapıları
25.06.2014
Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı
13.06.2014
Kürdler“Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir
04.06.2014
Birlikteliğe evet, ama nasıl olacak
27.05.2014
Evrensel değer mi, ideolojik körlük mü?
23.05.2014
TARİHİ NASIL OKUYALIM / RESMİ ve YEREL TARİH
15.05.2014
Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek
08.05.2014
HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle…
04.05.2014
HAMİDİYE ALAYLARI VE ŞEYX SÊİD HAREKETİ - II -
27.04.2014
Hamidiye Alayları Ve Şeyx Seid Hareketi – I -
24.04.2014
KÜRD SİYASAL AKLI ve AZADİ
21.04.2014
Kürd Siyasal Aklı Ne Yapmamalı
18.04.2014
HALKA AİT HOŞGÖRÜNÜN GÖSTERGESİ BAŞUR
15.04.2014
SİYASAL ŞUURALTININ BAŞUR’DA DEĞİŞİMİ
10.04.2014
BAŞUR GÖZLEMLERİNDEN HALEPÇE ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
30.03.2014
İSLAMCILARIN İKTİDARLA İMTİHANI
25.03.2014
BİNGÖL SEÇİM İZLENİMLERİM
22.03.2014
EYLEMLERDE AHLAK / DEĞER İLİŞKİSİ
14.03.2014
TORNACI EĞİTİM ve ZİHİNSEL İĞFAL
07.03.2014
Âdemin İnsanı Varoluşa Ulaşması - II
05.03.2014
Ontolojik Ademin epistemolojik beşeriliğe ulaşması
02.03.2014
LİS DAĞI ÇATIŞMASI
23.02.2014
KÜRDLERİN TARİHSEL AÇMAZI
17.02.2014
YETMEZ Mİ ARTIK!...
15.02.2014
HEGEDERİ KATLİAMI 1927’nin KANAYAN YARASI
06.02.2014
ÇATIŞMA KÜRDLER İÇİN KADER DEĞİLDİR…
23.01.2014
Hani çözecektiniz!
11.01.2014
KÜRDİSTAN SİYASETÇİLERİ ve GENÇLİĞİ NASIL BAKMALI
26.12.2013
BUGÜN GÜNLERDEN ROBOSKÊDİR
14.12.2013
Kürdistan’ın her karış toprağı ayrı bir Roboskê’dir
1.12.2013
ULUSAL BİRLİK veya DAR KALIPLI DÜŞÜNSEL YAPI
15.11.2013
Toplum ürettiği değerlerle var olur
27.10.2013
Sorunun özü/ hayatın anlamı
08.10.2013
Eşitlik, O Ne ki! Kardeşlik Neyinize Yetmiyor?
20.09.2013
Anadilin zorunluluğu ve zihinsel şekillenme
04.09.2013
İnsan neden sorumluluk taşımak zorunda
26.08.2013
KÜRD SORUNUNDA ÇIKARILAMAYAN MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ
14.08.2013
Duyusal algı insani olanı zedeler
05.08.2013
Ulusal kongre sürecinde axina pışt
29.07.2013
RESMİ TARİHE KARŞI YEREL TARİH
20.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık:Bingöl Çewlik
13.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık
08.07.2013
SAYER YOKLAMASI YAPMA UMUDU HEP VAR OLSUN
24.06.2013
Kürtlerde bilinç kırılması
18.06.2013
Kürt kurumsal yapılarının birbirini görmeleri
08.06.2013
Kutuplaşmış gibi görünmek!
27.05.2013
DİL / LEHÇE İLİŞKİSİ
09.01.2013
Bilinmeyen Roboskê Guêw... Tahlil
04.01.2013
Bilinmeyen Roboské Guéw - ll
29.12.2012
BİLİNMEYEN ROBOSKÊ GUÊW…
06.05.2013
Kürtlerin varoluş dinamiği
30.04.2013
Kürtlerin aşiret yapısının dayanağı
26.04.2013
Kürt sorununu fiili durumla çözme isteği
18.04.2013
ZAZALARDA TOPLUM BİÇİMLENMESİ
13.04.2013
O HALDE, KÜRTLER NE YAPMALI…
11.04.2013
AKİLLERE AKIL
03.04.2013
BARIŞ SÜRECİ VE TARAFLAR…
31.03.2013
Barış sürecinde Kürtler nereye gidiyor…
26.03.2013
İnsaf Çağrısına İnsafsızlık Yapmak
22.03.2013
Bireysel Düşünebilme ve Bilgi...
16.03.2013
YOL AYRIMI…
12.03.2013
EVET, ÇÖZELİM AMA…
11.03.2013
Ötekini Anlamak...
09.03.2013
Yanlıştan Doğruya Varılmaz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive