Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir


16.5.2015 - Bu Yazı 1949 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İnsanı biyolojik varlıktan insani varlığa ulaştıran en önemli öge toplumsal yaşam sürecinde oluşturulan değerlerle olan ilişkisidir.Toplumsal değerlerin kendisinden neşet ettiği her toplumun zorunlu olarak bu değerler üzerinden tanımlanması ve varlığının korunması elzemdir. Ki Milletler bu değerleriyle Dünya sahnesinde var olabilmekte ve kendilerine özgü toplumsal gerçekliğe ait bir doğa oluşturmaktadırlar. Bu doğadan kopartılmak istenen her değer de toplumsal yaşamda işlevsiz kalır. Dolayısıyla bir topluma mensup olan bireymutlak olarak toplumsal yaşamdan neşet eden değerlerlesorgulanabilir ve anlamlandırılabilir.

"Uyarmaya aşiretinden ve akrabalarından başla"ayeti bireyin mensup olduğu topluma karşı olan sorumluluğunun başlangıç noktasını ifade etmektedir. Ki burada, bireyin uyarıyı hangi değer üzerinden yapacağı öne çıkarılma zorunluluğu vardır. Elbette İlahi bir emir olan bu görev yine İlahi bir bildirge olan din değeri üzerinden öncelikle olmalıdır. Ancak bunu yaparken İmam-ı Şafinin bakışını dikkate almak toplumsal barışın sağlanması açısından zorunluluk kabul edilmelidir. “Toplumun örf ve ananeleri şeriattan bir baptır”. Ki bu durum toplumsal yaşamın huzuru için vücuda getirilen her toplumsal değerin aynı zamanda İlahi emirle çelişmeyeceğini açıkça hüküm altına almaktadır.

Öyleyse bireyin uyarma görevi iki sacayağı üzerine oturtulmuştur. Önceliğin İlahi emirde olması kaydıyla birey, toplumun ürettiği değerleri dikkate alan bir anlayışla en yakınından en uzağa doğru seyir izleyen uyarma göreviyle karşı karşıyadır.Bu suya atılan taşın oluşturduğu halkalar misali en yakından en uzağa doğru açılan bir sorumluluk silsilesidir.

İlahi kudret bu ayetle, eğer kendi çevrenizi ve milletinizi es geçerseniz tuttuğunuz yol ve yöntem yanlıştır uyarısı yapmaktadır. Oysa Türk devlet terbiyesi almış ve almaya devam eden İslamcılık bize önce en uzağı göstererek kendi milletimizin sorunlarına ve değerlerine bigâne kalmamıza neden oldu. Kendi İslami anlayışını enjekte etmek için de bunu gizleyerek bir başka ayette geçen “Milleti İbrahim”   ifadesini öne çıkartmaktadır.

Türk Devlet terbiyesinden geçen İslamcılık rahle-i tedrisatından nasiplenenlerin öncelikle şunu bilmeleri gerekir. "Milleti İbrahim" ifadesi inançsal birlikteliğe dayanan birüst çatıdır. Ancak bu çatının oluşabilmesi için de ihtiyaç duyulan her malzemenin kendi varlığıyla orada yer almasını zorunlu kılmaktadır. Elbette İmam-ı Şafii bu çatının farkındaydı ve onun sağlıklı veriler üzerine kurulması için toplumsal değerlerin dikkate alınmasını öngörmekteydi.

Bu nedenle İslam dünyasında varlığı Arap, Türk ve Fars egemenlerince elinden alınıp yok edilerek bu üst çatının oluşumunda Kürdler kendi varlıkları olmadan kullanmak istenilmektedirler.Kürdlere kendi egemenlik ve varlık haklarını devredip bu insani ve İslami hakları kabul etmedikçe bunların“Milleti İbrahim” felsefesiyle hiçbir alakalarının olmadığını avazımız çıktığı kadar bağıracağız.

Türk İktidarının devşirme İslamcıları“Milleti İbrahim” anlayışını birinci öncelik olarak Kürd toplumuna dayatarak Şafiî fıkhının bu önemli ilkesini ve “uyarmaya akrabalarından ve aşiretinden başla” ayetini gizlemek ihtiyacını sergilemektedirler. Devşirme İslamcıların Kürdler üzerinde oluşturmaya çalıştıkları bu manipülasyon ile asimile görevine soyunduruldukları açıkça ortadadır. Ki devşirmeciliğin hayati ilkesi egemenlerinin oluşturduğu zihinsel formatla dünya algısı oluşturup buna uygun hareket etmektir. İnsan devşirme olmaya görsün, kendi milletine bile kılıç çekmeyi aslî vazifesi sayar.

Tekrarlayalım, “İbrahim Milleti”ifadesi bir inanç, anlayış ve felsefeyi ifade ediyor. Bu felsefe tüm İslam âlimleri tarafından da üst çatı olarak kabul edilmiştir.Kürdler İslam dinine intisap ettikleri günden bugüne kadar da mensup oldukları Şafiî mezhebinin“ananenler şeriattan bir baptır”ilkesine titizlikle uydular. Bunun aksini serd edecek hiçbir davranış sergilemediler.Yüzyıllarca İbrahim Süresinin dördüncü ayetini de kendi kavmi içinde ulemasıyla hep uygulaya geldiler."Biz, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik ki; onlara, apaçık anlatsın. Bundan sonra Allah; dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Ve O; Aziz'dir, Hâkim’dir."İbn-i Kesir tercümesi.

Sonuç:
Allah’ın bu ayeti orta yerde dururken üzerinde Bilim adına etiket taşıyan ve Müslümanlık ünsiyetini gizlemeyen Yasin Aktay’ın Siirt’teki konuşmasını nereye koymak gerektiği konusunda ilim ve irfandan nasiplenen her birey iyice düşünmek zorundadır. Ki Aktay Siirt'te “buranın halkına Kürd, Arap demek ayıptır”  İfadesini kullanırken ortaya koyduğu sakat mantığıfark ederek bunu gizlemek için de üst çatı olan "Milleti İbrahim"felsefesi ve anlayışını öne çıkararak sakat İslami anlayışını örtmeye çalışmıştır. En yakınındaki akrabaların,aşiretin ve milletinin kendi varlığıyla orada var olmadıkça Milleti İbrahim’e ulaşmanın imkansızlığı İslam dünyasının tarihsel verileriyle ortadadır.

Şimdi soralım, Sosyoloji Profuolan bu adamın toplumun huzuru için tarihsel kökenlerle oluşan toplumsal değerlerden bi haber olması imkân dâhilinde midir?

Elbette buna aklı başında herkes hayır diyecektir.

Öyleyse bu adam hangi dine ve bilime hizmet etmektedir sorusuna cevap aramanın zorunluluğu var. Aktay bu beyanı ile Allah’ın açık açık seçik olan birçok ayetini gizlemekte veret etmeye yönelmiştir. Ki İslami literatüre vakıf olan herkes bilir bir ayeti gizlemenin ve ret etmenin hükmünü. Allah’ınherhangi bir kavme (millete) doğuştan insanı hak olarak bahşettiği bir niteliği ayıp görmek doğrudan doğruya Allah'ı bilgisizlikle ve had aşmakla suçlayarak töhmet altında bırakmıştır. Gerisini okuyucu düşünebilir.

Bir son söz olarak, “Uyarmaya aşiretinden ve akrabalarından başla” ayeti aynı zamanda Kürd siyasi önderlerine de bir mesajdır.

İster siyasal yelpazenin sağ veya solunda olsunlar hiç fark etmez. Kürd siyasetinin sol siyasal yelpazesi ailelerini, aşiretlerini ve 5000 yıllık geleneklerini hiçe sayarak Che Guevara’laşan bir gençlik inşa ederek Kürd ve Kürdistan’ın geleceğine ipotek koymaktadırlar.

Aynı şekilde Kürd siyasetinin sağ veya İslami cenahında yer alanlarda İslamcılık hastalığını hakkı ile bilmediği Milleti İbrahim ifadesine sığınarak Eritreyi, Moroyu, Filistinive daha birçok yeri kurtarma derdiyle uğraşıp, kendi toplumlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmekten imtina etmektedirler. Daha ilerisine giderek insanın ahirette kavminden sorgulanmayacağı fikrini inşa ederek İmamı Şafiyi bilgisizlikle suçlamaktadırlar. El hak bu doğru olsa da sorgulamanın İmami Şafinin ön gördüğü değerler üzerinden olacağı kesindir.

Dolayısıyla sorgulanan bireydir ama sorgulandığı şey toplumsal yaşamdan neşet eden değerlerdir.

Facebook Yorumları

reklam
6.6.2018
Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler
29.5.2018
Neden Demirtaş ama HDP değil?
21.2.2018
Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1
13.10.2017
ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI
24.9.2017
Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları
27.3.2017
Referandum mu? Yoksa korku ütopyası mı?
27.2.2017
İdeolojik Saplantılar ve Parçalanmış Kafalar..
16.2.2017
Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi
31.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı - 3
28.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı-2
22.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı
30.12.2016
Enerji bloklaşması karşısında Batı ve enerji ihtiyacı
25.12.2016
YAKARAK ÖLDÜRME (Katletme)
13.12.2016
Mantıksal şaşılık
22.11.2016
Kürdler birlik mi olmalı yoksa ortaklaşmalı mı?
16.11.2016
Yönetici Erdemli olmayınca…
11.11.2016
Çözüm Süreci var mıydı?
7.11.2016
General Muğlalı ve Kürdler (3)
31.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (2)
24.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (1)
16.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (4)
10.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (3
8.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (2)
5.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (1)
8.9.2016
Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II-
5.9.2016
Kürdistan İllerin Türk Bayraklı Yürüyüşler
28.8.2016
KÜRD TOPLUMSAL DİNAMİKLERİNİN ÇÖKERTİLMESİ
20.8.2016
İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi
2.8.2016
KÜRDLER EGEMENLİK Mİ VATANDAŞLIK MI İSTEMELİ?
17.5.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞI NEYİ AMAÇLIYOR?
11.5.2016
KÜRD ORTA SINIFININÇÖKERTİLMESİ
21.4.2016
Erdemlilik Olmadan Olmaz
31.3.2016
Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü
16.3.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞININ RİYAKÂRLIĞI
4.3.2016
Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma
23.2.2016
Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı
15.2.2016
İsrail Devletinin Bağımsız Kürdistan Açıklamaları
12.2.2016
Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak
5.2.2016
Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası
25.1.2016
İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler
11.1.2016
Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır?
5.1.2016
İslam ve İslamcılık
30.12.2015
İslamcıların Yanılgısı
7.12.2015
Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi
2.12.2015
Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm
23.11.2015
Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan”
18.11.2015
Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler
9.11.2015
Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı
22.10.2015
Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır –II-
6.10.2015
Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir
27.9.2015
Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır
18.9.2015
Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış
31.8.2015
“Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı Federal Sistem”
21.8.2015
Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı
9.8.2015
Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi
30.6.2015
Arayıştaki Kent, Bingöl
18.6.2015
Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi
9.6.2015
7 Haziran’ı Doğru Okumak
23.5.2015
Kürdlerin Egemenlik Anlayışı
16.5.2015
Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir
9.5.2015
Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış
23.4.2015
Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2
13.4.2015
Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1-
02.04.2015
YOKOLUŞU ENGELLEMEK
13.03.2015
İTTİHATÇILIĞA TESLİM EDİLEN KÜRD YAPILARI
07.03.2015
KÜRDLER NASIL ERİTİLDİ
25.02.2015
Siyaset ve düşüncede etik
19.02.2015
Temsiliyet sorunu ve Ortadoğu
04.02.2015
KÜRDLERİ SAĞDAN ERİTMEK -II-
28.01.2015
Gedik onarılmamalı bilakis büyütülmeli
23.01.2015
KÜRDLERİ SESSİZCE SAĞDAN ERİTMEK
16.01.2015
Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi
11.01.2015
Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir
05.01.2015
Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu
26.12.2014
Bariyere Dönüşen Öz
04.12.2014
Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti
03.12.2014
Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri
11.11.2014
KÜRDİSTAN HAKİKATİNİ İNŞA ETME HAREKETİ / AZADİ
02.11.2014
Türkiye Kürdistanından Peşmerge geçti
27.10.2014
Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır
22.10.2014
Akil adamlar tiyatrosu yeniden sahne aldı
13.10.2014
Kürdler saha egemenliğine oynamamalı
08.10.2014
KÜRDLERİN AYAK BAĞI/ PKK ve HİZBULLAH GERGİNLİĞİ
28.09.2014
Eylem düşünceyi şekillendirir.
13.09.2014
HEREKETA AZADÎNİN ROTASI
02.09.2014
Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu
29.08.2014
Azadi Kongresi /İnisiyatiften Harekete
24.08.2014
Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI
13.08.2014
Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni
02.08.2014
İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II
24.07.2014
Hakkâri’de/CölemergNe oldu Ki…
19.07.2014
İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN
07.07.2014
Hatip Dicle Ne Dedi ki…
02.07.2014
Hamidiye Alayları/ Devlet Aklının Zorunlu Yapıları
25.06.2014
Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı
13.06.2014
Kürdler“Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir
04.06.2014
Birlikteliğe evet, ama nasıl olacak
27.05.2014
Evrensel değer mi, ideolojik körlük mü?
23.05.2014
TARİHİ NASIL OKUYALIM / RESMİ ve YEREL TARİH
15.05.2014
Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek
08.05.2014
HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle…
04.05.2014
HAMİDİYE ALAYLARI VE ŞEYX SÊİD HAREKETİ - II -
27.04.2014
Hamidiye Alayları Ve Şeyx Seid Hareketi – I -
24.04.2014
KÜRD SİYASAL AKLI ve AZADİ
21.04.2014
Kürd Siyasal Aklı Ne Yapmamalı
18.04.2014
HALKA AİT HOŞGÖRÜNÜN GÖSTERGESİ BAŞUR
15.04.2014
SİYASAL ŞUURALTININ BAŞUR’DA DEĞİŞİMİ
10.04.2014
BAŞUR GÖZLEMLERİNDEN HALEPÇE ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
30.03.2014
İSLAMCILARIN İKTİDARLA İMTİHANI
25.03.2014
BİNGÖL SEÇİM İZLENİMLERİM
22.03.2014
EYLEMLERDE AHLAK / DEĞER İLİŞKİSİ
14.03.2014
TORNACI EĞİTİM ve ZİHİNSEL İĞFAL
07.03.2014
Âdemin İnsanı Varoluşa Ulaşması - II
05.03.2014
Ontolojik Ademin epistemolojik beşeriliğe ulaşması
02.03.2014
LİS DAĞI ÇATIŞMASI
23.02.2014
KÜRDLERİN TARİHSEL AÇMAZI
17.02.2014
YETMEZ Mİ ARTIK!...
15.02.2014
HEGEDERİ KATLİAMI 1927’nin KANAYAN YARASI
06.02.2014
ÇATIŞMA KÜRDLER İÇİN KADER DEĞİLDİR…
23.01.2014
Hani çözecektiniz!
11.01.2014
KÜRDİSTAN SİYASETÇİLERİ ve GENÇLİĞİ NASIL BAKMALI
26.12.2013
BUGÜN GÜNLERDEN ROBOSKÊDİR
14.12.2013
Kürdistan’ın her karış toprağı ayrı bir Roboskê’dir
1.12.2013
ULUSAL BİRLİK veya DAR KALIPLI DÜŞÜNSEL YAPI
15.11.2013
Toplum ürettiği değerlerle var olur
27.10.2013
Sorunun özü/ hayatın anlamı
08.10.2013
Eşitlik, O Ne ki! Kardeşlik Neyinize Yetmiyor?
20.09.2013
Anadilin zorunluluğu ve zihinsel şekillenme
04.09.2013
İnsan neden sorumluluk taşımak zorunda
26.08.2013
KÜRD SORUNUNDA ÇIKARILAMAYAN MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ
14.08.2013
Duyusal algı insani olanı zedeler
05.08.2013
Ulusal kongre sürecinde axina pışt
29.07.2013
RESMİ TARİHE KARŞI YEREL TARİH
20.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık:Bingöl Çewlik
13.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık
08.07.2013
SAYER YOKLAMASI YAPMA UMUDU HEP VAR OLSUN
24.06.2013
Kürtlerde bilinç kırılması
18.06.2013
Kürt kurumsal yapılarının birbirini görmeleri
08.06.2013
Kutuplaşmış gibi görünmek!
27.05.2013
DİL / LEHÇE İLİŞKİSİ
09.01.2013
Bilinmeyen Roboskê Guêw... Tahlil
04.01.2013
Bilinmeyen Roboské Guéw - ll
29.12.2012
BİLİNMEYEN ROBOSKÊ GUÊW…
06.05.2013
Kürtlerin varoluş dinamiği
30.04.2013
Kürtlerin aşiret yapısının dayanağı
26.04.2013
Kürt sorununu fiili durumla çözme isteği
18.04.2013
ZAZALARDA TOPLUM BİÇİMLENMESİ
13.04.2013
O HALDE, KÜRTLER NE YAPMALI…
11.04.2013
AKİLLERE AKIL
03.04.2013
BARIŞ SÜRECİ VE TARAFLAR…
31.03.2013
Barış sürecinde Kürtler nereye gidiyor…
26.03.2013
İnsaf Çağrısına İnsafsızlık Yapmak
22.03.2013
Bireysel Düşünebilme ve Bilgi...
16.03.2013
YOL AYRIMI…
12.03.2013
EVET, ÇÖZELİM AMA…
11.03.2013
Ötekini Anlamak...
09.03.2013
Yanlıştan Doğruya Varılmaz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive