İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II


02.08.2014 - Bu Yazı 1409 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Vicdan tarafından mahkûm edilmesi gereken insanlık dışı her türlü görüntü ve yaşantı, insanda duygusal tepkilere neden olur. Duygusal tepkilere yol açan bu durum doğal olarak iktidar gücünü elinde bulunduranlar için bulunmaz fırsatlar sunar. İnsanlık dışı vahşeti andıran bu görüntü ve yaşantılar iktidar tarafından toplumda yeni algı biçiminin oluşması için referans olarak alınır. Bu referansa üzerinden de topluma belirlenmiş bir algı ve düşünüş biçimi dayatılır.

Böylece yaşanan vahşete yönelik oluşturulan algı ve düşünüş biçimi toplumda genel kabule dönüştürülerek, tutumların belirlenmesinde ölçü olarak kullanılır. Toplumun oluşturulmuş bu algı biçimiyle düşünmeye başlaması iktidarı elinde bulunduran güçler için bulunmaz nimettir. Toplumu bu düşünüş biçimiyle sınırlandırılan algı, muktedirlere ellerindeki iktidar gücünü kullanma imkânına yönelik manevra kabiliyeti sağlamaktadır.

Doğal olarak iktidara manevra kabiliyeti sağlayan düşünüş biçimi topluma da taltif edilmeye değer bir algı ve düşünüş şekli olarak lanse edilir.  Bu üzerinden bireyler de kayda değer bir düşünüşe ve bakışa sahip olduklarını varsayarak kendi davranış ve düşünüş biçimini kutsamaya başlarlar. Kendi algı ve bakışını kutsadıklarından, bunun dışındaki her türlü bakış ve düşünceyi ise lanetlenmesi gereken bir tutum olarak değerlendirmeye başlarlar.

Neredeyse yüzyılı bulan İsrail’in Filistinlilere yaşattığı insanlık dışı vahşet durumu İslam dünyasındaki egemen iktidarlar için her zaman bulunmaz fırsatlar oluşturmuştur. Yaşanan çatışmanın ortaya çıkardığı insanlık dışı durum İslam dünyasında geliştirilen tepkilerin renk ve tonuna etki eden önemli bir unsurdur. Çoğu zaman vicdanın emrettiği şekilde gelişen bu insani tepkilerden yararlanan iktidarlar ise bunu araçsallaştırarak kendi iç kamuoyunu dizayn etmede kullanmışlardır. Ki oluşturulan/oluşan algı üzerinden kendilerine paye biçerek bireylerce kutsanan bakışın yanında yer aldıkları imajını oluşturmuşlardır.

İslam dünyasındaki halklar açısından Filistin söz konusu olduğunda lanetlenmesi gereken İsrail zulmü ve desteklenmesi gereken mazlum Filistin halkı öne çıkar. Ki bu aynı zamanda insanlık vicdanının da gereğidir. Ancak yönetim gücünü ellerinde bulundurun siyasilerin bu algıyı destekledikleri görüntüsünü vermelerine rağmen perde arkasında İsrail’le iş tutmaktan geri kalmadıkları aşikârdır. Şöyle düşününce bunun ayan beyan ortada olduğu fark edilir. Eğer bu yönetimler gerçekte İsrail’le iş tutmasalardı, İsrail bu manevra kabiliyetini nasıl sağlayacaktı. Üzerinde titizlikle düşünülmesi gereken nokta burasıdır.

Türkiye sınırları içerisinde de konuya bakan hemen herkes iktidarca oluşturulan algının etkisinde kalarak değerlendirmelerde bulunur. Çünkü bu değerlendirmelerin odağında iktidarca belirlenen paradigmanın zararsızlığı yer alır. Tepkilerin dayandığı felsefi argümanlar dönemsel paradigmalara göre farklılık arz etse bile temel reflekslerin aynı düşünüş ve algıdan kaynaklandığı görülür. Yani dönemsel iktidar anlayışları ortaya çıkan tepkilerin belirleyicisi olmaktadır. İnsanlar vicdan üzerinden tepki koyarken iktidarlar ise bu tepkiyi kendi istedikleri biçime sokarak pay devşirmektedirler. Böylece oluşturulan algı ve düşünüş biçimiyle tepkilere yön vermeye çalışmaktadırlar.

Doğal olarak insanlarımızın kendilerini bu mantıktan beri tutmaları pek mümkün görünmemektedir. Çünkü resmi veya oluşturulan kamuoyu düşüncesine uygun tepkiler hem bireyi hem de kamuoyunu psikolojik olarak rahatlatacağı için hemen herkesçe baş tacı edilir.  İktidarın dayattığı düşünüş biçimi toplumda taltif edilmeye değer bulunduğundan kolaylıkla kabul edilir. Ki bireyler açısından herhangi soruna yol açmayan bu bakış ve algıya methiyeler dizilir.  Ancak eleştirel bir zihne ve akıl gücüne sahip olma becerisini ellinde tutanlar iktidarca dayatılan bu paradigmaya karşıt bir düşünüş biçiminin var olabileceğini gündeme taşıma isteğinde olurlar.

Ne yazıktır ki, bu türden bir bakış dayatılan algı ve düşünüş biçiminden dolayı hemen lain olarak lanse edilir. Topluma iktidarın çetrefilli tutumunu sergilemeyi amaçlayan bu bakış, oluşturulan popülist bakış tarafından İsrail muhibliği olarak yansıtılır. Çünkü bu bakışın referans noktası vicdan ve izan olduğu için kendisini taltife ve popülizme bırakana rahatsızlık vermektedir. İşte bundan kurtulmak için de şovmenliğe dayalı sloganvari bir tutumla toplum nezdinde kendisine haklılık payesi kazandırmaya çalışır.

Bu nedenle Filistin meselesini İnsanlığın turnusol kağıdı olarak tanımlamaktayım. İnsan olup bitenlere baktığında gerçekten sebepler zincirinin görünenden başka bir anlam taşıdığını kolaylıkla görebilmektedir. Muktedirler hiçbir zaman kendi iktidarlarını bir başkasının yaşadığı soruna çözüm üretme derdiyle feda etmezler. Ama o soruna bigane olmadıklarını da topluma dayatmaya çalışırlar. Bireyler de kendileri açısından sıkıntı doğurmayan bu tutum ve bakış çerçevesinde konumlanmaya can atarlar. Çünkü slogana dayalı bu tutum ve bakış onlara aynı zamanda prestij de kazandırmaktadır.

Sonuç:
Türkiye kamuoyunda Filistin meselesi hem tarihsel bağlar hem de inançsal birlikteliğin doğurduğu duygusal bağlar nedeniyle anında karşılık bulur. Bu durum çoğu zaman insanların yaşanan olayın gerçek mahiyetini irdelemeye yönelik çabalarını akamete uğratarak dayatılan algı biçimiyle düşünmeye zorlar. Ki bu nedenle geliştirilen tepkilerin belirlenen çerçeveye uygun olmak olma zorunluluğu oluşmaya başlar. Aslında bu durum fikir beyanında bulunma zorunluluğu olanların çoğu için bulunmaz fırsatlar sunmaktadır.

Çünkü bu insanlar reelin getirdiği sorumluluk yükünden böylece kısmen de olsa kurtulurlar. Doğal olarak reeli kovalamak yerine konjektüre sırtını dayayarak popülist yaklaşımla tavır belirlemeye çalışırlar. Bu tavra hem resmi iktidar gücü hem de belirlenmiş algısal bakış alkış tutacağı için, bakış çerçevesini buna göre ayarlayana mutlak haklılık payesi kazandırmaktadır. İşte bu nedenle kimse olayın ardında yatan temel sebepleri irdeleme ihtiyacı duymaz. Zaten oluşturulan algı temel sebep olarak dayatıldığından meşru düşünüş biçimi de bu çerçeveye boğulmaktadır.

Filistin Sorununa Türkiye sınırları içerisinde bakmaya yönelik paradigmalar aslında iktidar mantığının yansımasıdır. Uygun tepki biçimi gücü elinde bulunduranları hem kamuoyu hem de psikolojik/duygusal olarak rahatlatacağı için baş tacı edilir. Bunun görünüş olduğuna yönelik veri veya düşünce emarelerine yönelmeniz Aforoz’a uğramanız için yeterli delil olarak kabul edilir.

Oysa siyaset duygu ile değil akıl ile tanzim edilir.

Facebook Yorumları

reklam
6.6.2018
Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler
29.5.2018
Neden Demirtaş ama HDP değil?
21.2.2018
Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1
13.10.2017
ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI
24.9.2017
Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları
27.3.2017
Referandum mu? Yoksa korku ütopyası mı?
27.2.2017
İdeolojik Saplantılar ve Parçalanmış Kafalar..
16.2.2017
Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi
31.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı - 3
28.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı-2
22.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı
30.12.2016
Enerji bloklaşması karşısında Batı ve enerji ihtiyacı
25.12.2016
YAKARAK ÖLDÜRME (Katletme)
13.12.2016
Mantıksal şaşılık
22.11.2016
Kürdler birlik mi olmalı yoksa ortaklaşmalı mı?
16.11.2016
Yönetici Erdemli olmayınca…
11.11.2016
Çözüm Süreci var mıydı?
7.11.2016
General Muğlalı ve Kürdler (3)
31.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (2)
24.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (1)
16.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (4)
10.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (3
8.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (2)
5.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (1)
8.9.2016
Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II-
5.9.2016
Kürdistan İllerin Türk Bayraklı Yürüyüşler
28.8.2016
KÜRD TOPLUMSAL DİNAMİKLERİNİN ÇÖKERTİLMESİ
20.8.2016
İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi
2.8.2016
KÜRDLER EGEMENLİK Mİ VATANDAŞLIK MI İSTEMELİ?
17.5.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞI NEYİ AMAÇLIYOR?
11.5.2016
KÜRD ORTA SINIFININÇÖKERTİLMESİ
21.4.2016
Erdemlilik Olmadan Olmaz
31.3.2016
Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü
16.3.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞININ RİYAKÂRLIĞI
4.3.2016
Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma
23.2.2016
Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı
15.2.2016
İsrail Devletinin Bağımsız Kürdistan Açıklamaları
12.2.2016
Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak
5.2.2016
Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası
25.1.2016
İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler
11.1.2016
Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır?
5.1.2016
İslam ve İslamcılık
30.12.2015
İslamcıların Yanılgısı
7.12.2015
Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi
2.12.2015
Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm
23.11.2015
Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan”
18.11.2015
Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler
9.11.2015
Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı
22.10.2015
Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır –II-
6.10.2015
Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir
27.9.2015
Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır
18.9.2015
Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış
31.8.2015
“Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı Federal Sistem”
21.8.2015
Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı
9.8.2015
Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi
30.6.2015
Arayıştaki Kent, Bingöl
18.6.2015
Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi
9.6.2015
7 Haziran’ı Doğru Okumak
23.5.2015
Kürdlerin Egemenlik Anlayışı
16.5.2015
Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir
9.5.2015
Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış
23.4.2015
Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2
13.4.2015
Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1-
02.04.2015
YOKOLUŞU ENGELLEMEK
13.03.2015
İTTİHATÇILIĞA TESLİM EDİLEN KÜRD YAPILARI
07.03.2015
KÜRDLER NASIL ERİTİLDİ
25.02.2015
Siyaset ve düşüncede etik
19.02.2015
Temsiliyet sorunu ve Ortadoğu
04.02.2015
KÜRDLERİ SAĞDAN ERİTMEK -II-
28.01.2015
Gedik onarılmamalı bilakis büyütülmeli
23.01.2015
KÜRDLERİ SESSİZCE SAĞDAN ERİTMEK
16.01.2015
Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi
11.01.2015
Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir
05.01.2015
Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu
26.12.2014
Bariyere Dönüşen Öz
04.12.2014
Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti
03.12.2014
Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri
11.11.2014
KÜRDİSTAN HAKİKATİNİ İNŞA ETME HAREKETİ / AZADİ
02.11.2014
Türkiye Kürdistanından Peşmerge geçti
27.10.2014
Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır
22.10.2014
Akil adamlar tiyatrosu yeniden sahne aldı
13.10.2014
Kürdler saha egemenliğine oynamamalı
08.10.2014
KÜRDLERİN AYAK BAĞI/ PKK ve HİZBULLAH GERGİNLİĞİ
28.09.2014
Eylem düşünceyi şekillendirir.
13.09.2014
HEREKETA AZADÎNİN ROTASI
02.09.2014
Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu
29.08.2014
Azadi Kongresi /İnisiyatiften Harekete
24.08.2014
Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI
13.08.2014
Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni
02.08.2014
İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II
24.07.2014
Hakkâri’de/CölemergNe oldu Ki…
19.07.2014
İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN
07.07.2014
Hatip Dicle Ne Dedi ki…
02.07.2014
Hamidiye Alayları/ Devlet Aklının Zorunlu Yapıları
25.06.2014
Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı
13.06.2014
Kürdler“Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir
04.06.2014
Birlikteliğe evet, ama nasıl olacak
27.05.2014
Evrensel değer mi, ideolojik körlük mü?
23.05.2014
TARİHİ NASIL OKUYALIM / RESMİ ve YEREL TARİH
15.05.2014
Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek
08.05.2014
HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle…
04.05.2014
HAMİDİYE ALAYLARI VE ŞEYX SÊİD HAREKETİ - II -
27.04.2014
Hamidiye Alayları Ve Şeyx Seid Hareketi – I -
24.04.2014
KÜRD SİYASAL AKLI ve AZADİ
21.04.2014
Kürd Siyasal Aklı Ne Yapmamalı
18.04.2014
HALKA AİT HOŞGÖRÜNÜN GÖSTERGESİ BAŞUR
15.04.2014
SİYASAL ŞUURALTININ BAŞUR’DA DEĞİŞİMİ
10.04.2014
BAŞUR GÖZLEMLERİNDEN HALEPÇE ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
30.03.2014
İSLAMCILARIN İKTİDARLA İMTİHANI
25.03.2014
BİNGÖL SEÇİM İZLENİMLERİM
22.03.2014
EYLEMLERDE AHLAK / DEĞER İLİŞKİSİ
14.03.2014
TORNACI EĞİTİM ve ZİHİNSEL İĞFAL
07.03.2014
Âdemin İnsanı Varoluşa Ulaşması - II
05.03.2014
Ontolojik Ademin epistemolojik beşeriliğe ulaşması
02.03.2014
LİS DAĞI ÇATIŞMASI
23.02.2014
KÜRDLERİN TARİHSEL AÇMAZI
17.02.2014
YETMEZ Mİ ARTIK!...
15.02.2014
HEGEDERİ KATLİAMI 1927’nin KANAYAN YARASI
06.02.2014
ÇATIŞMA KÜRDLER İÇİN KADER DEĞİLDİR…
23.01.2014
Hani çözecektiniz!
11.01.2014
KÜRDİSTAN SİYASETÇİLERİ ve GENÇLİĞİ NASIL BAKMALI
26.12.2013
BUGÜN GÜNLERDEN ROBOSKÊDİR
14.12.2013
Kürdistan’ın her karış toprağı ayrı bir Roboskê’dir
1.12.2013
ULUSAL BİRLİK veya DAR KALIPLI DÜŞÜNSEL YAPI
15.11.2013
Toplum ürettiği değerlerle var olur
27.10.2013
Sorunun özü/ hayatın anlamı
08.10.2013
Eşitlik, O Ne ki! Kardeşlik Neyinize Yetmiyor?
20.09.2013
Anadilin zorunluluğu ve zihinsel şekillenme
04.09.2013
İnsan neden sorumluluk taşımak zorunda
26.08.2013
KÜRD SORUNUNDA ÇIKARILAMAYAN MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ
14.08.2013
Duyusal algı insani olanı zedeler
05.08.2013
Ulusal kongre sürecinde axina pışt
29.07.2013
RESMİ TARİHE KARŞI YEREL TARİH
20.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık:Bingöl Çewlik
13.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık
08.07.2013
SAYER YOKLAMASI YAPMA UMUDU HEP VAR OLSUN
24.06.2013
Kürtlerde bilinç kırılması
18.06.2013
Kürt kurumsal yapılarının birbirini görmeleri
08.06.2013
Kutuplaşmış gibi görünmek!
27.05.2013
DİL / LEHÇE İLİŞKİSİ
09.01.2013
Bilinmeyen Roboskê Guêw... Tahlil
04.01.2013
Bilinmeyen Roboské Guéw - ll
29.12.2012
BİLİNMEYEN ROBOSKÊ GUÊW…
06.05.2013
Kürtlerin varoluş dinamiği
30.04.2013
Kürtlerin aşiret yapısının dayanağı
26.04.2013
Kürt sorununu fiili durumla çözme isteği
18.04.2013
ZAZALARDA TOPLUM BİÇİMLENMESİ
13.04.2013
O HALDE, KÜRTLER NE YAPMALI…
11.04.2013
AKİLLERE AKIL
03.04.2013
BARIŞ SÜRECİ VE TARAFLAR…
31.03.2013
Barış sürecinde Kürtler nereye gidiyor…
26.03.2013
İnsaf Çağrısına İnsafsızlık Yapmak
22.03.2013
Bireysel Düşünebilme ve Bilgi...
16.03.2013
YOL AYRIMI…
12.03.2013
EVET, ÇÖZELİM AMA…
11.03.2013
Ötekini Anlamak...
09.03.2013
Yanlıştan Doğruya Varılmaz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive